| | Rehberlikte Testlerin Kullanıldığı Durumlar
1- Yordama (pediction): Bir kimsenin belli bir eğitim programında ya da bir çalışma alanında ne ölçüde başarılı olacağını kestirmek amacı ile geliştirilen yetenek testleri ve ne ölçüde doyum sağlayacağını kestirmek amacı ile hazırlanan ilgi envanteri bir danışmanın eğitim ve meslek danışmanlığı yaparken başvuracağı temel ölçme araçlarıdır.
2- Sebebi Ortaya Çıkarma : Rehberliğin bir işlevi de okulda başarısız olan ya da uyumsuzluk gösteren öğrencilerle ilgilenmektir. Öğrencilerin gelişimlerinde gözlenen gecikmenin ve bozuklukların çarelerini bulabilmek, her şeyden bunların nedenlerini doğru teşhis etmeye bağlıdır. Çeşitli test dışı teknikler yanında yetenek ve başarı testlerinin ilgi ve kişilik envanterlerinin uygulanması yararlı olur.
3- İhtiyaçları Saptama: Bir rehberlik servisi herhangi bir hizmeti uygulamaya koymadan önce böyle bir hizmete ne kadar öğrencinin ihtiyacı olduğunu saptama gereğini duyabilir. Aslında bir okulda rehberlik servisi kurulduğu zaman verilecek hizmetleri saptamak ve bunları öncelik sırasına koymak için ilk iş öğrenci ihtiyaçlarını belirlemektir.
4- Değerlendirme : Danışman, psikolojik danışma ve rehberlik vermeden önce ve hizmeti verdikten sonra danışanın belirli özelliklerinde değişme olup olmadığını saptama gereği duyabilir. Danışman belli bir bilgi vermeden önce danışanın sorununun kendi uzmanlık alanına girip girmediğini bilmek isteyebilir. Bir danışman, daha ilk karşılaşmada danışanın ileri derecede ve değerlendirme bozukluğu gösterdiği izlenimi edinirse ilk izleniminin doğruluğunu sınamak için bazı teknikleri uygulama yoluna gidebilir. Bazı rehberlik merkezlerinde danışmanlar rehberliğin belli bir alanında uzmanlaşmış olabilirler. Örneğin danışmanlardan biri daha çok meslek seçimi sorunları, bir diğeri kişisel-sosyal uyum sorunları olan öğrencilerle ilgilenmekte olabilirler. Danışanları, sorunları ile ilgili uzman danışmanlara gönderebilmek için erken teşhise gerek duyan bir erken danışman psikolojik danışma hizmetleri verilmesinden önce test uygulama yoluna gidebilir. Ancak bu tür uygulamaların bazı sakıncaları vardır ve bu konu ileride tartışılmaktadır.
Değerlendirme amacı ile yürütülen test uygulamalarının bir diğer şekli de danışmanın verdiği hizmetin etkisi saptamak için hizmet vermeden önce ve sonra test uygulamasıdır. Örneğin, psikoljik danışmanın amacı danışanın kendine daha olumlu bir tutum geliştirmesine yardım alarak tanımlanmışsa, kişinin kendine karşı tutumunu ölçen bir envanter, psikolojik danışma yardımından önce ve sonra uygulanabilir ve aradaki farka bakılarak bir gelişme olup olmadığı saptanabilir; yada öğrencilere meslekler hakkında bilgi vermek amacı ile meslek tanıtma programı düzenleyen bir danışman, öğrencilerin meslekler hakkındaki bilgilerinin artıp atmadığını ancak meslek bilgisini ölçen bir testi programın başında ve sonunda uygulamakla anlayabilir.
5- Araştırma : Danışman daima gelişme çabası içinde olmak durumundadır. Yani danışmanın bir görevi de rehberlik işlerini daha da iyileştirici yöntemler bulmak için araştırmalar yapmaktır. Her araştırmacı gibi danışman da incelediği problemin niteliğine göre uygun bulduğu bir arcı kullanabilir.
6- Rehberlik Hizmetlerini Öğrenciye Tanıtma : Bir okulda yeni kurulan rehberlik merkezine öğrencilerin ayağını alıştırmak epeyce zaman ister. Öğrenciler rehberlik merkezinin verdiği hizmetleri yapılan konuşmalardan dinleseler de o hizmetlerin gerçek niteliğini bir yaşantı geçirmeden anlamaları güçtür. Böyle durumlarda danışman, grup halinde öğrencilere bir ilgi yada kişilik envanteri uygulayabilir ve sonucu öğrenmeye gelen öğrencilerle yapacağı görüşmeler sırasında merkezin çalışmalarını gerçek bir uygulama ile göstermiş olur.
Uygulanacak Testlerin Seçimi
Bir danışma merkezine başvuran danışanların sorunları çok değişik olabilir. hatta bazıları belli bir test adı verip onu almak isteyebilir. Testlere karşı aşırı bir güven geliştirmiş danışanlarla da karşılaşılabilir.
Eğer bir danışanın test alması uygun görülüyorsa bu defa uygulanacak testin seçimi sorunu ortaya çıkmaktadır. Bordin (1955) danışanın test seçimine katılmasının şu bakımlardan yararlı olacağı görüşündedir:
1. Eğer danışanın katılımı sağlanmadan test uygulanmalarına girişilirse danışanlar daha sonraki görüşmelere gelmeyebilir.
2. Testlerin amaçları konusunda inandırılan danışanlar testlere cevap verdikleri sırada kendilerini gözlemekten ileri gelen bir iç görü geliştirebilirler.
3. Danışan testlerin ölçtüğü özelliklerle kendi amaçları arasındaki ilişkiyi görebildiği takdirde test alırken elinden geleni yapmaya çalışır.
4. Danışan test seçimine katıldığı oranda sonuçları kabule hazır olur.
5. Bağımlılığın bir sorun olduğu yerde, danışmanın test uygulama sorumluluğunu tümüyle üzerine alması bağımlılığı pekiştirmekten başka bir işe yaramaz.
6. Ya kararına güveni olmadığından ya da karar vermede başarılı bir yaşantı geçirmemiş olması yüzünden karar verme korkusu olan bir danışanla çalışırken, yani kararsızlığın bir sorun olduğu yerde,test seçimi ile danışan ilk defa karar verme yaşantısı geçirmiş olur.
Danışanların test seçimine katılmasına karşı olanların görüşlerini ise Goldman (1961) şöyle özetlemektedir:
1. En uygun test seçilip başarılı bir biçimde uygulandığı sürece nasıl bir işlemin uygulandığı pek fark etmez.
2. Testlerin kullanılmasına ilişkin kararlar bilgi ve yeterlilik gerektirir ve pek az danışan buna sahiptir. Onun için bu iş danışman tarafından yapılmalıdır.
3. Danışan duygusal problemleri ile fazla yüklü olabilir, test uygulama hakkında karar veremez.
Rehberlikte Kullanılacak Testlerde Bulunması Gereken Özellikler
Rehberlikte kullanılacak test ve envanterlerin bazı niteliklere sahip olması bazı kriterleri karşılaması gerekir. Bunları şu şekilde belirliyebiliriz:
Geçerlilik : Bir testin geçerliliği, ölçmeyi hedef aldığı özelliği ne ölçüde ölçtüğünü ifade eder. Bir testin geçerliliği bir derece meselesidir ve çeşitli geçerlilik türleri vardır. Bir testin kullanılış amacına bağlı olarak istenilen geçerlilik türü de değişir.
Güvenirlik : Güvenirlik bir testin ölçmeyi hedef aldığı özelliği ne ölçüde doğru ölçtüğünü gösterir. Kısaca güvenirlik bir testten çeşitli zamanlarda elde edilen puanların kararlılığının bir göstergesidir. Güvenirlik de geçerlilik gibi bir derece meselesidir.
Norm : Norm bir kimsenin bir testten aldığı puanı başkalarının puanları ile karşılaştırarak anlamlandırmamıza olanak veren veridir. Norm olmadığı sürece bireysel puanları yorumlamak mümkün olamaz.
Eş Form : Rehberlikte kullanılacak testlerin eş formlarının bulunması gerekir. Özellikle psikolojik danışma yardımlarından sonra bireyin psikolojik özelliklerinde bir değişme meydana gelip gelmediğini saptamak için bir test daha uygulamak gerekebilir.
Çok Faktör : Rehberlikte tek puan testler yerine, mümkün olduğu kadar çeşitli puan veren testler tercih edilmelidir. Bu özellikle yetenek testlerinde geçerlidir.
Test Sonuçlarının Kendini Tanımaya Etkisi
Bireyleri test almaya sevk eden ihtiyaçlar olduğu gibi, test sonuçlarına karşı tutumları da farklı olabilmektedir. Bu bakımdan, test sonuçlarının bireysel sözlü olarak bildirilmesi gerekir. Çünkü, ancak bireysel danışmada farklı tutumları etkili biçimde ele alabilmek mümkün olabilmektedir. Ancak uygulanan testlerin niteliğine ve bireylerin kendilerine ilişkin gerçekleri kabule hazır oluş derecelerine göre sonuçları grup halinde veya yazılı olarak bildirmek de mümkün olabilir.
Test uygulamalarının amacı, bireylerin, oldukça objektif yollarla elde edilen kendilerine ilişkin yeni bilgileri benlik tasarımlarına katmalarını ve davranışlarını test verileri doğrultusunda değiştirmelerini sağlamaktır.
Test sonuçlarını bildirirken danışmanın bulguları sadece objektif bir tutumla aktarmasının yeterli olup olmadığı, danışanın da görüşlerine başvurması gerekip gerekmediği, tartışmalara ve araştırmalara konu olmuştur. Lyle Rogers (1954) danışan katılımını sağlayan “kendini değerlendirici” yöntemle, test bulgularını mekanik olarak iletmeyi amaçlayan “test merkezli” yöntemin etkilerini karşılaştıran araştırmasında her iki yöntemin de kendini tanımaya aynı derecede olumlu etkisi olduğunu saptamıştır.
Test sonuçlarını bilmekle kendini değerlendirme arsındaki ilişkide danışanın özelliklerinin de rol oynadığına işaret etmek gereklidir. Test sonuçları daha önceki benlik tasarımına uygun ise birey onları öğrenme ve akılda tutma eğilimi göstermekte, ters düşüyorsa reddetmektedir.
Test Sonuçlarını Bildirirken Göz Önüne Alınacak Hususlar
Test bulguları çok kere bireyin mahrem saydığı bilgiler olabilir. Bu bilgilerin iletilmesi işleminin bireysel danışma yöntemi ile yapılması gerekir. Test bulgularını iletirken göz önünde bulundurulması gerekli bazı hususlar aşağıda özetlenmiştir:
1. Sonuçları bildirmeye başlamadan önce danışanın gerçekten bunu bilmek isteyip istemediğinden emin olmak gerekir.
2. Test puanlarını açıklamadan önce danışanın testten ne beklediğini tartışmakta yarar vardır. Bu aşamada danışana bazı madde örnekleri vererek testleri hatırlatmak ve ne ölçtüğünü kısaca bir kez daha anlatmak yerinde olur.
3. Danışanın her bir testten nasıl bir başarı beklediği sorulmalıdır. Sonuç hangi tür puanla bildirilecekse (standart puan, yüzde puan) o puanın anlamı önceden açıklanmalı, sonra da danışana, testteki performansını düşünerek genel dağılım içinde kendini nerede gördüğü sorulmalıdır.
4. Eğer birden fazla test uygulanmışsa açıklamaya yetenek testlerinden başlanması uygun olur. Uygulanan test bir genel yetenek testi ise bireyin aldığı puanın çeşitli referans grupları içindeki yeri, yüzdelik veya standart puan olarak bildirildikten sonra mümkünse testi oluşturan sözcük, sayı yada şekil sorularından hangilerinde daha başarılı olduğu belirtilmelidir.
5. Yetenek testlerinin sonuçlarından hemen sonra veya zamanlı olarak ilgi envanteri sonuçları açıklanmalı ve ikisi arasında ilişki kurmaya çalışılmalıdır.
6. Danışanın yetenek puanları ile okulda veya başka çevrede o yetenek ile ilgili çalışmalarındaki başarı durumunu karşılaştırması için uyarıcı sorular sorulmalıdır.
7. Kişilik envanterleri bazen kişinin kendine saygısı açısından çok önemli kişilik boyutlarını ölçmüş olabilir. bu tür envanterlerin sonuçlarını açıklarken ölçülen özelliklerin içerdiği kavramları doğru, bilimsel ama öğrencinin anlayacağı bir dille açıklamak gerekir.
8. Test sonuçlarını açıklarken danışanın soru sormasına ve katılmadığı noktalarda görüşlerini söylemesine izin verilmeli ve hatta bu tür tepkiler vermesi teşvik edilmelidir.
9. Danışana, testlerin bir bakıma bireyi başkalarıyla karşılaştırma aracı olduğu, mutlak ölçme yapmadığı, ölçmede hatalarda olabileceği söylenerek, test bulguları ile tutarlı olmayan yaşantılarını daha ayrıntılı olarak anlatması için teşvik edilmelidir.
10. Yetenek testlerinden, ilgi ve kişilik envanterlerinden elde edilen bulgular ayrı ayrı açıklandıktan sonra, bunlar bir bütün olarak tekrar ele alınmalı ve birbirlerini destekleyen yada birbirleri ile çelişen yönler üzerinde durulmalıdır. | |