HIZLI ARAMA
| Ödev Paylaşımı Ödev paylaşımı, ödev sitesi, ödev siteleri, ders konuları, ödevler, ödevim ödevleriniz :) |
![]() |
| | #231 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.477 İtibar Gücü: 99 | Büyük Ümitler - Özet - Charles Dickens -------------------------------------------------------------------------------- Kitabın Özeti : Genç Pip,tetim bir çocuktur;ablası ve ablasının kasaba demircisi olan iyi kalpli kocası tarafından yetiştirilir. Tek başına bir hayat süren Pip,genelde civardaki ormanlar arasında dolaşır,zaman zaman ölmüş anne ve babasının mezarlarını ziyaret ederek ağlar.Bir gün ormanda dolaşırken önüne iriyarı bir adam çıkar ve kendisi- ne derhal yiyecek getirmezse onu öldüreceğini söyler.Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır;zira ayaklarını bağlayan zincirleri kesmek için Pip’ten bir eğe getirmesini de ister. Adamın bu isteğini reddetmeyecek kadar dehşete düşen Pip ablasının mutfağından bir tabak etli hamur çalar ve alet kutusundan da bie eğe alarak mahkumun kendisine rastladığı yere gider.Burada başka bir yabancı adam daha görür birincisi ile şiddetli bir kavgaya tutuşmuştur. Ãkinci adam sonunda sisler arasında kaybolur.Aradan uzun zaman geç- meden adı Abel Magwitch olan hapishane kaçkını tekrar yakalanır;fakat hapishaneye götürülmeden önce Pip’e, kendisine yardım ettiği için iyilik yapacağını söyler. Pip,bu hadiseyi çabucak unutur.Çok geçmeden Bayan Havisham,Pip’in ablasından Pip’ii Satis evine gondermesini rica eder.Uzun bir zaman önce Bayan Havisham,evlilik gününde kocası olacak adam tarafından reddedilmiştir.Kadın,o günden bugüne,odalardaki bütün saatleri durdur- muştu ve şimdi vesayeti altındaki güzel fakat kibirli Estella ile yaşamak- tadır.Düğün gecesinin sabahında yenecek kahvaltı masadaki pasta ile birlikte küflenmiş vaziyette durur.Pip,Bayan Havisham’ıı ziyaret ettiği zaman,onun bu herkesten ayrı davranışlarına hayret eder. Yapayalnız bir hayat süren Bayan Havisham Pip’ten,sık sık gelerek vesayeti altındaki Estella ile oynamasını ister.Estella,Pip’in canını sıkar ve Bayan Havisham da,kızın Pip’ii kızdırmasını teşvik eder.Estella’ya kızmasına rağmen,Pip,onun derin tesiri altındadır;Estella onun şimdiye kadar gördüğü kızlar arasında en güzelidir. Çalışkan bir kimse olduğundan Pip,birgün demirci dükkanındaki sınırlı hayattan kurtulacağını bilir.Bu fırsat da kısa bir zaman içinde gerçekleşir. Bir gün Bay Jaggers adında kendini beğenmiş bir avukat gelerek ismini belirtmeyen birinin Pip namına para yatırdığını ve onun Londra’ya giderek bir centilmen olmasını istediğini söyler.Bu habere çok sevinen Pip,paranın Bayan Havisham’dan geldiğini,kendisinin böylece,Estella için arzu edilir bir koca olarak yetişmesini istediğini sanır. Pip,Londra’da,Herber Pocket adında Bayan Havisham’ın uzaktan bir akrabası ile arkadaşlık eder.Pocket,Londra’yı iyi bilen zarif bir gençtir. Pip için kiralanan odalardan birinde yaşar.Avukat Jaggers,Pip’in sorularını cevaplandırmaz.Kendisine yardım edenin kim olduğunu söylemez,zamanı gelince öğreneceğini söyler. Pip,çok geçmeden,Londralı şık bir aylak olur.Bentley Drumle adında tahammül edilmezcesine kibirli bir avukatla tanışır ve Londra sosyetik hayatının bütün girdi çıktılarını o kadar iyi öğrenirki,sadık arkadaşı basit Joe Gargery’nin kendisini ara sıra ziyaret etmesinden rahatsızlık duyar. Bununla beraber Joe ayrıldıktan sonra Pip,ona kaba muamele yaptığından dolayı pişmanlık duyar.Bir defa Bayan Havisham’ın ricası üzerine,Pip,Joe ile birlikte Havisham’ıi ziyaret eder.Yaşlı Havisham ve vesayetindeki Estella,Pip’in,mutevazi bir hayattan nerelere geldiğini hayretle görürler.Bayan Havisham,daha da ileriye giderek, Pip’e, Estella’ya aşık olmasını beklediğini söyler.Pip’in de istediği budur. Estella Londra’ya gelir.Çok geçmeden,esmer güzelliği ve sosyetik tavırlarından dolayı aralarında Bentley Drumle’nin de bulunduğu gençler ona kur yapmaya başlar.Kız,gerçi ara sıra Pip’ii görürse de Pip’e aşık olmadığı bellidir. Yirmi birinci yaş gününde Pip’ii çocukken ormanda ettiği hapishane kaçkını Magwitch hayrete boğarak ziyaret eder.Kaba,zihnen hiçbirşeyl meşgul olmadığı hissini uyandıran bu adam,ilk önce titiz Pip üzerinde tiksinti uayandırır;ama Pip’in gizli hamisi olduğu açıkladığı zaman Pip dehşete düşer.Magwitch,Pip’e,gönderildiği yerde çok para yaptığını ve şimdi kendisinin bir oğlu kabul ettiği Pip’in nasıl bir genç olduğunu görmek için gizlice Londra’ya geldiğini söyler.Tek isteği Pip’in kendisinin başaramadığı tarzda bir centilmen olmasıdır.Ãngiltere’ye Provis nikiyle gelmiştir.Eğer polis onun mahkumları kolonisinden kaçtığını ögrenirse ölüme mahkum edileceğini söyler. Bu çıkmaz Pip’ii sersemletir.Magwitch’e minnettarlık duyması gerektiğini bilirsede bu yarı vahşi adama sempati duyamayacak cooldur. Hamisinin Bayan Havisham olmaması da onu büyük bir hayal kırıklığına uğratır.Genede Pip,Magwitch’e yardım edeceğini söyler ve Magwitch de ormanda kavga ettiği kimsenin,baş düşmanı Arthur Compeyson olduğunu belirtir.Pip de Herbert Pocket’den Compeyson’un Bayan Havisham’ı1 düğün gününde terkeden adam olduğunu ögrenir. Kendi hamisinin Bayan Havisham olduğunu sanmakla düştüğü ahmaklığa kızan Pip,yaşlı kadını azarlamak için kasvetli eve birkez daha gider.Kadın da,Pip’e işkence yapmaka istercesine,Estella’nın,yakın bir zamanda Bentley Drule ile evleneceğini söyler.Bayan Havisham Pip’in bu derece kızgın olacağını beklememektedir.Kendisinin terkedilmesinden bu yana bütün erkeklerden intikam almaya yemin etmiştir.Pip’in Estella’ya beslediği duyguları istismar etmek suretiyle,bu yeminini yerine getirmiş olmuğunu sanır. Estella’nın evlenmesinden sonra Pip Havisham’ın evini tekrar ziyaret eder.Binada bir yangın çıkar.Pip,Bayan Havisham’ı1 kurtarmaya çalışır,fakat çok geç kalmıştır.Ev,mazinin toz ve eşyası ile dolu olduğundan çabucak yanar.Bayan Havisham alevler ortasında can verir. Londra’ya dönen Pip,Magwitch’in gerçekte Estella’nın babası olduğunu öğrenir;annesi de muhtemelen,Avukat Jaggers’in ev işlerine bakan garip kadındır.Daha da hayret uyandırıcı bir haber Compeyson’un da Londra’da olduğu ve Magwitch’i2 öldürmek için fırsat kolladığıdır.Pip, Herbert Pocket’in yardımı ile,hamisini ingiltere’den Fransa’ya kaçırmak ister.ardından,kendisi de Fransa’ya gidecektir.Fkat vapura biner binmez, Compeyson kendilerini yakalar.iki düşman yumruk yumruğa şidddetli bir kavgaya tutuşur,Magwitch Compeyson’u öldürür.Bu suçundan dolayı, eski mahkum tekrar tutuklanır ve yargılanmasını beklediği sırada hapishane de ölür. Son zamanlarda başına gelen bu olaylarla Pip hastalanır ve eski sadık arkadaşı Joe Gargery kendisine bakar.Pip’in ablası ölmüştür ve Joe da kendisini seven kocası üzerinde hakimiyet kurmak istemeyen Biddey ile evlenmiştir.Pip nihayet bu mütevazi,sadık Joe ya dudak bükmekte ne kadar haksız olduğunu anlar.Joe ile birlikte,onun demirci dükkanına döner ve hastalık harici döneminde,kendisine kötü muamele ettiği için Joe’dan özür diler. Estella’yı kaybedişini hala hazmedemeyen Pip Herbert Pocket ile birlikte Londra’da bir iş kurar.Seneler sonra bir zamanlar Bayan Havisham’ın evinin durduğu yeri son bir defa ziyaret eder.Orada Estella’yı görür.Beraberce bir zamanlar,çocukken oynadıkları bahçede dolaşırlar.Estella,şimdi dul bir kadındır.Sosyetik köklerinden ötürü evlendiği haşin Bentley Drumle,vahşetle muamele ettiği atının bir çiftesi ile ölmüştür.Drumle ile geçirdiği hayatı ve tek başına yapayalnız süren dulluk hayatı,bir zmanaların soğuk ve kibirli Estella’sını yumuşatmıştır. Elele bahçede yürürlerken Pip ve Estella artık birbirini hiç bir zaman terkedemeyeceklerini anlarlar.Hikayenin sonunda herkes mutlu olur ! |
| | |
| | #232 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.477 İtibar Gücü: 99 | Kayıp Aranıyor - Özet - Sait Faik Abasıyanık -------------------------------------------------------------------------------- KİTABIN ÖZETİ: Nevin herkes tarafından çok sevilen birisidir. Herkesin derdini dinleyen, sohbet eden ve onları anlamaya çalışan bir insandır. Babası eski konsolostur. Bu yüzden hayatı biraz bolluk ve rahatlık içinde geçmiştir. Her mekanda olduğu gibi burada da kötü insanlar vardır. Ve bunlar Nevin’i çekememektedirler. Kamarot İrfan da bunlardan birisidir. Kendini çok iyi tanıtmış olmasına rağmen kıvılcım bekleyen insanlar için İrfan’ın sözleri yeterli olmuştur. Onun babası tarafından şımartılmış bir kız olduğunu onunla bununla kahvede sürttüğünü aralarında konuşmaya başlamışlardır. Kocası Özdemir ise onu pek de o kadar sevmemiştir. Ona lüzumlu bir eşya muamelesi göstermiş, nasıl traş sabunu bulamayınca tedirgin oluyorsa, eşi yokken de öyle tedirgin olmuştur. Nevin de kocası Özdemir’den bu derece bir muamele gördüğü için balıkçı Cemal’le dolaşmaya başlar. Gittiği her yerde ihtiyacı olan huzuru aramaktadır. Gördüğü herhangi bir biletçiye bile anında içi ısınmakta, sanki ilacı ondaymışcasına ondan birşeyler alacağına inanmaktadır. Bir defasında Cemal’le görüştüğünde boşanma meselesini konuşur. Nevin kocasından boşanıp tekrar İstanbul’ a dönecektir. Daha sonra boşanma işleri için Ankara’ya gider. Fakat Nevin’in içi çok daralmıştır. Artık Nevin’in sıkıntıları bir ara öyle bir dereceye gelir ki midesindeki ağrıdan duramaz olur. Fakat Nevin bu durumdan iyice bunalmıştır. Eve dönmesine imkan yoktur. “Konsolosun kızı” ile “Balıkçı Cemal’in arkadaşı” arasında mekik dokumak için sinirleri artık müsait değildir. Böyle bir yaşayışın zevksizliğini, hastalığını hiç sevmemiştir. Başka yerlerde başka hayatlara yelken açacaktır. Babasına bir mektup yazar ve istasyondan bir trene atlayarak huzura doğru yolculuğa çıkar. |
| | |
| | #233 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.477 İtibar Gücü: 99 | Osmanlı'nın Çöküşü - Özet - Joseph Pamiankowiski -------------------------------------------------------------------------------- 1.BÖLÜM Balkan harbi sırasında İngiliz ve Fransızların, Almanya’nın dostu Osmanlıların yenilmesini istemeleri, yazara büyük bir savaş çıkacağı kanaati vermiş. Türk ordusunun büyük bir ıslaha gereği vardı. Almanların Türk ordusunu ıslah için bir takım çalışmaları vardı. Fakat Rusya bundan rahatsızdı. Enver Paşa kumandanlığa getirilmişti. Padişahın bu haberi gazetelerden öğrendiği rivayet edilirdi. Enver Paşa Bosnalı bir Müslüman aileden gelir. Kibirli ve tecrübesiz oluşu Osmanlı’nın 1. Dünya savaşındaki mağlubiyetinin sebeplerindendir. Enver Paşa, göreve gelir gelmez ordudaki bütün yaşlı ve tecrübeli paşaları görevlerinden aldı. Bu olay ordudaki dengeleri alt üst etti. Kendine muhalif olan bütün subayları tasviye etti. Askerlerin maddi durumu kötüydü, maaş alamıyorlardı. Almanlar Osmanlı’yı kullanarak bir takım emellerine ulaşmak istiyordu. En büyük emeli Afganistan, İran ve Osmanlı’yı kullanıp İngilizlerin elinde bulunan Hindistan’a bir koridor açıp burayı eline geçirmekti. O tarihlerde Almanya’dan işçiler getirtilip Osmanlı’da çalıştırılmıştı. Savaş sırasında Osmanlı’da faaliyetler gösteren Almanların sayısı 18-20 bin civarında idi. Zengin Mısırlı aileler Boğazı kapmışlardı. Şehrin içi sıcak fakat Karadeniz’den esen rüzgarlar havayı biraz serinletiyordu. 2.BÖLÜM Dük Franz Ferdinand ve karısı bir Sırp genci tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Avusturya-Macaristan imparatorluğu Sırbistan’a savaş açtı. Rusya Sırbistan’ın yanında yer aldı. Böylece savaş başlamış oldu. Türkiye İngilizler’den kaçan Göben ve Breslav adlı iki Alman gemisini alarak gemilere Yavuz ve Midilli adını verdi. Neden böyle bir şey yapılmış ve İngilizler ve Fransızlara tavır alınmıştı? Türkiye kapitülasyonların kalkmasını istiyordu. Kapitülasyonlar çok zararlı idi. Bu devletler çok düşük vergi veriyordu. Suç işleyen bu ülkelerin vatandaşları sadece kendi konsolosluklarında yargılanıyorlardı. Türkiye parasını verdiği, İngilizlere sipariş ettiği Sultan Osman ve Reşadiye adlı iki gemiyi İngilizlerden alamıyordu. İngilizler bu iki gemiye el koydu. Bu olay İstanbul’da İngilizlere karşı büyük infial uyandırdı. Ülkeden uzaklaştırıldı. Bu olaylar üzerine Çanakkale Boğazı’na mayınlar döşendi ve 35 metre derinliğe varan bir ağ boğaza çekilerek, Çanakkale Boğazı 27 Eylül 1914’ te milletler arası ulaşıma kapatıldı. Sebep olarak da Çanakkale Boğazı önünde demirleyen İngiliz donanmasının bir Türk deniz muhribinin tahrip edilmesi gösterildi. Enver, Talat ve Cemal Paşaların emriyle 28 Ekim günü Almanlar’dan alınan bu iki gemi Yavuz ve Midilli Rusya’nın Sivastopol ve Novorisk limanlarını bombaladılar. Bunun için Osmanlı Almanlarla 30 Milyon pound karşılığı borç aldı. Bu olaydan ne Padişahın ne de Sadrazamın haberi yoktu. Sadrazam bu olaydan dolayı Rusya’dan özür diledi. Rusya bu özürü bütün Alman subayların ülkeden çıkartılması karşılığında kabül edeceğini söyledi. Fakat İngilizler böyle bir şeye karşı çıkarak, İzmir limanına gitmekte olan iki Türk ticaret gemisine saldırıda bulunarak gemilerden birini de zaptettiler. Bunu bahane gösteren Paşalar savaşa karar verdiler. 3.BÖLÜM Osmanlı, itilaf devletleri vatandaşlarına medeni devletlerde görülmeyen bir dürüstlük içerisinde muamele etti. Türkiye’den ayrılmak isteyenler tren ya da gemi ile memleketlerine gönderiliyor, kalmak isteyenler de kalmakta serbest idiler. Osmanlı ordusu 1910’dan beri savaş halinde idi. Bu savaşlar 1910 daki Arnavut ve Şam’daki ayaklamalar, 1911 Trablusgarb savaşı ve Yemen ve Arnavutluk’daki isyanlar, 1912 Balkan harbi. Bu savaşlardan en büyük zararı Türk halkı görmüştür. Savaş tüm şiddeti ile devam ederken itilaf devletleri Çanakkale Boğazı’nı geçmeyi denediler. İlk başta denizden sadece donanma ile geçmek istediler. Fakat gemiler denizdeki akıntı ve tecrübesizlikten dolayı bir türlü hedef tutturamadılar. Buna bir de Osmanlı bataryalarındaki erlerin şahane hedefi bulan atışları eklenince itilaf kuvvetleri boğazı geçmeyi başaramadı (18 Mart 1915) Bunun üzerine itilaf devletleri karada taarruza geçtiler. Fakat bunda da başarılı olamadılar. 9 ay süren savaşlar sonucunda her iki tarafta takribi 250şer bin zayiat verdiler. Doğuda Ermenilerle, Güneyde İngilizler ve İranlılarla savaşılmıştı. Savaşlar sırasında Ermenileri doğuya İran’a doğru sürdü. Bu sürgün sırasında 250-300 bin civarında Ermeni yolda öldü. Ermenilerin amacı savaşlardan faydalanarak Ermenistan devletini kurmak istiyorlardı. 1915’larda Türkiye’de hayat pahalılığı hakimdi. Gerekli maddeler buğday, kömür, gaz ve petrol dışarıdan ithal ediliyordu. Fiyatlar 4-5 misli birden arttı. 1915-1916 yıllarında Arap halkı da çok sefildi. Bir çok kişi açlık ve soğuktan ölüyorlardı. Anadolu’da durum bundan farklı değildi. Kuzeyden Erzurum ve Trabzon dahil doğu Anadolu Rusların elindeydi. Halk çok zor durumdaydı. Halk büyük kafileler halinde zor şartlar halinde altında bu yörelerden iç Anadolu’ya göç ediyorlardı. Halkın çoğu açlıktan ve hastalıktan telef oldu. İngilizlerin kışkırtmasıyla Arabistan’da Osmanlı’ya karşı isyan başladı. Osmanlı güçsüz olduğu için yöre halkının ihtiyaçlarını yukarda da belirttiğim gibi karşılayamıyordu. Bundan yararlanan İngilizler orada Ermenilere para, yiyecek makam vaad ederek onları kendi tarafına çekmeyi başardı. Güçlenen İngilizler Bağdat’ı aldılar. Buna sinirlenen Almanlar ve Türkiye, Berlin’de buluşarak büyük bir ordu hazırlayıp Bağdat’ın tekrar geri alınmasına karar verdiler. Fakat bu ordu tam anlamıyla hazırlanamadı. O zamanki şartlar gerçekten çok kötüydü. Bunun üzerine hazırlanılması düşünülen ordu, Sine cephesine kaydırıldı. Bu ordu sayıca fazlaydı. Fakat ellerinde yeterli tüfek yoktu. 75-80 bin kişilik orduya 15 bin tüfek düştüğü düşünülürse durumun vehameti daha iyi anlaşılır. Sonuç olarak bu cephede de Türk ordusu Şam’a çekilmek zorunda kaldı. Savaşın en ilginç yanlarında birisi de Osmanlı ordularının başında hep Alman komutanların olması idi. 4.BÖLÜM Doğuda Bolşevik devrimi sonucunda Rus ordularında bir gevşeme oldu. Bunun üzerine Ruslar barış antlaşması yapmak zorunda kaldı. Brest Litowsk antlaşması imzalandı. Ruslar Doğu Anadolu’dan çekildi. Bunu fırsat bilen Osmanlı Kars, Ardahan ve Batum’u geri aldı. Bu olaya Ermeniler ve Gürcüler karşı çıktı. Bu kargaşa ortamından yararlanmak isteyen Osmanlı Gürcistanı’da almak istedi. Bunun üzerine saldırıya geçti. Fakat Almanlar bu durumdan çok rahatsız oldu. Çünkü Almanların Hindistan’a gitme hayalleri burudan geçiyordu. Almanlar Bakü petrol kuyularını ele geçirmeyi ve Kafkasya’daki bütün hammaddeleri elde etmeyi ve Kafkasya ‘dan İran’a, Ortaasya, Afganistan ve Hindistan’a giden yolu açmayı istiyordu. Almanlar, Eğer Türkiye Gürcistan’a girmekte diretirse ittifakı bozacakları tehdidini bile savurdular. Bu durum üzerine Türkiye bütün Kafkas ülkelerini Türkiye’ye çağırarak bir antlaşma yapmayı önerdi. Fakat Almanlar bir takım gizli planlar yaparak Rusya ve Gürcistan’ın anlaşmasını sağladı. Bu durum Türkiye’nin aleyhine idi. Bunun üzerine Türkiye’de Almanlar’a karşı bir öfke başlardı. Fakat daha sonraları İngilizler’in başlatmış oldukları yeni taaruzlarla bu durum hafifledi. Savaş gittikçe kötüye gidiyordu ve sonunda Türkiye itilaf devletleri ile 30 Ekim 1918’de Mondoros Mütarekesini imzalamak zorunda kaldı. Bu anlaşmaya göre: 1) Çanakkale ve İstanbul boğazları açık tutulacak. 2) Boğazlarda ve İmparatorluğun stratejik önemi olan yerleri itilaf devletleri tarafından işgal edilebilcekti. 3) Türk ordusu derhal terhis edilecek. 4) İran, Suriye, Irak, Kilikya ve bütün Arabistan tahliye edilecek. 5) Bütün Alman ve Avusturya Macaristan tabeası asker ve sivil kişiler Türkiye’yi bir ay içinde terk edeceklerdi. Bu antlaşmadan sonra Talat Enver ve Cemal Paşalar İstanbul’u terk ederek kaçtılar. İtilaf devletleri İstanbul’u işgal etti. Yazar da İstanbul’u gemi ile terk etmek zorunda kaldı. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| A'dan Z'ye | 3nokta | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 02-02-2008 22:58 |
| A'dan Z'ye Kimya sözlüğü | KaLpsiz | Kimya | 10 | 26-01-2008 17:07 |
| A'dan Z'ye MutLuLuk.. | One | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 02-09-2007 20:05 |
| İşTe A'dAn Z'yE BeNdEkİ SeN... | SuPeRiSi | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 26-04-2007 15:28 |
| A'dan Z'ye bendeki sen | blackangel | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 14-12-2006 08:00 |