Kendini aşan 2de1'ci Câzibe-İ Fâniye !
Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 5.813 Rep gücü: 36 | Nigde Ilcesi / Çamardı Gezgin Gözüyle ...  | |  | | |  Anadolu’nun orta yerinde bir dinlenme, bir spor, bir turizm merkezi olma yolunda hızla gelişen bir diyarda konaklıyor Kervan; Çamardı...
Dağların ardında, Niğde ilinin en yüksek rakımlı ilçesi... Orta Torosların uzantısı olan Aladağlara Çamardı, Emli Vadisi’nden başlayan bir yürüyüş Cimbar Vadisi’nde dik kayalara tırmanış.
Kalay madeninin yapıldığı Kestel mağaralarından ve Kavlaktepe yeraltı şehrinden gizemli bir sesleniş...
Demirkazık Dağları’nın dibinden gelen bu şenliğe pencerelerinizi açın. Aladağlar: Niğdeye 65 km mesafedeki Çamardı ilçemiz sınırlarında yer alır. Aladağlar Orta Toroslarda 1024 km2’lik bir yer kaplar. 50 km uzunlukta ve 24-30 km genişliğindedir.Bir kıvrım Dağı olan Aladağlar,ortalama 3500 m yükseklikte birçok zirveden oluşmaktadır. Ecemiş Vadisi ile Kayseri sınırlarında yer alan Barazama Vadisi arasında yer alır.Güney ve Doğu yönünde uzanırlar. Dipsiz Göl Parkuru:Karamık Boğazı veya Arpalık Parkurundan devam ederek Küçük Demirkazığın Kuzeyinden dolanıp, Dipsiz Göl'e ulaşılabilir. Kapı denilen bölgede su kaynağı vardır. Yürüyüş 8-10 saat süreceği için,yiyecek ve su yeterli miktarda taşınıp,güneş yanıkları için tedbir alınmalıdır.  Hasan Efendi Konağı:Hasan efendinin konağı bugün hala ilk günkü kadar güzel ve tarihi dokuları korunmuş durumda.
Konağa çatal kapılı bir büyük kapıdan giriliyor kapı üzerinde piriç ile işlenmiş kapı tokmakları ve girisinde yarım daire merdivenleri var.
Konak toplam 14 odadan oluşmakta bunlara ahır samanlık dahil.Konağın iç mekanı tamamen ahşap oyma motiflerle işlenmiş . Odada en dikat çeken mekan ise küçük çıkartma diye adlandırılan ve içerisinde kristal ayna ve konsol sulunan bölüm. Fotografta görüldüğü gibi ..Konakta şimdilerde hasan efendinin torunları oturuyor. Demirkazık Zirvesi
Çamardı bağları bahçeleri ekili alanları Demirkazık zirvesi bir güzellik bölgesidir. Bahar ve yaz aylarında çekiciliği artar. Adana gelişi de Niğde gidişi de doğanın zenginlikleri ile doludur. Ekili alanlarda tahıl, patates yollarda kavak, iğde ve bağda, bahçede meyva ağaçları sizi Çamardı'ya kadar taşır. Çamardı'nın yolları virajlıdır. Ulaşım hızlı akmadığı içinde tek şeritli bir yolu vardır. Çavdarlı, Değirmenli, Yarhisar gibi yerleşmeler yol kenarında ya da yakınında yer alır.
Yarhisar'ın tek ya da çift katlı taş yapıları arasından geçtikten sonra Demirkazık zirvesinin Muhteşem görünümü doğar. Yol boyunca dağlarda ova ile öpüşür gibidir. Görünümü etkileyici ve muhteşem bir manzara ile ilerlersiniz. Dağların zirvesini süsleyen karlar da görünüme zenginlik katar .Himmetli, Çayırlı, Dikilitaş, Elmalı, Kızılöeren, Kavlaktepe, Bademdere, Eynelli, Aktaş ve Çukurbağ gibi yerleşmelerin tabelalarında mesaflerin çok da uzak olmadığını görürsünüz. İsterseniz bu doğa zenginliği içinde Değirmenli Damlataş Mağarası tabelasına, isterseniz Kavlaktepe yeraltı şehri ya da Demirkazık dağ evine doğru bir girinti de yapabilirsiniz.
Alabalık tesisleri sizleri doğa ile buluşturan bir yemek keyfi için hazırdır. Bir kaç da pansiyona rastlarsınız. Demirkazık zirvesinin bölgeye taşıdığı anlayışın ilk işareti bu yerlerde ilginizi çeker. Elmalı'da sosyal tesisi, belediye ekmek fabrikası, taş evler de ilginizi çekebilir. Bademdere yerleşim yeri de yol üzerindedir. Doğal güzellikleri ile Bademdere ilginizi çeker. Çamardı, 1927 yılında belediye, 1948 yılında da ilçe olmuştur. Nüfus Bilgileri
Konya vilayeti salnamesindeki 1868-1869 kayıtlarına göre Çamardı (maden) Bucağı'nın 42 mahalle ve köyünde 11 bin 616 kişinin yaşadığının kayıtlı olduğu bilinmektedir. 1960 yılında ise merkez ve kölerinin nüfusu 14 bin 703 olarak kayıtlı. 1990 sayımında ise toplam nüfus 21 bin 432, merkezi nüfusu 5 bin 179'dur. Bölgede son yıllarda yine göç vermeye başlaması ile nüfus artışı olmaması dikkat çekicidir. Coğrafi yapı
Çamardı, 120 bin 436 ha yüzölçümüne sahiptir. Tarım, bağ bahçe orman alanları ile oluşan doğal yapıyı dağlar tamamlamaktadır. Aladağlar'ın Demirkazık zirvesi dünyaca ünlü önemli bir tırmanma bölgesidir. Kavlaktepe yeraltı şehri
Kavlaktepe yeraltı Şehri, Niğde-Çamardı Karayolu'nda Kavlaktepe köyünde 1989 yılında saptandı ve korunmaya alındı. Çevre düzenlemesi ışıklandırılması sağlanan yeraltı şehri, Niğde'ye 72 kilometre uzaklıktadır. Niğde Müze Müdürlüğü, 1990 ile 1994 yılları arasında kazı çalışmaları ve temizlik yaptı. Kayseri ve Adana-Ulukışla yolunda da tabelalar kondu. Niğdeli Gazeteci ve Araştırmacı Ömer Fethi Gürer, Kavlaktepe Yeraltı Şehri'ni ziyaretin syle anlatıyo:
Kavlaktepe Köyü yol üzerindedir. Köy girişi bağlık, bahçelik yeşil alandır. Köy içi ise bakımsızdır. Sokaklar toprak ve oyuktu. Atatürk büstü yapılmıştı, çevresi düzensizdi. Köy içindeki yeraltı şehrini gösteren tabela olmadığı için kahveden sorduk. Yol gösterdiler. Yeraltı şehri de kahveye birkaç adım ötedeymiş. Yol bozuktu. Yürüyerek ilerledik. Meydan çeşmesi yalaklar da yapılmış akıp gidiyordu. Araçla ilerlemek mümkün değildi.
Kavlaktepe yeraltı şehrinin giriş bölümü tel örgü ile çevrilmiş ve kapı yapılmıştı. Kapı kilitli anahtarı da yoktu. Yeraltı şehrine girmek için tel örgüden geçtik. Kahveden bir öğrenciye bize yardımcı olması söylenmişti. Rehber öğrenci elektrik trafosundan ışıkları yaktı. Tehlikeliydi. Genç, "Hep böyle yapıyoruz. Gezmeye gelene yardımcı olmak için ışığı yakıyoruz" diyordu.
Tahta merdivenle inerek içeri girdik. Ana tünel uzanıyordu. Geçişlerde biraz eğilerek ilerledik. Ana tünelin 42 metrelik kısmından sonrası su vardı. İleri gidilemiyordu. Su seviyesinin hep aynı kaldığını öğrendik. Yeraltı şehri, Nevşehir'dekilere göre gezilmesi daha kolay genişlikte yapılmıştı. Ana tünele bağlanan bölümleri de gezdik. Kimi bölümlerde oda lambaları kırlmıştı. Bölüm bölüm geçişli odalar vardı. İçerisi rutubetliydi. Tavandan damlayan sular, küçük sarkıtlar yapmıştı.
Çilehaneye yöneliyoruz. Yol gösteren genç, bu yerin kral odası olduğunu söylüyordu. Çilehane olduğunu tekrarladığımızda ısrarla da "Çilehane değil, kralın odası" diyordu. Ana tünele bağlı tünel ve odaları da gördük. Kimi odalarda geçişler vardı. Kavlaktepe çevresinde yapılacak araştırma ile yeni bulgulara edinebileceği izlenimi veriyordu. Çevrede yoğun düzenleme ve bakıma gereksinim vardı.
Kavlaktepe'den sonra Bademder gelir. Bir doğa harikasıdır burası. Bademdere kasabası belediye başkanı bir broşür yaptırmıştı. Broşürde Demirkazık dağının genel görünümü, Ecemiş Çayı'nın kaynağını, Yedigölller, Karagöl resimleri var. Kışın kayak, yazın yayla Bademdere'de yer alan Akkız Türbesi'ni de anlatıyordu.
Efsaneye göre Akkız isminde bir kız, birileri tarafından iftiraya uğrar. Bu iftiraya inanan babası ve kardeşleri, Akkız'ı baskı altına alır. Akkız kaçmayı düşünür. Kaçarken babası ve kardeşleri onu atlarla takip ederler. Akkız çaydan geçerken ayağındaki pabuç düşer. Bu sırada geriye dönüp baktığında babası ve kardeşlerinin kendisine çok yaklaştığını görür ve çayı geçmekte zorlanır. Akkız çaya beddua eder: "Durulasın, durulasın, Cuma günleri bulanık akasın" der ve çayı geçer. Artık babası ve kardeşleri kendine çok yaklaşmıştır. Akkız'ın yakalanması an meselesidir. Yakalanacağı anda büyük bir çamın yanına gelir. Duaya sarılarak "Yarılçam, yarılçam" diye dua eder. Çam yarılır, Akkız çamın içine girer, eteği dışarda kalır. Çam kapanarak eski halini alır.
Bu olaydan sonra çayın ismi Bulanık Çay olarak kalır. Cuma günleri çayın bulanık aktığına şahit olunur. Osmanlı döneminde şıh Mehmet efendi tarafından burada bir türbe yaptırılır. Kasabada ziyarete açık olan bu türbe Akkız Türbesi olarak bilinir. | |  | |  |
Konu Osmanlıkızı tarafından (29-06-2007 Saat 19:05 ) değiştirilmiştir..
|