Ata'nin Işığı Türk Çocukları - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Mustafa Kemal ATATÜRK » Ata'nin Işığı Türk Çocukları

Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürk’ün hayatı, ilkeleri, inkılapları, özdeyişleri, anıları, resimleri, kronolojisi, Gençliğe Hitabe, Nutuk, Anıtkabir-Mustafa Kemal ATATÜRK - Ayrıca, Atatürk’ün kişiliği, düşünceleri, Onuncu Yıl ve Bursa Nutku, sevdiği şarkılar, O’nun hakkında bazı İngilizce yazılar ve daha pek çok kaynağa ulaşabilir, elinizdekileri bizlerle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 13-11-2007, 23:45
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.·´¯`·-ღ Krã£'ım ღ-·´¯`·.
 
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.476
Rep gücü: 150
Rep derecesi: KãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

Ata'nin Işığı Türk Çocukları

 


Her Türk çocuğu daha konuşmaya başlarken büyüklerinden anlamlı, etkili ve çok güzel sözler duyar. Hele hele bu sözlerden birisi var ki üzerinde bir sevgi doğar. Sonra durmadan "Atatürk.. Atatürk.." demeğe başlar. Küçük beyninde bir ışık yanar. Bir ışık,bir sevgi belirir. Atatürk'ü bilmek ister. Atatürk sözünü duydukça, Atatürk'ün fotoğraf ve resimlerini gördükçe ve normal büyüme gelişimi süresince çevresindekilere sürekli Atatürk'ü anlatır. Defterine çocuk ilkin adını ve Atatürk adını yazar. Çevresinde gördüğü bahçe ve parkları süsleyen Atatürk heykelleri dikkatini çeker. O'nun resmini, heykelini gördüğünde "Atatürk!.." diye çığlık atar. Sonra Atatürk'üm diye şiirler okur. Zamanla Atatürk ilkelerini bularak akıl ve yüreğiyle gerçek bir Atatürkçü olur.


Kemal Atatürk çocukları çok severdi. O'nun açık mavi gözleri her yerde çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu Türkiye'yi çocuklarda görür ve çocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır, onlarla uzun uzun söyleşir ve değişik sualler yöneltirdi. Vedat Demirci'nin anılarından öğrenildiğine göre; Atatürk bir gün çocuk balosuna gider. Ortalıkta bir şaşkınlık havası doğar. Küçük bir oğlan salonun orta yerinde kalır. Bu yavru hayranlıkla bir süre Atatürk'e baktıktan sonra: "Atatürküm, seni öpmek istiyorum" der. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır. Bu derin sessizliği Atatürk'ün sesi bozar "Öyleyse, gel öp" der. Çocuk koşarak Atatürk'ün boynuna sarılır. O sırada diğer çocuklar da: "Biz de.. Biz de.." diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Ata'yı doya doya öperler. Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır.Büyük Atatürk de ağlar. Evet, Türk çocuklarının bu engin sevgisi için ağlar. Hem de sevinç gözyaşlarını dökerek. O gün çevresindekilere övünçle: "İşte benim kuşaklarım" der.

İlk bakışta Atatürk çok boyluymuş gibi görünür. Duruşunda bir heykel örneği, bakışlarında büyüleyici bir giz, geniş alnında ve kıvrık kaşlarında yüzünün etkisi belirir. Ulusunun özeliklerini kişiliğinde toplar. O, her şeyden önce yürekli, kararlı ve çalışkandır. İnsanları sever. Alçak gönüllü ve hoşgörülüdür. İleri görüşlü bir akıl adamıdır. Gelecekten geçmişe uzanan en güçlü bir ses ve karanlıkları ışıtan bir ışıktır. O, kendini arayan Türk çocuklarına şöyle seslenir: "Beni görmek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyor ve duyuyorsanız bu yeterlidir."

Böylece O'nu hiç görmeyenler, en gerçek yanıyla görüp anladılar. Gerçekte yaşayan ve yaşayacak olan da düşünce ve duygularıdır, ilkeleridir. Cumhuriyet ve devrimleridir. Özgürlük ve bağımsızlık, çağdaş uygarlık bilincidir. Bunlardan oluşan Atatürk sevgisidir.

Atatürk, yaşamı boyunca tüm sevdiklerine "Çocuk" diye seslenirdi. Çocuk sözcüğünü çok severdi. Bu sözde bir sevgi, bir yaşam ve bir canlılık bulurdu. O'nun çocuğu yoktu ama içinde bitip tükenmeyen bir çocuk sevgisi vardı. Son yıllarını da çok sevimli bir çocukla geçirdi.

Ülkü;
Ülkü, Atatürk'ün çocuk sevgisinin bir simgesi oldu. Hasan Rıza Soyak anılarında Ülkü'yü şöyle anlatır: "Atatürk'ün yanından hiç ayırmak istemediği, şipşirin bir çocuk vardı. O'na Ülkü adını vermişti. Ülkü, çocuklara karşı beslediği derin ilgiyi, ne kadar yerinde ve ne güzel belirten isim. Küçük Ülkü'yü sık sık Çankaya'daki evine getirirdi. Henüz yürümeye, bir kaç kelime ile konuşmaya başlamış olan bu çok sevimli hareketli yavruyu kucağına alır, kendisiyle saatlerce meşgul olurdu. Bir gün yanına girdiğim zaman onu yine büyük adamın kucağında bulmuştum. Şakalaşıyorlardı. Çocuk katıla katıla gülerek O'nun altın sarısı saçlarını çekiyor, burnuna yapışıyor, ara sıra yumuk elleriyle, yüzüne küçük küçük tokatlar indiriyordu. O da çocuklaşmış gibiydi. Bir yandan kahkahalarla gülüyor, bir yandan da , güya başını korumaya çalışıyordu. Bir aralık bana baktı. Gök parçası gözleri sevgi ve neşeden ışıl ışıldı."

Atatürk o gün genel sekreterine "Çocukluk ne güzel şey.." deyip şunları ekler: "Çocuklar ne güzel, ne tatlı yaratıklar değil mi? En çok hoşuma giden halleri nedir bilir misin? Riyakarlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları." Yine Soyak'ın anlattığına göre: "Sonra, Ülkü'yü derin bir şefkatle bağrına bastı, iki yanağından öptü. Ben bu öpücüklerde, bütün çocuklara karşı olan sonsuz sevgisinin izlerini görür gibi oldum."

Atatürk, ilk kez Ülkü'yü Gazi İstasyonunda anasının kucağında görür. Ülkü o zamanlar altı aylık ve şirindir. O'nu kucağına alır, sevip okşar. Ülkü sarılır ve öper. Sonraları Ülküsüz yapamaz. Sıkıldığı zamanlarda Ülkü'yü getirmelerini buyurur. Sonraları da bu buluşma düzenli sürer. Son hastalığında bile komadan çıktığında Ülkü'yü arar.

Ülkü'nün anası bu konuyu şöyle anlatır: "İlk komadan dört gün sonra, Ülkü'yü istedi. Yatağının yanına oturttu. O'nu okşayarak bana: 'Cumhuriyet Bayramı yaklaştı, Ankara'ya gidin bayramı görsün Ülkü' dedi. Ülkü Atatürk'ün boynuna sarılıp 'Sensiz Ankara'ya gitmem' dedi. Bunun üzerine Atatürk: 'Ben de geleceğim' dedi.Ülkü, bir gün Atatürk'ü Çankaya'daki bahçede çimenler üzerinde görünce: "Kalk, Atatürk'çüğüm, hasta olacaksın" der. Bu söz Atatürk'ün çok hoşuna gider: "Ne duygulu çocuk" demekten kendini alamaz. "Kim olduğumu bilmeden beni nasıl seviyor" diye de duygularını belirtir.


Atatürk Ulusunu, çocukları ve gençleri çok severdi. O'nun en büyük ülküsü halkla birleşmekti. 1923 yılında: "Yeni Türkiye Devleti, bir halk devletidir, halkın devletidir" derken bir yandan da Cumhuriyeti ve tüm devrimleri gerçekleştirdi. Köylüye önem verirdi. Bunu da şu, sözlerinden anlıyoruz: "Türk Milleti'nin gerçek efendisi köylüdür."

Atatürk'ü en güzel öğretmenler anlar ve onlar anlatır. O, yeni kuşakları yetiştirme görevini öğretmenlere vermiştir. Yurt gezisi sırasında bir okulun sınıfına girer. O sırada duygulanır. En sıcak ve içten duygularını şöyle açığa vurur: "İstedim ki çocuk olayım." Bir sınıf dolusu çocuğa bakarak: "Sizin ders verdiğiniz, o ışık saçan çevrenizde bulunayım. Sizden feyz alayım, sizler beni yetiştiresiniz." şeklinde konuşur. "O zaman ulusum için daha yararlı olurum." cümlesini de ekler. Tüm çocuklardan ulusuna yararlı olmasını ister. Her yurt gezisinde öğretmenlerle konuşur. Sınıflara girdiğinde yerini vermek isteyen öğretmenlere: "Hayır oturunuz. Dersinize devam ediniz. Sınıfa girdiğiniz zaman, Cumhurbaşkanı bile, öğretmenden sonra gelir." diyerek öğretmelere gerçek değeri verirdi. Çocukluk günlerinden sözederken Çankaya'da yakınlarına "Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince, bunun bir kuruşunu kitaba ayırırdım. Eğer, böyle olmasaydı, bu yaptıklarımı yapamazdım" dediğini saptarız.

23 Nisan 1920'de TBMM'yi açarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı çocuklara armağan eder. Dünyada ilk kez bir çocuk bayramı olur. Bununla çocuklara olan sevgisinin derecesini gösterir. 23 Nisan'da bütün kentleri ve merkezi çocuklar yönetir. Yarının büyükleri olan çocuklar bir yerde Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı olurlar. Koltuklara oturup buyruklar verirler.

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılıp, Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı olur. Bunu sırasıyla devrimleri izler. Halifelik ve padişahlığın kaldırılması, din ve devlet yönetiminin biribirinden ayrılması olan laikliğin getirilmesi, fes yerine şapka ve diğer kıyafetteki devrimler, köhne yasalar yerine yeni çağdaş yasalar harf devrimi ve kendisinin baş-öğretmenlik yapması, dil devrimi ve diğer yeniliklerini Türk gençliğine emanet eder. Bunu şu cümlesi ile vurgular: "Cumhuriyeti biz kurduk, sizler yaşatacaksınız."

İşte, okullarda öğretmenler Atatürk'ü anlatır, yazar ve ozanlar söyler. Ama, ne yazılar; ne şiirler ve ne de sözlerle Atatürk bitmez. Nereye bakılsa O görülür, O bulunur. Tarih kitapları yazar; 1881 yılında doğdu, 1938 yılında öldü, diye. Ama Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü anlamış çocukları bir tek ses halinde çığlık atarlar: "Atatürk ölmez.." diye. Çünkü O, duygu, düşünce, ilke, görüş ve devrimleriyle içimizde yaşar. Her başlangıç, her yenilik, her başarı Atatürk'ün ışıklı yoludur. Bu ışıksa tüm Türk çocuklarıdır. O, Türk çocuklarına ölmezliğiyle şöyle haykırır:
"Cumhuriyeti biz kurduk, siz yaşatacaksınız..."




KãRdé£éN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Türk çocukları şişe geçirip ızgara yaptılar! aemermer Bilelim Öğrenelim 6 28-11-2007 23:08
ünlüler ve cocukları AzeL Resimler ve Karikatürler 5 04-11-2007 14:22
Erbakan; Fatihin çocukları Çağlayan'da Bizans'ın çocukları Kazlıçeşme'de Haberci Son Dakika Haberleri 0 16-07-2007 00:00
zamane çocukları... _aLmİrA_ İtiraf Ediyorum 21 17-06-2007 20:25
Dünya çocukLarı innocentevil Fotoğrafçılık ve Resimler 3 26-04-2007 12:03


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:36 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788