Atatürk'ün Siyasi Hayatı - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Mustafa Kemal ATATÜRK » Atatürk'ün Siyasi Hayatı

Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürk’ün hayatı, ilkeleri, inkılapları, özdeyişleri, anıları, resimleri, kronolojisi, Gençliğe Hitabe, Nutuk, Anıtkabir-Mustafa Kemal ATATÜRK - Ayrıca, Atatürk’ün kişiliği, düşünceleri, Onuncu Yıl ve Bursa Nutku, sevdiği şarkılar, O’nun hakkında bazı İngilizce yazılar ve daha pek çok kaynağa ulaşabilir, elinizdekileri bizlerle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 13-11-2007, 22:23
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.·´¯`·-ღ Krã£'ım ღ-·´¯`·.
 
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.476
Rep gücü: 150
Rep derecesi: KãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

Atatürk'ün Siyasi Hayatı

 


Saltanatın Kaldırılması


Saltanatın Kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 1 Kasım 1922'de çıkarılan bir yasa ile Osmanlı Hanedanı'nın Türk toplumu üzerindeki mutlak otoritesinin yıkılması ve monarşinin kaldırılarak egemenliğin halka verilmesidir.


Sebepleri

Saltanatın kaldırılmasının en önemli sebebi, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı sonrasında çağdışı bir monarşi değil, uygar bir ulus-devlet kurmak istemesidir. Egemenliğin halka dayanması gerektiğini savunan ve saltanatın zorbalık olduğunu düşünen Atatürk, 1 Kasım 1922'de Meclis'te yaptığı konuşmada bu görüşünü şöyle dile getirmiştir:


"Efendiler...
Osmanoğulları, zorla Türk ulusunun egemenliğine el koymuşlardı. Bu yolsuzluklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganlara, artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini kendi ellerine almış bulunuyor."


Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı'nı Baltalama Çabaları

Son Osmanlı Padişahı Vahdettin'e göre, savaşın galibi İngiltere yenilmezdi ve var olan koşullar altında İngiltere'nin güdümüne girip insafına sığınmak izlenecek en akılcı yoldu. Bu nedenle Vahdettin, Kurtuluş Savaşı'na karşı cephe almakta sakınca görmemiş ve başarıya ulaşmasını engellemek için İngiltere ile işbirliği yapmaktan kaçınmamıştı. Vahdettin'in bu yöndeki çabalarından bazıları şunlardır:

- 10 Nisan 1920'de Şeyhülislam Dürrizade'nin Mustafa Kemal ve arkadaşlarının idamını isteyen fetvasını yayınladı.
- 24 Mayıs 1920'de , Mustafa Kemal, Halide Edip ve Ali Fuat Cebesoy için verilen idam kararlarını onayladı. 27 Mayıs'ta Fevzi Çakmak'ın, 15 Haziran'da ise İsmet İnönü, Fehmi Gerçeker, Refet Bele, Rıfat Börekçi, Bekir Sami, Celaleddin Arif, Yusuf Kemal Tengirşenk, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Fahrettin Altay'ın idam kararlarını onayladı.
- 14 Temmuz 1920'de Kuvayi Milliye'ye katılan subayların idam cezasını onayladı.
- 28 Temmuz 1920'de Sadrazam Damat Ferit kanalıyla İngiliz Yüksek Komiseri Roberck'e Kürtleri Mustafa Kemal'e karşı kullanma önerisini yaptı.
- 10 Ağustos 1920'de , Sevr Antlaşması'nı onayladı.
- 6 Mart 1922'de Londra Konferansı'na giderken İstanbul'a uğramış olan Yusuf Kemal Tengirşenk'in başkanlığındaki Ankara Heyeti'nin bavulundaki gizli belgeleri çaldırdı ve İngiltere'ye bu belgelerin fotoğraflarını iletti.
- 26 Mart 1922'de İngiltere'ye yaptığı öneride özel ve gizli bir antlaşma ile Boğazlar'ın denetimini kalıcı olarak İngiltere'ye devretmeyi önerdi.


Hızlandırıcı sebepler

Padişah Vahdettin'in onayladığı Atatürk ve arkadaşlarını idama mahkum eden ferman.Saltanatın kaldırılmasını hızlandıran başlıca olay, İngiltere'nin Lozan Konferansı'na hem Ankara hem de İstanbul Hükümetleri'ni çağırmasıydı. Bu yolla İngiltere, Ankara ile İstanbul arasındaki sorunları kullanarak görüşmelerde avantaj sağlamayı umuyordu. İngiltere'ye koz vermemek ve barış görüşmelerinde Türkiye'nin haklarını birlik içinde temsil etmek için saltanatın kalkması gerekiyordu.


Millet Meclisi'nde görüşmelerin başlaması

TBMM'de saltanatın kalkması hakkındaki görüşmeler 30 Ekim 1922'de başladı. İçlerinde Atatürk'ün de olduğu 82 milletvekili imzalı bir önerge meclise sunuldu. Bu önerge ile Osmanlı İmparatorluğu'nun çökmüş olduğunun ve meşruiyetini halka dayandıran yeni bir Türkiye'nin kurulmuş olduğunun ilan edilmesi isteniyordu. Ancak, çoğunluğun sağlanamaması yüzünden önerge o gün kabul edilemedi.

1 Kasım 1922'de tekrar toplanan Millet Meclisi'nde konuşan Atatürk, Vahdettin ve İstanbul Hükümeti'nin Kurtuluş Savaşı'nı baltalamak için yaptıklarından söz etti ve saltanat ile hilafetin birbirinden ayrılarak saltanatın kaldırılması gerektiğini belirtti. Fakat Meclis, önergeyi Anayasa, Adalet ve Dışişleri komisyonlarından oluşan bir karma komisyonda incelemeye karar verdi.

Bu komisyonda kimi din adamı kökenli milletvekillerinin "saltanatsız, iktidarsız hilafet olamayacağını" savunmasının ardından komisyon çalışmalarını izleyen Atatürk, ünlü konuşmasını yaptı:

"Bu bir oldu bittidir. Sözkonusu olan ulusa egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorusu değildir. Sorun, gerçekleşmiş bir olayı yasa ile saptamaktan başka bir şey değildir. Bu, ne olursa olsun yapılacaktır. Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu doğal bulursa, sanırım ki uygun olur. Yoksa yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır ama, belki bir takım kafalar kesilecektir."
Bu tehditten sonra hızla yasa önerisini hazırlayan karma komisyon, teklifi meclise sundu. Teklif, aynı gün, Millet Meclisi'nde oy birliği ile kabul edildi.


Saltanatın Kaldırılmasını Öneren Kanun'un içeriği

Bu kanun ile monarşik İstanbul Hükümeti yok sayılıyordu. Osmanlı Hanedanı'na ait kabul edilen Hilafet makamı ise Millet Meclisi'nin uygun göreceği birisi getiriliyordu.


Sonuçları

Saltanat kaldırılınca Padişah Vahdettin çok zor durumda kalmıştı. Kurtuluş Savaşı'nı baltalamaya çalıştığı için göreceği tepkiden korkuyordu. Bu nedenle 17 Kasım'da İngiliz Donanması'na bağlı Malaya zırhlısı ile Malta Adası'na kaçtı. Vahdettin'in kaçmasının ardından Millet Meclisi'nde yapılan toplantıda, bu davranışın halifeye uymayacağını öne sürülerek halifelik ondan alındı ve veliaht Abdülmecit Efendi'ye verildi.

Saltanatın kaldırılması ile eskimiş ve çürümüş Osmanlı düzeni tasfiye ediliyor, laik ve demokratik Türkiye'nin temelleri atılıyordu. Türkiye'yi 20. yüzyıla taşıyacak olan Atatürk Devrimleri'nden ilki, tutucu ve gerici kesimlerin direnmesine rağmen başarıyla gerçekleşmişti.
KãRdé£éN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 13-11-2007, 22:27
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.·´¯`·-ღ Krã£'ım ღ-·´¯`·.
 
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.476
Rep gücü: 150
Rep derecesi: KãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

Post

 


Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı


Cumhuriyetin İlanı, milletin yönetilme şeklinin belirlenmiş olduğu, Atatürk'ün siyasi devrimlerinden bir tanesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 25 Ekim 1923'te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda, bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim'de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek, ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir.

Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması'nın ardından TBMM'de en çok tartışılan konulardan biri, yeni devletin niteliği sorunuydu. Hükümetinin dayandığı prensipler demokratikti ama bir taraftan da adı "Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti" idi. Kendisi bir hükümet olan TBMM'nin ayrı bir hükümeti ve bu hükümeti yönetecek bir başbakanının bulunmaması, meclis içinden bakanların seçiminde adayların gerekli oyu sağlamakta güçlük çekmeleri, sürekli sorunlara yol açmaktaydı. Bu şekil demokrasi idarelerinden hiç birine benzemiyordu.

Mustafa Kemal Paşa'nın tavsiyesi ile 27 Ekim 1923'te Ali Fethi (Okyar) Bey başkanlığındaki hükümetin istifası ve Cumhuriyet Halk Partisi grubunun yeni hükümet listesi üstünde anlaşmaya varamaması üzerine, Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi arkadaşlarını toplayarak sorunun gerçek çözümüyle ilgili düşüncesini açıkladı ve İsmet İnönü'yle o gece, devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırladı.

29 Ekim 1923 günü, Halk Partisi Meclis Grubu bakanlar kurulu listesi üzerinde anlaşamayınca, bazı milletvekilleri Mustafa Kemal'den fikir sorulmasına karar verdiler. Mustafa Kemal, Gruptan bir saat mühlet istedi. Bu müddet zarfında birçok milletvekilini odasına çağırarak gece hazırladıkları kanun tasarısı hakkındaki düşüncelerini öğrendi. Sonra grup toplantısında söz alarak Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi gereğini açıkladı ve okumak üzere tasarıyı katiplerden birine verdi. Tasarıda: "Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" gibi esaslar vardı. Uzun görüşmelerden sonra Cumhuriyetin ilanı parti grubunda kabul edildi. Sonra derhal Büyük Millet Meclisi toplandı. Evvela Anayasa Komisyonunun tutanağı okundu. Milletvekillerinden Yunus Nadi, Vasıf Çınar, Eyüp Sabri, Rasih Hoca kürsüye çıkarak cumhuriyetten yana ateşli nutuklar söylediler. Şair Mehmet Emin (Yurdakul) heyecanlı bir konuşmadan sonra bütün milletvekillerini "Yaşasın Cumhuriyet" diye bağırmağa davet etti. Bütün milletvekilleri ayağa kalkarak üç defa "Yaşasın Cumhuriyet!" diye bağırdılar. 29/30 Ekim 1923 Pazartesi saat 20.30'da kanun kabul edildi. Artık Türk Devletinin adı konmuştu: Türkiye Cumhuriyeti.

Aynı toplantıda Büyük Millet Meclisi oy birliği ile Cumhurbaşkanlığına Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal'i seçti. Türkiye'nin ilk Cumhurbaşkanı vakur ve sevinçli bir yüz ile kürsüye çıktığı zaman büyük bir alkış kopmuş, bu sürekli alkışlar arasında konuşan Mustafa Kemal, "Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır" cümlesiyle konuşmasına son vermiştir.



KãRdé£éN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 13-11-2007, 22:42
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.·´¯`·-ღ Krã£'ım ღ-·´¯`·.
 
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.476
Rep gücü: 150
Rep derecesi: KãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

 


Halifeliğin Kaldırılması


Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), son olarak Osmanlı Hanedanı elinde bulunan halifelik sıfatının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından kaldırılması olayıdır.

Saltanatın kaldırılmasından ve VI. Mehmet'in (Padişah Vahdettin) İstanbul'dan ayrılmasından sonra, TBMM'nin 18 Kasım 1922'de halife seçmiş olduğu Abdülmecit Efendi, eski rejim yanlılarının tek umudu haline gelmiş, bundan güç alan Abdülmecit Efendi de, yeniden törenler düzenlemeye, demeçler vermeye, bazı İslam ülkelerinin kendisine bağlılık bildirmeleri üstüne, İslam dünyası'nın önderi tavrı takınmaya başlamıştı.

Bu durumun yeni kurulmuş cumhuriyet yönetimi için tehlikeli olabileceğini kavrayan Atatürk, İzmir'deki ordu tatbikatları sırasında ordu komutanlarına hilafetin kaldırılması konusunda düşüncesini açıklayıp, yasanın meclis gündemine getirilmesini kararlaştırdı. 1 Mart 1924'teki bütçe görüşmelerinde halifeye ve Osmanlı Hanedanına verilecek ödenek konusunun gündeme getirilmesinden sonra, 3 Mart 1924'te kabul edilen yasayla, halifelik kaldırılıp, ilerde saltanat ve halifelik iddiasında bulunmamaları için hanedan üyelerinin de yurt dışına çıkarılmaları kabul edildi.


TBMM'nin Doğuşu

1920 yılı. Müdafaai Hukuk teşkilatlarından gelen 115 mebusla meclis 23 Nisan'da açıldı. Kürsüde Kuran. Duvarda işlerinizde meşveret edinizayeti.

Zafer kazanılmış ama Mustafa Kemal'in aklında rejim ne olacak sorusu var? Kürsüden konuşurken ilk mesajları veriyor: 'Günün birinde hilafet ve saltanat makamı her türlü esaret kaydından baskı ve ikrahtan kurtularak tamamen hür olursa yani padişahımız kendini milletin kucağında gördüğü gün, o makamların vaziyetini gene meclisiniz kanunlarla tayin eder..'

Hilafet yürürlükte kalsın saltanat kaldırılsın demeye başlayanlara karşı Mustafa Kemal, hilafet kalırsa bir gün saltanatın dirilme ihtimalinin olduğunu söyleyecekti.

3 martta Şeriye ve Evkaf vekillikleri, Erkanı Harbiye Umumiye Vekaleti kaldırılıp, Halife hal edildi, Şeyh Saffet ve arkadaşları, TBMM'nin uhrevi ve dünyevi bütün yetkileri topladığını açıkladılar. Hanedan yurtdışına çıkarıldı. Vahdettin zaten İngiliz gemisiyle kaçmıştı.

Herkes halife esaretten kurtarılacak, belki de meşrutiyet sürecek sanıyor. Cumhuriyet düşüncesi sadece Mustafa Kemal'de var, ancak Mustafa Kemal uygun zamanı bekliyor, kolay değil, meclisin çoğunluğu hoca ve asker, üstelik hilafetçi. Bu sırada hocalar Asrı Saadet'ten bahsederler, Mustafa Kemal günlerce İslam tarihi okur ve sonuçta bir hadisle meseleye girmeye başlar. Hadis, benden sonra halifelik 30 yıldır der.

Mustafa Kemal sivildir,önce meclisi açar: 23 Nisan'da, cuma namazından sonra. Lihyei Saadet ve Sancakı Şerif taşınarak. Kurbanlar ve dualarla. (Aydemir, Tek Adam)

1923 meclisinde iki grup vardır. Cumhuriyetçiler ve hilafetçiler. İki grup birbirine girer. Lozan sebebiyle. Ali Şükrü cinayete kurban gider. Katili Topal Osman'dır, yakalanır ve öldürülür.

26 Ekimde Kazım Karabekir 1. ordu müfettişliğinden istifa eder, 30 Ekimde Ali Fuat da 2. ordu müfettişliğinden. Gazi'ye göre bunlar komplocudur. Onlara göreyse Gazi'nin amacı diktötörlüktür. Devrimciler birbiriyle mücadeleye başlar. Mustafa Kemal muhaliflerin orduyu ele geçirip darbe yapmalarının önünü keser, mebusluk için asker olmamak şartını getirir, mecliste mesus general kalmaz, ordu da siyasetten arındırılmış olur.

Meclisin 1 Kasım'daki açılışında Kazım Karabekir ve Ali Fuad paşalar bulunmaz. Onlar 17 Kasımda TCF'yi kuracaklardır.


Osmanlı Halifeliği

Halifeliğin birleştiriciliği yoktu, ne son yüzyılda ne Emeviler zamanında.

Tarihte birkaç yerde birden hilafet görülmüştü. Osmanlı'nın hilafetini bazı devletler tanımamıştı. Halifenin padişah olması teokratik bir yapıya yol açıyordu. Hilafetle İslam birliği kurulamamıştı. 1926'daki hilafet toplantısına katılan 12 İslam ülkesi arasında Türkiye yoktu. Zaten sonuç alınmadı.

20.yy.da bağımsızlığını kazanıp cumhuriyete geçen tek laik ülke Türkiye oldu. Diğer İslam ülkelerinde krallıklar, milliyetçi sosyalist baas rejimleri, despotluklar vardı.

Halifelik Osmanlı'da gereksiz bir kılıftı. Milli mücadeleden sonra rejimde iki başlılık olamazdı.Saltanat ve hilafet kaldırılmasa zaferin bir anlamı kalmayacaktı. Üstelik kurtuluş savaşçıları için hain, katli vacip fetvası vermiş İstanbul, zaferden sonra zafere sahip çıkmaya kalkışınca Mustafa Kemal bu işi kesin bitirmeye karar verdi. 27 Ekim 1922'de Lozan'a hem İstanbul hem Ankara hükümetlerinin çağırılması, artık hanedanlığın tarihe karışması gerektiğini gösteren son hamleydi. Mustafa Kemal 'bu müşterek davet keyfiyeti şahsi saltanatın lağvı meselesini kati olarak neticelendirdi' der. (Aydemir, Tek Adam, c.3)

Ulema hala direniyordu. Saltanatla hilafetin yapışık ikizler olduğunu söylüyorlardı. Mustafa Kemal ihtimal bazı kafalar kesilecektir dedi. Sonuçta saltanat kaldırıldı, halkın tek teemsilcisi TBMM oldu. İstanbul hükümetinin 16 mart 1920'de tarihe karıştığı kabul edildi. 4 Kasımda İstanbul kabinesi dağıldı, Vahdettin 16 kasımda kaçtı. Saltanat halledildikten sonra şimdi sıra halifedeydi. Meclisin seçtiği Abdülmecit Efendi'nin tutarsızlıkları, muhalefetin Mustafa Kemal'i safdışı etmek istemeleriyle bu iş de kısa zamanda bitirildi.

Yavuz Selim, halifeliği kılıç zoruyla almıştı, meclis ise seçimle halifeliği canlandırmak istemişti, ancak bu kurumun artık işlevini yitirdiği anlaşıldı.



KãRdé£éN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 13-11-2007, 22:43
αşкıмız güмє gιттι
 
hilebaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

başaramadım
 
Kayıt: 04.04.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 3.177
Rep gücü: 32
Rep derecesi: hilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsunhilebaz Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
tskler bılgıler ıcın
hilebaz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 13-11-2007, 22:44
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

.·´¯`·-ღ Krã£'ım ღ-·´¯`·.
 
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.476
Rep gücü: 150
Rep derecesi: KãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama FazlaKãRdé£éN Bu Üyemiz Bizden Biri Kurcalama Fazla

 
ben teşekkür ederim hilebaz, ilgin için
KãRdé£éN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Hayatı KãRdé£éN Mustafa Kemal ATATÜRK 16 04-03-2008 14:07
Atatürk'ün Aile Hayatı Hakkında Sözleri KãRdé£éN Mustafa Kemal ATATÜRK 1 01-01-2008 04:36
Atatürk'ün Mektupları ^^DoLCe^^ Mustafa Kemal ATATÜRK 6 27-10-2007 05:02
ATATÜRK'ÜN vasiyeti gfb_sencer Mustafa Kemal ATATÜRK 1 21-10-2007 17:28
Atatürk'ün Kronolojisi KãRdé£éN Mustafa Kemal ATATÜRK 4 18-10-2007 20:47


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:37 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788