ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürk’ün hayatı, ilkeleri, inkılapları, özdeyişleri, anıları, resimleri, kronolojisi, Gençliğe Hitabe, Nutuk, Anıtkabir-Mustafa Kemal ATATÜRK - Ayrıca, Atatürk’ün kişiliği, düşünceleri, Onuncu Yıl ve Bursa Nutku, sevdiği şarkılar, O’nun hakkında bazı İngilizce yazılar ve daha pek çok kaynağa ulaşabilir, elinizdekileri bizlerle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
Alt 21-10-2007, 01:42   #31 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR



Kral Edvard İstanbul'a geldiği zaman,yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı.
Atatürk rıhtımda onu bekliyordu.Deniz dalgalıydı.Kralın bindiği motor,inip çıkıyordu.
İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada,eli yere değerek tozlandı.
O sırada Atatürk elini uzatmış bulunuyordu.
Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman Atatürk:
-Yurdumun toprağı temizdir,o elinizi kirletmez,diyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 01:42   #32 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


DEVRİM BİR ANDA OLUR YA DA OLMAZ


Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmişti.
Yaşlı,genç,kadın,erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gidiyorlardı.
Devrimi izleyen iki yıl içinde bir buçuk milyon vatandaş okur yazar olmuştu.
yazı devriminin en dikkate değer yanı,Atatürk'ün bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır.
Örneğin bazı kimseler kendisine:
-Paşam,ilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım.
O kuşakla birlikte ortaokulu,liseyi ve üniversiteyi izletelim,diyorlardı.
Atatürk bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmadı. -Devrim ya bir anda olur,yada hiç olmaz,dedi.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 01:43   #33 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


YAPACAKLARIMDAN SÖZ EDİN



Bir soruşturma dolayısıyla,Atatürk'ün başardığı işlerden Vasıf Çınar söz açmıştı.
Kendisine Sordu:
-Sizin en büyük eseriniz hangisidir?
Atatürk'ün kısa cevabı şu olmuştu:
-Benim yaptığım işler,biri ötekine bağlı gerekli olan işlerdir.Fakat,bana yaptıklarımdan değil,
Yapacaklarımdan söz edin.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 01:44   #34 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK



Yazı devriminden sonra(1928),Atatürk'ün kara tahta başındaki resmi görülünce,O'na "başöğretmen" denilmeye başlanmıştı.
Aslında,adlandırmada geç kalınmıştı.
Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonra,bir İstanbul gazetecisi kendisine şöyle bir soru yöneltmişti:
-Yurdu kurtardınız.Şimdi ne yapmak istrerdiniz?
Hiç duraklamadan şu cevabı vermişti:
-Milli Eğitim Bakanı olarak Türk Kültürünü Yükseltmeye çalışmak,en büyük amacımdır.
Ondan sonra Atatürk nerede görünse,mutlaka orada bir okula girer,öğretmen ve öğrencilerle konuşurdu.
Birgün Atatürk'ün yolu köy okuluna düştü.Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders veriyordu.
Atatürk sınıfa girince,öğretmen kürsüsünü terk etti.
Atatürk:
-Hayır,yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz,dedi.Eğer izin verirseniz,bizde sizden faydalanmak isteriz.Sınıfa girdiği zaman,Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir.
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 01:54   #35 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Bundan kaç yil önceydi bilmiyorum, bir aksam Mustafa Kemal Pasa ile beraber Gül Cemal vapurunda verilen bir baloda bulunuyorduk. Ekselans’in bana karsi büyük bir ilgisi vardi.
Bir aralik dalmis, yere bakiyordum, birdenbire:
- madam, dedi; aska tutulmus bir kadin gibi ne düsünüyorsunuz öyle derin derin?
Ben o zaman,nereden hatirima esti bilmiyorum, anlasilan dilimin ucuna gelmis olacak ki, düsünmeden hemen cevabini verdim:
- pasam, dedim; basbakaninizin dudaklarindan eksik olmayan su neseli, sempatik gülüslerine hayranim. O kadar güzel erkek gülüsü ile gülüyor ki...
- basbakanimin gülüslerine hayran olmussunuz, benim de belki dansimdan hoslanirsiniz. Madam, müsaade ederseniz bu valsi beraber yapalim.
Kalktik ve dönmeye basladik. Ben o zaman gençtim, belki, birazda simartilmis bir kadindim. Nereden içime o heves dogdu bilmiyorum, basladim dansta Pasa’yi ben idare etmeye... Bir kez bakti, ses çikarmadi. Bir daha bakti, yine ses çikarmadi. Nihayet üçüncüsünde birdenbire durdu. Hiddetli degil, fakat gözlerini ciddiyetle bana çevirdi:
- madam, dedi bir erkekle bir kadin yanyana durduklari zaman, yönetmeyi erkege birakmak en dogru davranistir.
Çocukluk iste. Ben büyük bir cesaretle söyle bir karsilik verdim:
- müsaade edin de pasam, ne olur, bir kez de ben sizi idare edeyim, dedim.
Kizmadi, aksine gülmege basladi:
- bir memleket idare edeni, bir kadin idare etmege kalkarsa o memleket batar, gelin biz yerimize oturalim sizinle.
Beni elimden tutup getirdi ve yanindaki koltuga oturttu.
(madam hanses)
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 01:59   #36 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Ankara’ya son gidisimde bir aksam Gazi, beni Ankara Palas’a götürmüstü. Sofrada bir kaç kisi daha vardi. Yedik, içtik, eglendik, gece yarisina dogru Fransiz büyükelçisi pavyona geldi. Pasa bu elçiden hoslaniyordu. Sofraya çagirdi, bir kaç kadeh de onunla birlikte içildi. Büyük sehirlerden, Paris’ten söz açilmisti. Bu arada büyükelçi, Gazi’ye:
- Ekselans, Paris’i bir daha görmek istemez misiniz? Dedi.
Mustafa Kemal Pasa:
- “Nasil görmek istemem? Gençlik hatiralarimi tazelerim,” diye cevap verdi. Bu karsiliga çok sevinen büyükelçi:
- “böyle bir seyahat Fransa’yi çok sevindirir. Ben de refakatinizde bulunmaktan seref duyarim. En büyük Fransiz zirhlisi bizi İzmir’den alir. Akdeniz donanmasi emrimize verilir. Marsilya’ya çiktiginizda Fransiz ordusu kumandaniz altina girer. Hükümdarlara yapilmayan bir törenle karsilanirsiniz.”
Bu sözleri dikkatle dinleyen Gazi:
- “bu daveti siz kendiliginizden mi yapiyorsunuz, yoksa hükümetiniz adina mi konusuyorsunuz?” Diye sordu. Bu soru karsisinda büyükelçi hemen kendisini topladi:
-”muvaffakiyetinizi hükümetime bildirirsem, hükümetim de bunu büyük bir seref sayar,” dedi.
Gazi’nin yüzü degisti. Çok kesin bir dille:
-”ekselans, Paris’i çok görmek istiyorum, ama büyük törenle karsilanacagim Paris’i degil. Ben Paris’e, dünyanin bu güzel sehrine, operalarini, tiyatrolarini, revülerini, zarif kadinlarini bir daha görmek için gitmek isterim. Dedim ya gençlik hatiralarimi tazelemek için... Böyle olunca da belli olmadan gitmek isterim. Yoksa törenlerle karsilanmak için degil.”
Büyükelçi gaf yaptigini anlamisti, biraz sonra bir is uydurarak sofradan kalkti. Gazi’nin de nesesi kaçmisti.
- “kalkalim çocuklar, sofraya Çankaya’da devam ederiz,” dedi. Sofradakilerin çogunu pavyonda birakti yalniz iki-üç yakin arkadasini yanina aldi. Yolda kendisine :
- “elçi çok fena bozuldu ama, söyledigine de söyleyecegine de pisman ettiniz” dedim. Artik kizginligi geçmisti:
- “bana bak Kemal, sen de basima kirk yillik diplomat kesilme. Adamin zihniyetini anlamadin mi? Bu Avrupalilar bizi bir türlü kavrayamiyorlar. Adam beni bir sark emiri saniyor. Hangi donanmayi kimin emrine, hangi orduyu kimin kumandasi altina veriyor? Bunlara kendimizi tanitacagiz, kim oldugumuzu ögrenecekler. Yoksa ben kaba bir adam degilim çocugum” dedi.
Atatürk, çok ince bir adamdi.
Kemaalettin Sami Pasa’dan
(Cevat Dursunoglu )
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 02:02   #37 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Samsun’dan Havza’ya gidiyorduk. Altimizda, birinci dünya harbi’nden kalan benz marka bir otomobil vardi. Söför de Türk degildi. Yola çiktik, biraz sonra motorda bozukluk oldu ve araba durdu. Otuzalti yasinda zaferler kazanan kumandan Mustafa Kemal Pasa’nin ne demek oldgunu arkadaslari bilirler. Kizdi ve asabilesti. Söförü azarladi ve kendisi makinayi harekete geçirmege ugrasti. Tabi muvaffak olamadi.
Ben, doktor Refik Saydam ve Kazim Dirik bir kösede duruyorduk. Dogrusu, içimizden neden ise karistigina hem üzülüyor, hem sinirleniyorduk. Içimizden geçeni anlamis gibi bize bakti ve dedi ki:
- on sene sonra sizinle, kendi yaptigimiz yollarda, Türk söförleri bizi istedigimiz yerlere götürecekler!
Biz sustuk. Içimizden geçenlerin ne oldugunu bilmem anlatmak lazim mi? Aradan tam on yil geçti. Ben birinci umumi müfettis idim. Diyarbakir’a gelmisti. Bir yolda giderken gene otomobil bozuldu. Kafile durdu. Beni yanina çagirdi ve Türk söförle islemeye baslayan makineyi isaret etti:
- vaadimi yerine getirdim!
Dr. Ibrahim Tali Öngören
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 02:03   #38 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Bu milletvekilligi ayricaligini hiç begenmedim
Atatürk bir sabah Florya’dan Dolmabahçe Sarayi'na dönüyor. Yesilköy istasyonunun önünden geçerken birdenbire otomobili durduruyor ve basyaver’e:
- sorunuz, tren var mi? Diye emir veriyor.
O sirada tren hemen hareket etmek üzeredir, hep birlikte otomobilden inip yanindakilerle trene biniyor. Karar ani verildigi ve tatbik edildigi için bu trene binis hemen kimsenin nazari dikkatini çekmiyor. Bir müddet sonra, her seyden habersiz olan kondüktör Ata’nin bulundugu kompartimana geliyor. Kafileyi görünce çekilmek istiyor. Ata hemen sesleniyor;
- vazifeni yap! (yanindakileri göstererek) bu efendilere niçin bilet sormuyorsun?
Yanindakiler cevap verirler.
- Pasam biz mebusuz. Tren bileti almayiz. Parasiz seyehat ederiz.
Ata hayretle:
- bu imtiyazi hiç begenmedim, der. Çok ayip ve acayip bir kaide. Çok güzel halkçilik!
(Ali kiliç)
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 02:12   #39 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Sivas kongresi sonrasi, Heyeti Temsiliye’nin Ankara’ya gelmesi kararlastirildiktan sonra Mustafa Kemal ve Hüseyin Rauf beraberlerindekilerle Ankara’ya geldiklerinde Keçiören yolu üzerindeki Ziraat Mektebi’ne misafir edilmislerdi. Daha sonra Mustafa Kemal Ankara istasyonundaki gar müdürlügü binasina yerlesti. Burasi hem evi, hem çalisma yeriydi.
O tarihlerde Ankara vilayetinin sehir merkezi kale ve onun hemen çevresi idi. Keçiören, Etlik, Dikmen, Ayranci’da bag evleri vardi. Bunlar arasinda Çankaya'da papazin bagi olarak adlandirilan iki katli ev Mustafa Kemal’e armagan edildi ve o da evi ordu’ya devrederek evin adi ordu köskü oldu. Iki katli binaya 1924’de ilaveler yapildi fakat bina isitilamiyor idi. Zafer, inkilaplar, Cumhuriyet, dünyanin üzerimizde toplanan gözleri, Mustafa Kemal’in müstesna sahsiyeti, mütevazi de olsa yeni bir devlet baskanligi konutunu zorunlu kiliyordu.
Mustafa kemal yeri kendi seçti, kayalar düzenlendi, dis cephe pembe rengin hakimiyetinde, içerde yesilin her tonu ile ve planin esasi Mustafa Kemal’in olan yapi 1932’de tamamlandi ve ayni yilin haziran ayinda da tasinildi.
Pembe köskün dösenmesi için bütçede pek mütevazi para vardi. Gazi, gerekli olani sahsi imkanlari ile karsilama karari aldi ve kendisine tavsiye edilen o günlerde Beyoglu İstiklal Caddesinde bir Türk’ün açtigi dekorasyon magazasi sahibi Selahattin Refik Beyi Ankara’ya davet etti. Binayi gezdirdi, arzularini açikladi ve kendisinden teklif istedi.
Kisa süre sonra kendisine sunulan tasariyi inceledi, muhatabi konuyu gerçekten biliyordu ve anladi ki, kendisini taniyanlarca da uyarilmisti. Buna ragmen teklifleri hazirlayanlari kirmadan ülkenin mütevazi imkanlarini izah edebilmis olmanin rahatligi içinde feragatlar istedi. O sirada Ata’nin yaninda olan Ankara Belediye askani Asaf İlbay Bey Ata’nin su açiklamasini kaydeder.
“biliyorsunuz burasi Cumhurbaskanligi köskü... Mülkiyeti devletin... Benden sonra buraya meclisin veya belki milletin dogrudan seçecegi zatlar gelecek. Bu esyalarin parasini benim sahsen verdigimi sizler biliyorsunuz ama, yarin bunu bilmeyenler içinde yanlis hükümler veren olmaz mi? Memlekete en zaruri hizmetlerin yapilamadigi bütçe darligi içinde israf yapildigini düsünenler bulunmaz mi? Bir endisem de karar mevkinde olanlarin sahsi arzularini devlete yükleme mevzuunda beni emsal göstermelidir. Bunu hiç istemem.”
Sonra Selahattin Refik Bey’e döner:
“sahsi imkanlarin olsa bile, böyle mekânlara asgari masraflarla rahat ve zevkli tefrisi tercih etme tercihindeyim. Beni anliyorsunuz zannederim.” Der.
(Cemal kutay)
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-10-2007, 02:14   #40 (permalink)
^^DoLCe^^
Kendini aşan 2de1'ci
 
^^DoLCe^^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
... . .-. .--. .. .-..
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 7.764
İtibar Gücü: 34


Çankaya aksamlarindan biri. Bazen Atatürk soruyor, bazen de Atatürk’ e soruyorlar. O’ na diyorlar ki:
- sef asker mi, sivil mi olmali? Cevap veriyor:
-sef, sef olmali. Ister sivil, ister asker.
Bu cevabi ile “sef” ligin rütbede ve elbisede degil, ruhta ve kafa yapisinda oldugu hakikatini veciz sürette belirtmis oluyor.

(Niyazi Ahmet Banoglu)
^^DoLCe^^ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Anıları kitap oluyor Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 29-12-2007 22:41
Ünlülerin bayram anıları Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 20-12-2007 01:20
Ünlülerin okul anıları Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 24-11-2007 17:30
Kurnaz'ın Guantanamo anıları kitaplaştı Haberci Son Dakika Haberleri 0 30-01-2007 16:50
28 Şubat'ın utanılacak anıları @izci@ Son Dakika Haberleri 0 06-08-2006 16:33





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848