HIZLI ARAMA
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 12.06.2008
Mesajlar: 35 İtibar Gücü: 0 | Esvede.. Bitap düşmüş lisanım, öksüz kalmış kalemimden... Mabedime dokundu lisan-ı edebim bugün. Acının senfonisi, benliğimin zindanında yankılandı. Yürek yarası... Can acısı... sonrası esved... sonrası kasvet... Bıraktığın yerde hayat buldu hüsranım... Sayfalarına acı bulaşmış defterime, iliklerime işleyen zehri akıttım... Sonrası kasvet... Ey benim baharına gül değmemiş mevsimim!!! yokluğuna eklenmiş satırlarıma adını koyduğum!! yürek sızım!! bilmem şimdi hangi mevsimin koparılmamış lalesisin?? Hangi cam kenarını mesken tutmuş yüreğin? Ben vuslatsız gurbetlerin yolcusu, sen damarlarımdaki kan!! bekle(me) beni dönüşü yok bu gidişin!!! Bıraktığın yerde hayat buldu hüsranım... Ey seherimin leyli!! kalemime düştü bu yük sevgili Bendeki candı kıvranan.. CAN! YAN!!! YAN Kİ ateşe hasreti bitsin küllerimin. Aşkımın leylası!! Can acısı! Mecnuna kaldı vebal bendeki sen ağladı... Konu Esved tarafından (24-06-2008 Saat 18:48 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| Esved için teşekkür edenler 4 kişi. |
| | #2 (permalink) |
![]() Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 2.223 İtibar Gücü: 29 | Hoşgeldin Siyaha Vurgunum... ![]() VesseLam |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 12.06.2008
Mesajlar: 35 İtibar Gücü: 0 | Bilgisayarımdaki bi sorundan dolayı şiirlerim nesir gibi ekleniyor. Kusura bakmayın. Sizi bi daha böyle bi görüntüyle karşılaştırmayacağım inşallah.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 12.06.2008
Mesajlar: 35 İtibar Gücü: 0 | Bir ölüm sonrası Araf... Bir adım sonrası uçurum, Öncesi esaret.. Bulunduğum yer, Araf… Dilek ağacında değil düşünceler, Darağacında sallandırılmış. Katledilen her düşünce için Bir ceset daha kuyuya atılmış… Bir kalem saplanmış şiirin şah damarına Kabzasında bir mermi/ bir cümle Kan kaybediyor kelimelerim Kurduğum her cümlede. Ve cesetler geçiyor gözlerimden Mor dudaklı soğuk vücutlar.. Morga daha çok benziyor kalbimin odaları… Bir mezar taşı, Bir duvar. Bir sigara dumanı yükseliyor geceye. Biri var duvara vermiş sırtını. Belli ki üşüyor ve her nefeste biraz daha yok oluyor. Kendine sarılıp donan bir aşık gibi.. Dur! Bir şeyler fısıldıyor. -“Ya ölmemeliydin, ya beni de öldürmeliydin” Bir nefes sonrası boşluk, Öncesi esaret… Bir hastane koridoru… Sessiz, Bir vücut iki büklüm, Bir adam. Boşlukta bakışları, Sessiz ve biraz da sitemkâr yakarışları. Soğuk bir ceset çıkıncaya kadar odadan, Düşmemişti oysa gözyaşları. Bir saniye sonrası ölüm, Öncesi esaret… Şimdi sen söyle! Hangi hayale tebessüm edilebilir ki? Uğramışken felce yüz kasları. Hangi acıyı sineye çekersin, Zamansız bir sevdanın insafına kalmışken? Bir ölüm sonra Araf, Öncesi esaret… Esved |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 12.06.2008
Mesajlar: 35 İtibar Gücü: 0 | Visalsiz firakın ertesi... Akıl almaz uçsuzlukların akla sığmayan boşluğudur hayat.. Delirme seanslarımın dakikalarıma adil dağılımıdır… Kelime katletmeler usulca meydan bulurken sabahı Sen neye hayat dersin, ucuz biletli bir düşman safında? Bir boş vermişliğin daha can yakan sızısı mı içimdeki dehliz… Yoksa yanmışlığın son evresi, bir “ah” mı eder kastı cana.. Yollarını tıkayan bilinmezlikler pusu kurmuş beklerken Sen hangi yolculuğa “iyi” sıfatını eklersin sebepsizce İnfazdır bu yaptığın yargısızca, kasttır bu dediğin can’a Yokluğun koskoca bir hiç olmaz ki varlığında.. Bıçak bıçak keskindir susuşlarım, bu yüzden acır dudaklarım.. Ben hala gelmeyişlerinin bir adını koyamadım.. Ne kadar susulacaksa o kadar sustum.. Ve her bedele bir bahane buldum.. Sigara komasında bir dudaktan farkım yoktu belki, Ama hiçte adil değildi gidişlerin, zamansızdı da üstelik.. Akıl almaz, akla sığmaz, “dur” dersin anlamaz gidişlerin… Ben Sen’li bir uçurumdan Sen’siz bir boşluğa düşenim.. Kendim miyim, kendimde miyim, bilemedim Tuzla buz olmuşluğun ta içindeyim Toplama paramparçalığımı ne olur, Ben sensiz bir araya gelmeye hazır değilim Denk düşmez hiçbir mutluluk, sensiz lahzalara Keşke, ağzı bozuk bir gecede boyumdan büyük küfürler etmeseydim. Etmeseydim de, sersem bir geceyi daha küf(r)e bulaştırmasaydım. Yıkılmazdı bekli kolonlarım, tarumar olmazdı, talan olmazdı arsalarım Yeşil dururken, siyaha çalmazdı duvarlarım.. Kuşatılmış bir şehir gibi dağılmazdı, en sadık akıl kırıntılarım.. Kaçışmazdı toparlanmışlıklarım… Ben aklımı, gidişine sarf edilmiş birkaç dizede mi bıraktım? Yoksa o yüzden mi bu kadar dağınığım.. Yüklemi olan cümleler kurmayı da başaramadım, Sen’siz bir cümleye yüklem olmayı da. Gidişinle yük oldu senle biten anılarım, Ki yükümü kaldırımlar kadar bile kaldıramadım…. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ღYiğitseN UsLandır beniღ Kayıt: 26.04.2007
Mesajlar: 4.718 İtibar Gücü: 46 | iLhamının ve kaLeminin daim oLması diLeğiyLe Esved. Tekrar tekrar okuyasım geLdi emin oL. . . Devamınıda görmek nasib oLur umarım, yüreğine sağLık |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 12.06.2008
Mesajlar: 35 İtibar Gücü: 0 | Asra yemin olsun ki, Bulmadı parmak uçlarım, derdinden başka yazacak, sen uğrayınca usuma. Peltek kelimelerde aradı seni, değildin düz bir cümlede düzgün bir hece, Yoktu seni anlatan kusursuz kelime ki işte bu yüzden acizdi ellerim/belleğim Bir şiirden sarkıtılmış ölümdün, ağlardım yaklaşınca visali… Değmedi hiçbir düşün mahremi kalbime, Allah şahidim ki Olmaz tarifi bu serzenişin, kifayeti kalmadı hiçbir cümlenin/kelimenin Yakmaz ki firakın narı, düşlerime düşünce adı sen olan her şeyin, Ben, miktarı bir elifi geçemeyen bir “Ah” ken, Değildin, bir gitmişliğin son vedası, bir firakın son hatırası Umutlar serpiştirmeliydin elvedaına, biraz belki bırakmalıydın Ki ben, yokluğunda bir enkazdan biraz daha farklı olmalıydım Destursuzdu gidişlerinin sebepsizliği, değil miydin bir can’ın her şeyi Ki bende bu kadar kalmışken, bitmemeliydi sonsuzluğu bu sevginin… …. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |