ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Karaman Karaman resimleri, şehir merkezi, tarihi yerleri, camiler, şehir tiyatroları, geçim kaynağı, üniversiteler, devlet kurumları, hastaneler, türbeleri, şarkıları, türküleri, halk oyunları, şiirleri, sanatçıları, ozanları, ve daha fazla bilgiler.

Cevapla
Alt 02-07-2007, 13:36   #1 (permalink)
babür
İşi kavrayan 2de1'ci
 
babür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ben Mevlana Deyilim,Adam OLun öyle GELIN
Kayıt: 11.05.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 2.080
İtibar Gücü: 17


Exclamation Karamanli Mevlana Nin Eserleri Siirleri

MEVLÂNA’NIN ESERLERİ


Mevlâna 66 yıllık hayatı boyunca insanları aydınlatmış, onlara doğru yolu göstermiştir. Bir yandan medresede öğrenci yetiştirmiş, bir yandan da yapmış olduğu vaaz ve ilmi sohbet toplantılarında insanlara yararlı olmaya çalışmıştır. Bu sohbetlerin müridleri tarafından toplanıp bir araya getirilmesi ile bugün elimize ulaşan değerli eserler ortaya çıkmıştır.

Mevlâna'nın en önemli eserleri :
l- Mesnevî,
2- Dîvân-ı Kebîr,
3- Mektûbât,
4- Mecâlis-i Seb'a, (Yedi Meclis)
5- Fîhi Mâ Fih'dir.

Mesnevi:

Mesnevî, klasik doğu edebiyatında bir şiir tarzının adıdır; bu tarzda yazılan şiirlerde her beyitin iki mısraı kendi arasında kafiyelidir. Bir beyitin kafiyesinin kendisinden önce gelen beyitlerle de, kendisinden sonra gelen beyitlerle de uyumu gerekmez.
Mesnevî, Hüsamettin Çelebi'nin "Sultanım, gazel tarzında pek çok şiirler yazdınız. Divan ortaya çıktı. Eğer bu arada Hakim Senai'nin İlahinâmesi, Feridüttin Attar'ın Mantık- ut Tayır'ı gibi bir kitap yazarsanız, okuyucularınız sizin bu sözlerinizle meşgul olur." demesi üzerine, Mesnevî’nin ilk l8 beyitini yazarak mesneviye başlamış oldu.
Altı ciltlik bu muazzam eser Farsça olarak yazılmıştır. Hüsamettin Çelebi'nin tuttuğu notlar zaman zaman gözden geçirilir ve gerekli düzenlemeler yapılırdı. Mesnevi (Fâ i lâ tün- Fâ i lâ tün- Fâ i lün) vezninde yazılmasına rağmen bazen bu vezne önem verilmiyordu. Altı ciltlik mesnevinin her cildinin başında bir önsöz yer almaktadır. Mesnevî’de Mevlâna tasavvufî fikir ve düşüncelerini birbirine ulanmış hikayeler şeklinde anlatmaktadır.
İşte Çelebi Hüsameddin'in teşviki ile dünya edebiyatı, fikir dünyası, çağların kitabını kazanmıştır. Mesnevi,Mevlâna'nın gününden bugüne kadar her devirde önemini korumuş ve dünyanın önemli dillerine çevrilmiştir. Mesnevi, Mevlâna için "Peygamber değil ama kitabı var" sözünü söyletmiş bir eserdir.

Dîvân-ı Kebîr:

Dîvân, şairlerin şiirlerini topladıkları deftere denir. Dîvân-ı Kebîr “Büyük Defter” veya “Büyük Dîvân” anlamına gelir. Mevlâna'nın Mesneviden sonra en önemli eserlerinden biridir. Mevlâna’nın çeşitli konularda söylediği şiirlerin tamamı bu divandadır. Şems-i Tebrizi 'nin şehit edilmesi üzerine Şems'e karşı olan muhabbeti nedeni ile yazılmış olup, 48.000 beyitten ibarettir. Bu nedenle bu divana Şems'e izafeten "Divan-ı Şems" de denilmiştir.
Dîvân-ı Kebîr gazel ve rubâiler açısından çok değerli bir eserdir. Mevlâna, bunların büyük bir çoğunluğunu o anda yaşamakta olduğu sevinç, üzüntü ve acı içindeyken söylemiş, bu duygularını rubâi ve gazellere dökmüştür.
Bu muazzam eser de 5 cilt halinde Türkçe’ye ve çeşitli dillere çevrilmiş, dünya klasikleri arasına girmiştir.

Mektûbât :

Mevlâna'nın bu eseri l47 mektuptan meydana gelmiştir. Başta Selçuklu Hükümdarlarına ve devrin ileri gelenlerine olmak üzere çeşitli sebeplerle birisine tavsiye ve öğütte bulunma veya derdine derman olmak amacıyla yazdırdığı mektuplardan oluşur. Bu eser, Mevlâna'nın yaşadığı dönemin sosyal durumunu, ekonomik hayatını, devlet yönetimini ve cereyan eden olayları açıklaması açısından bir belgesel niteliği taşır. Ayrıca Mektubat'tan Mevlâna'nın devlet adamları ile olan ilişkisi ve yakınlığı, onlar üzerindeki etkisi anlaşılır. Mektubat Abdülkadir Gölpınarlı tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.



Fîhi Mâ Fih :

“Onun içindeki içindedir” anlamına gelir. Mevlâna'nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetlerinin oğlu Sultan Veled tarafından bir araya getirilmesinden meydana gelmiştir. 61 bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerden bir kısmı Selçuklu Veziri Süleyman Pervane’ye hitaben kaleme alınmıştır. Kitabın birkaç bölümü Arapça, diğer bölümleri Farsça'dır. Bölümler içinde sohbetlerde konuşulan ahlak, tarikat, tasavvuf, Kur'an ayetleri ve Peygamberimizin hadisleri üzerindeki Mevlâna'nın açıklamaları yer alır. Eser, nazım halinde olmayıp mensurdur. Bu eser de Türkçe'ye tercüme edilerek dilimize kazandırılmıştır.

Mecâlis-i Seb'a (Yedi Meclis):

Bu eser Mevlâna'nın vermiş olduğu 7 adet vaazının not edilmesi ile oluşmuştur. Bu vaazlar Çelebi Hüsameddin veya oğlu Sultan Veled tarafından not edilmiş, ancak özüne dokunulmamak kaydı ile eklentiler yapılmıştır.Eserin düzenlemesi yapıldıktan sonra Mevlâna’nın tashihinden geçmiş olması olasılığı yüksektir.
Şiiri fikirlerini söylemede bir araç olarak kabul eden Mevlâna, yedi meclisinde şerh ettiği Hadis’lerin konuları bakımından tasnifi şöyledir:

1-Doğru yoldan ayrılmış toplumların hangi yolla kurtulacağı.
2-Suçtan kurtuluş. Akıl yolu ile gafletten uyanış.
3-İnanç’daki kudret.
4-Tövbe edip doğru yolu bulanlar, Allah’ın sevgili kulları olurlar.
5-Bilginin değeri.
6-Gaflete dalış.
7-Aklın önemi.

MEVLÂNA’NIN GÖRÜŞLERİ


MEVLÂNÂ’NIN ŞİİRİ

“Şiirde nedir ki ondan laf edeyim ? Şairlerin hünerlerinden başka bir hünerim var benim” diyen Mevlâna Celaleddin hiçbir vakit şiir söylemek için eline kalem almamış, uzun –uzun çizip bozarak şiir yazmamıştır. Temelli, özlü bir bilgiye, pek hassas bir tedai kabiliyetine, çok kuvvetli bir görüşe, bir dikkate olağanüstü ve gerçektende orijinal bir buluş kudretine ve şiddetli bir duyguya sahip olan Mevlâna, günlük olaylardan derhal müteessir olan çoğu defa veçd içinde Sema ederken duyduklarını vezin ve kafiye potasına dökerek söylemeye başlardı. Çevresinde toplananlar O’nun her sözünü ilham telakki ederlerdi. Bunların arasında “Katib-el esrar” yani sır katipleri diye anılan ve O’nun şiirlerini kaydetmeyi kendilerine ödev edinenler, hemen yazarlardı. Sonradan bahir –bahir ayrılan her bahir, alfabetik bir tertiple düzenlenen “Divan-ı Kebir” böyle doğmuştu. Nitekim bildiğimize göre “Mesnevi” de ilk onsekiz beyti müstesna, Çelebi Hüsameddin tarafından yazılmak suretiyle gene böyle meydana gelmişti. (Abdulbaki Gölpınarlı, Divan-ı Kebir I .Cilt, sunuş bölümü)

Mevlâna eserlerini Farsça yazmıştır. Arapça, Rumca ve Türkçe olan şiirleri de vardır. Mevlana şiirlerinde halk dilini yani halk Farsçası, halk Arapçası, halk Türkçesi ve halk Rumcasını kullanmıştır.
Mevlâna, halk dilini şiir dili olarak kullanmıştır. O’nun şiirlerinde halk dilinin bütün hususiyetlerini, bütün halk tabirlerini buluruz.. O, halka halkın diliyle hitap etmiş, tekellüften kaçınmış, hayatında olduğu gibi şiirinde de halktan ayrılmamıştır. Zaten açıkçası, Mevlâna halkla konuşur, bu konuşma şiir olur.
Divan’daki şiirlerinde de Mesnevi’de olduğu gibi bazı hikayelere girdiği olur. Zaten o her iki eserinde de anlatmak istediği fikrin bilgisini yapmaz, bilgiyi halka, halk anlayışına göre ve hikayelerle, temsillerle sunar, onu öyle bir hale getirir ki anlaşılmamasının imkanı kalmaz.
Mevlâna’nın şiirlerinde halk hikayeleri gibi ata sözleri, halk mecazları, halk inanışları, büyük yer alır. Hatta onun şiirleri, bu halk unsurlarıyla yoğrulmuştur. (Abdülbaki Gölpınarlı, A.Kadir’in Bu Günün Diliyle Mevlana Kitabı Önsözü)
Mevlâna şiirinde tabiat olaylarını ihmal etmemiştir. Yılanın oklu kirpiden kurtarmak için kendisini ona vura vura kanlar içinde kalmasından, aşıkotunun çabucak sararıp solmasına, buram-buram tüten, burcu burcu kokan taze somunun güzelliğinden, bayat ekmeğin ufalanıp yerlere saçılmasına, değirmende öğünen buğdaydan kuru ekmeğe katık olan naneye,alıcı doğan kuşundan elleriyle başını döven sineğe, pazara girince halkı kaçıran tablaları döken deliden kale burçlarına dizilen kesik başlara , ahlaksız yatağı bekar odalarından yollar kapanınca yolculara günlerce yurt kesilen kervansaraylara, çocuk oyunlarından büyüklerin adetlerine, canlar yakan, kanlar döken, şehirler yakan, akınlardan bıyık burarak böbürlenen beylere, savaştan barışa, dövüşten uzlaşmaya ,kavuran döken kış rüzgarından tomurcukları okşayıp açan bahar yeline, kışın öldürücü zulmünden baharın yaratıcı feyzine, gökten yere, yerden göğe, eskiden yeniye,dünden bu güne kadar herşey, yağmur-çiğ, gün-gece,güneş-yıldız, kurt-kuş, ama her şey O’nun şiirine girer. Bu bakımdan dün ve yaşadığı devir, bütün özellikleriyle O’nun şiirinde yer alır. Böylece Mevlâna’nın şiirinde idealizm, realizm bağdaşır. (Abdülbaki Gölpınarlı, Divan-ı Kebir I.Cilt, sunuş bölümü)
Mevlâna’nın şiirlerinde mısra ve beyit yapısı sağlam ve güzeldir. Kafiyeyle fazla ilgilenmemiş, bazı gazellerinde vezinden şikayet etmiştir. Klasik doğu edebiyatında beyit eğemenliği vardır. Her beyit tüm bir anlamdır. Öbür beyitle ilgisi pek yoktur. Mevlâna’nın her şiiri bir tümdür. İlk beyitte ele aldığı fikri sona kadar götürür. Beyit sayısını da gönlüne göre belirler.

SON NEFES
Hz.Mevlâna’dan
Omuzdan omza yarın tahtımız olunca revan;
Açık kalırsa gözüm, sanmayın sebep şu cihan.

Düşünce yollara vah vah, yazık demeyin,
Meğer ki uymaya şeytana dil ; yazık o zaman !

Yakınma toprağa korlarken elveda diyerek !
O bahçeler, bu kalın perde arkasında nihan.

Ne eksilir batılılardan, ne kaybeder doğular,
Güneşle ay bu kadar doğdu battı varmı ziyan?

Uçan kuşun, kalır ardında bir hazin kafesi
Bu hücreden nice bir kurtulurdu çıkmasa can?

Düşünce toprağa birgün filizlenir de tohum ;
Neden yeşermesin öyleyse ektiğin insan ?

Nasıl inerse o yoldan çıkar dolunca kova,
Vakit gelir, gün olur, kurtulur Yusuf kuyudan.

Tutun ki ağzı kapattık o mutlu ana kadar
Değer mi açmağa bomboş bu yer, bu gök, bu mekân
babür Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
M.Fethullan GÜLEN eserleri Philip Hayat-üs Sahabe İslam Alimleri 5 01-08-2007 17:37
Karamanli Seyh Ahmed Halife(zaviye Sultan) babür Karaman 0 02-07-2007 13:38
Karamanli Mevlana Celaleddin Rumi babür Karaman 0 02-07-2007 13:35
Niğde siirleri .. Osmanlıkızı Niğde 4 01-07-2007 02:55
caykaranın tarıhı eserleri firtina_cocuk Trabzon 4 02-03-2007 15:46





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847