ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Karaman Karaman resimleri, şehir merkezi, tarihi yerleri, camiler, şehir tiyatroları, geçim kaynağı, üniversiteler, devlet kurumları, hastaneler, türbeleri, şarkıları, türküleri, halk oyunları, şiirleri, sanatçıları, ozanları, ve daha fazla bilgiler.

Cevapla
Alt 02-07-2007, 13:34   #1 (permalink)
babür
İşi kavrayan 2de1'ci
 
babür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ben Mevlana Deyilim,Adam OLun öyle GELIN
Kayıt: 11.05.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 2.080
İtibar Gücü: 17


Exclamation Karaman Yunus Emre ÜnlÜsÜ

YUNUS EMRE



Gönüller sultanı, hak dostu, sevgi aşıgı ve büyük düşünür Yunus Emre 13.yüzyılda yaşamış büyük bir Türkmen Dervişidir. Yunus Emre insanların dinleri, ırkları ne olursa olsun cografi sınırların ve inançların ötesinde tüm insanlıga duyulan sevgi ve aşkı işlemiştir.
21.yüzyıla girdiğimiz şu günlerde tüm dünyada tanık olduğumuz olaylar; bize bütün insanlığın büyük Türk bilgesi Yunus Emre’nin ışığı ile aydınlanabilmesi, onun ve öğretisinin çağdaş nitelikte olduğunun anlatılması gerekliliğini, zaman ve mekânın Yunus Emre’yi bugünlere dek taşımasında dünya görüşü ve felsefesinin eskimezliğini ve her devirde geçerliliğini göstermiştir.
“Yunus senün sözlerin
Ma’nidür bilenlere
Söylenürse sözlerin
Devri zaman içinde....”
Bizler Yunus’un bu davetine uyarak onu anlamaya, dünya barışı için, sevgi ve kardeşlik için dilimizin yettiğince doğru yorumlayarak anlatmaya çalışmalıyız.
Yunus Emre felsefesindeki anahtar “aşk” sözcügüdür. Tanrıyı, insanı, dogayı, hayatı, düşünceyi, maddi ve manevi olguları, ölümü, ölüm ötesini, imanı kısaca bütün varlığı ve yokluğu bu sırlı sözcük ile tanımlamaktadır. Ona göre her şey aşkın eseri ve her şeyin özü aşktır, sevgidir.
Yunus Emre insanların dinleri, ırkları ne olursa olsun coğrafi sınırların ve inançların ötesinde tüm insanlığa duyulan sevgi ve aşkı işlemiştir.

“Erenler buna kalmadı,
Vardı yoluna durmadı
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardaş gelür”

Dostu düşmanı bir tutmak, adil davranmak, kin beslememek, kişiler arasında sınıf farkı gözetmemek, bagışlamak, gönül almak gibi bütün güzel duygu ve davranışlar sonsuz bir hoşgörünün eseridir.

“Cümle yaradılmışsa bir göz ile bakmayan
Şer’ün evliyasiysa hakikatte asidir..”

Yunus Emre dünyada mutluluğun gönül yapmakla kazanılacağını şu dizeleriyle anlatır;
“Ben gelmedüm da viyiçün
Benim işüm seviyiçün
Dostun evi gönüllerdür
Gönüller yapmağa geldüm”

Yunus’un felsefesi boyun eğmek değil, haksızlığa karşı direnmektir. Haksızlığına şu dizeleri ile karşı durur :

“Görün beylerin merdini binmişler birer ata
Yediği yoksul eti, içtiği kan olusar...”

Duyarsızlar ve özü sözü bir olmayanlar için;

“Taş gönülde ne biter, dilinden agu tüter
Nice yumuşak söylese, sözü savaşa benzer”
Yunus Emre için İlim ve bilgi herşeyden önce okumaktır. Ancak okuyanlar içinde de kendini bilmezlere ve gönül kıranlara hoşgörü ile bakmaz.

“İlim ilim bilmektir.
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır..”


“Bir kez gönül yıkdun ise
Bu kıldığın namaz değül,
Yitmişiki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil...”

Dostluk, kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma üstüne söyledigi şu dizelere bakalım.

“Kılavuz ol sen bana
Dönelim dosttan yana
Koyma gel önden sona
Gel dosta gidelim gönül”

“Bir hastaya vardın ise
Bir içim su verdin ise
Yarın arda karşı gele
Hak şarabin içmiş gibi..”

Yunus Emre aşk diliyle, ahenkli bütünsel ve birleştirici bakış açısıyla bir yandan insandaki gerçek insanlığı evrensel bir benlikle insanı insana, insanı doğaya, insanı Tanrı’ya yabancılaştırmayı değil, barıştırmayı seçmiştir. Bu düşünce içinde kendisine evrensel bir benlik oluşturan Yunus Emre kişileri, toplumları varlıkları, Tanrı’yı kendisinden başka saymamış sonsuz hoşgörü, sevgi ve büyük bir aşkla yaklaşmıştır. İnsanlığın bugün Yunus Emre’den öğreneceği çok şey vardır.

“Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi

YUNUS EMRE KARAMAN’DADIR
Son yirmibeş otuz yıldan bu yana yapılan bütün çalışmalar, yeni belgeler ve bilgiler ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmalarda Karamanlı aydınlar ve Prof. Dr. İ. Hulusi Güngör ile tarih bilgini ve araştırmacı Merhum ibrahim Hakkı Konyalı’nın büyük emeği geçmiş, Yunus’u bilim dünyasına sunmuştur.


Belgelerin sağlamlığı ve değeri


Yunus Emrenin, soyu, sopu belli bir aziz kişinin neslinden geldigini Topkapı Sarayı Defterhane Hazine-i Humayunu’nda padişahın sadrazamdaki mührü ile mühürlenerek bize kadar gelen bir İl yazıcı” defterinden öğreniyoruz. İl yazıcı defteri defterhane Hazinesi denilen köhne, cedid tapu, Zeamet ve tımar, evkaf, emlak mücmel ve mufassal söyleyen, şaşmayan yanlışsız vesikalardır. Bunların üzerlerinde silinti, kazıntı, kısaltma, ekleme ve değiştirme yapılamaz. Oğuz boylarından indikleri iddia olunan Osmanlı hükümdarları defterlere bir çeşit muhteremlik ve kutsallık verirlerdi. Kanunnamelere göre bu defterler yirmibeş senede bir degiştirilir. Psadişah herhangi bir yurt parçasinin yazılışından şüphe ederse istediği zaman yazımını yenileyebilirdi. Devletin askeri, iktisadi ve siyasi varlığı bu defterlere bağlıdır.

Başbakanlik arşivi 63 sayıda kayıtlı ve H.924, Miladi 1518 yılında Yavuz Sultan Selim adına Karaman Eyaleti Vakıflarını içine alan defterin 2354, sahifesinden, Yunus’un bağlı bulunduğu Aile Reisi İsmail Hacının Horasan’dan cemaati ile Larende’ye (Karaman) gelerek burada yerleşip, yurt edindiği öğrenilmektedir.
Bu belgelerde adı geçen Hacı İsmail Köyü’nü yine adı geçen Hacı İsmail kurmuştur. Bu köyün yeri Karaman’a 29 km uzaklıktadır.
Yine ikinci belge İsmail Hacının ve torunlarının da adı geçen belgeden öğrenildiğine göre Yunus Emre, Karamanoğlu İbrahim Bey’den YERCE adındaki yeri satın almıştır. Kendisi ölünce de mülkü çocuklarına geçmiştir.
İsmail Hacı topluluğunun Vakıfnamelere, mülknamelere geçmeyen otlak ve benzeri yerlerini Kemal Paşazade (1468-1534) bulmuş ve defterine geçmiştir.
Yunus Emre’nin İsmail Hacı soyundan olduğunu gösteren bu belgelerdeki yerleri, İ.Hakkı Konyalı uzun süre çalışarak bulmuş ve belgelerle uygunlugunu belirlemiştir. 500 yıl önceden gelen bu belgedeki adı geçen yerler bugün de aynı adlarla anılmaktadır.

KARAMAN’DA YUNUS’UN ZAVİYESİ

Yine başka bir belgede (Tapu Kadastro Gn.Md.lüğü eski kayıtlar arşivi yeni 584, eski 254) Konya Evkafının H.992 M.1584 tarihli yazısında Larende'deki Yunus Emre’nin zaviyesinden söz eden bölümünde Yunus Emre’nin babasının adının, İsmail olduğu bildirilmektedir. Kayıt şöyle : Vakf-ı Zaviye-i Yunus Emre İbn-i İsmail Meşhur bi Kirişçi baba der nefs-i Larende”

Yunus Emre şiirlerini bir araya toplayıp, Divan meydana getirdiğini kendisi de söylemektedir.

“Yunus oldu ise adım ne acep
Okuyalar bu benim divanımı”

Yine başka bir şiirinde :

“Yunus Miskin anı görmüş
Eline bir divan almış
Alimler okuyamamış
Bu maniden duyan gelsin”
demektedir.
Karamanoğulları tarihini içine alan Şikari tarihinde, Yunus Emre ile ilgili ve Yunus Emre’nin Karaman’da olduğunu bildiren bölümler mevcuttur.
Ünlü Seyyah Evliya Çelebi, 1648 yılında Karaman’a gelmiş, camileri, türbeleri, ilginç yerleri dolaşmış, buralara ait tarihi bilgileri kitabına koymuştur. İşte, Evliya Çelebi’nin gördüğü yerlerden birisi de Yunus Emre’nin türbesidir.
Evliya Çelebi şöyle diyor :
“Kirişçi Baba Camiinde, Yunus Emre Hazretleri Merkadı (Mezarı) bulunmaktadır. Anın Türkice tasavvufune ebyat-u eş’arı, ilahiyatı meşhur-i afaktır.” C.9

Yunus Emre'nin dedelerinin Horasan'dan göçerek Anadolu'da ilk yerleştikleri Tekke adlı yerde bulunan İsmail Hacı Tekkesi, mezarı ve çevresi Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2006 yılında gönderdiği 434 Milyar Tl.lik ödenekle 2006 yılı içerisinde restore edilecek ve Yunus Emre'nin atalarına ait bu yer de bilim dünyasına kazandırılacaktır.
Restorasyon için 12 Mayıs 2006 tarihinde Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma Etkinlikleri çerçevesinde bir de tören düzenlenmiştir.

YUNUS EMRE:

YAŞADIĞI ÇAĞ VE ORTAM:
Gönüller Sultanı, Hak ve halk aşığı ve bir Allah dostu olan Yunus Emre 13. Y.Yılda yaşamış bir Türkmen dervişidir. Dünyanın ve Ülkemizin tanıdığı en büyük halk diliyle tasavvuf şiirleri söyleyen ve yazan bir şairdir. Devlet arşivlerinde ve çeşitli belgelerden Yunus Emre’nin Horasan’dan geldiği, Karaman’a yerleştiği ve burada vefat ettiği ve mezarının da Karaman’da kendi adıyla anılan, Yunus Emre Camii bitişiğindeki türbesinde olduğu bilinmektedir. 13 ve 14. Yüzyıllarda Anadolu’nun Moğol akınlarına uğradığı karışık bir dönemde insanların gönüllerine sevgiyi aşılayan ve Anadolu Türk birliğinin, kardeşliğinin oluşmasını sağlayan Yunus Emre Türkmen Dervişi olarak şeyhlik derecesine yükselmiş, kendi zaviyesini kurmuştur. Yunus Emre Türk halkı arasında öylesine sevilmiş ve saygı görmüştür ki, milletin maddi ve manevi bir sıkıntıya düştüğü, bunaldığı bir anda insanlara maneviyat aşılamış, bunalan gönülleri serinletmiş ve insanların derdini paylaşmıştır.Söylediği tasavvufi şiirleri ve ilahileri ile insanları manen huzura kavuşturmuştur.Söylediği şiirlerindeki birlik, beraberlik ve kardeşlik temalarıyla Anadolu birliğinin sağlanmasında çok büyük katkısı olmuştur.
11. y.yıldan itibaren Malazgirt Meydan Muharebesi ile birlikte Anadolu’nun kapıları Müslüman Orta Asya Türklerine açılmış ve akın akın ilim adamları ile Anadolu’ya gelen Türkler Anadolu’nun değişik yerlerine yerleşerek Müslümanlığı yaymaya çalışmışlardır. Horasandan gelen bu tasavvuf erbabına Horasan Erenleri denilmiştir. Bunlar arasında Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bayramı Veli, Ahi Evren,Geyikli Baba, Somuncu Baba, Hacı Bektaş-ı Veli, Ateşbaz-ı Veli ve Tapduk Emre gibi din ve tasavvuf büyüklerini saymak mümkündür.Yunus Emre Anadolu’nun göbeğinde doğmuş, buradan ilham almış, bu topraklarda ömür sürmüş ve bu topraklarda ölmüştür. Yunus Emre’nin dedesi İsmail Hacı horantası ile birlikte Horasan’dan kalkarak, o gün Diyar-ı Rum olarak ifade edilen Anadolu’ya (Larende) ye gelerek yerleşmiş ve burada tapulu araziler alarak yurt tutmuştur.
12. Y.yılda Anadolu Selçukluları Anadolu’da büyük bir hakimiyet sağlamışken, 13. y.yıldan itibaren otoritesini kaybetmeye başlaması ile birlikte,13. ve 14. y.yıllar Anadolu’nun büyük siyasi kavgalar ve karışıklıklara sahne olduğu dönemler olmuştur. Bu dönemde Anadolu Selçuklu Devleti Moğolların saldırıları ve iç karışıklıklar nedeni ile iyice gücünü kaybetmiş ve Anadolu birliği sarsılmıştır.Horasan Erenleri veya Alp Erenler denilen bu din uluları halk arasına yayılarak yeniden dirlik ve düzenin sağlanması için çaba gösterdiklerine şahit oluyoruz. Selçukluların dağılması ile Anadolu’da irili ufaklı bir çok beylik ortaya çıkmıştır.Bunlar içerisinde Karamanoğulları Beyliği güçlü bir beylik olarak karşımıza çıkmaktadır. Zamanla çok geniş bir sahaya hakim olan Karamanoğulları bir tarafta Antalya, Isparta, bir tarafta Adana, Sivas, diğer tarafta Ankara’ya kadar uzanmıştır.Karamanoğulları döneminde bu geniş topraklarda bir çok devlet adamı ve bilim adamı yetişmiştir.
Yüksek Mühendis Mimar Prof. İ.Hulusi Güngör’ün yapmış olduğu son araştırmalar da göstermiştir ki Yunus Emre, Karamanoğlu İbrahim Bey’den İbrala (Yeşildere) yakınlarında “Yerce” denilen toprakları satın almış ve buraları Yurt edinmiştir. Babasının ismi Kirişçi Baba-İsmail olarak geçer. Karaman’da yaşadığı ve öldüğü Yavuz Sultan Selim’in 1518 tarihli İl Yazısı Defterindeki kayıtlarda ve İstanbul’da Başbakanlık arşivindeki 871 numaralı yeni 63, Konya Defterinin 263 (336) numaralı sayfasında yer alan kayıtlardan Yunus Emre’nin dedesi İsmail Hacı’nın mezarı ve kurulmuş bulunan tekkenin Karaman’da olduğu tespit edilmiştir.
Tarihi kayıtlarda: “Amma Yerce nam yeri bu cemaatten Yunus Emre, Karamanoğlu İbrahim Bey’den satun almış imiş. Elinde mülk namesi vardır. Yunus Emre fevt olup evladına intikal eylemiştir” kayıtları vardır.
Sanatı ve kişiliği hakkında yüzlerce kitap yazılan Yunus Emre hala halkın dilinde ve gönlünde sevgiyle yaşamaktadır. 1960 yılından beri her yıl Karaman'da gerçekleştirilen Türk Dil Bayramı ile beraber Yunus Emre’yi anma törenleri de gerçekleştirilmekte, onun kişiliği, sanatı ve insanlara ulaştırmak istediği insanlık sevgisi anlatılmaktadır.

YUNUS EMRE’NİN HAYATI:
Yunus Emre yaklaşık olarak 1238-1320 yılları arasında yaşadığı kabul edilmektedir. Yaşadığı yerin Orta Anadolu olduğu, ziraatla ve koyunculukla uğraşılan bir çevre olduğu tarihi belgeler ve şiirlerinden anlaşılmaktadır. Bu yerin de Karaman olduğu tarihi kayıtlarda çok açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. Yunus Emre’nin yaşadığı yeri belirten yegane belge Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in “İl Yazıcı Defteri” denilen resmi kayıt defteridir. İstanbul’da Başbakanlık Arşivcinde bulunan 871 numaralı, Konya Defterinin 236 numaralı sahifesinde kayıtlı olan bu yazı ilk önce Ömer Lütfi Barkan tarafından 1942 yılında ortaya çıkarılmıştır. Bu kayda göre Yunus Emre İsmail Hacı cemaatına mensuptur Bu belgede ismi geçen yerler Karaman’ın doğusunda ve 29 km uzaklıkta bulunmaktadır. Yunus Emre’nin dedesi İsmail Hacı’nın türbesi ve zaviyesi Tekke isimli bu yerdedir. Yunus Emre’nin Karamanoğlu İbrahim Bey’den satın aldığı “Yirce” isimli tarla da bu bölgededir. Yukarıdaki belgede aynen şöyle denilmektedir: “Amma yirce nam yeri bu cemaattan Yunus Emre Karamanoğlu İbrahim Bey’den satın almış, elinde mülknamesi vardır. Yunus Emre fevt olup evladına intikal eylemiştir. Ve bunlardan gayrı Kıraçlar Kuyusu ve Deve kuyusu ve İkisulu kuyu, bunlar İsmail bin Yunus Emre, Şehzadeden tapulayıp alup kendüye yurt eylemiştir. Elinde temessükü vardır.” denilmektedir. Yine bu belgenin bir yerinde “….adı geçen şeyh Hacı İsmail, cemaatinin dervişleri ile Horasan diyarından gelmiş aziz imiş. Buraya gelerek yurt, daha sonra oğlu Musa Paşa ile (bu günkü anlamda paşa değil ,ailenin büyük oğlu anlamında) burada birer zaviye yaptırmışlar. Daha sonra onun oğlu Kevki Çelebi de bir zaviye yaptırarak kendisine uyanlarla burada oturmuştur.” Denilmektedir. Bu belgelerden Yunus Emre’nin dedesi İsmail Hacı Horasandan gelerek Karaman’a yerleşmiş ve burada kendi adına bir köy kurmuştur. Yunus Emre, Karamanoğlu İbrahim Bey’den “Yirce” isimli yeri satın aldığına göre (1325-1333) tarihleri arasında yaşadığı anlaşılmaktadır. Yunus Emre’nin oğlu ve kızı vardı ve ölümünden sonra mülkü çocuklarına intikal etmiştir.
Yunus Emre’nin yaşadığı asır oldukça karışık, siyasi çalkantıların ve iç huzursuzlukların hat safhaya çıktığı bir dönemdir. Selçuklu Devleti çok zayıflamış, Şehzadeler arasında taht kavgaları baş göstermiştir. Devlet merkezi Konya Moğol istilasına uğramış, devlet bir Moğol eyaleti olarak yönetilmeye başlamıştır. Bu karışıklık nedeniyle hayat adeta zindan olmuş, insanlarda yaşama aşkı ve azmi kalmamıştır.
Yunus Emre bu karışık dönemde ortaya çıkmış ve insanları dinin manevi ve huzur verici ortamında teselliye çalışmıştır. Yunus Emre’nin bu dönemde insanlar arasında köy köy, şehir şehir dolaştığı, hatta Konya’ya giderek Mevlana Celaleddin Rumi’nin sohbetlerine katıldığını ve ondan övgüyle bahsettiğini şiirlerinden anlamaktayız.
Yunus Emre’nin şiirlerindeki ifadelerden çok güzel öğrenim gördüğü, bilim sahibi biri olduğu,Arapça ve farsça’yı en azından gerektiği kadar bildiği ve Hıristiyanlık ve Yahudilik hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
1991 Sevgi Yılı Yunus Emre broşüründe “Şiirlerinden ,muntazam bir tahsil gördüğü, Arapça, Farça ve İslami İlimleri, İslam tarihini , kısacası devrinin bütün ilimlerini iyice bildiği sezilmektedir.
İslam Tasavvufunun inceliklerini sadelikle, derinlikle ve hiçbir dar kalıp içerisine düşmeden dile getiren Yunus Emre, büyük bir mutasavvıf ve halk şairidir. İnsana Değer veren, bütün insanlara bir göz ile bakan büyük bir Müslüman- Türk insanı olan Yunus Emre hayatı ve ölümü, kainatı, “Mutlak Varlık” esasına göre izah etmiş: Allah, ilahi aşk,varlık-yokluk, hayat- ölüm meselesi üzerinde durmuş, dünyanın faniliği, “Mutlak Gerçeğe” ulaşmak gibi hususları dile getirmiştir.İslam tasavvuf görüşünü çok sade fakat çok derin olarak en güzel şekilde anlatan yunus Emre, Türk edebiyatının en büyük şairlerindendir” denilmektedir.
Yunus Emre aslı asaleti belli, çok güzel tahsil görmüş bir kişidir. Karaman topraklarında yaşamıştır ve Karamanda zaviyesi bulunmaktadır. Türbesi Karaman’da kendi adını taşıyan Yunus Emre Cami bitişiğindedir.



babür Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Yunus Emre tutku_çiçeği Sanatçılar 4 05-10-2008 17:25
Yunus Emre DiLrUbA Hayat-üs Sahabe İslam Alimleri 0 06-04-2007 13:36
Yunus Emre sütten zehirlendi Haberci Son Dakika Haberleri 0 26-11-2006 01:30
Yunus Emre tatlı_bela Edebiyatçılar 13 12-05-2006 19:26
Ne Güzel Demiş Yunus Emre ^^^casper^^^ Dini Konular 0 03-05-2006 09:58





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847