HIZLI ARAMA
| İzmir İzmir resimleri, şehir merkezi, tarihi yerleri, camiler, şehir tiyatroları, geçim kaynağı, üniversiteler, devlet kurumları, hastaneler, türbeleri, şarkıları, türküleri, halk oyunları, şiirleri, sanatçıları, ozanları, ve daha fazla bilgiler. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Tarihi Eski İzmir şehrinde ele geçen belgelere göre İzmir, antik adıyla Smyrna, M.Ö. 3000 yıllarının ilk yarısında, Lelegler ve Kallar tarafından Bayraklı yakınlarındaki Tepekule 'de kurulmuştur. M.Ö. 2000 yıllarının sonuna doğru Aiol'lerin hakimiyeti altında kalan Izmir, M.Ö. 11. yüzyılda İon'ların eline geçmiş ve 12 İon şehrinden birisi olmuştur. İlyada ve Odyssea'nın yazarı ünlü şair Homeros'un bu devirde yaşadığı söylenir. Homeros çocukluğunda Meles Çayı'nın kristal berraklığındaki sularında yüzmüştür. M.Ö. 7. yüzyıl sonunda Lidya kralı Alyattes'in İzmir'i işgal ve yağma etmesi ile İon devri sona ermiştir. M.Ö. 4. yüzyılda da Büyük İskender'in Pers Savaşları sırasında İzmir halkının kendisine yaptığı yardıma karşılık, kumandanlarından Lysimachos ile Antigon'a İzmir şehrini ormanlık Kadifekale (Pagus) eteklerine yeniden kurmaları konusunda emir vermiştir. İskender'in ölümünden sonra şehir, Bergama krallığının hakimiyetine girmiş, M.Ö. 27 yılından M.S. 324 yılına kadar da İzmir Romalıların yönetiminde kalmıştır. Bugün Namazgah semtinde kalıntıları görülen Agora bu devirden kalmadır. M.S. 4. yüzyılda İzmir Bizans yönetimine girdi. İzmir, Hristiyanlığın yayılma yıllarında dini savaşlara sahne olmuş ve 7 Apocalypse kilisesinden biri de burada kurulmuştur. Sırası ile 6. yüzyılda Arapların, 11. yüzyılda da Selçuklu Türklerinin ve daha sonra tekrar Bizanslıların eline geçmiştir. 1320 yılında Türk Selçuk beylerinden Aydınoglu Gazi Umur Bey, şehri tekrar almış ve 1415'te Padişah Çelebi Sultan Mehmet I tarafından nihai olarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra 1919 yılında düşman orduları tarafından işgal edilmiş, 9 Eylül 1922 yılında ise Gazi Mustafa Kemal'in Başkumandanlığı altındaki Türk ordusu tarafından kurtarılmıştır. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.11.2006 Yaş: 33
Mesajlar: 1.185 İtibar Gücü: 13 | İzmir M.Ö.3000 yıllarına uzanan bir tarihe sahip bir kenttir. Gediz nehrinin denize kavuştuğu büyük ve korumalı bir körfezin kıyısında kurulmuştur. Kazılarda çıkan belgelerde İzmir'in ilk yerleşim yerinin M.Ö. 3000 yılarında Bayraklı sırtlarında gerçekleştiği görülmektedir. M.Ö. 2000 yıllarıyla ilgili bulgularda İzmir ve çevresinin Hititlerle olana ilgisi ortaya çıkmaktadır. Hitit başkenti Hattuşaş ile Ephesos'a (Efes) uzanan bir ticaret yolu mevcuttu. Büyük saldırılar sonucu Troya'nın elegeçirilmesiyle 500 yıl sürecek karanlık bir dönemde Batı Anadolu'da başlamış oldu. Eski kaynaklarda İzmir kentini Erektid kralı Tantanos'un kurduğu belirtilmektedir. M.Ö. 14. yüzyılda İzmir'de yıkıma yol açan depremden sonra, kuzeyden gelen Amozonlarla savaşan Erektidler, savaşı kaybetmişlerdir. Erektid önderi These savaş sonrası Amozonların önderiyle evlenerek kente onun adını verir. SMYRNA. Bir başka anlatıma görede Erektidleri yenen Amozonlar kentte kendi önderlerinin adını vermişlerdir. Amozonların İzmir'le ilgisini ortaya koyacak belgeler günümüzde de mevcuttur. Ele geçen sikkelerde bu görülmekdedir. M.Ö. 1200 yıllarında yaşanan büyük göç dalgası sırasında Amozonlarında İzmir'i terk ettiği varsayılmaktadır. M.Ö. 800 yılları arasında kent İyonların yönetimi altına girmiş ve en parlak dönemlerinide yaşamıştır. Ünlü ozan Homeros'ta bu dönemde yaşamıştır. İzmir daha sonra M.Ö. 610 - 546 yılları arasında Lidyalılar'ın, M.Ö. 546 - 333 yılları arasında da Perslerin yönetimine girmiştir. M.Ö. 333 yılında İzmir'de Helenestik dönem başlar. Mekodanya Kralı Büyük İskender, hocası Aristo'nun İzmir'i övmesinden etkilenerek İzmir'e gelir. Bu kentte yeni bir İzmir'in kurulmasını emreder. Ama ömrü bunu görmeye yetmez, Babil'de ölür. Bu vasiyeti generalleri Antigonos ve Lysimakhos gerçekleştirir. Helenestik dönem İzmir'i depremler, istilalar ve saldırılar karşısında görkeminden hiç bir şey kaybetmez. M.Ö 133 - M.S. 395 yılında Roma Yönetimine girmiştir. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılamsıyla, İzmir Bizans kenti olarak tarihteki yerini alır. Bizans dönemindeki şehir 440 yılında Hunların, 665 yılında ise Arapların saldırısına uğrar. Bu tarihler Türkler ve Müslümanların İzmir'le tanışmasını da sağlar. İzmir'i 1081 Yılında Emir Çaka Bey ele geçirir. 200 sonra bu yönetim Haçlılar tarafından yıkılır.1327 yılında Aydınoğlu Memed kentin yarısını zapteder. Kadifekale Türkler'in, Yenikale civarı ise Bizanslıların elinde kalır. 1329 yılında Memed Bey'in oğlu Umur Bey kenti tümüyle ele geçirir. Umur Bey'den sonra kent sırasıyla 1344 yılında Haçlılar'ın, 1390 yılında Osmanlılar'ın, 1402 yılında Timur'un, 1403'de İzmiroğlu Cüneyd Bey'in ve 1426'da tekrar Osmanlılar'ın yönetimine girer. İzmir Tarih boyunca ticaret ve liman kenti olamanın avantajlarını yaşamış bir kenttir. Irak, İran Suriye ve daha uzak doğu şehirlerinden gelen mallar, İzmir'de müşteri bulur ve Avrupa kentlerine doğru bir yolculuğa çıkarlardı. 18. yüzyılda İzmir Frenklerin fazgeçemedikleri bir Kent haline gelmiştir. Türkler ve Frenkler kendi mahhalerinde yaşamakta ve pekte ilişki içine girmemekteydiler. 18. yüzyıldan başlıyarak 19. yüzyıl sonlarına kadar İzmir bir çok değişiklikleri görmüş ve o yansımalarla gelişimini de sürdürmüştür. Tanzimatla birlikte Avrupalıların sosyal ve ekonomik alanlarda yayılmaları başlamıştır. Adalarda ve Yunanistan'da Rum Nüfusun etkinlikleride bu dönemde yoğunlaşır. Batı Anadolu'da İngiliz ve Fransız egemenliği sanayi ve ticari hayatta kendini gösterir. Bu yatırımların yönetilmesi ve ticari aktiviteler Laventen'ler sorumluluğunda yürütürür. 19 yüzyıllda alınana imtiyazlarla , önce İngilizler sonra Fransızlar ekonomik hayata damgasını vururlar. Bunları İtalyanlar, Belçikallılar ve Amerikalılar takip eder. İngilizler, İzmir Aydın demiryolunu işletmesinin yanı sıra, havagazı, madencilik, sigortacılık, dokuma ve yağ sanayinde kendini gösteriyordu. Fransızlar, İzmir Kasaba (Turgutlu) demiryolu, İzmir Limanı, Maden Şirketi, Kordon Tramvayları ve İzmir Suları işletmelerini yönetiyorlardı. İtalyanlar,çeşitli sanayi ve ticari işletmeleri yönetiyorlardı. Belçikalılar Göztepe Tramvaylarını, Körfez Vapurlarını, Elektrik Fabrikasını işletmekteydiler: Amerikalılar tütün şirketleriyle İzmir'de bulunmakta ve bu piyasayı yönlendirmekteydiler. Ayrıca Meyan Kökü Fabrikasıda bunlara aitti. Birinci Dünya Savaş'ından Osmanlıların yenik çıkması İzmir'de ticari hayatı ellerinde bulunduran yabancılarında çok işine gelmiştir. Artık işgaller başlayan Anodolu'da, İzmir'de Yunanistan'a bırakılıyordu. Emperyalistlerin bu uygulaması 15 mayıs sabahı başlıyor ve Yunan savaş gemileri körfeze demirliyordu. 1919'da başlıyacak olan kurtuluş ateşi, 9 Eylül günü İzmir'de Emperyalistlerin son direnişinin de kırılmasıyla başarıya ulaşmış ve İzmir' de yeni bir döneme başlamıştır. İzmir'e Türk Ordusunun girmesinden sonra 13 Eylül sabahı Frenk mahalesinde büyük bir yangın başladı. Yangın 3-4 yerde aynı anda başlamıştı. Yangın, Ermeni mahalesini, Aya Katerina, Aya Trikona, Aya Dimitri, Kurtkaya, Hacı Franko mahallelerini kül etmiş, daha sonra Yenimahallle, Meyhane Boğazı, Plavmina, Aya Vukla mahallelerine yayılmış ve Birinci Kordon'a kadar varmıştır. Cumhuriyet sonrası İzmir eski özelliklerini bir süre daha korumuştur. Ancak çeşitli dönemlerde yanlış kararlar ve basiretsiz yöneticilerin tutumları, ekonomik ve sosyal hayatı İzmir'de etkileşmiştir. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.11.2006 Yaş: 33
Mesajlar: 1.185 İtibar Gücü: 13 | SAAT KULESİ: İzmir'in en bilinen sembollerinden biridir. Güzelliği ve narinliği ile Konak Meydanı'nı süslemektedir.1901 yılında 2. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılı için Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından yaptırıldı. 25m yüksekliğindeki kulenin saati, Alman İmparatoru 2. Wilhelm'in armağanıdır. Dört köşesinde çeşmeleri bulunan Saat Kulesi'nin yazıtı yoktur. Hükümet Sarayı, Belediye binası ve Konak camii ile birlikte Konak Meydanı'nın kimliğini oluşturur. ASANSÖR: İzmir'in Musevi kültürünü yansıtan Asansör Kulesi, Nesim Levi Bayraklıoğlu isimli bir Musevi tarafından yaptırılıp kente armağan edilmişti. Günümüzde kentin en turistik yerlerinden biridir. 1907 yılında Karataş semtinde yaptırılmış olan Asansör, yaklaşık 40m yükseklikteki Halil Rıfat Paşa caddesine çıkışı sağlar. HÜKÜMET KONAĞI: 1868-1872 yılları arasında inşa edilmiş olan Hükümet Konağı, İzmir için mimari özelliğinden çok, Kurtuluş Savaşı'ndaki yeri nedeniyle önemli olan bir yapıdır. 9 Eylül 1922'de Türk ordusunun İzmir'e gelmesi ile Hükümet Konağı'na çekilen Türk Bayrağı adeta zafer ile özdeşleşmiş bir görüntüdür. Bu nedenle, Konak 1970'de yandıktan sonra 1971 yılında açılan Yeni Hükümet Konağı mimari proje yarışmasında, yapının bayrağın çekilmiş olduğu balkonlu bölümünün korunması öngörülmüştür. 1970'lerin ortalarında tümüyle yıkılan Konak, uzun süren tartışmalar sonucunda 1980'den sonra cepheleri orijinaline çok yakın bir şekilde yeniden inşa edilmiştir. PASAPORT İSKELESİ: 1867'de başlayan İzmir Limanına inşaatının bir bölümünü oluşturan Pasaport rıhtımı, 1876'da Fransız Guiffray şirketi tarafından ve İngiliz mühendislerin projelerine göre bitirilmişti. 1884'de kurulan İzmir Körfezi Osmanlı vapurları Hamidiyye Anonim Şirketi, Karşıyaka, Alaybey, Osmanzade, Turan, Bayraklı, Pasaport, Konak, Karataş, Salhane ve Göztepe vapur iskeleleri arasında sekiz gemilik filo ile hizmet veriyordu. Günümüzdeki Pasaport İskelesi ise örneklerine Cumhuriyet'in ilk yıllarında rastladığımız, Osmanlı ve Selçuk mimarlığından esinlenen 1. Milli Mimari stilindedir. İZMİR ATATÜRK LİSESİ: 1888'de kurulan İzmir İdadisi, Konak'ta bir yapıda öğretime başlamış, işgalden sonra ise bu yapı adliyeye tahsis edilmiştir (adı geçen yapı Hükümet Konağı'na bağlı ve şimdi yıkılmış olan eski Adliye'dir). Kuruluşundan bir süre sonra Mekteb-i Sultani adını alan bu eğitim kurumu, 1925'den sonra Rum Gündüzlü Kız Okulu'na taşınmıştır. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra İzmir Erkek Lisesi ve İzmir Birinci Erkek Lisesi olarak anılan okul, 1942'de İzmir Atatürk Lisesi adını almıştır. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.11.2006 Yaş: 33
Mesajlar: 1.185 İtibar Gücü: 13 | İLK KURŞUN ANITI: Yunan ordusunun İzmir'i işgali sırasında, karaya çıkan düşman askerlerine karşı ilk kurşunu sıkarak, Türk direnişinin ilk örnek davranışını gösteren ve ardından şehit olan gazeteci Hasan Tahsin adına dikilen ve onu ilk kurşunu sıkarken gösteren heykel- anıt bugün Konak Meydanındadır. Anıt, 1974'te yaptırılmıştır. ALSANCAK GARI: Robert Wilkin adlı İzmirli İngiliz tüccar ile dört ortağı 1855'te İzmir-Aydın demiryolu için imtiyaz talebi ile Osmanlı Hükümeti'ne başvurmuş ve 1856'da imzalanan sözleşme ile bu imtiyazı almışlardı. 1857'de şirket el değiştirmiş ve "İzmir'den Aydın'a Osmanlı Demiryolu" adını almıştı. 1857'de Vali Mustafa Paşa döneminde temeli atılan demiryolunun başlangıcında yer alan Alsancak (o günkü adıyla Punta) Garı, 1858'de hizmete açıldı. ATATÜRK ANITI: Cumhuriyet alanında büyük önderimizin "Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz'dir İleri" komutunu taşıyan anıt 1933 yılında yapılmıştır. Atatürk'ü üniforma ile ve at üzerinde tüm heybeti ile gösterir. MİLLİ KÜTÜPHANE: İzmir Milli Kütüphanesi, İzmirli avukat Kadızade İbrahim Bey'in öncülüğü ile 1911 yılında kurulmak istenmiş, mali yetersizlikler sonucunda kütüphanenin açılışı bir yıl sonraya kalmıştır. 23 Haziran 1912 tarihinde Beyler Sokağı'nda Salepçizade konağının selamlık bölümünde hizmete giren kütüphanenin bugünkü binasına taşınması ise uzun yıllar almıştır. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bayburt Tarihi | Gecem | Bayburt | 1 | 14-01-2008 04:58 |
| felsefenin tarihi | Gecem | Psikoloji Felsefe Sosyoloji | 0 | 06-11-2007 10:29 |
| Tarihi Mekanlar | eLFiDa | Bartın | 0 | 25-06-2007 19:35 |
| Tarihi buluşma | @izci@ | Beşiktaş | 0 | 16-01-2007 07:51 |
| Tarihi çağrı | @izci@ | Trabzonspor | 0 | 05-12-2006 08:08 |