HIZLI ARAMA
| Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | kalbime iyi bak Genç kiz feci bir hastaligin penceçsinde kivraniyordu. Yarali kalbi artik bu dünyaya daha fazla dayanamamaya baslamisti. Çok zengin olan ailesim tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermislerdi... Canini feda edecek birini ariyorlardi... Genç kiz ise hergün hastahane odasinda biraz daha solmaktaydi. Yine yalnizdi odasinda, gözü yasli, boynu bükük ölümü bekliyordu... Gözlerini kapadi, bu küçük odada gözyasi dökmekten bikmisti... Yinede engel olamadi pinar gibi çaglayan gözyaslarina. Sevdigi geldi aklina, fakir ama onu seven sevgilisi... Hergün ayni seyleri düsünüyor, anilari bir film seridi gibi gözünün önünden geçiyordu... " Param yok ama sana verebilecegim sevgi dolu bir kalbim var" demisti delikanli... Genç kizda zaten baska birsey istemiyordu... Sevgiye muhtaçbiri, sevdiginin sevgisinden baska ne isteyebilirdi ki... Ama olmamisti iste, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasina, o lanet olasica para girmeyi bilmis, onlari ayirmisti... Iste paranin geçmedigi zamanlara gelmislerdi.. Ne önemi vardi artik ? Su son günlerinde, sevdigi yaninda olsa yeterdi... Ayriliklarindan bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yil geçmisti... Her günü zehir, her günü hüsran... Ama genç kiz hep sevgisini yüreginde tasimis, kalbini kimseyle paylasmamisti. Sevdigini düsündü iste o an.. Acaba o neler yapmisti bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmis, çoluk çocuga karismisti... Gözlerinden bir damla yas daha damladi kurumus, bitmis ellerine. Ellerine bakti, bir zamanlar ellerinin, elerini tuttugunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi... En çokta saçlarinin dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdigi öpmüs, koklamisti onlari. Her bir tanesi koptugunda, kalbine bir ok daha saplaniyordu. Kalbi yine sizlamaya baslamisti.. Belki sevdigi yaninda olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yasama... Zaten artik ölüm umrunda degildi genç kizin. Sevdiginden ayri yasamanin ölümden ne farki vardi ki.. Tekrar o geldi aklina... Keske keske yanimda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artik... Gözleri pinar gibi çaglamaya basladi. Sevdigini son bir kez göremeden ölmek istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatirasini almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu... Oysa sevdigi, kimbilir kiminle beraberdi... Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylasmayi düsünmemisti bile, ama acaba o paylasmis miydi ? Onun sevgisini silmis atmis miydi acaba kalbinden ? Içi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir agirlik çöktü. Onu düsündükçe her dakikasinin zehir olmasi artik çok daha agir geliyordu genç kiza... Ölmek istedi, artik yasamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiginden bi hatira almadan ölmeyecegine and içmisti. Tekrar gözlerini açti. Kimbilir belkide sevdigi onu unutmustu.. Bu düsünceler içinde derinlige daldi... Birden babasi girdi odaya, kizina kalp nakli için bir gönüllü bulduklarini müjdeleyecekti. Fakat genç kiz çoktan uykuya dalmisti.. Bir melegi andiran masum yüzü, sevdiginin özleminden sirilsiklamdi... O gece biri gözlerini dünyaya kapadi, genç kiz ameliyata alindi. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi degistirilmisti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açti dünyaya genç kiz. Ama dünya daha farkli geldi ona. Sanki birseyler eksikti... Aradan aylar geçmis genç kiz artik iyice iyilesmisti. Ama içindeki buruklugu bir türlü atamiyordu. Sevdigi aklina gelince kalbi eskisinden daha çok sizliyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye mirildandi... Kalbi yine sizlamaya baslamisti. Yeni kalbi onu iyilestirmisti ama nedense her gece aniden hizlaniyor, onu uykusundan uyandiriyor ve sanki yerinden çikacakmis gibi atmaya basliyordu... Genç kiz bir anlam veremedigi bu durumu doktora anlamis, ama ameliyat kolay degil, bir aydan geçer demisti doktor. Aylar geçmisti ama hala ayniydi durum. Çiçeklerinin yanina gitti. Hergün onlarla saatlerce dertlesiyor, zaman zaman agliyordu onlarla.. En çokta kan kirmizisi gülünü seviyordu. Çünkü kirmizi gülün onun için yeri apayri idi. Oda genç kizla beraber gülüyor, onunla beraber agliyordu. Onu sevdigi gibi görüyordu genç kiz. Ve gülünü sevdigini ilk gördügünde ona hediye edecegine dair yemin etmisti. Baska türlü paylasamazdi gülünü kimseyle... Kapi çaldi aniden. Kapiyi açti ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilisti. Yavasça egilip zarfi yerden aldi. Birden kalbi deli gibi atmaya basladi. Ne oldugunu anlayamiyordu. Zarfin üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardi. Zarfi açti, içinden beyaz bir kagida yazilmis bir mektup çikti. Kalbi daha hizli atmaya basladi. Onun kokusu vardi kagitta. Evet, onun kokusu vardi. Yilar yili özlemini çektigi, yaninda olabilmek için canini bile verebilecegi sevdiginin kokusu vardi mektupta.. Basi dönmeye basladi. Koltuguna geçip oturdu yavasça.. .Kagidi açti. Ve elleri titreyerek okumaya basladi. " Sevgilim, senden ayrildiktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sigmayacagini bildigimden dolayi, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim... Her günüm digerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artiyordu.. Sana kitaplari dolduracak kadar siirler yazdim. Her biri digerinden dahada hüzünlüydü. Yazdim, okudum, agladim... Hergün yazdim, her gün okudum, senelerce agladim... Her gece seni düsündüm sabahlara kadar, her gece senin yaninda olmayi istedim. Ve her gece sensizlige lanet ettim, uykulari haram ettim kendime, sensiz olmanin acisini gözlerimden çikardim... Ve bir gün herseyi degistirecek bir firsat çikti önüme. Bunu firsati degerlendirmeyip, kendime haksizlik edemezdim... Ve degerlendirdim... Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye.. Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artik... Senden çok uzaklardayim belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan gelebiliyorum. Hemde her gece... Seni seviyor, seyrediyor ve egilip sen uyurken yanagina bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açip bakiyorsun, geldigimi bildigimi saniyorum ama yine o tatli uykuna geri dönüyorsun. Yarin birbirimizi sevmemizin 6. senesi... Hep ben geldim simdiye kadar senin yanina, yarinda sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettigim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü gözyaslarimla, adini yazdim ona... Seni senden bile çok seven bir sevgi var kalbinin içinde... Unutma, kirmizi gülüde unutma olur mu ??... Seni Seviyorum, Yanima Gelinceye Kadarda Sevecegim... Sevgilin.... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | bir saatlik dost Hizli bir calisma temposunun ardindan saatin bes oldugunu kat nobetini devretmeye gelen hemsire arkadaslar sayesinde fark etmistik. Yogun bir servisti calistigim servis cocuk servisleri hastanelerin en yogun ve gurultulu olan servisleridir. Artik gunun yogunlugu gecmis servis sessiz bir hal almisti aksam tedavilerini henuz bitirmis ofiste cay icmeye gitme telasindaydim. Cunku gunun ilk cayini icme firsati yakaladim diye kendi kendime dusunuyordum. Kep dagilmis sac bas karismis yorgun bitkin bir haldeydim tedavi odasindan ciktigimda aynada kendimi taniyamadim ofise geldigimde hemsire odasinin telefonu caliyordu. Oturdugum yerden buyuk bir guclukle ayaga kalktim ve telefona gittim karsidaki ses acilde trafik yaralilarinin oldugunu iclerinde cocuklarinda bulundugunu damar bulamadiklarindan dolayi acile yardima gelmemi soyluyordu. Tum yorgunlugumu unutmus hizla acil servisine yonelmistim ki diger telefonda nobetci hekimin icapci beyin cerrahi hekimiyle gelip gelmeme konusundaki tartismasini duydum. Nobetci hekimin sesi ortaligi cinlatiyordu: - Ne yapalim? Birakalim olsun mu bu insanlar? Gelmek zorundasiniz! - Gittiginiz davet beni ilgilendirmez! Nobet degistirseydiniz cok onemli bir davetti madem. - Siz Hipokrat yemini etmediniz mi ? Konusma boyle surup giderken gelen asansore binerek kosarak acil servisine gittim. Her yer kan revan icinde aglayan kosusturan yakinini bulmaya calisan bir yigin insan vardi bu kalabalikta saglikli bir is nasil yapilirdi bilmiyordum ama her kez elinden geleni birilerine bakma gayretini gosteriyordu. Acil serviste yatak kalmamis sedyelere insanlar yatirilip ilk mudahale yapilincaya kadar bekletiliyor yetersiz kalan personel yerine hastalari yukari sevk edilen servise aileleri cikartiyordu. Onca kazazede icinde basinda kimsesi olmayan ama durumu da oldukca agir 15-17 yas arasi bir genc vardi gerekli mudahalesi yapilmis fakat sevk edildigi beyin cerrahi hekimi henuz gorev yerine gelmedigi icin orada bekletiliyordu. Kendime ait serum ve tedavileri uyguladiktan sonra o cocugun basina giderek ilgilenmeye calistim suuru yerindeydi konustuklarimi anliyor fakat cevap veremiyordu. Hayatinin son anlarini yasadigini goruyor ve yalniz oldugu icin korkunc derecede uzuluyordum onu orada yalniz birakamiyordum . Zaten ben onunla ilgilenirken acil servis bosalmis tum hastalar gerekli servislere dagitilmisti. Genc iyice kotu olmustu ellerimi simsiki tutuyordu birakma dercesine gozlerinden yaslar suzuldukce kendimi bende tutamaz hale gelmistim egildim yanaklarindan optum "- Birakmayacagim seni sakin ol uzulme sakin." diyordum hic tanimadigim daha once hic gormedigim bu insana anlatilmaz bir yakinlik hissediyor sanki onun acisinin aynisini cekiyordum. Cok aci cekiyordu hem yalnizligindan hem de gecirmis oldugu beyin travmasindan ne kadar sure daha onunla kaldigimi hatirlamiyorum o artik aramizda degildi bu dunyayi terk etmisti ve ben gelmeyen doktoru sucluyor icimden lanetler yagdiriyordum . Derken beyin cerrahi hekimi gelmisti. Hastanin daha dogrusu ex (olmus) olmus gencin uzerindeki carsafi almami soyledi. Carsafi kaldirdigimda doktorun hic bir sey soyleme firsati olmadan yere dustugunu gordum .Ne oldugunu anlamaya calisiyordum yemekli bir davetten gelmisti acaba cok mu sarhostu ya da kalp krizimi geciriyordu diye dusunurken diger hekim arkadaslari olaya mudahale etmislerdi bile. Olen o gencecik insanin babasiydi bu doktor ve kendi evladinin tedavisi icin cok gec kalmisti ne yazik ki. kotu gunde oglunun acisiyla felc gecirmis ve gorevine yeniden donememisti. Seni yeniden andim KEREM ruhun sad olsun hayattaki bir saatlik dost bana yillardir yasattigin tecrubeyle dost kalan dost. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | sevgililer günü M.Ö 4.Yüzyılda bir geleneğe göre ,her yıl belli bir günde düzenlenen festivalde kura çekerek eşleşen çiftler, gelecek yılın o gününedeğin birbirinin sevgilisi olurmuş. Derken,İmparator Cladius,genç sevgililer için düzenlenen bu özel günden rahatsız olmuş, iyi savaşamadıkları gerekçesiyle sevgililerin birlikte olmasını ve evlenmelerini yasaklamış. Ancak St. Valentine isimli bir rahip ,imparatordan gizli gizli genç çiftleri evlendirmeye devam etmiş. Bir gün imparator, bu durumu anlamış ve St. Valentine'ı astırmış.İşte ,o gün bugündür. St Valentine'ın idam edildiği 14 Şubat,''Sevgililer Günü'' olarak kutlanır olmuş. Bazen bir söz ,bir bakış veya bir dokunuş dünyalara bedeldir, eğer içinde aşkı barındırıyorsa....... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| KaLbime Gömerim O Zaman | __ n i L i m __ | Resimli Şiirler / Resimli Şarkı Sözleri | 6 | 03-05-2008 20:31 |
| seni yazdım kalbime | hilebaz | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 14-01-2008 21:45 |
| Seni KaLbime ALdığım An.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 09-01-2008 14:49 |
| Kalbime yalan söyledim.. | Saripapatya | Paylaşmak İstedikleriniz | 15 | 23-12-2007 22:50 |
| KaLbime iTiRaFLaR... | ahSenTi | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 08-02-2007 13:30 |