HIZLI ARAMA
| Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | [...KORKU HIKAYELERI...] BEN OLDUM GALIBA!!! Mezbahadan et tasiyan bir tirin sabahin erken saatlerinde yüklenip bir an önce yola çikmasi gerekiyormus. Ise sabahin kör vakti gelen isçiler, tiri yüklemeye baslamislar. Alelacele isi bitirmisler. Tirin soförü arkadaki soguk hava deposunun kapisi kapatilir kapatilmaz yola çikmis. Ancak son eti çengele takmaya ugrasan isçinin içeride kaldigini kimse farketmemis. Uyku sersemi olan isçi de basina gelen korkunç seyi, ancak tir hareket edince farkedebilmis. Tir hiç durmadan 8 saat yol alacagindan, arkadaslari kayboldugunu farketmezlerse donarak ölecegi kesinmis. Bir süre duvarlari yumruklamis ama sesini duyuramayacagini biliyormus. Bir süre sonra üsümeye basladigindan hareketleri yavaslamis ve bir kenara çöküp ölümü beklemeye baslamis. Oturup kaçinilmaz sonunu beklemeye baslamis ve cebinden çikardigi kagit kaleme yazmaya baslamis. 1. saat: çok üsüyorum; 2. saat: her yerim uyusuyor; 3. saat: ayaklarimi hissetmiyorum; 4. saat: donarak ölmek istemiyorum, kalemi tutucak gücüm kalmadi, ellerim dondu... Tir etleri teslim edecegi yere geldiginde söförü dondurucunun kapisini açinca içerisinin soguk olmadigini farketmis. Sabah yola çikarken aceleden dondurucuyu çalistirmadigini hatirlayan soför, lanetler okurken kösede büzülmüs yatan isçiyi görmüs. Adamin uyuyakaldigini sanan soför, isçiyi sarstigi halde uyandiramamis. Polis olaya el koymus, soför tutuklanmis. Bir müddet sonra adli tabip raporunda isçinin ölüm nedeni vücut isisinin hizla düsüsü oldugu açiklaninca temize çikmis. Megerse talihsiz isçi psikolojikman ölmüsmüs. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...Cin''le dalga geçince...] 17 yasindaydim ve annemin memleketi olan Giresun'daydik. Döndü abla o siralarda 22 yasinda falandi (annemin amcasinin kizi). O'nu her gece cinler döverdi ve üzerinde tasidigi kuran'i çikartmasi için baski yaparlardi. Birlikte yatiyorduk onlarda kaldigim zamanlarda ama sabahlari vücudunun her yerinde morluklar oluyordu bende ise hiçbirsey olmuyordu ve hiçbirsey hissetmiyordum... Bir gece Döndü, ablasi, ablasinin akrabasi Emine ve onun nisanlisi epey geç saate kadar oturduk. Döndü'nün annesi ise saat 11 gibi yatti uyudu baska odada. Biz hala sohbet ediyorduk. Saat gece 02.00 olmustu.. Ben cin çagirmayi önerdim. Bu onlara da cazip gelmis olacak ki kabul ettiler. KIKI adinda kibrit cinini hepiniz duymussunuzdur. Bir kutudan 4 tane kibrit çöpü aldik ve cin çagirdik dualarla. Bu islerden çok iyi anliyordu Döndü. Sorular soruyorduk kibritlerde saga sola hareketle bize cevap veriyordu. Ben yasiminda küçük olmasindan dolayi bayagi zirvalamaya baslamistim. Cin ile dalga geçiyordum. Yanimdakiler ise iyice korkmuslardi benim cine ileri geri konusmamdan! Beni sürekli sus diye uyariyorlardi. Neyse bir müddet sonra isik kendiliginden kapandi kalktim dügmesine bastim açtim, arkami döndüm ki tekrar çat!! diye dügmeden kapandi isik.. Bulundugumuz oda köy evi oldugundan mutfak ve oturma odasi bir kullanilan bir oda.. Mutfak dolabi zangir zangir titremeye ve tabaklar birer birer yere dökülmeye basladi.. Hepimiz korkudan sapsari olmustuk TV açik degildi birden TV açildi. O zamanlar sadece TRT 1 gösteriyordu köy yerinde. Bilmedigimiz yabanci kanallar fisek gibi açilip kapaniyordu.. Biz binbir dua okuyarak cini göndermeye çalisiyorduk. Artik yorulduk ve kibrit çöplerini masanin üzerine biraktik. Aman Allah'im cin gitmemisti, ve masanin üzerindeki kibrit çöpleri kendiliginden hareket ediyordu. Döndü'nün akrabasi olan kadin bayildi bayilacak. Saat 04.00 olmustu artik ve Döndü'nün akrabasi olan Eminenin nisnlisi eve gidecekti. Köy yerlerini bilirsiniz acayip sessiz ve ürkütücü olurlar. Evine gidecegi yol da ormanin içinden geçen ve derenin oldugu bir yer. Neyse bu çikti gitti ve biz cini göndermek için ugrasmaya devam ettik.. Tabi ki basaramadik öyle kizdirmisim ki onu her yeri darmadagin etti diyebilirim... Ve isin ilginç yani yan odada yatan yengemin çit bile duymamis olmasiydi.. Sabah ezani okunurken hepimiz korkudan ve uykusuzluktan uyuyakalmisiz.. Yengemin sesiyle uyandik, ORTALIGIN HALI NE BÖYLE diye soruyordu. Ona anlattik o da ürperdi ve kizdi bize.. Emine'nin nisanlisi da ertesi günü geldi ve gece eve gittigi yolda onu taslamisti cinler, bu taslar pek bir yerine isabet etmemissse de omuzuna ve alnina çarpmis ve oldukça morarmisti.. Ayni gece ben ananemin evine gittim yatmaya ve o gece Döndü ablami da çok sikistirmislar ve acaip dövmüs cinler. Kiz günlerce vücudu ve yüzü morluklar içerisinde gezmek zorunda kaldi... Komsumuz olan bir hocaya olanlari anlattik! Hoca bile dehsete kapildi ve cinin beni yasim küçük oldugu için affettigini yoksa yetiskin bir insanin cinle o sekilde dalga geçse çarpilacagini, agzinin burnunun ters dönecegini söyledi... |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...Seytanla Tanisma...] Balikesir'deki bi kiz lisesinde yatakhanenin birinde, kizlari gece uyku tutmayinca birbirlerine hikayeler anlatmaya baslamislar. Bunlarin çogu da okullarina ait korkunç olaylarmis. Güya seytan çok eski zamanlarda burada yasayan bir ailenin fertlerine dadanmis ve onlarin ruhlarina giriyomus. Inanisa göre seytanin ayaklari terstir ya, o insana da seytan girince dogal olarak ayaklari ters dönüyormus. Aradan bi kaç saat geçmis. Gruptakilerin uykusu gelince herkes yatagina gitmis. Kizlardan biri accayip sikismis. Tuvalete gidecek ama anlatilanlardan epey bi korktugu için gidemiyomus. Alt ranzada yatan arkadasini dürtüp uyandirmis. Diger kiz da bu hikayelerden en çok etkileneniymis. Zaten zar zor uyudugundan hiç kalkmak istememis. Ancak arkadasi israr edince onunla tuvalete gitmek zorunda kalmis. Arkadasi tuvalete girince o da kapinin önünde beklemeye baslamis. Diger kiz tuvaletten çiktiginda bi tuhaf bakiyomus. Bizimki anlatilanlarin etkisiyle de olsa gerek direkt kizin ayaklarina bakmis. Bi de ne görsün! Arkadasinin ayaklari ters dönmüs. Parmaklari arka tarafa bakiyomus. Kizcagiz çiglik çiglik kaçmaya baslamis. Kosarken de ara sira arkasina bakiyomus. Tam bu sirada koridorda belletmen ögretmenle çarpismis. Kiz nefes nefese basina gelenleri anlatmis. Sonunda, "Hocam inanamiyorum, ayaklari resmen ters dönmüstü" demis. Ögretmen, "Benimkiler gibi mi yani?" diyerek ayaklarini göstermis. Kiz kafasini asagi indirince belletmenin ayaklarinin da 180 derece arkaya baktigini görmüs. Napsin kizcagiz, bu manzarayla beraber oracikta aklini yitirmis.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...KORKU...] bir zamanlar eski bir evde bes kisilik bir aile yasarmis ailenin en büyük üyesi bir gün evde yalniz oldugunda uyumak için odasina çikar. Bir saate yakin uyuduktan sonra çocuklarin odasindan sesler duyarak uyanir. Çocuklarin okuldan geldiklerini zannederek odaya dogru yönelir. Kapiyi tiklatir, Içerden ses gelmeyince içeri girer. Odanin bos oldugunu görür yerde kan damlarinin mutfaga dogru oldugunu görür. Korktugu için mutfaga gidemez hemen karisini arar karisi yaninda cocuklarin oldugunu söyleyerek eve dogru geldiklerini söyler. Adam korkusu biraz hafifler mutfaga dogru tekrar yönelir, sonradan vazgeçerek olisi arar. Polis yarim saat sonra kapiyi çalar. adam kapiyi açar. adam kan izlerini göstererek mutfaga girer. mutfaga girdiginde kedinin agzinda kanlar içinde farenin oldugunu görür adam utarak polisten özür diler... |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...MEZAR...] Babaannemin anlattigina göre bizim köyde iki adam iddaaya tutusmus.Biri digerine "Sen gece yarisi mezarligin içinden geçemezsin" demis.Digeri de "geçerim ne olacak"demis.Adam "O zaman gece yarisi ikimiz birlikte gidelim sen eline bir biçak al mezarligin ortasinda ki bir mezara sapla gel.Sabaha bakariz beraber"demis.Gece olmus iki arkadas gitmis.Adam girmis mezarliga 1-2 saat geçmis adam gelmiyormus. Diger arkadasida korkmus.Köyden birkaç kisi çagirmis.Bir bakmislar adam yerde yatiyor.Ölmüs. Merak etmisler.Bide bakmislar adam biçagi kendi paltosuna saplamis. Yani arkadaslar adam mezarliga gitmis.Biçagi bilmeden kendi paltosuna da saplamis.Ve adam mezardan biri beni çekiyor diye kalp krizi geçirerek ölmüs. |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...KARA BUYU...] Bir gün ev arkadasimla can sikintisindan kendimize bir büyü bulmayi ve bunu insanlar üzerinde denemeyi düsündük öyle saçmasapan bazi kelimeleri bir araya getirdik ve bunlari ezberledik. Bu sadece ikimizin bilcegi bir büyü olmaliydi. Ama ne için yapilmasi gerektigine karar veremedik ve yattik. Ertesi gece yilbasi partisi için aldigim cadi sapkasini basima taktim ve üzerime siyah biseyler giydim bir mum yakip isiklari söndürdük. Bu büyüyü diger ev arkadaslarimdan birine yapacaktim. Olayi önemsemesi için onu inandirdik ve konsantre olmasini sagladiktan sonra büyüye basladim ve bir gece önce uydurdugumuz sözcükleri söylemeye basladim. Büyü bittikten sonra isiklari yakip gülmeye basladik. Büyüyü uydurdugum arkadasimla Sule'ye (büyüyü yaptigim arkadasim) gülüyorduk o ise hiç tepkisiz oturuyordu. Iste tam o sirada birden gök gürlemeye ve simsek çakmaya basladi. Elektrikler kesildi. Yazin ortasinda havanin böyle birden patlamasi bizi hem sasitmis hem de korkutmustu. Bi müddet öylece jeneratörün devreye girmesini bekledik . On saniyede devreye girmesi gerekirken girmedi Biz de mum yaktik ve bütün gece korkudan uyuyamadik.Yagmur sabaha kadar yagdi. Sule ise ateslendi ve ailesini çagirmamizi istedi. O gün ögrendik ki jeneratör bozulmus. Aksama dogru Sulenin ailesi geldi ve onu kayseri deki evlerine götürdüler.Bir ay sonra da gelip esyalarini aldilar ve Sule bir daha ne geldi ne aradi. Aradan 4 sene geçmesine ragmen bu büyü sözcüklerini ne kadar unutmaya çalissam da bi türlü unutamadim. Bazen aklima gelince bisey olcak diye korkarim. |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...KANLI GOMLEK...] Bu olay, Marmara Üniversitesi Ingiliz Dili ve Edebiyati Bölümü’nü 1993 yilinda bitiren Dilek isimli bi kizin basindan geçmis. (Böyle anlatiliyo, soyadi yok) Dilek bi gün okuldan çikmis, durakta minibüs bekliyomus. Yalniz korkunç da yagmur yagiyomus bu arada. Kizin önüne bi araba yanasmis. Iyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, Yanlis anlamayin ne olur. Ben de yakin zamana kadar ögrenciydim. Islanmayin, gelin ben sizi uygun bi yere kadar birakayim demis. Dilek kiz, basta biraz tereddüt etmis ama çocugun iyiniyetine inanmis ve arabaya binmis. Yolda sohbet filan etmisler. Hoslanmislar birbirlerinden. Çocuk, Lütfen izin verin sizi evinize birakayim. Bakin yagmur da iyice hizlandi demis, Dilek kabul etmis taabi. Sohbet iyice koyulasmis. Kizin evine gelmisler, bu arada telefon degis tokusu yapmayi da ihmal etmemisler. Dilek çok etkilenmis çocuktan. O hafta her telefon çaldiginda yüregi hop etmis, Ay benimki mi ariyo? diye telefona kosmus. Ama arayan olmamis maalesef. Dilek yüzünü kizartip çocugu aramaya karar vermis, Belki numarami kaybetmistir, n’olucak ki ben arasam deyip kandirmis kendini. Telefonu aglamakli bi kadin sesi açmis. Meger teyze, bizim çocugun annesiymis ve hiçkira hiçkira, oglunun trafik kazasinda öldügünü söylemis. Anlattiklarindan Dilek anlamis ki, çocuk onu biraktiktan 5 dakika sonra yapmis kazayi. Keske eve biraktirmasaydim. Benim bunun sorumlusu diyerek hemen kendini suçlamaya baslamis. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almis, En azindan bassagligina gideyim bari diye düsünmüs. Ziyaret aglamakli ve de yasli geçmis. Ayrilma vakti geldiginde iyice havaya giren kiz, Bana oglunuzdan bi hatira verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmistim demis. Bunun üzerine anne içeriye gitmis, döndügünde elinde çocugun kaza günü üzerinde olan gömlek varmis. Üstelik de hala kanlar içindeymis gömlek. Dilek çok kötü olmus, gömlegin niye saklandigi ve niye ona verildigi anlamsizligina ragmen yine de kadini kiramayip almis kanli gömlegi. Ama eve gelir gelmez ilk isi gömlegi yikayip, ütülemek olmus. Bütün gece gömlege baka baka, zir zir aglamis. Sürekli de, Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm diye tekrar ediyomus kendi kendine. Artik aglamaktan bitap düstügünde gömlegi yastiginin altina koymus ve yatmis. Sabah uyandiginda kendini daha iyi hissediyomus. Ama yastigi kaldirdiginda bi de görmüs ki gömlek yine kanlar içinde. Inanamamis bu duruma. Heralde dün o kafayla iyi yikayamadim diyerek yeniden yikamis gömlegi. Ama ertesi sabah da hiç bi degisiklik yokmus gömlekte, yine kanlar içindeymis.. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...Mezardan Gelen Ses...] Bir aile anne,baba, bir kiz ve erkek bunlar evlerinin yanmasi sonucu ölmüsler ve hepsini aile olarak yanyana gömmüsler fakat her gece yarisi mezarliktan ilginç sesler geliyormus bu orada yasayan birçok kisi tarafindan duyulmus, sonra içlerinden bir tanesi o seslerin nerden geldigini anlamak için gece yarisi mezarliga gitmis yine baslamis sesler sanki kavga sesleri gibiymis adam seslerin geldigi yöne gitmis ve sesler o ailenin mezarindan geliyormus.Sonra mezari kazip bakmaya karar vermis halk mezari açtiklarinda çok ilginç bir manzarayla karsilasmislar annenin olmasi gereken yerde kiz,erkek çocugun olmasi gereken yerde de baba yatiyormus herkes sasirmis bunlari yine eski yerlerinde koymuslar ve mezari kapatmislar fakat kavga sesleri bitmek bilmiyormus tekrar açip bakmislar yine ayniymis manzara bu kez düzeltmemeye karar vermisler sadece mezar taslarinin yerlerini degistirmisler o günden sonra bir daha hiç ses gelmemis.Oradaki halka göre o sesler o ailenin yaptigi yer kavgasinin sesleriymis. |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...Kafalari kopmus...] Ingiltere aniden bastiran sisiyle ünlüdür. Yine sisin yogun oldugu bir gün kadinin biri sehirlerarasi bir yolda arabasiyla seyahat ediyormus. Sabahin erken saatleriymis. Sis yüzünden pür dikkat ve olabildigince yavas gidiyormus. Derken yolun iki tarafinda oldukça garip açiyla park etmis iki araba görmüs. Önce korkmus. Ama merakina yenik düsmüs ve arabasini biraz ileride güvenli bir yere çekmis. Ihtiyatla ilk arabaya yaklasmis. Her halinde savrularak durdugu belli olan otomobilin görünen bir hasari yokmus. Otomobilin etrafinda dolasan kadin soför mahalinde yan koltuga dogru yatmis bir adam oldugunu görmüs. Açik pencereden içeri uzanarak, adama seslenmis. Yanit alamamis. Bu arada farkinda olmadan kapiyi tutunca eline yapiskan bir sey bulasmis. Alacakaranlikta eline bulasan seyin önce ne oldugunu anlayamamis, ama birden bire jeton düsmüs. Elindeki kanmis. Panik içinde arabasina kosmus. Son sürat en yakin yerlesim yerine gidip, polise durumu anlatmis. Ingiliz polisi hemen harekete geçmis. Iki arabanin bulundugu yere vardiklarinda, olaganüstü tedbirler alarak arabalara ayni anda iki ekip halinde yaklasmislar. Biraz sonra her iki ekip lideri, polis müdürüne arabalarda kafasi kopuk birer ceset oldugunu rapor etmisler. Bir süre sonra cesetlere ait iki kafa bulunmus. Kafalarin her ikisi de darmadagan olmus vaziyetteymis. Otomobillerde ise hiç bir hasar yokmus, cesetlerde baska bir darbe de. Kafalar ise kesici bir aletle kesilmemis, güçlü biri ya da bir sey tarafindan sanki bir serçe kafasiymis gibi çekip kopartilmisa benziyormus. Polisler bu isin içinden bir türlü çikamamis. Olaya Ingiliz gizli polisi MI5 el koymus. MI5'da yeni kurulan seri katil arastirma birimi, olay mahalini didik didik incelemis. Iki gün sonra MI5 karargahina bu esrarengiz olay hakkinda bir rapor ulasmis. Dehset verici bu olay, aslina basit bir trafik kazasiymis. Raporda olay söyle anlatiliyormus. Yogun sise ragmen hiz yapan iki sürücü de bellerine kadar sarkarak yolu daha iyi görmeye çalisiyorlarmis. Karsi yönlerden gelen bu iki otomobildeki sürücüler hizla gelen diger otomobili çok geç farketmisler. Kafalari birbirine hizla çarpinca, ikisinin de kafasi kopmus. |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.158 İtibar Gücü: 0 | Ynt: [...Pelerinli Yaratik...] 18 yaslarinda bir genç kiz olan Selin, ailesiyle birlikte Ankara'nin Küçükesat semtinde izbe bir zemin katta yasiyordu. Maddi zorluklar yasayan aile, iki katli bir binanin zemin katinatasinmisti. Üst katta ev sahibi oturuyordu. Selin bu arada ileride esi olacak ev sahibinin oglu Mert ile flört ediyordu. Tasindiktan bir süre sonra, evdeki garip olaylar ortaya çikmaya basladi. Dairenin arka tarafi tamamen karanlikti. Bir oda, banyo ve mutfagi içeren bu bölümde gündüz bile isik yakma zorunlulugu vardi. Selin'in ailesinin her ferdi bu olaylardan nasibini aldi. Anne sükriye Baydar evde sürekli garip sesler isitiyor, evde kimse yokken birilerinin terliklerini sürükleyerek banyoya girdigini duyuyordu. Evin küçük kizi Sinem, uykusunda rahatsiz ediliyor ve basucunda ona bakarken gördügü hayalete benzer bir varligi tarif ediyordu. Tüm bu olaylarin odaklandigi yer, evin o arka karanlik bölgesi ve oradaki odaydi. Güngör Baydar, bir gece yine bu karanlik bölümdeki odada yatiyordu. Bir huzursuzluk hissi içinde uyandi. Üzerinde bir agirlik hissetmis ve hareket edememisti. Zorla gözlerini açabildi. Agirliktan dolayi baska bir hareket yapmasi olanaksizdi. O da aynen kiz kardesi gibi, elini tutarak onu izleyen bir varlik gördü. Karanliktan dolayi yüzünü net olarak görememisti. Ancak diger ayrintilar çok açik ortadaydi. Varlik, sivri külah seklinde siyah bir sapka takiyor ve pelerin giyiyordu. Bir süre sonra ortadan kayboldu. Selin ailesini heyecan içinde uyandirip olanlari anlatti ve varligi tarif etti. Ancak ailesi bütün bu olanlara anlam veremediklerinden, zaman zaman kabus gördüklerini düsündüler. Olayin sabahi, annesi evden ayrilinca, arka bahçede yukari direkt baglantisi olan merdivenden Mert inip, eve girdi. Selin ve kiz kardesi olayin etkisinden kurtulmus ve bunu kimseye anlatmamaya karar vermislerdi. Bunu yapacaklardi ama iste o zaman inanilmaz bir sey oldu. Mutfaktaki masanin etrafinda toplanmis oturuyorlardi ki, Mert, Marlboro marka sigara paketini çikarip masanin üstüne koydu ve elindeki kalemle üstüne bir seyler çizmeye basladi. Iki kardes çizdigi sekil karsisinda dehsete kapildilar. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ask Hikayeleri | Deli_Sibz | Hikayeler ve Efsaneler | 92 | 08-06-2009 19:29 |
| Dostluk-hikayeleri | Deli_Sibz | Hikayeler ve Efsaneler | 21 | 12-11-2008 00:55 |
| Türkü Hikayeleri | eLFiDa | Genel Müzik Konuları | 58 | 23-09-2007 07:40 |
| >>::Efsane hikayeleri::<< | Deli_Sibz | Hikayeler ve Efsaneler | 10 | 27-01-2007 21:40 |
| Tek taş hikayeleri | CiwCiw | Magazin Haberleri | 0 | 11-05-2006 23:03 |