ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
Alt 05-06-2006, 14:39   #31 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::GEC KALMAYIN::...

GEÇ KALMAYIN !

Daha henüz 18 yaşındaydı ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapatmıştı kendini...Sokağa çıkmıyordu.
Annesi, bir de kendisi. O kadardı bütün hayatı...
Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa...
Bir yığın vitrin önünden geçti, tam bir CD satan dükkânı da
geride bırakmıştı ki, bir an durdu, geri döndü, kapıdan içeri,
gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi
yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar... Hani,ilk bakışta
aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte...İçeri girdi. Kız,
gülümseyerek koştu ona; "Size nasıl yardım edebilirim?" diye.
Nasıl bir gülümsemeydi o...Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi
kızı... Kekeledi, geveledi, sonra "Evet!" diyebildi. Rastgele
birini işaret ederek; "Evet, şu CD'yi bana sarar mısınız?"
dedi. Kız CD'yi aldı, içeri gitti, az sonra paketle geri geldi.
Gençkızdan aldı paketi, çıktı dükkündan, evine döndü.
Paketi açmadan dolabına attı... Ertesi sabah gene gitti aynı
dükkâna...Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve
getirdi, attı paketi dolaba gene açmadan...Günler hep alınıp,
sardırılan CD'lerle geçti. Kıza açılmaya bir türlü cesaret
edemiyordu. Annesine açıldı sonunda...Annesi; "Git konuş
oğlum, ne var bunda?" dedi. Ertesi sabah,bütün
cesaretini topladı, erkenden dükkâna gitti. bir CD seçti.
Kız gülerek aldı CD'yi, arkaya gitti paketlemeye.
Kız içerdeyken bir kâğıda
"Sizinle bir gece çıkabilir miyiz?"
diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi,notu kasanın
yanınakoydu gizlice. Sonra,paketini alıp
kaçtı gene dükkândan... İki gün sonra evin
telefonu çaldı... Anne açtı telefonu. Dükkândaki tezgahtar
kızdı arayan. Delikanlıyı istedi, notunu yeni bulmuştu
da... Anne ağlıyordu...
"Duymadınız mı?" dedi. "Dün kaybettikoğlumu."
Cenazeden birkaç gün sonra anne, oğlunun odasına
girebildi sonunda. Ortalığa çeki düzen vermeliydi. Dolabı açtı,
oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü. Paketleri aldı,
oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı. İçinde bir
CD vardı, bir de minik not...

"Merhaba, sizi öyle tatlı buldum ki, daha yakından
tanımak istiyorum. Bir akşam birlikte çıkalım mı?
Sevgiler... Jacelyn "

Anne, bir paketi daha açtı, onda da bir CD ve
bir not vardı:
"Siz gerçekten çok tatlı birisiniz,
hadi beni bu gece davet edin, artık.
Sevgiler...Jacelyn "

LÜTFEN SEVDİĞİNİZİ BELLİ ETMEKTE VE SÖYLEMEKTE GEÇ KALMAYIN! (((
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 05-06-2006, 14:40   #32 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::KALBIME IYI BAK:::...

Genç kiz feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya baslamıştı.Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi. Canını feda edecek birini ariyorlardi.
Genç kiz ise hergün hastahane odasında biraz daha solmaktaydı. Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu. Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı. Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi. Hergün aynı şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu. " Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var" demisti delikanli. Genç kızda zaten baska birşey istemiyordu. Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden baska ne isteyebilirdi ki. Ama olmamıştı işte dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı. İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi. Ayrılıklarından bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti. Her günü zehir, her günü hüsran. Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış, kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an. Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı. Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin, ellerini tuttugunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi. En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya baslamıştı. Belki sevdiği yanında olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yasama. Zaten artık ölüm umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yasamanın ölümden ne farkı vardi ki. Tekrar o geldi aklına. Keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık. Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez görmeden ölmek istemiyordu. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu. Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi. Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düsünmemişti bile, ama acaba o paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza. Ölmek istedi, artık yaşamak istemiyordu bu dünyada. Ama sevdiğinden bi hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belkide sevdiği onu unutmuştu. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı. Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı. O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki birşeyler eksikti. Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu. Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı. Kalbi yine sızlamaya baslamıştı. Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya baslıyordu. Genç kiz bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay değil, bir ayda geçer demişti doktor. Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Hergün onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlarla. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi. Oda genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine dair yemin etmisti. Baska türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle. Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti. Yavasça eğilip zarfi yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfin üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya basladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği sevdiğinin kokusu vardı mektupta. Başı dönmeye basladı. Koltuğuna geçip oturdu yavasça. Kağıdı açtı. Ve elleri titreyerek okumaya basladı.
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 08-06-2006, 19:09   #33 (permalink)
küstah
Hırslı 2de1'ci
 
küstah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 26.04.2006
Yaş: 18
Mesajlar: 327
İtibar Gücü: 14


Ynt: ...:::A$K HIKAYELERI:::...

küstah Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-06-2006, 14:53   #34 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::Aşkın Gözü:::...

bir gün aşk,nefret,düşüncesizlik,hırs kısaca tüm duygular toplanmışlar. canları sıkıldığı için bir şeyler yapmak istemişler. aralarından biri saklanbaç oynıyalım demiş. düşüncesizlik düşünmeden atlamış ben ebe olucam diye. sonra saymaya başlamış.herkes saklanıyormuş.hırs bir çuvala saklanmaya çalışmış ama çuvalı yırtmış . mutluluk göle saklanmış ama suyun altında duramadığı için oda yakalanmış düşüncesizlik saymaya devam ediyomuş.aşk ise saklanmaya yer bulamamış. düşüncesizlik sayıyormuş 89, 90 ,91 aşk son çare olarak dikenlerin araına atlamış. düşüncesizlik herkesi bulmuş ama aşkı bulamamış o sırada içlerinden biri aşk dikenlerin arasında demiş. düşüncesizlik bir sopa ile dikenlere vurmaya başlamış. aşk yüzünü tutarak dikenlerin arasından çıkmış. yüzü kanıyormuş bir süre sonra aşkın kör olduğunu fark etmişler. düşüncesizlik sormuş senin için ne yapa bilirim diye . aşk düşüncesizliğe sen bundan sonra benim gözün olucaksın demiş.

o günden sonra aşkın gözü kör olmuş . düşüncesizlik ise aşkın gözü olmuş.
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-06-2006, 14:54   #35 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...::: Aşkın Dili:::...

Hep "aşkın dili olsa da konuşsa" deriz.
İşte bir gün aşk konuşmaya başlamış ve demiş ki:
Ey insanlık hep peşimden koştunuz, bana ulaşmaya çalıştınız. Aslında bana ulaştınız ama hiç fark etmediniz. Benim için ağladığınız zaman bile size hep yalan, belki de şaka gibi geldim. Bana hep yakıştırmalar yaptınız. Size bir hikaye anlatayım. Bir gün küçük bir köpek kuyruğunu yakalamak için hep kendi etrafında dönüp duruyormuş ve büyük köpek dayanamayıp
“ne yapmaya çalışıyorsun?” diye sormuş.
Yavru köpek de,
“bana ancak kuyruğumu yakaladığım zaman mutluluğa ulaşacağımı söylediler. Ben de onun için uğraşıyorum” diye cevap vermiş.
Büyük köpek gülmüş ve
“ben de küçükken senin gibiydim. Hep kendi etrafımda döner, kuyruğumu yakalamaya çalışırdım ama bir gün durdum, düşündüm ve yürümeye karar verdim işte o zaman anladım ki zaten o benim peşimden geliyordu.”
İşte şimdi anladınız mı? Aşk; bir köpeğin kuyruğu gibidir ki ona ulaşmak için peşinden koşmanız gerekmez, o zaten her hareketinizde arkanızdan gelir
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-06-2006, 14:55   #36 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::Aşkın Dili-2:::...

Bir baharın ötesinde. Yorgun kuşlar misali , arasan belki de bulunmayacak emsali , içi ve dışı umut , sevgi ve hasret kokuyor sanki. Kim bilebilir ki ; yaşam ile ölüm arasındaki farkı ? Tekrar umut beslemek özlemlere , yaralı kalmış kalbin sevgisine ve son bir kez bakıp maziye , niye sevdim mi demektir ? " AŞK " yarım yamalak bir su kenarı olgusu değil , o suyu dahi içinde bulunduran duygudur. Seversin her an aşkı ve sevgiyi karşılıksız olsa dahi. Öylesine vurur ki kalpleri ; duramaz rüzgarı karşısında en çılgın ve vurdum duymaz asi. Bunun adı " AŞK " başı da sonu da siler ezberi...

Esecek bir nefes rüzgar varsa , uçurum kenarlarında bozsun dengemi , kurtulmak çaremi ; sanki , ya ölüm seni onsuz , yada kurtulmak onu sensiz mutlu etmeye kafi. Yaralı kuş misali. Dua et alsın tüm bedenini , aksi takdirde hazır aşkın fermanının acıması katlli...

Nasıl olduğunu bilmeksizin katılırsın aşk oyununa. Öylesine bir kalem ve öylesine bir kağıt sevişir adeta aşk adına. Sonuç mu ; Psikolojik baskılarına aşka tanımadığı uygarlığı , " Yaşayan bilir ve uygular " felsefesi ile kalbimize aksetmektir.
Kurtuluş : Sev lakin Aşık olma
Kaçış : Kendi düşen ağlamaz
Ve son söz : Aşk acıdır , Sevgi Tatlı , Aşk için ölünür, Sevgi için yaşanır..
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-06-2006, 14:55   #37 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::Aşkın Dili-3:::...

Bir baharın ötesinde. Yorgun kuşlar misali , arasan belki de bulunmayacak emsali , içi ve dışı umut , sevgi ve hasret kokuyor sanki. Kim bilebilir ki ; yaşam ile ölüm arasındaki farkı ? Tekrar umut beslemek özlemlere , yaralı kalmış kalbin sevgisine ve son bir kez bakıp maziye , niye sevdim mi demektir ? " AŞK " yarım yamalak bir su kenarı olgusu değil , o suyu dahi içinde bulunduran duygudur. Seversin her an aşkı ve sevgiyi karşılıksız olsa dahi. Öylesine vurur ki kalpleri ; duramaz rüzgarı karşısında en çılgın ve vurdum duymaz asi. Bunun adı " AŞK " başı da sonu da siler ezberi...
Esecek bir nefes rüzgar varsa , uçurum kenarlarında bozsun dengemi , kurtulmak çaremi ; sanki , ya ölüm seni onsuz , yada kurtulmak onu sensiz mutlu etmeye kafi. Yaralı kuş misali. Dua et alsın tüm bedenini , aksi takdirde hazır aşkın fermanının acıması katlli...
Nasıl olduğunu bilmeksizin katılırsın aşk oyununa. Öylesine bir kalem ve öylesine bir kağıt sevişir adeta aşk adına. Sonuç mu ; Psikolojik baskılarına aşka tanımadığı uygarlığı , " Yaşayan bilir ve uygular " felsefesi ile kalbimize aksetmektir.
Kurtuluş : Sev lakin Aşık olma
Kaçış : Kendi düşen ağlamaz
Ve son söz : Aşk acıdır , Sevgi Tatlı , Aşk için ölünür, Sevgi için yaşanır...
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-06-2006, 14:56   #38 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...::: Aldatma:::...

onunla internet ortamında tanışmıştık. İşin en ilginç yanı o bir İtalyandı. Bense Türk...
yarım yamalak ingilizcemizle anlaşmaya çalışıyorduk. Artık birbirimize o kadar alişmiştik ki birbirimize ne söylediğimizi okuduklarımızdan anliyorduk.
Aramızda mesafeler yanlızca ülkeler arası değildi. İkimizde evliydik. Benim eşim başka şehirde çalışıyordu. Eşimi asla aldatmayı düşünmedim çok mutlu bir evlilik değildi benimkisi ama yinede düşünmedim. Her genç kız gibi birsürü hayalle evlenmiştim eşimle...
ama dedigim gibi hayallerle yaşanmıyor hayat. Maalesef herşeyi kabul etmeyi öğreniyorsun. insanları oldukları gibi.. hiç beklentisi olmadan... ama yinede kendimi aldatacak bir eş ruhunda görmüyordum. yani hayran budalasi onla olmaz bunla olur gibi telaşlarım yoktu. ihanet ise bana yaban geliyordu. ama yanlızdım..
eşimin en büyük özelliğide ne yazıkki benden esirgediği ilgisiydi. oysa ben ilgiyi ve ilgi göstermeyi çok severim..ama bende ki ilgi göstermeyide unutturdugunu itiraf etmeliyim..
işte böyle günler içinde internetteki bir ingilizce mektup sayfasına bir mesaj yazdım..
yanlizligimi paylaşacak arkadaşlar ariyorum ama oldukçada mutlu bir evliliğim var diye de yazmiştim. O kadar çok mail aldim ki..
ama onun maili çok yalın gelmişti. çok içten di yanlizca dostçaydı..
kendini anlatiyordu eşini işini..
bende kendimden bahsediyordum..bu şekilde yazışmaların ardından
bir anda ilişkimiz farkli bir boyuta kaydi..
o kadar duygusaldi ki artik o maillerle yatıp onlarla kalkiyordum.. ayni sey onun içinde geçerliydi..sanki birlikte günümüzü yaşıyorduk.. birlikte yagmurun altında yürüyor, birlikte yemek yapiyorduk, ikimizde açtik duygusalliga..
kendimi mutluluk denizinde hissediyordum..
sonu ne mi oldu ayrildim..
bugun ayriligimizin 2. günü ve o maillerini yollamaya devam ediyor..
ama ben hayirsiz eşimi aldattigim düşüncesiyle onu bıraktım...
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 10-06-2006, 22:33   #39 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::gül verenin elinde gül kokusu kalır... :::...

Uzun yıllar önce Çin’de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar.İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır buda onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev onun ve kayınvalidesi ile arada kalan eşi için de cehennem haline gelmiştir. Artık birşeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca hergün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır.

Yaşlı adam genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını ona en güzel yemekleri yapmasını söyler. Sevinç içinde eve donen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular .

Hergün en güzel yemekleri yaparak kaynanasının tabağına azar azar zehiri damlatıyordu. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranıyordu. Bir süre sonra kayınvalidesi de çok değişmişti ve ona kendi kızı gibi davranıyordu. Evde artık barış rüzgarları esiyordu. Genç kadın kendisini ağır bir yük altında hissetti, yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı dükkanının yolunu tuttu ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvardı. Yaşlı kadının ölmesini artık istemiyordu. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li ye baktı ve kahkahalarla gülmeye başladı.

Sevgili Li-Li dedi; sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin hepsi bundan ibaret. Gerçek zehir ise senin beyninde olandı. Sen ona iyi davrandıkça o da dağıldı ve yerini sevgiye bıraktı, böylece siz gerçek bir ana kız oldunuz dedi.

Eski bir Çin atasözü şöyle der; Gül veren elde gül kokusu kalır. Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 10-06-2006, 22:34   #40 (permalink)
Deli_Sibz
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 3.158
İtibar Gücü: 0


Ynt: ...:::KE$KE GITSEYDIN:::...

Keşke gitseydin.




Ne zamandır sürüp giden sıkıntısına bir son vermesi gerektiğini düşünüyordu. Ama yapamıyordu.

Yapamayacağına onu inandırmış o kadar çok "sınır polisi" vardı ki etrafında.

Ama en çok yatağında mışıl mışıl uyumakta olan şu küçük yaratık engelliyordu onu.

Bir süre tombul pembe yanakların altına konmuş yumuk ellerini seyretti.

Duvarlarında pembe salkımlı pencerelerin olduğu duvar kağıdıyla kaplı çocuk odasına göz gezdirdi.

Odadaki her bir parça, yerdeki halı, yıldızlı gece lambası kafasını darmadağın ediyordu.

Odanın kapısını kapadı.
Kapının önünde bir an durdu.
Sonra mutfağa yöneldi.
Mutfak masasındaki reçel kavanozları ve tuzluğun yanındaki faturalara, açılmamış zarflara takıldı gözü. Çekmecelerden birinden bir tükenmez kalem buldu. Faturalardan birinin arkasına yazmaya başladı.



* * *


"Bebeğim...
Bir gün beni anlayacak mısın bilemiyorum. Ama anlayabilmeni bütün kalbimle diliyorum. Vermek zorunda olduğum bir karar var. Kafam öyle karışık ki... Belki her şeyi olduğu gibi bırakmalıyım. Belki sen de bu dağınıklığın içinde büyümeli ve mutsuzluğa ortak olmalısın. Belki nefret etmeliyiz birbirimizden ve yaşamımızdan...

Ben gidemeyişimden seni sorumlu tutmalıyım. Sen küçük omzunu acıtan bu yükle büyümelisin. O yük yüzünden gelişemeyen ruhunla erişkin olduğun tüm yaşamın boyunca sevginin ve sevilmenin güvensizliğini yaşamaksın. Sevmek bir başkasının sırtında yük olmak ya da yük taşımak sanmalısın. Belki evet, biz de herkes gibi olmalıyız. Herkes gibi mutsuz, sıradan ve renksiz olmalıyız... Birbirimize ödetmeliyiz yaşanmamış hayatlarımızın acısını.

Oysa..
Oysa güzel bebeğim ben farklı olmak isterdim... Bazen sana baktığımda, güzel gözlerinin geleceğinde kendi bulanık çamurlu geçmişimi görüyorum. İşte o zaman daha da ürküyorum olacaklardan. Ya da olamayacaklardan. Keşke bir mucize olsa, keşke konuşabilsen benimle ve bir yanıt verebilsen bana.."


* * *


O sırada masanın üzerindeki telefonun sesi duyuldu. Elindeki kalemi kağıdın üzerine bırakıp telefona uzandı... O telefonla konuşurken içerideki yumuk elli uyanmış tavandaki yıldızlı lambayı seyrediyordu. Ağlamıyordu... Gördüğü her şekli anlamaya çalışıyor kendi kendine kıkırdıyordu.. Ne düşünüyordu, bilemiyorum...

Ama bir zamanlar o yatakta yatmış, emeklemiş, yürümüş, büyümüş biri olarak belki ona bir iç ses yazsaydım şunları düşündüğünü var sayardım:

"Mutsuzlar...
Umarım bunu devam ettirip bunun sorumlusunun ben olduğumu düşünmezler."
Fedakar anne babaların yaşanmamış hayatlarının bedelini ödemekten yorgun düşmüş çocuklara geldi sıra. Şimdi onlar anne baba...

Şimdi onlar düşünüyor nedir fedakarlık?
Bir mutsuzluğa bir hayatı rehin vermek mi?
"Senin için kaldım" demek mi?
"Önümde bir yol uzanıyordu: Yapılmamış , yapılabilecek, temize çekilebilecek, baştan başlanabilecek bir hayat vardı. Ama ben senin için o yolu seçmedim" demek mi?

"Keşke gitseydin" yanıtını duyduğunda pişman olmak mı?

Fedakarlık anlamı tekrar gözden geçirilmesi ve iyice anlaşılması gereken büyük bir kavram bence... Bir mutsuzluğa uydurulan kılıfın adı hiçbir zaman "fedakarlık" olamaz...
Olmamalı.





Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Türkülerimizin hikayeleri Deli_Sibz Hikayeler ve Efsaneler 40 02-07-2009 11:27
Türkülerimiz ve Hikayeleri... Notheart Genel Müzik Konuları 17 15-06-2009 19:35
[...KORKU HIKAYELERI...] Deli_Sibz Hikayeler ve Efsaneler 63 02-09-2008 21:56
Şarkıların hikayeleri Haberci Magazin Haberleri 0 17-11-2006 02:00
Tek taş hikayeleri CiwCiw Magazin Haberleri 0 11-05-2006 23:03





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848