HIZLI ARAMA
| Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.376 İtibar Gücü: 35 | bir okyanus efsanesi Denizler alemi binyıllar boyunca ulaşılmaz, gizemli, kapalı bir dünya olarak kaldı insanoğluna. Ve bizim, bilinmeyenden hoşlanmayan bir yapımız vardır. Erişilmeyeni ya yüce bir varlık yaparız ya da korku salan bir yaratık. Bu yüzdendir ki, geçmişte okyanuslar ya tanrıların ya da canavarların barınağı olmuştur. İşte sualtının ölümlülere kapalı olduğu o çok eski zamanlarda, okyanus ortasında bir adada yaşayan iki meraklı kadın vardı. Puhi ve Wakis, içlerindeki keşif duygusunu bastıramadıkları bir gün suyosunundan aşağı tırmandılar. O gizemli enginlikte neler olup bittiğini kendi gözleriyle görmek istiyorlardı. Nihayet, çok derinlerde bir mağarada buldular kendilerini. Üç deniz yılanı bir ateşin başında beklemekteydi. Puhi, bunun bir ruh ateşi olduğunu görür görmez anlamıştı. Wakis’e “Eğer bu ateşten bir parçaya sahip olabilseydik evlerimizi sonsuza kadar ısıtabilirdik” dedi, “Ama bu deniz şeytanlarına daha fazla yaklaşamayız. ” Ancak Wakis, Puhi’den daha cesurdu veya tanrılardan bir parçaya sahip olma arzusunun karşı konulamaz ağırlığına yenik düştü. Ateşe doğru bir hamle yaparak bir odun parçasını kaptı ve hızla kaçmaya başladı. Deniz yılanları bu beklenmedik olay karşısında kısa bir şaşkınlık geçirmişlerdi ama hemen toparlanarak ateş hırsızlarının peşine düştüler. Kadınlar, suyosunundan son sürat yukarı tırmanıyorlardı şimdi. Yeryüzü düzlüğüne varmalarına çok az kalmıştı. Başarmak üzereydiler... Ancak ne var ki, yılanlardan biri son anda, Wakis’i eteğinden yakaladı. Wakis, can havliyle elindeki ateşi yukarı doğru fırlatıverdi ve son bir güçle eteğini suyılanın dişlerinden sıyırdı. Puhi ve Wakis artık güvendeydiler. Ancak Wakis’in fırlattığı ateş o hızla yükselmiş ve Gökbabanın eteklerine tutunmuştu. Ve o gün bugündür Ay, her gece orada parlamaya devam eder. Mehtaplı gecelerde, okyanus yüzeyini ayna olarak kullanır ve kendi güzelliğini seyreder. Okyanus ise hüzünlenip iç çektiğinde dev dalgalar aya yükselmeye çalışır. Yaralı ve şefkatli bir sevgilidir okyanus. Ancak bazen ondan sevgilisinin bir parçasını çalan Maori kadınlarını hatırlar ve öfke duyar. Şimdi insan yutan, dehşet saçan bir girdaptır o. Maviye çalan yeşil suları, nice batıklara evsahipliği yapmaktadır. ![]() İki milyar yıl evvel… Dünyamız yarı sıvı yarı katı haldeydi. Öyle güçlü bir med-cezir yaşandı ki dev bir parça dünyadan koptu. Tam katılaşmamış olan bu parça göğe yükselirken milyonlarca damlacığa bölündü ve yıldızlar geceye dağıldı. Yıldızların bu kopuşun acısı yüzünden döktükleri gözyaşları, zamanla birikerek dünyada bıraktıkları boşluğu doldurdu ve okyanuslar oluştu. İki Bilimsel Veri Okyanuslar hakkında efsaneler ve mitolojik hikayeler anlatılagelsin… 31 metre derinlikte su basıncı, insanın akciğerlerini dörtte üç oranında sıkıştırır. 10,000 metre derinlikte, santimetrekareye düşen basınç 1.3 tondur. Ki bu, sizin tüm hücrelerinizi birbirinden ayırıp milyonlarca şekilsiz doku haline getirebilir. ![]() Ve sonra bir gün... Dalgıç aletleri keşfedildi. İnsan artık tamamen farklı bir dünyaya açılmıştı. Belki de ilk kez, “gerçek” dünya, hayallerde canladırılanlar kadar renkliydi. Okyanusların dibinde sakallı, pullu, şeritli, benekli milyonlarca yaratık antenlerini oynatıyor, duyargalarını dikip tüllerini açıyor, yüzgeçlerini eğiyor, sorguçlarını titretiyordu. Deniz tavanının altı, gökkuşağının tüm renklerini barındırıyordu. Altın sarısı yelpazeleri andıran gorgonyalar, yarı mavi yarı şeffaf ışıldak balıkları, bronz yılan balıkları, yeşil kalkerli yosunlar, kızıl mercan resifleri vardı. Dev mürekkep balıkları, ispermeçet balinalar, orfozlar, pisi balıkları, planktonlar, deniz kestaneleri, aslan balıkları, zebra melek balıkları, gökkuşağı papağan balıkları, imparator kelebek balıkları… Adını sayamayacağınız kadar çok canlı, okyanus ormanlarında geziniyordu. Poseidon Günümüzde, inilebilen en derin nokta 10,668 metredir. Yani Everest’ten bile 1,600 metre daha fazla. Deniz Tanrısı Poseidon, şu anda Olimpos’un tepelerinden bize gülümseyerek göz kırpıyor olmalı ![]() ......alıntı..... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| güzeL bir yazı okumanızı tavsiye ederim.. | aSi MeLeq | Dini Konular | 30 | 22-03-2008 20:18 |
| KISSADAN HİSSELEr (okumanızı tavsiye ederim) | NuR-u HüdA | Dini Konular | 7 | 26-07-2007 19:21 |
| Okumanızı tavsiye ederim harika bir olay! | Notheart | Dini Konular | 6 | 27-04-2007 23:57 |
| Bakmanızı Tavsiye Ederim | heavenhell | Hayvanlar Alemi | 9 | 10-02-2007 04:15 |
| GIRIN,BAKIN,TAVSIYE EDERIM.. | Deli_Sibz | Dini Konular | 2 | 22-05-2006 19:16 |