HIZLI ARAMA
| Hikayeler ve Efsaneler Bildiğiniz, gerçek veya değil, güzel hikayeleri burdan bizimle paylaşabilirsiniz. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884 İtibar Gücü: 49 | Kaf Dağı, Zümrüdü Anka Kuşu Kaf Dağı, Zümrüdü Anka Kuşu ve masal motifleri Giriş: Yazın tarihi insanlığın geçmişini geleceğe aktaran bir aynadır. Bu ayna, bazen görüntüleri olduğundan farklı ya da oluştuğu olgunun ötesine taşıyarak gösterebilir. Ancak, nasıl gösterirse göstersin, insanoğlu kendi geçmişini şöyle ya da böyle görme şansına sahiptır. Bu insanoğlu için en büyük mirastır. Bu aynanın bir de öte yüzü vardır. Aynanın öte yüzü yazılı tarihin ötesidir. İşte, yazılı tarihin ötesini görmek isteyenler aynanın ötesine bakmak zorundadırlar. Bu ayna dediğimiz görüntünün ötesini tanımlarsak, bir tek olgu karşımıza çıkmıyor. O halde karşımıza çıkacak olguların adlarını koyalım ve ayna olayından öteye bakalım. Dünya bilim adamları ayna ötesinin adını mitoloji olarak adlandırmışlar. Mitoloji dönemini irdelemek için, Halk söylencelerini, halk masallarını, halk destanlarını, halk türkülerini, halk ata sözlerini, halk anlatımlarını çocuk tekerlemelerini, ninnileri ve daha sayamadığımız tüm sözle yazını türlerini tek tek derlemişler ve onları çözerek aynanın ötesi sırlara yetişmeye çaba harcamışlar. Ayna ötesi sırlar yani mitoloji, çözülmeye başladıkça, tüm araştırmacılar için, bu derlemeler birer mihenk taşları konumuna gelmiştir. Nitekim halk söylencelerini derleyen Eflatun, Atlantis diye bir kıtadan söz eder bugün bu söylence kabul görmüştür ve tüm bilim adamları Atlantis'i aramaya koyulmuşlar. Yaradılış söylencelerinden birinde Ay Tanrı'nın yeryüzünde gezdiğini dinliyoruz. Daha sonra, Ay Tanrı yukarıya çekilince çocukları kendi babalarını görmeye gidiyorlar. Sanırım "Aya Seyhat" bu söylencenin ta kendisidir. İleriki dönemlerde bu söylenceye de aktarmak koşuluyla sözümüze devam edelim. Asya denilen kara parçasının üstünde doğan ve gelişen mitolojik söylencelerin ise, Yunan mitolojisinden çok önceleri olduğunu "ki varsa böyle bir şey" tebsit etmek Asyalı bilginlerin işidir sanıyorum. Bakıldığı zaman iki mitoloji de iç içe geçmiş durumdadır. Bazı Avrupalı bilim adamları Asya mitolojisinin çok daha eski olduğunu vurguluyor. Bana göre her iki mitolojinin de birbirlerinden alış veriş yapmış, birbirlerini etkilemiştir diyebiliriz. Konumuz itibarıyla, masallar gündeme geliyor. Masal denilince akla hemen Kaf Dağı adına raslıyoruz. Sultan Süleyman Peygamber'e ilişkin söylenceler ve dünyanın geçmişiyle ilgili tarih biliminin kayıt bulamadığı çağlardan beri büyülü bir kuş olarak bilinen Zümrüdü Anka, adıyla yer alan bu motif Kafkas söylencelerinde de yer alır. Özellikle Dağıstan masallarında, halk hikayelerinde kanatları mücevherden, uçuşu rüzgardan hızlı, kendi kendini yakıp sonra külleri arasında varolan var oluşuyla birlikte çırpınıp uçan bir kuş olarak anlatılır. Kaf Dağı'nda yaşadığı söylenilen Zümrüdü Anka kuşu yöre masalları içinde görülen bir kuştur. Bu kuş motifini, Doğu ve Ön Asya diye adlandırılan yörenin tüm klasik eserlerinde bulmak mümkündür. Gelelim Kaf Dağı'na... Yunan mitolojisindeki Herkül altın posta ulaşmak için bu kaf dağına gelir, Promete işlediği günahın karşılığı bu dağlara çivilenir. Kuran yorumcuları, Kehf suresinde anlatılan Zülkarneyin "Büyük İskender" anlatımında sözü edilen demir dağın bu dağlar olduğunu söylüyorlar. Asya mitolojilerinde ise, Göğmete söylencesi Promete söylencesiyle hemen hemen çakışır durumdadır, anlatım içinde geçen isimler farklı simgelerle verilse de aynısıdır. Göğmete'nin suçu Yecüc Mecüc halkının soğukta donmaması için, oraya ateş götürmesidir. Promete'nin suçunu ise, tüm dünya biliyor. Yaşam tarihinin en eski devrelerine bakıldığında insanlara geçit vermeyen yörede bulunan dağların bu dağlar olduğu hemen anlaşılıyor. Bu dağları geçen sadece kuşlardır. Bu dağların üstünde kurulu devletin adı da Kuşan ülkesidir. Yani kuşlar ülkesidir. Mitolojik anlatımda bunu da buluyoruz. Bu Küroğlu destanında da Küroğlu'nu isim olarak veriliyor. "Kuşan Ali" Bu isim daha sonra Köroğlu'na aktarılıyor. (Değişik bir söylevle "Ruşan Ali") Bu dağların doruk noktaları ve dorukların etekleri hemen hemen yılın her döneminde sisli olduğu için, Sisli Beller deniliyor. Küroğlu ya da Köroğlu destanlarında adı geçen Çenlibel (Sislibel) bu dağların eteklerine verilen addır. Yeniden başa dönersek, Kafkas dağları merkez olmak kuşuluyla bir daire çizersek, bu yörede yeşeren tüm mitolojik anlatımların merkezi Kafkas dağlarıdır. Sümerlerin Gılgamış anlatımı, dahası, Tufan Efsaneleri bu dağlardan sözeder. Yukarıda da değindiğim gibi, en büyük söylenceler bu dağların ya kendisinden ya da etrafındaki dağlardan söz eder. Kur'an da geçen Nuh Suresi'ne bakıldığı zaman, Nuh Tufanı'nın da bu dağlarda olduğu ve bu yörede koptuğunu ve Nuh'un gemisinin de bu dağların devamı olan Ağrı Dağı'nda karaya oturduğunu görüyoruz. Lokman Hekim'in her derde deva olan bitkileri bu yörenin dağlarında bulduğunu yine söylencelerde öğreniyoruz. Periler diyarıdır bu diyar. Ha bu diyar Şahmeran diyarıdır. Perilerin şahı bu dağlarda yaşamaktadır, Yılanların Şahı Şahmeran da bu diyarda yaşamaktadır. Zümrüdü Anka kuşu bu diyarın kuşudur. Bu dağların üstündeki bir bahçede yaşıyan tek kuştur. Bu dağlar Kaf Dağları'dır. Bu dağlar Kafkas dağlarıdır. Köroğlu destanında adı geçen en büyük harami, Tekgözlü Dev bu dağlarda yaşıyor. Devlerin anası da bu dağlarda yaşıyor. Kür Ovası Kaf Yaylası bu bölgede bulunur. Masallarda sözü edilen iri cüsseli yaratıkların adı dev olarak verilir. Kafkas yöresi söylencelerin hemen hemen tümünde iri cüsseli aklı kıt yaratıklardan söz edilir. Bu yaratıkların adına da uğuz deniyor. Büyük olasılıkla bu motif masallara dev olarak aktarılmıştır. Bu iri cüsseli yaratıkların yaşadığı yer tamamen Kür havzası Kafkas yöresi olduğunu tüm söylencelerin içinde görüyoruz. Söz bu yörenin masalımsı destanlarına gelince Dede Korkut Masalları'ndan söz etmemek yanlış olur. Dede Korkut Masalları'nın doğum yeri Hazar Denizi'nin üst kesimi Bayburt şehri ve yöresidir. Alan olarak Azerbaycan tapraklarını içene alır. Bu alan Tamamen Kafkas denilen alandır. Bu masalların içinde yer alan periler, devler (Tepegöz) tamamen alan olarak bu yöreyi içerir. Masallarda cinler de vardır. Cinlerin padişahı da bu dağların üstünde oturur. Arap söylencelerindeki cinler ikiye ayrılır, iyi olanla kötü olanlar, Kafkasya masallarında bulunan cinler ise çoğunlukla iyi karakter taşıyan cinlerdir. Genelde böyle bilinir. Bin Bir Gece Masalları alan olarak bu yörenin anlatımıdır. Bin Bir Gece Masalları'nın kitaplarda bile varlığından haberi olmayan yaşlılar zaman zaman aynı masalları aynı uslupla aktarıyolar. Aladdin'in Sihirli Lambası'nda çıkan cini ise iyi karakterli bir cin tiplemesidir. Bir başka olay ise Dede Korkut masalları diye bildiğimiz masallardır ki, şu an benim, Ardahan yöresinde derlediğim masallar arasında bulunan anlatımları çok az bir farkla günümüze ulaşmıştır. Yine, masal adından söz edersek Bücüroğlan, Keloğlan, Şidilli, Altın Kahküllü Oğlan, Arslan Bey masalı, Şahmeran masalı, Edi ile Büdü, yöre diliyle Edegül ile Bedegül masalı derlemelerimin içindedir. Orhan Bahçıvan |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kuşların Hükümdarı Simurg-Anka | **Zerd@** | Hikayeler ve Efsaneler | 0 | 23-11-2006 00:41 |
| Arı kuşu olur da SİNEK KUŞU olmaz mı? :D | fatihhilal | Hayvan Resimleri | 3 | 14-09-2006 17:33 |
| arı kuşu | @izci@ | Hayvan Resimleri | 4 | 14-09-2006 09:28 |
| Arı kuşu olur da SİNEK KUŞU olmaz mı? :D | fatihhilal | Hayvan Resimleri | 0 | 14-09-2006 00:30 |
| Anka kuşu | pelin1717 | Hikayeler ve Efsaneler | 4 | 03-05-2006 07:23 |