HIZLI ARAMA
| Güzel Sözler - Sevgi Mesajları En Güzel Sevgi Sözleri , Güzel Sözler , Kandil Mesajları , Asker Mesajları ve Dahası.. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #12 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #14 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #15 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #16 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 4.172 İtibar Gücü: 22 | Ynt: Mevlana ' dan güzel sözler Gel, gel... Yine gel. Kafir, mecusi, putperest olsan da yine gel... Bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... Şefkat ve merhamette güneş gibi ol, Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol, Sahavet ve cömertlikte akarsu gibi ol, Tevazu ve maluliyette toprak gibi ol, Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol... Aslen Türkest egerçi Hindu guyem. ( Her ne kadar Farsça söylüyorsam da aslım Türk'tür.) Kamil odur ki; koya dünyada bir eser, Eseri olmayanın, yerinde yeller eser. Kimin aşka meyli yoksa, o kanatsız bir kuş gibidir; vah ona Kim benlikten kurtulursa, bütün benlikler onun olur. Kendisine dost olmadığı için herkese dost kesilir. Duy, şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney. Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Kim işitse gözlerinden kan gelir. Ayrılıktan parçalanmış bir yürek, İsterim ben; derdimi dökmem gerek. Kim uzak tuttuysa yardan canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını. Her mekanda ağladım, ah eyledim, Kim ki gördüm, cümleyi dost belledim. Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma. Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Aşina ol nura, nerde göz, kulak. Ten canın aynasıdır, hem can tenin, Lakin olmaz can gözü her kimsenin. Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşka karışmıştır mey'e. Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem. |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() ¦~° §ÂK£î߀µ ®°~¦ Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.933 İtibar Gücü: 21 | teşekkürler zerda harikasin Bu günlerde ne mutlu bana ŞEB-İ ARUZ törenleri munasebetiyle Konya cok haraketli günler geciriyor şehrin her yaninda mevladan sözler bulunan yazilari reklam alanlarini dolduruyor bunlari görmek cok güzel keşke hep böyle olsa. Düşündüren ve bir okadarda derin sözler. belongtodeath teşekkürler |
| | |
| | #19 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Günümüz Diliyle Mevlana'dan Rubailer-1 SENİN YÜZÜN PUTSA ELBET DAHA DOĞRU TAPMAK PUTA SARHOŞ OLMAK DAHA HOŞ KADEHİNLE SUNULMUŞSA BEDELDİR BU YOK OLUŞ BİNLERCE KEZ VAR OLMAYA ÖYLESİNE YOK OLDUM Kİ AŞKINDA TUT ELİMİ SENİN YÜZÜNDEN PERİŞANIM SENİN DELİNİM BEN TUT NE OLUR DÖNÜYOR BAŞIM ŞAŞKININ- HAYRANINIM EY YAR VARIM YOĞUM TÜKENDİ HER ELSİZ AYAKSIZIN ELİNDEN BİR TUTAN VAR DÜN GECE BENİMLEYDİ CANLARA CAN KATAN YAR O TEPEDEN TIRNAĞA NAZDAN BEN TEPEDEN TIRNAĞA FERYAT TEPEDEN TIRNAĞA FİGAN GECE NASIL DA TÜKENDİ GELMEDİ MUHABBETİN SONU BUNDA GECENİN NE KUSURU VAR Kİ BİZİM SÖZÜMÜZ UZUNDU NE AKARSU BIKAR BALIKLARDAN NE BALIK AKARSUDAN NE AŞIK CİHANIN CANINA DOYAR NE DE CİHANIN CANI SIKILIR AŞIKLARDAN ŞUNU İYİ BİLESİN Kİ MÜSLÜMAN DEĞİLDİR AŞIK AŞK MEZHEBİNDE NE KÜFÜR -NE İMAN NE TEN VAR-NE AKIL VAR NE GÖNÜL- NE DE CAN AŞIKTAN SAYILAMAZ BÖYLE OLMAYAN.. BU ISSIZLIK BİN CANDAN DAHA DEĞERLİ BU ÖZGÜRLÜK CİHANA SULTAN OLMADAN YÜCE YERYÜZÜNÜN CANINDAN DA MAKBUL-ŞUNDAN BUNDAN DA.. BİR AN KENDİNLE BULUŞMAK YALNIZLIK ALEMİNDE O GÜLÜ O LALEYİ GÖREN GÖZ DOLDURUR GÖK KUBBEYİ AĞLAYIP İNLEMEYLE BİR YILLIK BİR AŞKIN DELİLİĞİNİ VEREMEZ BİN YILLIK ŞARAPLAR BİLE AŞIKLAR Kİ OYNARLAR DA İKİ CİHANI BİR ANDA KAYBEDERLER HEPSİNİ BİR TEK AN İÇİN YÜZ YILLIK ÖMÜRDEN VAZGEÇERLER BİR TEK ANI BULMAK İÇİN BİN KONAKLIK YOL KOŞARLAR-AŞARLAR BİN CAN FEDA EDERLER BİR GÖNÜL ALMAK İÇİN KAPIMDAN GİRDİ ANSIZIN O ESRİK SEVGİLİ OTURDU-LA’L RENKLİ ŞARABI BAŞINA DİKTİ GÜZELİM SAÇLARINI GÖRÜP OKŞAMADAN YÜZÜM TÜMÜYLE GÖZ OLDU-GÖZLERİM EL KESİLDİ VURULMUŞ DUDAKLARININ DENİZİNE BÜTÜN SEDEFLER BÜTÜN İNCİLER SAÇILMIŞ DUDAKLARININ AYAKLARINA CANIM DİL YOLUNDAN DUDAĞIMA GELDİ DAYANDI EĞER Kİ YOL VERİRSEN-VAY BANA-VAY DUDAKLARINA DİLSİZ DUDAKSIZ SÖZLER SÖYLEYECEĞİM SANA BİR ŞEYLER ANLATACAĞIM-BÜTÜN KULAKLARDAN GİZLİ HERKESİN ORTA YERİNDE KONUŞACAĞIM AMA SENDEN BAŞKA DUYAN OLMAYACAK SÖYLEDİKLERİMİ NEREDE ŞARAP KEBAP VE REBAP ORADA İŞİ YOK NE DERDİN-NE KEDERİN İÇİN SONSUZ YAŞAM ŞARABINI EY DOSTLAR SİZ DE YEŞİLLİKLER VE GÜLLER GİBİ SUYUN DUDAKLARINA DUDAĞINIZI VERİN BEN ZERREYİM VARLIĞIMI AYDINLATAN GÜNEŞ SEN BEN KEDER HASTASIYIM SENSE İLACIM KOLSUZ KANATSIZ SAMAN ÇÖPÜ SAVRULUR YA RÜZGARDA SAVRULUR SÜRÜKLENİR GİDERİM PEŞİNDEN SEN Kİ BENİ ÇEKEN KEHRİBARIM... GECEMİZ KAVUŞMA ŞARABIYLA AYDINLIK AŞKLA SÜRDÜK ATIMIZI YOKLUK YURDUNDAN YOKLUK ŞAFAĞI SÖKENE KADAR DUDAĞIMIZ KURUMAYACAK MEZHEBİMİZİN HARAM KILMADIĞI ŞARAPTAN HEP UZAKTAN BAKACAKSIN BİZE NE ZAMANA DEK YABANCI GİBİ OYSA HER DERDİN DERMANI BİZDE AŞK BİLE BİÇAREMİZDİR TOPRAK BİR ACİZ ÇOCUKTUR BEŞİĞİMİZDE ŞU GÖNÜL DEDİKLERİ BİR GARİP AVAREMİZDİR SEN EY HER AĞACIN HER BAHÇENİN HER BİTKİNİN YEŞİLLİĞİ EY DEVLETİM BAHTIMIN AYDINLIĞI-GELECEĞİM EY YÜCELİĞİM EY YAPAYALNIZLIĞA ÇEKİLİŞİM SEMAIM İHLASIM RİYAM... Kİ SENSİZ BÜTÜN BUNLAR BOŞ BİRER KURU SEVDA GEL.. NE BEN BENİM NE SEN SENSİN NE SEN BENSİN HEM BEN BENİM HEM SEN SENSİN HEM SEN BENSİN ÖYLE BİR HALDEYİM Kİ EY GÜZELLER GÜZELİ ŞAŞIRDIM SENİNLEYKEN SEN Mİ BENSİN BEN Mİ SEN SEVGİLİNİN İZİ VAR HER YERİMDE SEVGİLİNİN DİLİDİR HER PARÇAM ÇALGI GİBİ YASLANMIŞIM KUCAĞINA HER ÇIĞLIĞIM ONUN PARMAKLARINDAN Günümüz Dilinde şiirleştiren: Adnan Durmaz |
| | |
| | #20 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Günümüz Diliyle Mevlana'dan Rubailer-2 sordum ney’e-sana kimdir cefa eden inlersin çığlık çığlığa tek söz etmeden dedi ayırdılar beni şeker dudaklı dilberden gayri ağlamadan yaşamayı bilmem ben der ki gece - dostuyum ben sarhoşların -meyin tiryakisiyim cümle bağrı yanıkların caniyim ben aşki bilmeyenlerin de beklerim eşiğinde ki her gece onlar için ölüm habercisiyim kadehtir aşk onun dudaklarından içmekle mutluyum aşk güveydir düğününün davulcusuyum ne zaman ki çalmazsam ben bu davulu ki işler bozan aşka yeminler olsun anlarim ki işe yaramazın biri olmuşum uyaninca içilen sabah şarabıdır aşk içinde gül bahçesi olduğum bahardır aşk en işsiz olmadığım günde bile işsizim ben and içerim işe güce düşmandır aşk kaçmadı o ay yüzlü seviyesizlerden kişiliksizlerden ahlaksızlıklardan-bayağılıklardan-terbiyesizliklerden vermek cömertliktir deme bana deme –deniz de kaçmaz iyilerden- kötülerden şeytan bile kaçardı-ama o kaçmadı ,iyiliğimizden sarhoş bülbülden şarki dinlerim seni gönlüme ezgini söyler rüzgarın uğultusu hangi suya baksam yarin hayali aah toprakta o tanıdık kokusu sana yakin oldukça senden uzak anlarım yanındayken bile senden ne kadar ayri sen olmak isterim oysa - ben seninle olmak değil bu yüzden hep dertliyim yanındayken baştan aşağı sayrı ben zaten sarhoşum ezelden sanma ki bu sarhoşluk neyin sesinden zaten yangınlar içindeyim bu yangınım ne sudan ne ateşten aşkın terazisinde öyle hafifim ki öyle iki batman daha yeğniyim bir hiçten bu gece aşkın kederinden sarhoşum delice yakuttan şarabin kadehine değmedik bile dert- hüzün-dalıp gitmek derinlere helal bu gece yalnızca yalnızca uyku haramdır bize aşkın ayı tam yuvarlak bu gece dolunaydır sevgili bakmakta damların kıyısından anılar gecesi bu secdeye kapanmalar ibadetler demidir aşk ki helal şarabımız olmuş uyumak haram bize gidişim de gelişim de senin köyüne gözümü alamam senden gönlüm hep sana -sana akmakta senin için tüm günahlarını işledim say yeryüzünün dünyaya geliş sebebim sensin zira sesini duyunca sesim güzelleşir benim tanrının verdiği her şey gibi sayısız ölçüsüz olurum beni yüz kez sattın ama yine senin kölenim yine sat-sen sat beni-sen sattıkça tazelenenim sen ki canısın cihanın seninçin canı da cihanı da kaybettim sen ki dünyanın mehtabı ki ben yerimi göğümü şaşırdım bana şarap sunma ey yar ağzıma uzat kadehi bana içir sarhoşum ki senden öyle ağzımı yüzümü şaşırdım dün gece incelik gösterip o yar geldi bana dedim ey gece sakın sırlarımı aydınlatma arkana-önüne iyi bak dedi gece-iyi bak sabahı nasıl getireyim işte bak güneş yanıbaşında her eksikten uzak bilirim kusursuz güzelliğini yaratan nakşetmiş her zerresini neyleyim bilmek için iç evrenini ben beni bileli beri bilirim seni hayli zaman aşka dair bir şeyler bilmişim canimi-yüreğimi-gözümü yar yoluna sürmüşüm şimdi bildim ki ayrı olsa da bir imiş sevgililer meğer ben şaşıymışım önceden-biri iki görmüşüm saki bana kızıl şarap sunarsa neyleyim dolunayım benden buse umarsa neyleyim şimdi kavuşma vaktidir-bırakmak olmaz yarına deli miyim ki şu anda yarından söz edeyim gece gitti ve hala sarhoşuz biz yarin devletindeyiz-işimiz kendimiziz hem aşık-hem gönülsüz-hem sevgiliyiz kalabalık da biziz-hem bülbül-hem gül bahçesiyiz üzüm gibi ayaklar altında çiğnenmekteyim aşk ne yana çekerse o yana dönmekteyim sen bana –çevremde ne dolanmaktasın?-dedin tozun sanma ki ben kendi çevremde dönmekteyim gezegenler gibi dönmeyi ben benden öğrendim dünyaya gelmeden önce de sonsuzlukta böyle dönerdim ey bana –sabırlı ve sessiz ol –diyenler ey sabrı ve sükuneti alın ben size verdim bana söv-ne dersen de-mestim sana o kirik dökük sözlerin ki bilsen ne hoş gelir bana zehir sun hadi kadeh kadeh-bil ki şerbettir bana sana kesilmişim ben-al teslimim-boyun eğdim-köleyim sana dün gece kaç defa batırdık adimizi vardık o vefasızın eteğine el uzattık onun tam kalbinin üstüne koyduk kalbimizi dün gece aynayı taşa çarptık sevgilim dün yüzümü tırmaladı sarhoşlukla sanki yanağım yanağından laleler toplamakta dedim tırmalama yüzümü benim yüzüm ki doğalı beri yüzünün kıblesine tapınmakta gönlüm gamının tiryakisi olsun ey öylesine alışsın ki keder ona hoş gelsin ey gönülsüz gönlüm kucakla yarin gamını hadi sevgili kederini kendisi yüklenmesin göğsünde bi parça gönül olanlar aşkına tutulmadan yaşıyor değildir zülfünün zincirden buklesini görenler zincire vurulmak için gönlüyle delirir gönlünün ayağını zincirine vuranlar yok oldukça yeniden varlık bulurlar ey bana şarap iç de sarhoş olma diyenler içenler elbette sarhoş olur gayri senin ilacını neyleyim gözlerim yollarında kör oldu kaldı gayri neye yarar vefan gönül aşkınla farıdı artik ne işe yarar güzel sözlerin kederinden can da kül oldu-ciğer de yandı yaratan gönlümü dünya meylinden esirgesin gönlüm ki aşktan gayrisine eğilmesin ecel gelip de kapıma dayandığında aşkı bırakıp can derdine düşen gözden şikayetçiyim denizler kandırmaz ki beni-ırmak neye yarar gül bahçeleri isterim bana yetmez hoş kokular yari yanında olana kaygı mı var tasa mı var bir ben bir de benim sabrım neyleriz-nereye kadar ne alçaklık ne yükseklik olamaz sevdada hatta ayrılık da olmaz sarhoşluk da ne demek hafiflik-şeyhlik-müritlik kalleşlik-düşkünlük-rintlik hatta aşk ki padişahtır ama dikili bayrağı yok hak dinidir aşk ama yazılı ayeti yok her aşık bir avcıdan ok yemiş yaralı av kendi kanını içer ama ortada yarası yok hala kabukla öğrenmeye kalkan sen özden uzak gafiller gafili iyi bak can içindedir sevgili bedenin özü duygu-duygunun özüyse can tenden-duygudan –candan geçersen bulunur sevgili git ey akıl hiç akıllı yok burada sana kil kadar yer yok aşk güneşi var burada ki her ışık mahkumdur karşısında yok olmaya kapın ki yurdumuz-otağımızdır zülfün gönül bağımızdır her köşede bir kaç mum-üç beş pervane dünya pervanemiz olan o mum bizim çerağımızdır aşıklığın sırrından bi haber olanlar güya aşkın sırlarını açıklayıp şöhret buldular namus diye aşklarını gizli tutanlar bir ömür ayrılık derdiyle paralandılar aşıkların bu çığlıkları sevinçtendir mum gelince susar mı hiç pervaneler geceden de gündüzden de aydınlık sevgili gel gel ey can-can ışığı seni beklemektedir şu gördüğümüz evren-şu dönüp duran gökyüzü tanrının kudretinde bir tek andan da önemsiz tekmili her zerre bir timsah kadar büyüse o sonsuz deryada birer balık gibi kalır her biri daracık gönüllerde bitmeyen bu kötülük neden aşk ki nedendir insanın belini büken ten kafesinde gece gündüz her yere benimle giden onun için çırpınan bu gönlün savaşı neden Günümüz Türkçesinde şiirleştiren:Adnan Durmaz |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| mevlana mesaji, mevlana mesajlari, mevlana mesaı, mevlana sözleri, mevlana sözü, mevlanalar sözleri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| GÜzel SÖzler.. | forum_boy | Dini Konular | 0 | 04-08-2007 17:59 |
| Güzel sözler. | DeLiKurt | Fotoğrafçılık ve Resimler | 9 | 25-07-2007 15:37 |
| GÜzel SÖzler.... | arsen | Dini Konular | 6 | 22-07-2007 14:50 |
| GüzeL SözLer..! | K@deRim | Güzel Sözler - Sevgi Mesajları | 27 | 31-10-2006 22:57 |
| MEVLANA DAN HİKMETLİ SÖZLER | vaaoovv MEMO | Dini Konular | 0 | 20-07-2006 17:56 |