HIZLI ARAMA
| Güzel Sözler - Sevgi Mesajları En Güzel Sevgi Sözleri , Güzel Sözler , Kandil Mesajları , Asker Mesajları ve Dahası.. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | **Atasözleri** - Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur. - Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz. - Ak köpeğe koyun diye sarılma. - Akıl yiğide sermayedir. - Al malın iyisini çekme kaygısını. - Almak kolay ödemek zordur. - Altın kılıç demir kapıyı açar. - Alçak tavuk kendini ferik gösterir. - Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz. - At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır. - Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. - Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür. - Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır. - Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur. - Ağlayanın malı gülene hayır gelmez. - Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın. - Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar. - Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz. - Bahar çiçeğiyle güzeldir. - Bal yiyen baldan bıkar. - Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar. - Besle kargayı oysun gözünü. - Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen. - Bir bütün bir yarımdan iyidir. - Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez. - Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer. - Çocuk evin meyvesidir. - Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider. - Darlıkta dirlik olmaz. - Dağ dumansız insan hatasız olmaz. - Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış. - Dert saklayanda kalır. - Devden büyük dert var. - Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı. - Dost kazandost; düşman anadan da doğar. - Düşmanı karıncaysa, sen fil olur. - Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez. - Fırsat eldeyken sürün devranı. - Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye. - Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer. - Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak. - Göz görmeyince gönül katlanır. - Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir. - Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. - Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır. - Hocanın dediğini tut, yoluna gitme. - Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi. - Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz. - Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar. - Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni. - Mum dibine karanlık. - Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler. - Tasa doyurur, acı acıktırır. - Üzerine laf düşmedikçe konuşma. - Vakitsiz açılan gül çabuk solar. - Yardımcının yardımcısı olur. - Yağmurlu gün tavuk su içmez. - Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez. |
| | |
| **Zerd@** isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | serseri007 (19-03-2007) |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.541 İtibar Gücü: 0 | Ynt: **Atasözleri** Adam olana bir söz yeter: Dürüst, anlayışlı ve iyi ahlâklı kimselere bir şeyi bir defa söylemek yeterlidir. İstenileni yapmak için tekrar tekrar ikaz etmek zorunda kalınan insanlarda akıl, ahlâk veya kişilik yönünden eksiklik var demektir. Bir konuda anlayışsızlık göstermek art niyet belirtisidir. Bir kimseye bir iş yaptırmak bir öğüt vermek veya doğru yolu göstermek hususunda yakınırken söylenir. Az söyle, çok dinle: Konuşmak insanoğluna bağışlanan nimetlerin en büyüklerindendir. Buna rağmen yerinde ve uygun konuşma, herkesin başaramadığı bir meziyettir. Sözün en güzeli, az ve öz olanıdır. İnsanın karşılaştığı kötü durumların pek çoğu dili yüzündendir. Çok konuşan çok hata yapar. Sırf konuşmuş olmak için veya gereksiz yere konuşanların başı dertten kurtulamaz. Oysa az konuşup çok dinlemenin pek çok yararları vardır. Gerekmedikçe konuşmamak bir saadet, çok dinlemek de bir erdemdir. Herkesin bu kurala uyması gerekir. Çok konuşanlara tembih, yetişme çağındaki insanlara tavsiye için söylenir. Büyük lokma ye (de) büyük söyleme: Başkalarını eleştirirken onları kınamamak gerekir. Eleştiriler genellikle yapıcı olmalı, hele hele kendimizi eleştirilen kişiden asla üstün görmemelidir. Büyük konuşmak insanın değerini azaltır. Kaldı ki başkalarını kınayan kişi çok zaman aynı duruma kendisi de düşmüştür. Ayıplamak, ayıplanan durumu davet etmek gibidir. Kendilerini üstün görme çabasıyla başkaları aleyhinde atıp tutanlara bir tembih sözü olarak söylenir. Derdini söyleyemeyen, derman bulamaz: Çaresizlik içinde bocaladığımız birçok durumlar vardır ki başkalarına açılamadığımız için bir çıkış yolu bulamayız. İnsanın tek başına halledemeyeceği müşküller olabilir. Bu durumda bize yardımı dokunabilecek birisine müracaat etmek kaçınılmazdır. Aksi takdirde içe gömülen dertler, kişileri ruh bunalımlarına sürükleyebilir. Zor anlarda bir yol gösteri aramanın gerektiğini vurgulamak için söylenir. Dil epsem (olsa), baş esen (olur): (Epsem: Suskun) insanların başına gelen felâketlerin pek çoğu, dillerini tutamadıklarındandır. Her şeyi her yerde söyleyen densiz ve gevezeler elbette birtakım şimşekleri üzerlerine çekerler. Diline hakim olamayan kişi de elbette kötü uygunsuz sözlerinin cezasını görür. (Ayrıca . Bülbülün çektiği dili belâsıdır.) konuşurken düşünmek ve temkinli davranmak ile ya hayrı konuşmak veya susmak gerektiğini anlatır. Dilin kemiği yoktur: Kişiler değişik zamanlarda apayrı fikirleri savunabilir; bugün kara dediklerine yarın ak diyebilirler. Konuşmak kolaydır, atıp tutmak da. Ama iş icraata gelince söyleneni yapmak güçleşir. Hele hele kötü sözler söyleyip tehditler savurmak asla hoş görülmez. Uygunsuz ve kabul edilemeyecek sözler söyleyen kişiler hakkında kullanılır. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar: Toplumlar genel eğilimlerine göre sosyal hayatlarını düzenlerler ve toplumun genel gidişatı bireyleri de etkiler. Herkesin yalancı, düzenbaz, ahlâksız olduğu bir toplumda birilerinin dürüst, doğru ve iyi olması hazmedilemez. Daima hakkı, haklıyı gözeten doğruyu söyleyen böyle kişiler, başkalarının çıkarlarına engel oldukları için dışlanırlar ve zulüm görürler. Ne olursa olsun doğrudan ayrılmamak gerekir. Başkaları bana zarar verir korkusuyla gerçekleri söylememek, toplumları yıkan en kötü hastalıktır. Hak’tan yana olup doğruyu söylediği için zarar gören insanları teselli amacıyla söylenir. Doğru söz acıdır: Kötü davranışları alışkanlık edinen ahlâksız insanlar bile ahlâklı ve dürüst olmayı ister, böyle görünmeye can atarlar. Çünkü çıkarları bunu gerektirir. Bir gün birinin çıkıp onlar hakkındaki gerçekleri bütün çıplaklığıyla söylemesi onlara çok acı gelir. Ancak yine de doğru sözü söylemekten kaçınmamalıdır. Menfaate dokunan gerçeklerin söz konusu edildiği zamanlarda söylenir. Doğru söze ne denir!.. Gerçekler yorum kabul etmez. Onlar hakkında art niyetli söylenecek her söz sahibine zarar verir. Bu bakımdan doğru, mantıklı ve güzel çözümler getiren s özler tartışılamaz. Atasözleri buna misaldir; aksini söylemek pek mümkün değildir. Doğru bir sözü kabullenmek gerektiğini tavsiye için söylenir. Doğru söz yemin istemez: Yemin, bir sözün doğruluğunu ispatlamak üzere çok gerekli hâllerde başvurulan bir ahittir. İnsanlar yalan söylemedikleri zaman yemine ihtiyaç kalmaz. Bu bakımdan Türk-İslâm töresinde yemin hoş karşılanmamaktadır. Doğru söz, başka olaylarca da desteklenir. Oysa bir sözün yalan olması, ilgili olaylarla da ortaya çıkabilir. Bu bakımdan asla yemine ihtiyaç duymayacak kadar dürüst olmak gerekir. Zira sözlerini yemin ile kuvvetlendirmek isteyen kişilere şüpheyle bakılır. Kendisine saygısı olan insanlar ise zaten yemine ihtiyaç duymazlar. Bir sözün doğru olduğunu ispatlayan belirtilerin ortaya çıkması üzerine söylenir. Dost acı söyler: Kişiler arasındaki ilişkilerde bazı kusurları yüze vurmak tarafları incitebilir. Bu sebeple aralarında sıkı dostluklar bulunmayan insanlar hem karşısındakini kırmak ve utandırmamak, hem de kendisini eleştirdiğini gösterip de düşmanlığını kazanmamak için onun kusurların görmezden gelirler. Oysa gerçek dostlar, karşılarındakinin iyiliğini istediklerinden her türlü eleştiriyi yaparlar. Ta ki dostu kusurlarını düzeltsin ve başkalarına karşı eksikli olmasın. Ama gerçekleri söylemek kişilere ağır geldiği için bir dostun eleştirel sözleri acı kabul edilir. Unutmamalıdır ki yapıcı acı söz, boş iyi sözden üstündür. Kişiler, iyiliklerini düşündükleri dostlarını tenkit ederken, bu atasözüyle fikirlerini kuvvetlendirirler. Gafile kelâm, nafile kelâm: Çevresinde olup bitenlerle ilgilenmeyen veya ilgilenmek istemeyen kişileri o konuda uyarmak boşunadır. Zira onlar ileriyi görmemekte direnir ve olaylar karşısında gaflet gösterirler. Bu bakımdan kendilerini uyarmak için söylenen sözler hep boşa gider, işe yaramaz. Laf anlamamakta ısrar edenler hakkında söylenir. Hayvan koklaşa koklaşa; insan söyleşe söyleşe: Hayvanların tanışma ve yakınlıkları içgüdüsel olarak koklaşa koklaşa sağlanır. İnsan ise akıllı bir varlık olup bunu söz ile ifade eder. Dolayısıyla insanların yakınlıkları konuşarak sağlanır. Birbirini anlamayan kişilerin beraberlikleri mümkün değildir. Zira insanları bir arada tutan en önemli unsur fikir birliğidir. Sosyal ilişkilerde diyaloğun önemini vurgulamak için söylenir. İki dinle bir söyle: Çok konuşmak kişilerin başına pek çok zararlar açabilir. Yanlış, yalan, uygunsuz sözler ancak çok konuşan veya konuşmayı çok seven kişilerde bulunur. Oysa az, öz ve kısaca konuşarak meramı anlatmak ideal bir yöntemdir. Az konuşmak, düşünerek ve yerinde konuşmak demektir. Aceleci davranıp hazırcevaplık taslamak iyi değildir. Karşımızdakini dinlemek ona bir şeyler anlatıp durmaktan elbette iyidir. Çok konuşup başkalarını rahatsız edenler veya terbiye çağındaki kişilere tavsiye için söylenir. İmam bildiğini okur: Cami ne kadar büyük olsa; imam (yine) bildiğini okur. İyi nasihat verilir; iyi ad verilmez: Herkes başkalarına güzel öğütler verebilir. Ama hiç kimse bir diğerine güzel bir nâm kazandıramaz. İyi isim, kişinin kendi gayretiyle kazanılır. Kişileri doğru yola çağırmak mümkündür; ama hareketlerini tayin etmek, sözlerini ve davranışlarını, huylarını belirlemek mümkün değildir. İyi bir kişi olmak hususunda, herkesin kendisinin gayret göstermesi gerektiğini vurgulamak üzere söylenir. Kadı anlatışa göre fetva (hüküm) verir: Birden fazla kişiyi ilgilendiren olaylarda herkes kendisini haklı bulur ve olayı lehine yorumlayıp anlatır. Bu durumda tarafları dinleyen kişi, eğer olaya şahit olmamışsa, anlatılanlara bakarak hüküm verir. Bu da çoğunlukla her iki tarafın aynı anda haklı olması demektir. Her ne olursa olsun gerçekleri saptırarak anlatmamak lazımdır. Gerçekte haksız olan kişilerin haklı çıkması durumunda olayları çarpıttıklarını vurgulamak üzere söylenir. Kara haber tez duyulur: Kötü bir olayın haberi, olayla ilgili kişilere en kısa zamanda ulaştırılır ki bir an önce gereken önlemler veya yapılması gereken işler yapılsın. Buradan hareketle ölüm, kaza, hastalık, belâ gibi kötü olayların haberleri de hemen yayılır. Aslında kimse böyle bir haberi duymak istemez. Duyunca da bunun erken olduğunu düşünür. Kötü bir haberin duyulması üzerine söylenir. Kem söz (kalp akçe) sahibinindir: (Kem: kötü) İnsanlar zaman zaman kötü sözler söyleseler de sonradan bu sözleri kabul etmek istemezler. Hiç kimse kötü bir şeye sahip olmak istemez. Dolayısıyla kötü sözler çoğunlukla inkâr edilir. Buna rağmen halk o kötü sözün sahibini elbette bilir. Bu tıpkı sahte ve geçmeyen paralar gibidir. Kimse bu paraları kabul etmeyince sahibinde kalır. Kötü söz ve davranışlardan kaçınmak gerektiğini vurgulamak üzere söylenir. Kuru laf (boş lakırdı) karın doyurmaz. Boş sözün insana hiçbir faydası olmaz. Böyle lakırdılardan ne iyi bir sonuç alınabilir; ne de o sonuç işe yarar. Söz öncelikle doğru ve tutarlı söylenmeli, sonra da hareket ve çalışma ile desteklenmelidir. Aksi takdirde hiç kimse yalnızca konuşmak, atıp tutmakla bir iş başaramaz. Boş sözlerle gevezelik edenler için söylenir. Laf lafı açar (laf da kutuyu açar): Sözün en etkili ve değerlisi, az ama öz olanıdır. Eğer konuşma uzayacak olursa, sözden söze geçilir ve hiç ortada olmayan konular hakkında konuşulmaya başlanır. Belki asıl konuşulması gereken konu dağıtılmış, unutulmuş bile olur. Keza söz uzadıkça sırlar da yavaş yavaş açılır ve gizli kalması gereken hususlar ortaya dökülür. Bu bakından merama yetecek kadar konuşmak en doğru yoldur. Kısaca, görüşülmesi gereken bir konunun boş lakırdılar ile uzaması üzerine söylenir. Lafla peynir gemisi yürümez: Maksada ulaşmak, ancak çalışmakla olur. Bir kişinin “Şöyle yaparım, böyle ederim…” diye söylenmesi hiçbir işi hâlletmez. Ancak söylediğini yapanlar sonuca ulaşır. Aksi takdirde boş laflar, atıp tutmalar ve kuru övünmeler ile iş yürümez. Yapamayacağı şeyleri çok kolaymış gibi anlatarak olduğundan büyük görünmek isteyen kişiler hakkında söylenir. Lafla pilav pişerse, deniz (dağ) kadar yağı benden: Söz söylemek, iş görmeye ve başarı elde etmeye yetmez. Çalışarak hedefe ulaşılabilir. Yoksa söz söylemeye gelince herkes yüksekten atabilir. İnsanların olduklarından daha üstünmüş gibi görünmeleri hiçbir işi hâlletmez. Eğer bu tutum geçerli bir yol olsaydı, kişiler birbirlerinden daha fazla palavra söyleyerek başarılı olurlardı. Marifet çalışmak, didinmek ve gayret saf etmektedir. Kuru sözler ile kendini övenlere karşı bir ikaz sözü olarak söylenir. Laf torbaya girmez: Ağızdan çıkan bir sözün hiç söylenmemiş gibi gizlenmesi imkânsızdır. Onu duyan kişiler üzerinde, iyi veya kötü mutlaka bir etki yapar ve yayılır. Bu durumda pişman olunan sözler, söyleyen kişilere zarar verir. O hâlde her sözü düşünerek söylemek, önünün ardını hesap etmek gerekir. İstenmeyen durumlarla karşılaşmamak için sözlerimize çok dikkat etmeliyiz. Söz söylerken iyi düşünmenin ve temkinli davranmanın gerekliliğini anlatmak üzere söylenir. Leyleğin ömür laklakla geçer: Aylak kişiler zamanlarının çoğunu konuşmakla geçirirler. Oysa bu gevezeliklerinden hiçbir yarar elde edilemez. Bilakis zaman boşa tüketilmiş, yapılması gereken işler yapılamamış olur. Hiçbir iş yapmadan ileride yapacağı işleri anlatan; ama hiçbirini yapmaya yanaşmayan ince insanlar vardır ki başkalarını meşgul etmekten öte bir meziyetleri yoktur. Bu türden kişilerin çenesine takılarak zamanımızı boşa harcamamalıyız. Boş konuşmayı ve atıp tutmayı kendine huy edinen kişiler hakkında söylenir. Marifet iltifata tâbidir: Kişilerin başarıları takdir edildiği ve karşılığı verildiği müddetçe daha iyi sonuçlar elde edilir ve başarıların devamı sağlanır. Çok kaliteli bir mal üreten kişi, eğer o mala alıcı bulamıyorsa başarısının bir anlamı yoktur. Kişilerin yararına kullanılmayan başarılar devamlı olamaz. Beceri ve başarıları ödüllendirmek gerektiğini vurgulamak üzere söylenir. Muhabbet iki baştan (olur): İyilik iki baştan olur. Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz: İnsanlar enyin olup neyin olamayacağını tahmin edebilirler; ama bilemezler. Bir şeye daha önceden “Olmaz, imkânsız, gerçekleşemez!” gibi müdahalelerde bulunmak sakıncalıdır. Çünkü dünyada olmayacak şey yoktur. En olmayacakmış gibi görünen pek çok olay gerçekleşmiş, hiç akılda bulunmayan hadiseler vuku bulmuştur. Umulmadık bir olay, veya bir olayın olmak ihtimaline itiraz edenlere tavsiye ve ikaz için söylenir. Söyleme dostuna, o da söyler dostuna: Güvenme dostuna, saman doldurur postuna. Söyleyenden dinleyen ârif gerek: Dinleyen kişiler eğer dikkatle dinliyorlarsa, konuşanın ne demek istediğini veya sözü nereye getireceğini kolayca anlayabilirler. Öyle hâller vardır ki bir söz üstü kapalı söylenir. Bu durumda dinleyenin dikkati başka şeyde ise imajı anlaması zor olur. Onun için bizimle konuşan kişiyi mutlaka can kulağı ile dinlemeliyiz. Nitekim bu davranış tarzı bir nezaket kuralıdır. Keza çok konuşmak yerine çok dinlemek de insanın değerini ve bilgeliğini artırır. Karşımızdaki kişiyi can kulağıyla dinlemeyi tavsiye veya anlamamakta ısrar edenleri ikaz için söylenir. Söyleyene değil, söyletene bak: Kişiler her zaman konuşmalarını kontrol altında tutamayabilirler. Aceleci veya fevri davranışlarda ne söylediğimizi bilemeyebiliriz. Bazen de gerçekten insan hiç düşünmediği bir şeyi söyleyiverir. Hele bu sözler doğru olması istenen sözler ise, o kişiye bu sözleri Allah’ın söylettiğine inanılır. İçten ve samimi söylenmiş sözlerin çoğu bu türdendir. Söylenmek istenilen hoş bir sözün başkası ağzından duyulması üzerine söylenir. Söz ağızdan çıkar (namustur): Dürüst ve yiğit kişiler ahitlerine sâdık kalır ve hiçbir sözlerini inkâr etmezler. Daha önce verdikleri sözde durur ve söylediklerini yaparlar. Yapamayacağı şeyi söyleyen kişi ise insanları aldatan bir hain demektir. Verilen söze namusumuz gibi sadık kalmalı ve gereğini yapmalıyız. Çünkü söz ve vaad, namus kadar kutsaldır. Kişilerin, verdikleri sözde durmaları için ikaz mahiyetinde söylenir. Söz gümüşse sükût altındır: Konuşmak, güzel ve yararlı olduğu zaman en büyük erdemdir. Ancak bundan da büyüğü susmak ve dinlemektir. Konuşmak kişinin başına olmadık işler açabilir; ama susmak insanın değerini artırır. Unutmamalıdır ki kişilerin başına gelen kötü hâllerin pek çoğu dillerini tutamamalarındandır. Susmak ve dinlemenin konuşmaktan üstün olduğunu vurgulamak üzere söylenir. Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir: İnsanlar konuşarak ilişkilerini sürdürürler. Öyle sözler edilir ki muhatabı etkiler ve ondan umulan davranışı ortaya çıkarır. Ancak yine öyle sözler vardır ki muhatabı kızdırıp kötü olayların ve felâketlerin ortaya çıkmasına yol açar. Konuşurken yumuşak, olumlu, ılımlı, tatlı ve ikna edici konuşmalı; hakaret dolu, ölçüsüz, sert ve kötü sözler söylememelidir. Ölçülü ve yapıcı konuşmanın gerekliliğini vurgulamak için söylenir. Sükût ikrardan gelir (sayılır): (İkrar: Bir şeyi kabul ettiğini söylemek) kişilere yönelik teklif ve suçlamalarda suskun kalmak, söylenilenleri kabul etmek demektir. Suçlandığımız şeye itiraz etmiyorsak o suçu üstlenmiş sayılırız. Keza görüş bildirmemiz gereken bir hususta susuyorsak karşımızdakinin görüşünü benimsemiyoruz demektir. Konuşulanlar karşısında sessiz kalmayı yeğleyen muhatap hakkında söylenir. Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır: Tatlı dil ile söylenen her söz mutlaka etkisini gösterir ve kişileri istenilen hedefe ulaştırır. Tatlı söz, güzel huy ve güler yüz, herkesi meftun eder. Acı sözler ile kırıcı davranışlar ve kötü huy ise insanları olumsuz yönde etkiler, olacak işleri olmaz kılar. Acı sözler ile hiçbir hedefe ulaşmak mümkün değildir. Yer, zaman ve kişilere uygun tatlı dil ile insanlara her şey yaptırılabilir. Bunun için herkes tatlı dili huy edinmelidir. Tatlı dilli ve güler yüzlü olmanın önemini vurgulamak üzere söylenir. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.541 İtibar Gücü: 0 | Ynt: **Atasözleri** -Bir çivi bir nalı, bir nal bir tırnağı, bir tırnak bir ayağı, bir ayak bir atı, bir at bir kumandanı, bir kumandan bir vatanı mahvedebilir… -Alimleri bindiği atın ayağından üstümüze sıçrayan çamur, şerefimizdir. -Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır. -mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini telef alınmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar.” -Ayrilikla ölümü cekmisler, ayrilik zor gelmis -Ates kis gününün meyvasidir. -Gencligin kiymeti bilinse ihtiyarligin sikayeti olmaz. -Agac ne kadar yüksek olsada yapraklari yere düser. -Bir dala basinca, bin dal sallanir. -Her sey aslina döner. -Simsek çakmadan gök gürlemez. -Islanmisin yagmurdan korkusu olmaz. -Bir korkak bin orduyu bozar. -Arsizin yüzüne tükürmüsler,yagmur yagiyor sanmis. -Asli ne ise, neslide odur. -Almadigin hayvanin,kuyrugundan tutma. -Edepli edebi edepsizden ögrenir. -Hersey incelikten,insan kabaliktan kirilir. -Katira cilve yap demisler,katir çifte atmis. -Ak koyunun kara kuzusu da olur. -Çok mal haramsiz,çok laf yalansiz olmaz. -Minareyi çalan,kilfini hazirlar. -Acindirirsan arsiz,aciktirirsan hirsiz olur. -Atina bakan ardina bakmaz. -El begenmezse yer begenir. -Biri bilmeyen bini hiç bilmez. -El uzatilan yere dil uzatilmaz. -Aga terlemedikçe,hizmetkar kimildamaz. -Davetsiz gelen,mindersiz oturur. -Tekkeyi bekleyen çorbayi içer. -Agaç ne kadar uzasa,balta dibinde hazirdir. ![]() -Azan kurda kizan köpek. -Kaynayan kazan kapak tutmaz. -Dogru sarsilir ama yikilmaz. -Yilan bile dogrulmayinca,deligine giremez. -Agir kazan geç kaynar. -Tez binen tez iner. -Yavas kaynayan asin dibi tutmaz. -Büyük lokma ye,büyük söz söyleme. -Ana gibi yar olmaz, Bagdat gibi diyar olmaz. -Daga çikan düz aramaz. -Degirmende dogan siçan,gök gürültüsünden korkmaz. ![]() -Hekimden sorma çekenden sor. -Basaran bal yer,basaramayan yal yer. -Vaktinde firar zaferdir. -Arpa ekip bugday bekleme. -Küçük tas bas yarar. -Bos duranin ayagina seytan takilir. -Tembele dediler kapiyi ört,dedi:Yel eser örter. -Ayak gitmezse el getirmez. -Yatan aslandan,gezen tilki yegdir. -Aç doyuran aç kalmaz. -Az veren candan,çok veren maldan olur. -Ne verirsen elinle,o gider seninle. ![]() -Cefasiz sefa olmaz. -Dilencinin keyfi islek caddede gelir. -Bir dostun bin düsman kadar kahri olur. -Eski düsman dost olmaz, olsada dürüst olmaz. -Korkak dostun olacagina,cesur düsmanin olsun. -Kasik ile verir,sapi ile gözünü çikarir. -Kel yaninda kabak anilmaz. -Yavas tükürügün sakala zarari var. -Zurna çalanin yaninda limon yenmez. -Adam adama yük degil,can bedene mülk degil. -Çagirsalarda gitmesem,çagirmasalar da sitem etsem. -Çagrilan yere erinme,çagrilmayan yere görünme. -Davetsiz dügüne gelen,minderini beraber götürür. -Davetsiz gelen,mindersiz oturur. -Misafir on kismetle gelir,birini yer dokuzunu birakir. -Sofrada elini,meclisde dilini kisa tut. -Pisinceye kadar dururda,soguyuncaya kadar durmaz. -Keçinin eceli gelince,çobanin sopasina sürter. -Az yiyen az uyur,çok yiyen güç uyur. -Kar kuytuda,para cimride eglesir. -Akan çay her zaman kütük getirmez. -Atin varken yol tani,agan varken el tani. -Davacin kadi olursa,yardimcin ALLAH olsun. -Haktan gelen haktir,inanmayan ahmaktir. -Terazi hatir sormaz. -Acemi katir kapi önünde yük indirir. -Boyuma göre boy buldum,huyuma göre huy bulamadim. -Deveciyle dost olanin,üst esigi yüksek olur. -Isin yanina giden is,misin yanina giden mis kokar. -Kilavuzu karga olanin burnu pislikten kurtulmaz. -Yoldan kal,yoldastan kalma. -Aç kurt aslana saldirir. -Altin legenin kan kusana ne faydasi vardir. -Basin sagligi dünyanin varligi. -Günes girmeyen eve doktor girer. -Kisin yasa,yazin tasa oturulmaz. -Biri yarar,ikisi yarar,üçü zarar. -Ambarda kalan siçan ac kalmaz. -Ari bal alacak çiçegi bilir. -Bal olan yerde sinekte olur. -Sel ile gelen yel ile gider. ![]() -Avci kedi mirlamaz. -Biçak sapini kesmez. -Adet etme adeti terk etme. -Ben aga sen aga bu inegi kim saga. -El yahsi biz yaman,el bugday biz saman. -Allah uçamayan kusa alçacik dal verir. -Dumansiz baca, çekismedik kari koca olmaz -Nasipsiz köpek kurban bayraminda sefere çikar. -Vermeyince Mabud,ne yapsin Mahmut? -Mazlumun ahi indirir sahi. -Agzi büyük olana kepçe kasiktir. -Kar ne kadar yagsa da yine yaza kalmaz. -Ucuz alan pahaliyi alir. -Din olan yerde kin olmaz. -Irmak kenarina çesme yapilmaz. -Araba devrilince yol gösteren çok olur. -Evlinin bir evi,bekarin bin evi vardir. -Körler memlekitinde sasilar padisah olur. -Havlamasini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir. -Bak bana bir gözle bakayin sana iki gözle. -Kul bunalmayinca hizir yetismez. -Kele köseden yardim olmaz. -Kelin ilaci olsa basina sürer. -Avci ne kadar yol bilse, ayi o kadar yol bilir. -Aç ne yemez? Tok ne demez? -Aça dokuz yorgan örtmüsler yine uyuyamamis. -Küçük suda büyük balik olmaz. -Sana laf getiren senden laf götürür. -Selin agzi tutulur elin agzi tutulmaz. -Al elmaya tas atan çok olur. -Istedigini söyleyen,istemedigini isitir. -Mizrak çuvala sigmaz. -Dagda bagin var yüreginde dagin var. -Arsiz güçlü olunca hakli suçlu olur. Çelik gibi sert hamur gibi yumusak olma. -Ucuzdur vardir illeti, pahalidir vardir kiymeti. -Gönülsüz as ya karin agritir ya bas. -Bin Çelebi bir çiplagi soyamaz. -Baca egri dahi olsa duman dogru çikar. -Kedinin uslulugu siçani görünceye kadar. -Yumusak huylu atin çiftesi yaman olurmus. -Kedinin boynuna ciger ailmaz. -Bas nereye giderse ayakta oraya gider. -Agir otur ki bey desinler. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.541 İtibar Gücü: 0 | Ynt: **Atasözleri** "Anlayana Sivri sinek saz anlamayana davul zurna az" Ac tavuk rüyasinda kendini dari ambarinda görür Aci patlicani kiragi calmaz Acin karni doyar gözü doymaz Adamak kolay ödemek güc Agac ne kadar uzarsa uzasin göge degmez Agac yas iken egilir Agaca balta vurmuslar 'sapi bedenimde' demis Ak akce kara gün icindir Akan su yosun tutmaz Akil akildan üstündür Akil yasta degil bastadir Akilsiz basin cezasini ayaklar ceker Akilsiz köpegi yol orspuyu yol kocadir Alismis kudurmustan beterdir Alma mazlumun ahini cikar aheste aheste Altin yere düsmekle pul olmaz Altinin kiymetini sarraf bilir Arayan belasini'da devasini'da bulur Arkadaslik pazara kadar degil mezara kadardir Aslan yattigi yerden belli olur At binenin kilic kusananindir At karnindan yigit burnundan bellidir Ata et, ite ot verilmez Ates düstügü yeri yakar Ates olmayan yerden duman cikmaz Ati alan üsküdari gecer Az veren candan cok veren maldan verir Azman olma, uzman ol B Bakmakla ogrenilseydi köpekler kasap olurdu Bal tutan parmagini yalar Bekâra kari bosamak kolay gelir Besle kargayi oysun gözünü Bir fincan kahvenin kirk yil hatiri vardir Bir müsibet bin nasihattan iyidir Borc yigidin kamcisidir C-Ç Çalisan demir pas tutmaz Çamura tas atma üstüne sicrar Can cikar huy cikmaz Can cikmadan ümit kesilmez Ciraci olsam ay aksamdan dogar D Damlaya damlaya göl olur Dag daga kavusmaz insan insana kavusur Davetsiz gelen döseksiz oturur Davulun sesi uzaktan güzel gelir Demir nemden insan gamdan cürür Derdini söylemeyen derman bulamaz Dereyi görmeden pacayi sigama Dinsizin hakkindan imansiz gelir Dinsizin ipi ile Kuyuya inilmez "Disina baktim yesil bir türbe icine girdim tövbe" Dogru söyleyeni Dokuz köyde kovarlar Domuzdan post gavurdan dost olmaz Dost yüzünden, düsman gözünden belli olur Düsenin dostu olmaz Düsman ayaga dost basa bakar E Eceli gelen köpek cami duvarina iser Egri oturalim dogru konusalim Eken bicer, konan göcer El elden ustundur El yarasi onar Dil yarasi onmaz Ele dalkim verir kendi salkim yer Eli doluya: aga buyur, eli bosa: aga uyur Et tirnaktan ayrilmaz F Fakir parasiz olan degil akilsiz olandir G Gercek dost kötü günde belli olur Görünen köy kilavuz istemez Gülme komsuna gelir basIna Günes giren eve hekim girmez Gecinmeyi bilmeyene dokuz koca az Gectigin kopruleri yakma H Haydan gelen huya gider Hem kiz, hem baldiri düz hemde ucuz olurmu Her akla geleni isleme her agaci taslama Her koyun kendi bacagindan asilir Horoz ölür gözü cöplükte kalir İ İnsan insana muhtactir Isiracak köpek disini göstermez It iti isirmaz Iti an comagi hazirla Iyi insan lafinin üzerine gelirmis Iyi insan lafinin üzerine gelirmis K Kasap et derdinde koyun can derdinde Kaz gelecek yerden Tavuk esirgenmez Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu Kendi düsen aglamaz Keskin sirke küpüne zarar verir Kizini dövmeyen dizini döver Komsu komsunun külüne muhtactir Köpek'lerin duasi kabul olsa gökten kemik yagar Köpek'siz köy buldu degnek'siz gezer Kopruyu gecene kadar, ayiya dayi de Körler sagirlar birbirini agirlar Kurt kuzu kaptigi yeri duku defa yoklar L Lafla peynir gemisi yürümez M Mart kapidan baktirir kazma kurek yaktirir Minareyi calan kilfini hazirlar N Ne ekersen onu bicersin P Parasiz pazara, kefensiz mezara gidilmez O-Ö Okumayi sevmeyene dokuz hoca az Öfke gelir gider, kelle gider gelmez Öfke ile kalkan zarar ilae oturur R Rüzgar eken Firtina bicer S Sabir eden dervis muradina ermis Sakla samani gelir zamani Saman altindan su yürütmek Saman elin'se samanlik senin Sen kendini övme el seni övsün Söyle arkadasini söyleyeyim sana seni Söz Büyügün sus kücügün Söz gümüs sükut altin Söz var is bitirir, söz var bas yitirir Su testisi su yolunda kirilir Su uyur düsman uyumaz T Tatli söz yilani deliginden cikarir Tavsan daga küsmüs dagin haberi olmamis Tilkinin dolasip gelecegi yer kürkcü dükkani Tok acin halinden anlamaz Tükürecegin yüze bakma,baktigin yüze tükürme U-Ü Ucuna bak bezini al, anasina bak kizini al Ummadigin tas bas yarar Üzüm üzüme baka baka kararir Y Yalancinin mumu yatsiya kadar yanar Yanlis hesap bagdattan döner Yigidi öldür hakkini yeme |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.428 İtibar Gücü: 51 | Ynt: **Atasözleri** ♥ Abanın kadri, yağmurda bilinir. ♥ Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz. ♥ Abdalın arkadaşlığı yol görününcüye kadardır. ♥ Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz. ♥ Aca dokuz yorgan örtmüşler,yine uyuyamamış. ♥ Acele giden ecele gider. ♥ Acele ise, şeytan karışır. ♥ Acele yürüyen yolda kalır. ♥ Acemi katır kapı önünde yük indirir. ♥ Acı acıyı bastırır,su sancıyı. ♥ Acı patlıcanı kırağı çalmaz. ♥ Acıkan doymam,susayan kanmam sanır. ♥ Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur. ♥ Aç ayı oynamaz. ♥ Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin. ♥ Aç koynunda azık durmaz. ♥ Aç köpek fırın yıkar. ♥ Aç kurt insana saldırır. ♥ Aç tavuk rüyasında kendini darı ambarında görür. ♥ Aç tokun halinden bilmez. ♥ Açık yaraya kurt düşmez. ♥ Açın imanı olmaz. ♥ Açın karnı doyar gözü doymaz. ♥ Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek. ♥ Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur. ♥ Adamak kolay,ödemek güçtür. ♥ Adamakla mal tükenmez. ♥ Adamın iyisi iş başında belli olur. ♥ Adı çkmış doksana, hiç inmez seksene. ♥ Ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimde"demiş. ♥ Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış. ♥ Ağaca dayanma çürür,insana dayanma ölür. ♥ Ağacı kurt, insanı dert bitirir. ♥ Ağaç ne kadar meyve verirse ,dalı o kadar yere eğilir. ♥ Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez. ♥ Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer. ♥ Ağaç yaş iken eğilir. ♥ Ağaçlı köyü su basmaz. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Kayıt: 27.10.2006 Yaş: 19
Mesajlar: 359 İtibar Gücü: 11 | çok gusel sozler saol |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() !! A r ı z a l ı m ♥ !! Kayıt: 03.04.2007 Yaş: 26
Mesajlar: 3.972 İtibar Gücü: 75 | hoca hakketten ne arasan var, hepsı guzel, elıne aklına saglık |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 07.10.2007
Mesajlar: 37 İtibar Gücü: 0 | hepsi çok güzel olmuş eline sağlık |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| TorunLarımızın Atasözleri Kaçmaz Bunlar (: | aStrObnX | Mizah & Eğlence | 3 | 24-01-2008 07:11 |
| Atasözleri/a-z | ^^DoLCe^^ | Türk dili ve Edebiyatı | 7 | 26-10-2007 01:10 |
| Dijital Atasözleri... | yusuf | Mizah & Eğlence | 0 | 27-12-2006 20:09 |