HIZLI ARAMA
| Genel Müzik Konuları Türk ve Dünya müziği hakkında tüm haberler, merak edilenler, bilgi paylaşımı burada.. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() BirLikte Yaşar, YaLnız ÖLürüz ! Kayıt: 09.06.2008
Mesajlar: 301 İtibar Gücü: 5 | Katil & Maktul Kenan Vural: Vokal Serkan Özgen: Gitar Kutlu Özmakinacı: Bas Uğur Onatkut: Klavye Alpay Şalt: Davul Kendi adını taşıyan ilk albümüyle Türk Rock sahnesine parlak bir giriş yapan Yüksek Sadakat'in ikinci albümü 'Katil & Maktûl', DMC etiketiyle piyasaya çıktı. Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt'tan oluşan Yüksek Sadakat'in yeni albümünde; sözleri ve besteleri Kutlu Özmakinacı'ya, düzenlemeleri gruba ait 10 yeni parça bulunuyor. 'Katil & Maktûl'de, ilk albümlerinden farklı olarak yaşadığımız hayatla, hayalini kurduğumuz hayat arasıdaki çelişkilerin, üzerimizde yarattığı tramvalara odaklanan grup; bu konsept etrafında gelişen şarkılara imza atarak dikkat çekiyor. İmkansız bir aşka odaklanan albümün çıkış parçası Ben Seni Arayamam, iç barışının peşinde yollara düşen bir adamın hikayesinin anlatıldığı Aşk Durdukça, sürrealist diliyle dikkat çeken ve dini motifleriyle öne çıkan Hiçbir Şey Yerini Tutamaz, her zaman bir umut olduğunu söyleyen Yavaş, var oluşun anlamını sorgulayan ve bugünün değerine parmak basan Haydi Gel İçelim, savaşçının etiğine ve kırılmaz iradesine gönderme yapan Savaşçının Yolunda, artık yaşamayan bir babanın çocuğuna yaşam öğütlerini barındıran Babamın Evinde, son saniyelerini yaşayan bir aşkın umutsuzluğunda ölüme teslim oluşu simgeleyen Katil & Maktûl, ayrılmış bir çiftin düetini dinleyiciye ulaştıran İçimde Yağmur ve karanlıktan aydınlığa çıkışı bir korsan hikayesinin içine yerleştiren Kara Göründü hep bu konsepte iliştirilmiş, 'Katil & Maktûl' albümünde buluşan şarkılar... Türk müziğini rock'ın enerjisiyle birleştirmeye devam Yüksek Sadakat, bu albümüyle Türk müzik sahnesindeki en büyük eksikliklerden biri olduğunu düşündüğü 'hayal gücüne' vurgu yapıyor ve her zaman olduğu gibi karmaşık meselelerin içinden basitlikteki güzelliğin gücüyle çıkıyor. 'Katil & Maktûl' - 2008 1 -Aşk Durdukça 2 -Ben Seni Arayamam 3 -Hiçbir Şey Yerini Tutamaz 4 -Haydi Gel içelim 5 -Babamın Evinde 6 -Svaşcının Yolu 7 -Kara Göründü 8 -Yavaş 9 -Katil&Maktul 10 içimdeki Yağmur * Albümdeki tüm söz ve müzikler Kutlu Özmakinacı'ya, düzenlemeler gruba aittir. (yüksek sadakak Resmi web adersi) Bir Röportaj; Kutlu Özmakinacı - Bas Gitar: İŞ BİTTİĞİNDE BİLİNÇALTIMLA YÜZLEŞİYORUM Grubun kurucusu olarak, Yüksek Sadakat’in geçirdiği değişiklikler sizi kişisel olarak ne derece etkiledi? Bir grup kurmak kolay, onun yoluna devam etmesini sağlamak zor bir iş. Bu işle yaklaşık 10 yıldır uğraştığım için zaman içinde grubun eleman değişiklikleri yaşamasına ben de bir şekilde adapte oldum sanırım. İşin sırrı, yola ne için çıktığınızı unutmamak ve yaşanan değişimlerin bu amaçla uyumlu olup olmadığına bakmak. Ben, iyi bir şarkı yazarı olduğumu düşündüğüm, bu yeteneğime gereken saygıyı göstermem gerektiğine inandığım ve yapmaktan zevk aldığım şeyi hayatımın merkezine koymak için Yüksek Sadakat’i kurdum. Değişimler bu çıkış amacına hizmet ettiği sürece sorun yaşamıyorum. Önemli olan bir gün arkamızda bırakacağımız eserler. Geri kalan her şey hem insanlar, hem de benim için unutulup gidecek. “Katil & Maktûl”, konsept bir albüm. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Fikir, şarkılar yazıldıktan sonra çıktı ortaya, çünkü ben hiçbir zaman kafamdaki bir meseleden yola çıkarak şarkı yazmam. Bunun şarkıları rasyonelleştirmesinden korkarım. Özün ortaya çıkışı safhasında rasyonelleşme, işin sanatsal tarafını aşındırıyor. O yüzden her zaman önce müziği yazıp, o müziğin bana ilham verdiği duyguların sözlerini sezmeye çalışıyorum. Ancak iş bittiğinde şarkının içeriğinin neyle ilgili olduğunu öğrenebiliyorum. Böylece kendi bilinçaltımla da yüzleşmiş oluyorum. “Katil & Maktül”de ise albümü oluşturan şarkılar ortaya çıktıktan sonra, hepsinin aynı meselenin farklı tezahürleriyle ilgili olduğunun farkına vardık. Bu seçimlerimizin bizi yarattığı meselesiydi. ![]() Daha önceki vokaliniz Cemil Demirbakan iddialı bir karakterdi aranızda. Ondan sonra vokal arayışlarınızda en ‘olmazsa olmaz’ şey neydi? Grubun kimyasıyla uyum sağlaması, Yüksek Sadakat’e inanması ve teknik açıdan mükemmel olması. Aynı zamanda bir müzik yazarı olarak Yüksek Sadakat’e dışarıdan bakma şansınız olsa en büyük kusuru ve en olumlu yönü olarak ne söyleyebilirdiniz? Şu ana kadar bence en büyük kusurumuz sahne performanslarımızda stabil bir çizgi yakalayamamış olmamızdı. Duygusal durumumuza bağlı olarak bazen çok iyi, bazen de berbat çaldığımız günler oldu sahnede. Kenan’ın gelişiyle bu sorun da ortadan kalktı büyük oranda. En olumlu yönümüz ise Türk Rock sahnesinde eksik olan bir boşluğu güçlü bir şekilde doldurmaya başlamamız. O boşluk, yetişkin rock dinleyicisinin dinleyeceği ve kendisiyle ilgili bir şeyler bulabileceği fazla grup olmaması Türkiye’de. Yüksek Sadakat’in şarkılarındaki felsefi geri plan ve bunun biçime zarar vermeden müziğe yedirilmesi, genelde Türkçe Rock dinlemeyen pek çok dinleyiciyi bu gruba çekti. Herkes bu hayattan kendi tasının büyüklüğü kadar nasiplenir. Bir teenage bizim şarkılarımızı dinlediği zaman kendi ergen dünyasının bilgi dağarcığı kadar nasipleniyor, gerekiyorsa eğleniyor. 40 yaşındaki bir doçent ise aynı şarkıda başka bir evren keşfediyor. Yüksek Sadakat’in Türk müzik sahnesi açısından bir diğer önemli ilki ise, kültürün ve insanın en önemli bileşenlerinden din mefhumunu müziğinde ilk defa bu kadar yoğun kullanan Türk grubu olması. Din ve müzik Türkiye’de bir araya gelirse genellikle seküler bir refleksle hemen tasavvufi yorumlar yapılır, ‘müziğinizde tasavvuf etkileri var gibi şeyler söylenir’. Yanlış, bizim müziğimizde tasavvuf yok, biz bizzat dinin, tanrının, inancın kendisiyle ilgili felsefi meselelere giriyoruz. Bunu Türkiye’de daha önce bu yoğunlukta yapan olmadı benim hatırladığım kadarıyla. Kenan Vural - Vokal: GRUP KENDİNE YAKIŞMAYACAK BİR SOLİSTİ ÇAĞIRMAZDI Uzun süreli bir müzik hayatından sonra kurulu bir düzene katılmanın olumlu ve olumsuz yönleri sizin için nelerdi? Aslında düzenin içine girmeden önce çekincelerim vardı tabii. Geçtiğimiz yirmi sene içinde gruplarımı, yol arkadaşlarımı hep ben seçtim ve bu seçimlerde müzisyenliklerinden öte sevdiğim, arkadaşlıklarını beğendiğim kişileri yanımda tuttum. Yüksek Sadakat’i zaten önceden de tanıyordum ve müzikal olarak bir sıkıntı olacağını düşünmemiştim. Düşündüğüm en önemli şey gruptaki arkadaşlık bağı idi. Geldikten sonra bu düşünceden tamamen ve çok hızlı bir şekilde kurtuldum. Bunun yanında başka bir solist ile ünlenmiş ve insanların beğenisini kazanmış bir topluluğa yeni bir yüz ve ses ile gelmek de kimilerine göre beni tedirgin etmeliydi ama açıkçası ben böyle bir kaygı duymadım. Hem yaptığım işten çok emin olduğum hem de bu teklifin grup tarafından bana gelmesinden kaynaklandı bu durum. Tabii ki Yüksek Sadakat kendisine yakışmayacak bir solisti gruba çağırmazdı diye düşündüm. Dolayısıyla olumsuzluk diye bir şey geçmedi aklımdan. Olumlu taraflara gelince de, bir kere oturmuş bir grup var. Yazılmış şarkılar var, bu şarkılar güzelce icra ediliyor. Düzenli prova günleri ve saatleri var, gerçekten yabana atılmayacak bir kitle var. Konserler, röportajlar hiç durmadan geliyor. Düşününce bunlardan daha olumlu ne olabilir diyorum. Yüksek Sadakat’e katılmadan önce grubu nasıl değerlendiriyordunuz? Sanırım bunun cevabı sorunun içinde. Özellikle de benim gibi kılı kırk yaran, yaptığı işe ve bu işi yaptığı için kendisine sonsuz saygı duyan biri için, olumlu bir şekilde değerlendirmediği bir oluşum içinde bulunmanın söz konusu olamayacağıdır. Alpay Şalt - Davul GRUBUN İVMESİ HIZLANDI İkinci albüm için yapılan röportajların en sık sorulan sorusu hiç kuşkusuz gruptaki vokal değişimi oldu. Halbuki siz de bildiğimiz kadarıyla gruba yeni katıldınız. Gruplarda vokal ve enstrüman çalanlar arasında bir ayrım oluyor mu? Sözlü müzik icra eden gruplarda tabii ki solist 10 kaplan gücündedir. Daha fark edilir olan solisttir ama kendi aramızda böyle bir ayrım yaşamıyoruz. Daha çok müzikle haşır neşir olmuş dinleyiciler, müzisyen değişimlerini fark eder veya grubun sıkı fan’ları elemanları sahiplendiği için değişimlere negatif ya da pozitif anlamda bir tepki gösterir. Bugüne dek çok ünlü isimlerle çalışmış bir müzisyen olarak siz dışardan bir gözle Yüksek Sadakat’i nasıl görürdünüz? Zaten gruba girmeden önce dışarıdan gözlemleme fırsatım olmuştu. Aklı başında, eğitimli, iyi müzik dinlediği belli olan ve bu da yaptığı müziğe yansıyan, sahnesi pozitif enerji dağıtan, güzel bir doğu-batı dengesi yakalamış, geleceği parlak bir grup olarak algılamıştım. Ben gruba dahil olduktan sonra bu dengelerin bozulmamış olduğunu görmek iyi bir uyum yakaladığımızın işareti herhalde. Kenan ve benim katılmam grubun ivmesini hızlandırdı diye düşünüyorum. Ama her zaman dışarıdan bir göz ile grubumu izlemeye devam edeceğim. Çünkü gelişim için eksikliklerin tespit edilip çözümlerinin bulunması şarttır. Serkan Özgen - Gitar HERKES DAHA HUZURLU İki albümdür gruptasınız. Grup üyeleri arasındaki değişimler müzikal bir evrilmeye neden oldu mu? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Söz, beste ve aranjmanlar konusunda grupta yerleşik, oturmuş, kendine özgü bir stil var. Dolayısıyla değişikliklerin bu oturmuşluktan dolayı, gruba majör bir etkisi olmadı. Tabii ki yeni gelen kendi stilini de beraberinde getirdiğinden lezzet farklılıkları oluşuyor. Özellikle solist konusunda bu etki göze çarpsa da grubun sound’unu temelden değiştirmiyor. Ama Kutlu gruptan ayrılsa (Allah yazdıysa bozsun) o vakit epey şey değişir. Bizim şansımıza, gruptaki değişiklikler hep pozitif yönde oldu. Herkes hem müzikal açıdan hem de ilişkiler düzeyinde çok huzurlu. İkinci albümün ilkine nazaran fark attığı nokta nedir? İlk etapta düzenlemelere başlamadan önce parçaların sözlerine ve alt metinlerine konsantre olduk. Böylece şarkıların ruhunun bizi yönlendirmesine izin verdik. Bunun sonucunda daha kompakt düzenlemeler ortaya çıktı. Bu albümün bir konseptinin olması da farklardan biri. Uğur Onatkut - Klavye GRUPTA OLMASAYDIM KLAVYECİYİ KISKANIRDIM Müzisyen bir aileden geliyor olmanın bir müzisyen olarak zorluğu nedir? Hiçbir zorluğu yok, aksine çok rahat. Kimse “Müziğin sesini kıs” ya da “Artık çalma” demez bizim evde. Ailenizden müziğinize gelen olumlu ya da olumsuz en önemli eleştiri ne oldu? Hiçbir zaman eleştirel bir gözle bakmadılar. Bunda benim işlerimi yaparken titiz davranmamın da etkisi olabilir. Başka bir grupta çalıyor olsaydınız Yüksek Sadakat’in nesini kıskanırdınız? Klavyecisini... ![]() (bunu söyleyen klavyecileri)YÜKSEK SADAKAT KONSER PROGRAMI: 14 Mayıs 2008 Çarşamba Balıkesir Üniversitesi Bahar Şenliği - Balıkesir 15 Mayıs 2008 Perşembe Süleyman Demirel Üniversitesi Bahar Şenliği - Isparta 16 Mayıs 2008 Cuma Red & Black Rock Festivali - Eskişehir 17 Mayıs 2008 Cumartesi 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Şöleni - Pendik / İstanbul 24 Mayıs 2008 Cumartesi Suare - Bursa 28 Mayıs 2008 Çarşamba Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesi Mezuniyet Konseri - Aksaray 30 Mayıs 2008 Cuma Ghetto - İstanbul 31 Mayıs 2008 Cumartesi Toyota Yaris Fest - Parkorman / İstanbul *Dipnot : Video Klip çektikleri şarkı olan :Ben seni Arayamam adlı parçaları muhteşem Konu bttrswt tarafından (11-06-2008 Saat 21:47 ) değiştirilmiştir. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kina gecesinde söylenen " Yüksek yüksek tepelere" adlı türkünün perde arkasi | **MeLiS** | Paylaşmak İstedikleriniz | 26 | 03-12-2008 11:56 |
| MaktuL | eLyA | klmn | 0 | 02-03-2008 20:27 |
| Yüksek Sadakat - Döneceksin diye söz ver | _cherry_ | Türkçe Şarkı Sözleri | 1 | 04-05-2007 15:22 |
| Yüksek Sadakat-Döneceksin diye Söz Ver.. | Saripapatya | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 23-11-2006 19:08 |
| Nev ve Yüksek Sadakat bir arada | **Zerd@** | Genel Müzik Konuları | 0 | 31-10-2006 09:44 |