| | Galatasaray Spor Kulübü Mali ve Sportif İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, Futbol Şube Sorumlusu ve Basın Sözcüsü Adnan Polat, Mecidiyeköy'deki Kulüp Binası'nda düzenlediği basın toplantısında Turkcell Süper Ligi’nde oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşması sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi.
Adnan Polat, Fenerbahçe ile oynanan Lig maçında maç öncesi, maç sırasında ve maç sonrası olan olaylarla ilgili olarak Galatasaray Kulübü’nün görüşlerini aksettirmek istediği söyleyerek başladığı toplantıda şunları söyledi: “Fenerbahçe Kulübü’nün Türk futbolundaki yerini, katkısını ve büyüklüğünün hiç kimse inkar edemez. Fakat bu Kulübün başındaki yönetimin yaptığı uygulamaların maalesef Türk futboluna hiçbir şekilde yakışmadığıı belirtmek istiyorum. Taraftarımızın oraya gidişi ve tarftarımıza ayrılan yerin insanlık ve çağ dışı olduğunu söylemek istiyorum.
Sezon başında alınan karar gereği münferit olarak tüm taraftarlarımız oraya gitmiştir. Fakat Emniyet Müdürlüğü’nün çabalarına rağmen taraftarlarımız dövülmüştür. Kesinlikle bundan sonra taraftarlarımızı oraya topluca götüreceğiz ve Federasyona yapacağımız müraacatta Fenerbahçe Kulübü’nün taraftarımıza ayırdığı yerin daha çağdaş ve insanlığa uygun bir yer olmasını isteyeceğiz. Orada taraftarımıza ayrılan yer daha çok kafese benzeyen ve taraftarımıza her türlü hakaretin edildiği bir yerdi. Kendilerinde her türlü hakareti etme hakkını görüyorlar. Bunun değişmesi için Federasyonumuzun bu konuda devreye girmesini isteyeceğiz. Bizler yöneticiler olarak, Fenerbahçe‘ye karşı son üç haftadır her türlü gerginliğin ortadan kalkmasına yönelik çabalarımıza rağmen; oraya gidişimiz, stada girişimiz ve Şeref Salonu’na girdiğimizdeki durum, tam bir facia, sanki İstanbul’un diğer yakasında bir spor müsabakasına gitmemizden çok Vietnam'da savaşa gidiyormuşuz gibi hissetik kendimizi.
Bütün bunları anlayabiliyorum da, böyle büyük bir Kulübün Yönetim Kurulu’nun Galatasaray Kulübü’nün Sayın Başkanı’nına ve Yönetim Kurulu’na karşı gösterdiği ilgisizlik ve saygısızlığı kabul edemiyorum. En azından bir kaç kişi gelip elimizi sıkabilirdi. Bu kadar ilkel davranmalarına bir anlam veremiyorum. Onlar buraya geldiklerinde biz her zaman ellerini sıktık ve kucakladık. Fenerbahçe Kulübü’nün Yönetim Kurulu’na bu hiç yakışmadı. Maç esnasında stattan organize şekilde ciddi küfürler edildi, başlattıkları tezahüratların hepsi organizeydi. Stat hopörlörlerinden yapılan anonslar taraftar tarafından küfürle bitirildi. Zaten Fenerbahçe’nin Sayın Başkanı "ben bundan sonra küfüre karışmam" diyerek tüm Fenerbahçelilere küfür edebilirsiniz mesajını verdi. Bu yaklaşımlardan sonra daha farklısını beklemiyordum. Bizim futbolcularımızın ayağına top geldiği zaman doğal olarak ıslık çalındı, fakat buna katkı olarak stat mikrofonlarından elektronik bir ıslık sesiyle destek verildi. Bırakın stattaki futbolcuları bizler dahi kulaklarımızı kapadık, evlerinde televizyon başında oturanlar televizyonlarının seslerini kısmak durumunda kaldılar. Bu futbol değil. Kendilerinde kazanmak için her hakkı mübah görüyorlar.
Makyavelist zihniyetle yaklaşıyorlar. Ama unutmasınlar ki, rüzgar ekenler sonunda fırtına biçeceklerdir. Açılan pankarta gelince; biliyorsunuz bu pankartlar kontrol edilir, statta müsade ile yapılır, müsade ile asılır ve yönetimin kontrolü dışında da stada girmesi asla mümkün değildir. Açılan pankartı herkes gördü. Bu Türk Futbol Tarihi'nde daha önce yapılmış bir olay değildir. Bu derece bir terbiyesizlik daha önce görülmemiştir. Bu pankartın daha önce oraya girmesinde, yönetimin bihaber olması mümkün değil, tamamen organize bir olay olduğunu düşünüyorum. Bunun toplumsal bir suç olduğunu düşünüyor ve savcılarımızı göreve çağırıyorum. Suç duyurusunda bulunuyorum. Burada açılan bu pankartın yarattığı tahrik ve mikrofondan stadın ses sisteminde yapılan küfürlerle taraftarımız özellikle tahrik edildi. Ceza almamız temin edilme yoluna gidilmek istendi. Ancak bunu stat gözlemcesi ve televizyon başındaki tüm yetkililer görmüşlerdir ve bununla ilgili Fenebahçe Kulübü’nün ceza alacağını düşünüyorum. Bugün ya da yarın Federsyona müracatımız olacak, bu tür taşkınlıkları ve terbiyesizlikleri Türk Futbolu’ndan çıkarmamız lazım.
Fenerbahçe'nin galibiyeti sonrasında biz maçtan sonra kendilerini kutladık. Bence oynanan futbolda Fenerbahçe takımı galibiyeti haketti. Biz çok kötü bir günümüzdeydik. Fakat maç sonrası ortaya koydukları sevinme türü, hindi getirmeleri, Tuncay Şanlı’nın aynı şekilde tezahüratta bulunması, -halbuki Ali Sami Yen Stadı’nda bu şekilde tezahürat ettiği için ikaz almıştı kendisi- . Demek ki bu Kulübün yöneticileri ve futbolcuları kendilerini Türk Futbolu’nun üstünde görüyorlar. Hiç kimseyi, hiçbir otoriteyi takmalarının gerektiğini bile düşünmüyorlar.
Teknik Direktörümüz Gerets’le ilgili çıkan spekülasyonlar var. Sezon sonu hocamızı göndereceğimize dair basında çıkan bu haber kesinlikle doğru değildir. Dün antrenmana gittiğimde dokuz tane altyapıdan futbolcu saydım. Sezon sonunda altyapıdan yetişmiş ve kiralık olan iki futbolcumuz da döndüğünde 11 tane altyapıdan futbolcumuz olacak ki , biz bugün Fenerbahçe ile aynı puana sahibiz. Bunu bu teknik direktor ve bu futbolcular yapmıştır. O nedenle kimse bu saçma haberlerle kafaları karıştırmaya çalışmasın. Şu anda önümüzde üç maç var. Kimin şampiyon olduğunu ancak son maç bittikten sonra görebileceğiz. İddia ediyorum ki o kupayı kaldıran takım Galatasaray olacak.
Devre arasındaki Fenerbahçelilerin konuşmalarında ciddi biçimde Trabzonsporluları aşağıladıklarını ve onları yok saydıklarını da gördüm. Herhalde onların cevabını Trabzonsporlular, Trabzon’da verecektir. Statta maç bitiminde Fenerbahçe güvenlik görevlileri tarafından Hasan Şaş’ın başına gelenleri herkes biliyor. Güvenlik görevlileri Hasan Şaş’a saldırıp kafasını yarmışlardır. Buna da çok şaşırmıyorum. Çünkü amigolara akreditasyon alıp, güvenlik görevlisi diye stada sokarsanız olacağı budur. 4-0 galip gelmiş bir Fenerbahçe takımı taraftarıyla küfür ediyor, koridorlarda futbolcumuza saldırı oluyor. Işte bunları Fenerbahçe Külübü’ne ben yakıştıramıyorum. Bunların planlı programlı şekilde yönetim tarafından yapıldığını düşünüyorum.
Yayıncı kuruluşa da seslenmek istiyorum. Eğer yayınla ilgili standart var ise, neden bu Fenerbahçe Stadı’nda uygulanmıyor. Neden Fenerbahçe Stadı koridorlarını yayıncı kuruluş giremiyor? Kendi televizyonları girebiliyor? Bu çifte standarttır. Neden çekiniyorlar onu da anlamış değilim. Görevlerini doğru yapmaları çağrısında bulunuyorum. Bütün bu olaylarda bir spor müsabakasında 4000 tane güvenlik görevlisini var olmasını bir utanç olarak yorumluyorum. Ancak Sayın Vali ve Eminiyet Müdürümüz ve Sorumlu Çevik Kuvvet Müdürümüz Şükrü Bey’in samimiyetleri ve üstün gayretlerinden dolayı kutluyorum. 4000 eminiyet mensubuna görevlerini yaparlarken, gösterdikleri sabır için teşekkür ediyorum.” Adnan Polat açıklamaları sonrasında basın mensuplarının sorularınıda yanıtladı. Maçtan önce gelecek sezon Fenerbahçe Külübü’ne Ali Sami Yen’deki maç öncesinde yemek daveti vermiştiniz. Bu davet hala geçerli mi?
Adnan Polat, “Evet böyle bir davetim vardı, gelecek sezon Ali Sami Yen’de oynanacak maçtan bir gün önce yaptığım yemek davetini yineliyorum. Sayın Valimizi, Federasyon Başkanımızı da davet ediyorum. İnşallah gelirlerde biraz centilmenlik, nezaketten ve insanlıktan ders alırlar. İsviçre Milli maçında aldığımız ceza ortada, bu maçta olan olaylardan sonra Fenerbahçe’ye nasıl bir ceza bekliyorsunuz?
“Bunu karşılığı nedir bilmiyorum, stat kapama ya da seyircisiz oynama olabilir. Çünkü Vestel Manisaspor maçında bir anons yapıldı diye tüm stadı yaktılar, yıktılar. Sürekli organize bir şekilde tribünlerde küfürlü tezahüratı ve pankartlar sonucunda herhalde bir ceza verilmesi gerektiğini düşünüyorum." Fenerbahçe’nin beklediğiniz oranda bir ceza alacağını tahmin ediyor musunuz?
“Biz üstümüze düşen görevi yaparız, takdir Federasyon ceza kurullarınındır. Onların alacağı karara saygılıyız.” Galip gelseydiniz neler olurdu?
“Herhalde bizi öldürülerdi. Iş neticede Fenerbahçe yönetimi tarafından spor müsabakası dışına çıkmış. Bu biraz da imam cemaat ilişkisine benziyor. Imam çıkıpta ben küfüre karışmam derse, cemaat neler yapar siz düşünün.
Adnan Polat hakemle ilgili olarak, hakemin maça etki eden kararları olduğunu bazı kart kararlarında hata yaptığını ama böyle bir atmosferde işi en zor olan kişinin hakem olduğunu söyleyerek, hakem kararlarına sığınmak istemediklerini söyledi. | |