#23 (permalink)
24-07-2007, 00:48
|
İşi kavrayan 2de1'ci Yeni 'Papatya'lar aldım kendime =)
Kayıt: 22.07.2007 Mesajlar: 1.505 Rep gücü: 16 |  | |  | | | Amerika Birleşik Devletleri’nden hayatta kalma içgüdüsünü anlatan çarpıcı bir ‘o’ an... Henüz bir günlük bile olmayan bu yavru kuşlar, müthiş bir arzuyla ebevenlerinin kendilerine yiyecek vermesini bekliyor. Ancak ‘o’ anda yanılıyorlar... Kendilerine doğru yaklaşan anneleri değil sadece bir fotoğraf makinesi. 
Sabancı Center'daki törende, Anadolu Ajansı'ndan Oktay Çilesiz'in elde ettiği bir ‘o’ an. Üzüntüsünü saç tellerinde bile taşıyan, yorgun, bitkin, dalgın, Sabancı'nın fotoğrafına bakan bir eş, Türkan Sabancı... Ve gözyaşlarını elleriyle kendine saklayan bir evlat... Sevil Sabancı...  Anadolu Ajansı'ndan Oktay Çilesiz’in çektiği bir ‘o’ an. Çok heyecanlı, sürekli üreten ve ufku geniş biriydi Sakıp Ağa... Çalışkandı, hırslıydı ama başkalarını yok etme pahasına değildi hırsı. Yapıcıydı... Vizyonu olan, dünyaya çok geniş pencerelerden bakmasını bilen bir Anadolu insanıydı. Sohbeti hoştu ama inandıklarını söylemekten de çekinmezdi. Ve o heyecanlı konuşmalarını yaptığı anlarda böyle yumruklarını ve dişlerini sıkar, gözlerini açar ve ''Sevmek, sevmek, sevmek… Üretmek, üretmek, üretmek… Ve paylaşmak, paylaşmak, paylaşmak'' derdi.  Avustralya'daki Paskalya etkinlikleri sırasında çekilen bir ‘o’ an. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Paskalya Bayramı Sydney'de sokak tiyatroları ve akrobatların gösterileriyle kutlandı. Ve bir acrobat, trambolin üstünde tam ters parende atarken foto muhabiri deklanşöre bastı, bu ‘o’ an oluştu.  Yer Filistin, Gazze Şeridi. Geçen hafta burada sekiz aylık hamile bir Yahudi yerleşimci ve 4 çocuğu, Filistinli gerillaların açtığı iddia edilen ateş sonucu can verdi. Yahudi yerleşimciler de katledilenleri anma töreni ve protesto için olay yerinde toplandı. O sırada uzaklardan bir yerden topluluğun üzerine ateş açıldı. Bütün göstericiler yere yattı, ama mermiler havada uçuşurken bir tek gösterici o ortamda hayatını tehlikeye atarak yer değiştirdi. Yahudi yerleşimci, kolunun altında kızı olay yerine getirilen otobüse koştu. ‘O’ anlarda kızını kurtarma dürtüsüyle hareket etti. Oysa bu topraklara kendisine ait olmadığı halde ''Buraları bize Tanrı verdi'' dürtüsüyle ya da inancıyla yerleşmişti  AP fotoğrafçısı M. Lakshman'ın Hindistan'da çektiği bir fotoğrafla başlıyoruz. HIV taşıyıcısı bir anne ve yedi yaşındaki çocuğunun fotoğrafı bu… Aynı kaderi paylaşan anne ve çocuğunun yüzünde farklı duyguların izleri okunuyor. Küçük çocuğun yüzünde ve kocaman gözlerinde ''korku'' var. Annenin çok uzaklara dalan gözlerindeyse ''çaresizlik'' ve ''hüzün''. Küçük çocuğu bu kadar korkutan da annesinin ''çaresizliği'' gibi görünüyor. 
Dünya AIDS günü nedeniyle İstanbul'da Beyoğlu’nda düzenlenen yürüyüşten bir kare. NTV kameramanı Cengiz Tapan'ın çektiği fotoğraftaki bu ilginç kadın, yürüyüşün renkli katılımcılarından biri. Amaç AIDS konusuna yeterince dikkat çekip halkı bilinçlendirmek. Yürüyüşün bu ilginç katılımcısı da İstiklal Caddesi’nden geçenlerin ilgisini çekmeyi başarmış gibi görünüyor  Reuters fotoğrafçısı Muhammed Salim'in Gazze şeridinde çektiği bir fotoğrafla devam ediyoruz. Çocuklar doğaları gereği duygularını gizlemeyi pek başaramazlar. Sevinçleri coşkulu, öfkeleri şiddetli olabilir. Ama bu fotoğrafa bakılırsa korkuları da çok büyük oluyor. Filistinli iki çocuk, İsrail askerlerince öldürülen bir Filistinlinin cesedini görünce dehşete kapılıyor ve bu dehşeti gizlemeyi de başaramıyor.  Tikrit kentinde çekilen bir fotoğraf... Savaşın başından bu yana Irak'ta bulunan Amerikan askerleri bulundukları gergin ortamda biraz olsun rahatlamak için eski alışkanlıklarına yeniden başvuruyor. Askerlerin basketbol oynaması şaşırtıcı değil ama seçilen mekan ilginç. Askerler açıkhavada basketbol oynamanın pek güvenli olmayacağını düşünmüş olmalı ki, Saddam Hüseyin'in saraylarından biri askerlerin basketbol salonu oluvermiş…__ 
Irak'ın samarra kentinde çekilen bir fotoğrafla devam ediyoruz. 9 yaşındaki ali… yüzünde acı ifadesi var...samarra'daki çatışmalarda yaralanmış. Ama o anda ona daha önce hiç tatmadığı bu fiziksel acıyı bile unutturan bir acıyı da yaşıyor aslında. Çünkü ali, babasının bu çatışmalarda öldüğünü sadece birkaç saniye önce öğrenmiş.
***  Sıradaki fotoğraf güney afrika'da çekildi. Partiler coşkuludur, eğlencelidir, gülümsetir. Bu öksüz çocuk da yaklaşan yeni yıl için düzenlenen bir partide... Partinin coşkusu onun yüzüne de yansımış… belki neşesinde çevresindeki duvarları süsleyen resimlerde görülen palyaçolardan birine dönüşmenin mutluluğu da var. Ama yüzündeki boyaları sürmese de ‘görenleri gülümseten bir yüz’ diye düşünmeden edemiyor insan.  Fotoğraf finlandiya'da dünya kayak şampiyonası sırasında çekildi. Kayak sporu herzaman tehlikeli sporlardan biri olarak bilinir, bu fotoğraf da bunu kanıtlar nitelikte. Avusturyalı sporcu ilk atlayışını gerçekleştirmiş ama şiddetli rüzgarın kurbanı olmuş. Havadayken rüzgar yüzünden dengesini kaybeden ve kafası üstü piste çakılan sporcunun kişisel felaketinin başladığı o an...  Fotoğraf Avustralya'nın Melbourne kentinde çekildi. Trafik kurallarına uymak önemlidir, hele kırmızı ışıkta durmak trafiğin düzeni için daha da önemlidir. Fotoğraftaki sürücüler de trafik kurallarına uymuş ve kırmızı ışıkta durmuş. Ama onlarınki biraz mecburiyetten olmuş. Normalde sürücüler polisi görmek için pek hevesli olmaz ama sel sularında arabalarının üzerinde mahsur kalan bu sürücüler gözlerini dikmiş polisin kendilerini kurtarmaya gelmesini bekliyor.  Bağdat'taki Saddam Hastanesi'nde çekilmiş bir ‘o’ an. Halkına derman olamayan bir lider, adını bir hastaneye vermiş. Ve akciğer kanseri sekiz yaşındaki bir çocuk, annesiyle birlikte hastalığına burada derman arıyor. Bir annenin sevgi dolu elleri ve ona uzanan çocuğunun solgun, iğne izleriyle dolu elleri... ‘O’ anda asıl çare bu avuçlarda olsa gerek  Nijerya'da siyah, sevimli bir çocuk... Gözlerini kapamaya çalışıyor, ama tek gözüyle de dışarıya bakmaya çalışıyor. Gözyaşları ne kadar da masum. Ancak onu ağlatan olay da masum. Bu fotoğraf çekilmeden az önce, yeniden hortlayan çocuk felci için ağzına bir kaç damla damlatıldı. Kuşkusuz o istemedi, ama zorla verdiler. O da çok korktu  Rüyalar adası Havai'de, güneşin battığı anda çekilmiş bir ‘o’ an... Plajdaki bu estetik görüntüyü günbatımı, kum ve denizle birleştiren bu iki kişiyse New York'tan gelen iki yoga ustası. Beş hafta sürecek turneleri sırasında, Honolulu sahillerinde çalışırken görüntülenmişler.  İstanbul’da yağan kar mutluluk getirmedi. Aksine herkes korktu, herkes paniğe kapıldı. Çünkü yollar kapalıydı ve trafik ilerlemiyordu. Ana yolların hepsi kilitlenmişti. İstanbullular bu ‘o’ andaki gibi otobüslerin içinde saatlerce mahsur kaldılar. Akşam evlerine, sevdiklerine kavuşamamanın endişesini yaşadılar. Otobüsteki bu kadın gibi endişeli gözlerle İstanbul'un haline bakarken cep telefonlarıyla yakınlarına ulaşmaya çalıştılar. | |  | |  | |
| |