ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Fan Club Şenliği Sevdiğiniz sanatçı, ünlü, manken veya markaların fan clublarını kurarak paylaşın, sevginizi gösterin..

 
Alt 06-04-2007, 13:05   #141 (permalink)
KaLpsiz
Loading
 
KaLpsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
B!r kalb!n !ç!n'de ağlıyor AŞK !
Kayıt: 19.04.2006
Yaş: 26
Mesajlar: 5.984
İtibar Gücü: 150


RoSe_Lu teşekürler paylaşımın için.. Şimdi nerde böyle birşey bırak böyle olayların yaşanmasını.. Adam diğer esnafı kötülerki herşeyi benden alsın die.. Nerden Nereye...
KaLpsiz Çevrimdışı  
 
Alt 06-04-2007, 13:19   #142 (permalink)
RoSe_Lu
Kendini aşan 2de1'ci
 
RoSe_Lu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
sessiz çığlık
Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879
İtibar Gücü: 26


İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor

İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar
önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare
Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan
Süleyman, Sinan'ı çağırır, der ki:
"Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe
ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler
düşünmez misiniz?"

Mimarbaşı der ki:

"Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım,
dışarıda mevcut sulan İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını bir
inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece'den
başlayarak kıyılan dolaşır, Beşiktaş'a kadar istanbul'un kıyılarında,
dereleri, akan sulan tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı
takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak İstanbul'a
getirilebilir, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni'nin huzuruna çıkar.
Sultan sorar:

"Mimarbaşı, İstanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı:

"Beli sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var."

"Nedir o mimarbaşı?"

"Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul'a su
gelebilir."

Kanuni'nin cevabı şu olur:

"Mimarbaşı sen İstanbul'a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer
mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."

Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki sulan
Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük
geçitler yaparak İstanbul'a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi
çeşmeler yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk
Çeşme suları akmaya başlar.

O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp
gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara
akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu
çeşmelere koyuyorlar.

Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir
ferman çıkanr, der ki: "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın
malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su
alamayacaktır."

Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a
iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk
çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin."

Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan'ın evine özel olarak yol
yapılır ve su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi
olur.

Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye
Camiini yaptıktan -sonra yaşlanır. Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının
yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu
dünyadan göçmüşlerdir. Kanuni vefat etmiştir, yerine başka padişahlar
geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşına gelmiştir. Çevresindeki dostları göçtüğü için
de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmıştır. Ve yeni bir nesil
yetişmiştir.

Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan
bastonuna dayanarak kapıyı açar, "Buyurun" der.

Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana
çağırıyorlar. Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der.

Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini
eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba
Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider.

Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar,
müftüler, o günün vükelası. Sinan'a şöyle derler: "Sinan Ağa, hakkında
şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su
almasın' diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış."

"Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti.
İstanbul'a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade
etmişti de almıştım."

"O zaman şu müsaadenizi, fermam görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye
verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin."

Sinan'ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap
etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."

Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler
etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a
hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya
onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık
tanınmasın."

Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: "Sinan gibi
diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, Sinan'a verilen
su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için
bir cezaya mucip olmamalıdır."

Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir
değil. Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık
tanınsın, özel bir mükafat verilsin diye değil.

Ve Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer. Vefat sırasında bir
bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki
musluktan su akmıyor. İstanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder.
Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara verdiği cevap enteresandır:

"Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü
değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette
bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz."

Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır. Dünyaya, şana, şöhrete, dosta,
ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar
öyle bel bağlanacak kadar vefalı değillerdir. Şartlar değişir, bugün
sırtımız çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur.
Ama yarın bir de bakarız ki, onların hepsi göçüp gitmiş, biz de dayanacak
kimse bulamamışız.

Derler ya: "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür." Öyleyse fani
şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmalı,
Allah'a güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de Allah rızası için yapmalıyız.
İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor:

"Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat
ediyor."*
RoSe_Lu Çevrimdışı  
 
Alt 02-05-2007, 20:53   #143 (permalink)
tombraks
Yeni 2de1'ci
 
tombraks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 03.02.2007
Yaş: 44
Mesajlar: 3
İtibar Gücü: 0


Osmanli bugun olsaydı, dünyada zulum olurmuydu? Osmanlı zulmun onundeki tek engeldi, Allah rahmet etsin. Bir gün osmanlinin torunları da sahlanacak, Türk dünyaya hakim olacak., iste o gun zulum son bulacak

Selam ve saygilarimla
Tombraks
tombraks Çevrimdışı  
 
Alt 27-05-2007, 16:29   #144 (permalink)
METRİX1
Yeni 2de1'ci
 
METRİX1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 19.05.2007
Yaş: 31
Mesajlar: 5
İtibar Gücü: 0


BeNDe Burdayım...
METRİX1 Çevrimdışı  
 
Alt 01-06-2007, 14:58   #145 (permalink)
cona53
Yeni 2de1'ci
 
cona53 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 23.03.2007
Mesajlar: 11
İtibar Gücü: 0


allahu ekber türkler gelior
cona53 Çevrimdışı  
 
Alt 17-06-2007, 07:27   #146 (permalink)
Tanem
Banned
 
Tanem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 17.12.2006
Mesajlar: 988
İtibar Gücü: 0


Teşekkürler arkadaşlar.
Tanem Çevrimdışı  
 
Alt 18-06-2007, 15:20   #147 (permalink)
GiRL_Léé
!!-₣Θяцм_¢∂qΘИu-!!
 
GiRL_Léé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
I'm RoNiN™
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 17.472
İtibar Gücü: 99


Bende Burdayim
GiRL_Léé Çevrimdışı  
 
Alt 18-06-2007, 15:52   #148 (permalink)
soyluzade
Yeni 2de1'ci
 
soyluzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 18.06.2007
Mesajlar: 1
İtibar Gücü: 0


slm her mehtere vuruldukça avrupa inlerdi şimdi bağırıyoz kimse duymuyo....
soyluzade Çevrimdışı  
 
Alt 18-06-2007, 16:04   #149 (permalink)
eLFiDa
Kendini aşan 2de1'ci
 
eLFiDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Hąγąt Gúz£Ldi®
Kayıt: 07.02.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 5.375
İtibar Gücü: 35


bende varım biraz geç oldu ama =)
eLFiDa Çevrimdışı  
 
Alt 18-06-2007, 16:30   #150 (permalink)
eLFiDa
Kendini aşan 2de1'ci
 
eLFiDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Hąγąt Gúz£Ldi®
Kayıt: 07.02.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 5.375
İtibar Gücü: 35


OSMANLI'DA BİR YAŞANMIŞ OLAY

İşte Osmanlı ...

19.yüzyılda Almanya nın Mülhaym şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında
Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu.

Fransızlar, her sene nehrin Almanlar'daki kısmına geçip mahsulün tümünü
toplayıp götürüyorlardı.

O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses
çıkaramıyorlardı tabiî. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına
durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar.

Mektupta şöyle denmektedir:

"Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar.
Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultanı, İslamiyet'in de
halifesisiniz. Bizi şu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi
bu sene olsun toplama imkanı sağlayın."

Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen
padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker
elbisesi göndermeyi kâfi bulur ve cevabı bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır.
Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp

mektubu okurlar:

"Fransızlar korkak ademlerdir.
Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur.
Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kâfidir."

Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin.
Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerınde dolaştırın. Karşıdan gören
Fransızlar için bu kâfidir."

Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar.
Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde, nehir kıyısında
dolaşmaya başlarlar.

Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanlar'ın sevinç çığlıkları atmalarına
sebep olur:

"Osmanlılar'dan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini
de terkederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar.
Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir."

Bu olay, Mülhaymli'lerin gönüllerin de taht kurmuştur.
Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülhaym a bağlı Karlsruhe müzesine koyup ziyarete açarlar.

Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca, halen
olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip ,
hadiseyi temsilen kutlarlar.



eLFiDa Çevrimdışı  
 
 
 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Büyük derbiye, büyük koruma Haberci Son Dakika Haberleri 0 02-02-2008 15:30
En BÜyÜk Yildiz KeŞfedİldİ GÜneŞten Bİle BÜyÜk Emirhann Bilelim Öğrenelim 0 07-12-2007 20:29
Osmanlı NÜmİsmatİĞİnİn BÜyÜk Problemİ "İŞaret Harfler” goldengirl Osmanlı Devleti 2 01-09-2007 15:57
Osmanlı Tarihi : A'dan Z'ye Herşeyi İle Osmanlı Devletiii... adLer Türkiye Hakkında - Genel - 82 18-08-2007 19:14
Ortaylı: Fatih, büyük bir Türk, büyük bir Müslüman ve büyük bir imparatordu Haberci Son Dakika Haberleri 0 26-05-2007 15:10





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847