HIZLI ARAMA
| Fan Club Şenliği Sevdiğiniz sanatçı, ünlü, manken veya markaların fan clublarını kurarak paylaşın, sevginizi gösterin.. |
| | #111 (permalink) |
![]() Kayıt: 23.07.2006
Mesajlar: 1.794 İtibar Gücü: 19 | her dile çevirmeli .... |
| |
| | #112 (permalink) |
![]() Kayıt: 23.07.2006
Mesajlar: 1.794 İtibar Gücü: 19 | izlemeyen kalmasın..... |
| |
| | #113 (permalink) |
![]() Kayıt: 23.07.2006
Mesajlar: 1.794 İtibar Gücü: 19 | Can Atilla’nin yeni albümünde, parcalardan birine yaptigi 3 boyutlu klip.. Istanbul’un fetihten önceki halini görmek hepinizi heycanlandircak Sultanlar Aşkına: For the love of Sultans: BİR MASAL GİBİ BAŞLAR HİKAYE ÇAĞLAR ESKİMİŞ KONSTANTİNOPOLDE BİTMİŞ AŞKLARIN SESSİZ ŞEHRİNDE BİR KANDİL YANAR SÖNMEZ GECELERCE HAYALLER KURAR YANLIZ ODASINDA KALBİNE SORAR KİMSİN BU CİHANDA SONSUZU ARAR MASMAVİ SULARDA GÖKTE YILDIZLAR PARLAR BU UĞURDA SULTANLAR AŞKINA DİLFİGAR YILLAR SURLARIN ŞARKISI SUSKUN DALGALAR BEKLİYOR YİNE AŞKLAR KÜSMÜŞ RÜYALAR RÜZGARIN RUHUNA TESLİM HİSARLAR BİR İNANÇTI BU KUDRET KİTABINDAN BİR GÖREV BİLİR KALMIŞ ATALARDAN AY DOĞAR YİNE PARLAR ÜZERİNDE SOLSA DA ZAMAN KONSTANTİNOPOLDE Beste, Sözler ve Klavyeler : Can Atilla, Vokal : Ayça Dönmez, Ney : Bilgin Canas, Keman : Mete Yalçın, Geri vokaller : Başak Güleç - BurcuGüleç, |
| |
| | #114 (permalink) |
| Kayıt: 28.07.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 50 İtibar Gücü: 0 | bende geldim araniza |
| |
| | #115 (permalink) |
![]() sessiz çığlık Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879 İtibar Gücü: 26 | Bir Belge: Padişah Tapusu Sultan 2. Abdülhamid'in Tapusu Preveze Sancağı'nda bulunan bir çiftlik arazisinin, devlet hazinesinden (Hazine-i Hümayun) Sultan II. Abdülhamid'in mülkiyetine geçirilmesi nedeniyle düzenlenmiş tapu belgesi. II. Abdülhamid'in tapusunun orjinali. Sultan 2. Abdülhamid kendi adına mülk sahibi olan ilk Osmanlı padişahı idi. Musul, Kerkük, Filistin, Doğu Anadolu, Çukurova ve Balkanlar'da kimi "çiftlikat-ı humayun" olarak adlandırılan çok sayıda araziyi yayımladığımız 1892 tarihli tapuda da görüldüğü gibi "erkek ve kız evlatlarına eşit olarak" miras kalmak koşuluyla kendi üzerine geçiriyordu. Nitekim 1930'larda Musul ve Kerkük'teki arazileri için hukuk mücadelesi veren Osmanlı hanedan üyelerinin elinde bazı kaynaklara göre 50.000 adet tapu bulunuyordu. 2. Abdülhamid dönemi, Osmanlı'nın sınırlarının daralmaya başladığı, Filistin'de bir Yahudi devletinin kurulmaya çalışıldığı, Irak petrollerine İngilizlerin göz diktiği bir dönemdi. Pek çok tarihçiye göre 2. Abdülhamid'in tapuları aslında ülke topraklarını güvence altına alma çabasını göstermektedir. |
| |
| | #116 (permalink) |
![]() sessiz çığlık Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879 İtibar Gücü: 26 | FermânII. Mehmed Dönemi h. 07.06.882 / m. 16.09.1477 Konusu Gelibolu İskelesi'ni tutan Yahya, Baki ve ortaklarından, Gelibolu Burgazı erenlerinin üç aylık mevâcibleri için, on bir bin dört yüz on altı akçe tahsîl edilmesine dâir. Yazı Çeşidi Fermân, dîvânî hat ile yazılmıştır. 10 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, siyah mürekkeble çekilmiş olup, rıhlanmıştır. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem Sol alt köşede, fermânın yazıldığı yerin kaydı vardır. ![]() Berât I. Selîm Dönemi h. Evâil-i R. 918 / m. Haziran 1512 Konusu Seyyid Muhammed oğlu Seyyid Ömer'in, öşr-i Şer'î'den ve her türlü resmî ve örfî vergiden muaf olduğuna dâir. Yazı Çeşidi Berâtın ilk satırı, celî dîvânî, diğer satırları ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 10 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, siyah mürekkeble çekilmiş olup, rıhlanmıştır. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır. ![]() Berât I. Abdülhamîd Dönemi h. 07.05.1193 / m. 23.05.1779 Konusu Konya'nın İnsuyu Kazâsı'ndaki Sorak Köyü derbendçilik görevinin, eşkıyaya mâni olmak ve gerekli vergileri ödemek şartıyla, Teberdâr (baltacı) Mehmed'e verildiğine dâir. Yazı Çeşidi İlk satır, celî dîvânî; diğer satırlar, dîvânî hattı ile yazılmıştır. 10 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, altınla çekilmiştir ve siyah tahrîrlidir. Boşlukları, açık mavi zemîn üzerine, mavi renk halkârî ile bezenmiştir. Tuğranın üst kısmı, halkârî bir kompozisyon ile tezyîn edilmiştir. Barok çerçevenin etrafına, negatif tığlar yapılmıştır. Hatt-ı hümâyûnun başlığı, kapalı form ve hatâî dallarından oluşan klâsik tezhîbdir. Yazının etrafındaki sıvama altın üzerine, rûmî kompozisyon yapılmıştır. Açık mavi olan rûmîler iç bünyeli ve gölgelidir. Tığlar, mavi ve kırmızı negatif motiflerden oluşmuştur. Başlık tezhîbi, bir sıra kurtçuklu pervâzla çevrilmiştir. Altın zemînler, iğne perdahlıdır. Bütün form, kalın bir altın cedvel ile çerçeveye alınmıştır. Mahall-i tahrîr, basit bir halkârî ile tezyîn edilmiştir. Satır aralarına, altın noktalar yapılmıştır. Yazının sağ kenarı ve alt tarafı, tahrîrli altın cedvel ile çevrilmiştir. Yazıda, kırmızı ve siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem 1-Tuğranın üst kısmında, Pâdişâh'ın el yazısı ile yazılmış "Mûcebince amel oluna.", (Gereği yapılsın.) ibâresi yer almaktadır. 2-Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır. ![]() Berât Abdülmecîd Dönemi h. 17.08.1264 / m. 19.07.1848 Konusu Kâbe ve Ravza-i Mutahhara'nın rub' (1/4) kırat ferâşet görevine sahip Fatma Sultan'ın ölümü üzerine, bu görevin, Şehzâde Ahmed Celâleddin'e verildiğine dâir. Yazı Çeşidi Berât, nesih ve celî dîvânî hat ile yazılmıştır. 6 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, altınla çekilmiştir. Çevresindeki güneş ışınlarının uçları, çatallı yapılmıştır. Tezyînâtın tamamı Türk rokokosu tarzında olup, sarı ve yeşil olmak üzere iki renk altın kullanılmıştır. Yazıda kırmızı (gülgûnî) ve altın mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır. ![]() III. Mustafa Dönemi h. 14.08.1178 / m. 06.02.1765 Konusu Bektaş'ın ölümüyle boşalan, Birgi Nâhiyesi'nde Mürsellü Karyesi ve Tire Nâhiyesi'nde Sadiye karyesi civarındaki zeâmetin, es-Seyyid Osman'a verilmesine dâir. Yazı Çeşidi İlk satır, celî dîvânî; daha sonraki satırlar dîvânî hattı ile yazılmıştır. Derkenârlarda dîvânî, dîvânî kırması ve siyâkât hat bulunmaktadır. 8 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, kırmızı mürekkeb ile çekilmiştir. Boşluklarına altın sürülüp, iğne perdah yapılmıştır. Altın ile harfler arasında birkaç mm. ara bırakılmıştır. Dış kısmına ise 5 mm. ara bırakılarak altın cetvel geçilmiş ve tuğra formuna paralel olarak bir tezyînât yapılmıştır. Tezyînât, lâcivert zemîn üzerine hatâî kompozisyonundan müteşekkildir. Dallar ve yapraklar, sıvama altındır. Hatâîler, altın tahrîrli ve kırmızı-beyaz renklidir. Formun dışına da altın cedvel geçilmiştir. Üst tarafına ve hançer tarafına yapılan bazı motifler sebebiyle form, adeta demlik (çaydan) görüntüsünü almıştır. Nişân-ı hümâyûnun alt kısmına, sıvama altın, mavi ve penbe ile çiçek dalları yapılmıştır. Aynı çiçekten, berât kağıdının en üstünde ve siyâkat yazısının arasında da mevcuttur. Davet (duâ) cümlesi, altınlı ve mavili bir çerçeveye alınmıştır. Mahall-i tahrîrin sağında, serbest bir motif görülmektedir. Yazıda, kırmızı ve siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem 1-Tuğranın üst tarafında, Pâdişâh'ın el yazısı ile yazılmış "Mûcebince amel oluna.", (Gereği yapılsın.) ibâresi yer almaktadır. 2-Berâtın sağ üst kısmında, Sadrâzam'ın sahı ve buyruldusu; alt tarafında Defterhâne ve Nişan Kalemi'nin kayıtları yer almaktadır. 3- 5. ve 8. Satırlar arasında siyâkat yazısı ile yazılmış, Defterhâne'den çıkarılan zeâmet kayıtları bulunmaktadır. 4-Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır. ![]() Fermân I. Mahmûd Dönemi h. Evâil-i L.1153 / m. Aralık 1740 Konusu Yeniçeri Ocağı'na, ihtiyaç duyulmadıkça asker alınmamasına, odabaşıların sebebsiz yere azl olunmamalarına ve Yeniçeri Ocağı nizâmlarına uyulmasına dâir. Yazı Çeşidi Fermân, dîvânî hat ile yazılmıştır. Hatt-ı hümâyûn kısmı ise nesih hat ile yazılmıştır. 24 satırdır. Tuğrası ve Tezyinatı Tuğra, siyah mürekkeb ile çekilmiş ve altınla tahrîrlenmiştir. Boşlukları, sâde zemîn üzerine lâcivert ve kırmızı renkte negatif motiflerden oluşan kompozisyonlar ile tezyîn edilmiştir. Tuğranın sağında, çok zarif natüralist bir gül dalı görülmektedir. "Mustafa" isminde müzehhib tarafından yapıldığı anlaşılan gülün taramaları çok ince ve güzeldir. Tuğranın üzerine ve çevresine, altın ve siyah mürekkeb karışımı çok ince bir serpme yapılmıştır. Altın çerçeveye alınmış olan üstteki yazının başlığına, klâsik tezhîb yapılmıştır. Kompozisyon, kapalı form ve hatâî dallarından müteşekkildir. Etrafına, bir sıra kurtçuklu pervâz yapılmıştır. Altın ve lâcivert ile yapılan tığlar, negatif motiflerden müteşekkildir. Yazı boşlukları, halkârî ile tezyîn edilmiştir. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem 1-Tuğranın üstünde, Pâdişâh'ın el yazısıyla, Yeniçeri Ağası'na hitâben yazılmış "Ocağın nizâmına dâir.", altı satırlık bir yazı bulunmaktadır. 2-Sol alt köşede, fermânın yazıldığı yerin kaydı vardır. |
| |
| | #117 (permalink) |
![]() sessiz çığlık Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879 İtibar Gücü: 26 | ![]() İsveç’i Yok Olmaktan Kurtaran Hilal İsveç, 200 yıl önce Ruslara karşı verdiği ölüm kalım savaşında, sancağında hilal bulunan bir tekne sayesinde yok olmaktan kurtulmuştu. İsveç kralı “Demirbaş Şarl”ın Türk korsan teknelerini kopya ederek inşa ettirdiği “Yaramaz”, hâlâ hizmette! Günlerden 19 Ağustos 1809… Bir ulusun kaderinin belirlendiği gün. İsveçliler, kendilerinden çok daha güçlü Rus ordusu ile ölüm kalım savaşına girmiş. Öyle bir savaş ki bu, ya İsveç tarih sahnesinden silinecek ya da Rus orduları bu son siperlerde durdurulacak! İsveçlilerin işi çok zordu. Rus ordusuna, o güne kadar hiç yenilgi tatmamış, efsanevi bir isim komuta ediyordu: General Nikolay Mihayloviç Kamenskiy. Kamenskiy, İsveçlilere yüzyıllarca unutamayacakları bir yenilgi yaşatmıştı. İsveç ordusunu Finlandiya’da yok etmiş, bir dizi parlak zaferden sonra İsveçlileri önce Finlandiya’dan, ardından da Laponya’dan atmıştı! General Kamenskiy, bu zafer yürüyüşünü İsveç Krallığı’nın başkenti Stockholm’ü ele geçirerek noktalamak istiyordu ve karşısında, yalnızca Savar kasabasında konuşlanmış 6.800 İsveç askeri vardı. Rus çarı Aleksander, o zafer günlerinde, İsveç kralına kendi “barış koşulları”nı da dayatmıştı: “Finlandiya’yı, Norveç’i ve Norland’ı (İsveç’in kuzeyindeki Laponya) Rusya’ya verirsen, ülkenin geri kalan kısmında yaşamanıza izin veririm!” 19 Ağustos 1809 günü, İsveç kralı IV. Gustav, Savar kasabasındaki askerlere son bir mesaj gönderdi: “Bu çarpışmayı kaybederseniz, sizinle birlikte İsveç de kaybedecek…” Ertesi gün öğleden sonra Savar-Ratan hattı üzerinden hücuma kalkan İsveç askerlerini göğüsleyen Rus ordusu, beklenmedik bir sürprizle karşılaştı. Rus donanmasının abluka altına aldığı Baltık Denizi’ni bir uçtan öbür uca sessizce aşmayı başaran iki İsveç firkateyni, 100 kadar topla Rus siperlerini acımasız bir şekilde dövmeye başlamış; bu durum, Rus siperlerinde büyük bir paniğe yol açmıştı. Peki, ama bu İsveç firkateynleri nereden gelmişti? İlk yenilgisini yaşayan ünlü General Kamenskiy, dürbünüyle Baltık Denizi’nin lacivert sularında seyreden ve ateş kusan iki İsveç firkateyninden gösterişli olanına bakıyordu. Kamenskiy, masmavi İsveç donanma bandırasının üzerindeki garip işarete hiçbir anlam veremiyordu. Peki, bu işaret neyin nesiydi, acaba neyi simgeliyordu? General Nikolay Mihayloviç Kamenskiy’nin tanımlayamadığı o motif, bir hilaldi! Jarramas firkateyninin gönderinde dalgalanan bu hilalli bandıra, İsveç’i yok olmaktan kurtarmıştı. Ülke tarihindeki bu en kritik çarpışma sayesinde İsveçliler, ülkelerinin kuzeyini ellerinde tutmayı başardılar. Bu bölge, barındırdığı zengin demir ve krom yataklarıyla, gelecekteki “İsveç mucizesinin” yaratılmasında en büyük paya sahip olacaktı. Peki, bu bayraktaki hilalin sırrı neydi? Bu sırrı çözebilmek için tam yüzyıl geriye, İsveç kralı XII. Karl’ın, Rus çarı Deli Petro ile Poltava Meydan Savaşı’nı yaptığı 27 Haziran 1709 tarihine dönmek gerekiyor. Büyük Kuzey Savaşı’nın (1700-1721) ilk sekiz yılında üç saldırgan düşmanının; Danimarka, Saksonya-Polonya ve Moskova’nın (Rusya) ittifak halindeki ordularını başarıyla yenilgiye uğratan İsveç kralı XII. Karl, Rusların başkentine yürümeye karar vermişti. Gün, Deli Petro’nun “Yenile yenile yenmeyi öğreneceğiz” dediği günlerdi… Rusların büyük çarı, aldığı yenilgilerden sonra yenmeyi, Doğu Ukrayna’da Poltava kasabası yakınlarındaki ovada öğrenecekti. 27 Haziran 1709’da, Poltava’da ordusu yok olan XII. Karl için tek açık yol, güneye doğru uzayıp giden topraklardı. Kılıç artığı 1.000 kadar askeriyle birlikte güney topraklarının hâkimi Osmanlı İmparatorluğu’na iltica eden İsveç kralı, Osmanlı-Rus sınırındaki Bender kentine sığınmak zorunda kalmıştı. Osmanlı’nın ağırlamak zorunda kaldığı bir konuğu vardı artık. Yenik İsveç kralı XII. Karl… Başlangıçta, sadece beş gün kalacağını açıklayan XII. Karl’ın Osmanlı topraklarındaki konukluğu tam beş yıl sürdü! Öyle ki, “Devlet-i Âli” tarafından ağırlanan İsveç kralının masraflarının bütçenin hangi kaleminden karşılanacağı konusunda Osmanlı maliyesinde sorun çıkmış, sonunda bu harcamaların bütçedeki “demirbaş” kaleminden karşılanmasına karar verilince, kralın lakabı “Demirbaş Şarl” kalmıştı! Türklerin bildiği adıyla “Demirbaş Şarl”, Bender, Dimetoka ve İstanbul’da kaldığı süre içinde boş durmadı. Sürekli şekilde, Marmara Denizi’ne demirleyen Türk ve Cezayirli korsan gemilerini inceleyip, Rusları yenmek için bu tür teknelere sahip olması gerektiğini düşündü. Bu düşüncesindeki haklılığının kanıtı da, 100 yıl sonra İsveçlilerin Rusları mağlup etmesinde başrolü oynayan, bandırasında hilal bulunan “Jarramas”ın ta kendisiydi. Osmanlı Tarihinden Altın Sayfalar Ömer Faruk YILMAZ |
| |
| | #118 (permalink) |
![]() Kayıt: 19.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 19.919 İtibar Gücü: 150 | Avrupa'da Akıncı Korkusu 1534 yılında Viyana'daki St. Stephen Katedrali'nde, Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyetin ihdas edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında, Viyana Belediye Meclisince, Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından, bu vazifenin lüzumu yoktur" diye bir karar alınarak iptal edildiğini... Biliyor muydunuz? Ellerinize sağlık arkadaşlar, çok güzel paylaşımlar.. Burcu hoşgeldin bu arada.. |
| |
| | #119 (permalink) |
![]() Kayıt: 23.07.2006
Mesajlar: 1.794 İtibar Gücü: 19 | PadişahLar ve tugralar.... |
| |
| | #120 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | * SELIMIYE CAMİİ'nin Tarihçesi * Kibris seferi sirasinda II. Selim bir gece Peygamberimiz (s.a.v.)'i rüyasinda görür. Peygamberimiz: " Selim eger Kibris'i fethedersen Edirne'de su bizim isaret ettigimiz yerde görkemli bir camii yaptiracaksin " der. II. Selim Kibris seferinin mesgalesiyle bu rüyayi unutur. Daha sonra Lâlâ Mustafa Pasa komutasindaki bir donanma Kibris'i fetheder. II. Selim Kibris'in fethinden cok memnun olur. Fakat bir gece tekrar Peygamberimiz : " Selim bize verdigin sözü tutmadin. Sen Kibris'i fethedersen Edirne'de cami yaptiracagina söz vermedin mi ? " diye ikazda bulunur. Selim o günden sonra Mimar Sinan'a bu camiyi yapma görevini tevdi eder. Böylece dünyaca taninmis Selimiye Camii bir fetih müjdesinin meyvesi olarak Edirne ufuklarinda tecessüm etmis olur. |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyük derbiye, büyük koruma | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 02-02-2008 15:30 |
| En BÜyÜk Yildiz KeŞfedİldİ GÜneŞten Bİle BÜyÜk | Emirhann | Bilelim Öğrenelim | 0 | 07-12-2007 20:29 |
| Osmanlı NÜmİsmatİĞİnİn BÜyÜk Problemİ "İŞaret Harfler” | goldengirl | Osmanlı Devleti | 2 | 01-09-2007 15:57 |
| Osmanlı Tarihi : A'dan Z'ye Herşeyi İle Osmanlı Devletiii... | adLer | Türkiye Hakkında - Genel - | 82 | 18-08-2007 19:14 |
| Ortaylı: Fatih, büyük bir Türk, büyük bir Müslüman ve büyük bir imparatordu | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 26-05-2007 15:10 |