HIZLI ARAMA
| Edebiyatçılar Şaiirler ve edebiyaçların biyografileri hayat hikayeleri. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Suyla yaklaşma!! Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 5.697 İtibar Gücü: 0 | Necip Fazıl KISAKÜREK (1904 - 1983) ![]() Necip Fazıl Kısakürek (26 Mayıs 1904, İstanbul - 25 Mayıs 1983, Erenköy), Türk şair, romancı, hikayeci ve piyes yazarıdır. Hayatı Kayıtlı bir şecereyle, Alâüddevle devrinin Şeyhülislâmı Mevlâna Bektût'a dayanan ve Dülkadiroğullarına bağlı "Kısakürekler" soyuna mensuptur. Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı. Avrupa'ya gönderilen ilk Cumhuriyet öğrencileri arasında yer alarak Paris'e gitti. Sorbon Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne bir süre devam ettikten sonra Türkiye'ye döndü. Çeşitli bankalarda çalıştı. Müfettişliğe kadar yükseldi. Bir Fransız okulu, Robert Koleji, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı( 1939 - 1943). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı. Ankara DTCF, Devlet Konservatuarı, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Robert Kolej'de dersler verdi. 1934 yılında, Abdülhakim Arvâsi ile tanıştı ve kendisine mürid oldu. Kendi deyişi ile Sosyal mücadele'ye atıldığı 1943'ten ölümüne kadar, "anlaşılmadan benimsenmek"le "tanınmadan dışlanmak" arasında sıkışıp kalmaktan şikayet etti. Pek çok farklı çevre ve görüş tarafından dışlandı, suçlandı. Defalarca yargı önüne çıktı ve hapis yattı: 1960 öncesinde hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararları toplamı 101 yıla ulaşmıştı. 25 Mayıs 1983'de Erenköy'deki evinde vefat etti; Eyüp'te toprağa verildi. İlk şiirleri Yeni Mecmua dergisinde çıktı (1923). İkinci şiir kitabı Kaldırımlar'ın (1928) yayımlanmasıyla birlikte "kaldırımlar şairi" olarak adını duyurdu. Ağaç (1936) ve Büyük Doğu (1943-1978) dergilerini çıkardı; çeşitli gazetelerde fıkra ve başmakaleler yazdı. Bütün şiirlerini topladığı "Çile" ile, 1934'te yaşadığı ruh buhranlarının sahne eseri olan ve Türk Tiyatrosunun ilk büyük dram örneği sayılan "Bir adam yaratmak" (1938) başta olmak üzere, çeşitli türlerde 100'ün üzerinde kitabı vardır. Hayatı: 1905 yılının 25 Mayıs'ında İstanbul'da doğdu. Maraş kökenli soylu bir ailenin çocuğudur. Heybeliada'daki Bahriye Mektebi'nde ve Dârülfünûn'un (İstanbul Üniversitesi) Felsefe bölümünde okudu... Batı kültürünü ithal maksadıyla Fransa'ya gönderilen ilk beş gencin içinde o da vardı... Fransa yıllarında tam bir bohem hayatı yaşadı... Yurda döndükten sonra Türkiye İş Bankası'nda müfettişlik ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyeliği yaptı... 1938 yılında Abdülhakîm Arvasî Hazretleri ile tanışıp İslâm'a döndü... 1943 yılında resmî görevlerinden istifa ederek Büyük Doğu ismiyle gazete çıkartmaya başladı. Büyük Doğu gazetesi 1978'e kadar, devlet tarafından defalarca kapatıldığı için fasılalarla çıkmaya devam etti... 1979-1980 yıllarında, Salih Mirzabeyoğlu ile beraber Rapor isimli bir dergi neşretti. Bütün hayatı Kemalist yapılanmaya karşi mücadele ile geçen Necip Fazıl Kısakürek'in yarı hayatı hapishanelerde geçmiştir. İki defa ihtilâl teşebbüsünde bulunmuş fakat başarılı olamamıştır. Birinci ihtilal teşebbüsünde Adnan Menderes'i kullanmak istediğini fakat başarılı olamadığını kendisi hatıralarında yazmıştır. İkinci ihtilâl teşebbüsü ise, Alparslan Türkeş tarafından deşifre edilerek akamete uğratılmıştır. Necip Fazıl Kısakürek, 1983 yılının (doğduğu gün olan) 25 Mayıs'ında vefat etti. Kabri, İstanbul'un Eyüp Sultan semtindedir. Eserleri: 12 yaşında şiire başlayan Necip Fazıl'ın ilk şiir kitabı daha 17 yaşında iken yayınlandı ve şiirleri Kemalist T.C.'nin ders kitaplarında okutuldu. T.C. tarafından, "bir mısraı Türk milletini ihya etmeye yeter" denilerek övüldü... Genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri, T.C.'nin tiyatrolarında aylarca kapalı gişe sahnelendi... 33 yaşında Abdülhakim Arvasî Hazretleri ile tanıştı. Bu tanışma onun hayatında dönüm noktası oldu. Bundan sonraki hayatı, Kemalist yapı yerine kurmayı hayal ettiği "Başyücelik" isimli devletin ideolojik altyapısını hazırlamakla geçti. Fakat o âna dek kendisini yere göğe sığdıramayanlar tarafından, İslamî kimliği açık olduktan sonra yokluğa mahkûm edilmek istendi. Ders kitablarından şiirleri ve fikirleri çıkarıldı. Tiyatrodan sinema senaryosuna, tarihten siyasete, şiirden fikire çok geniş bir yelpazede yüzden fazla eser yazmış büyük bir ideologdur... Eserleri 1. Hikayelerim 2. Cinnet Mustatili 3. Bir Adam Yaratmak 4. Çile 5. Kafa Kağıdı 6. O ve Ben 7. Yunus Emre 8. At'a Senfoni 9. Para 10. Sahte Kahramanlar 11. Hazret-i Ali 12. Tanrı Kulundan Dinlediklerim 13. İhtilal 14. Moskof 15. Tohum 16. Aynadaki Yalan 17. Reis Bey 18. Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu 19. Babıali 20. Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık 21. Hitabeler 22. Peygamberler Halkası 23. İbrahim Ethem 24. Hesaplaşma 25. Esselam 26. Dünya Bir İnkilap Bekliyor 27. Hac 28. Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar 29. Türkiye'nin Manzarası 30. Çerçeve-I 31. Nur Harmanı 32. İman ve İslam Atlası 33. Müdafaalarım 34. Veliler Ordusundan 333 35. Benim Gözümde Menderes 36. İdeolocya Örgüsü 37. Mümin-Kafir 38. Senaryo Romanlarım 39. Çöle İnen Nur 40. Son Devrin Din Mazlumları 41. Öfke ve Hiciv 42. Sabır Taşı 43. Ulu Hakan II.Abdülhamid Han 44. Başbuğ Velilerden 33 45. Çerçeve-II 46. Konuşmalar 47. Rabıta-i Şerife 48. Doğru Yolun Sapık Kolları 49. Başmakalelerim-I 50. Tasavvuf Bahçeleri 51. Çerçeve-III 52. Namık Kemal 53. Hücum Ve Polemik 54. Rapor 1/3 55. Rapor 4/6 56. Rapor 7/9 57. Rapor 10/13 58. Yeniçeri 59. Reşahat 60. Başmakalelerim-II 61. Mektubat 62. Başmakalelerim-III 63. Çerçeve-IV 64. Gönül Nimetleri |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 1.505 İtibar Gücü: 17 | Ynt: Necip Fazıl Kısakürek çile kitabını okudum şiirleri güzel gerçekten ama fazla karamsar |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 4.172 İtibar Gücü: 22 | Ynt: Necip Fazıl Kısakürek şaıRLER bİşİ YaşamAdAN YAzAMaZLAr SatEn KArAMsaRlıGI OndaN GelIodUr genEldE sAtEN BoLeDIr Ya aSK AcIsı yada KAraMSaRLIk KAvRAmıNa gIReN şİirLEr yapMışLArDıR |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Zaman imanı kurtarma zamanı! Kayıt: 03.05.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 2.211 İtibar Gücü: 18 | Necip Fazıl KISAKÜREK Necip Fazıl Kısakürek (1905 - 1983) ![]() 26 Mayıs 1905'da doğdu. Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'ta ki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı. İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen bohem günlerinden sonra, Türkiye'ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Bir Fransız okulu, Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı(1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı. Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz. Necip Fazıl' ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır. Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı dergiler ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi(1936, 17 sayı) dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi, Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır. Sık sık kapatılan ve toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferanslarla büyük ilgi topladı. 1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, 'İman ve İslam Atlası' adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981), Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 26.07.2006 Yaş: 19
Mesajlar: 2 İtibar Gücü: 0 | Ynt: Necip Fazıl KISAKÜREK teşekürLEr eLLerıne saqLık |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 56 | Necip Fazıl KISAKÜREK....(1904 - 1983) ![]() Kendi ifadesiyle "Çemberlitaş'ta, Sultanahmet'e doğru inen sokaklardan birinde, kocaman bir konakta" doğmuştur (1904). Çeşitli okullarda, bu arada Amerikan Koleji'nde okumuş ve orta öğrenimini Bahriye Mektebi'nde yapmıştır (1922). Bu askeri okulda, din derslerini, Aksekili Ahmed Hamdi, tarih derslerini Yahya Kemal'den görmüş, ama asıl anlamda "edebiyat ve felsefeden riyaziyeye ve fiziğe kadar iç ve dış bir çok ilimde derin ve mahrem mıntıkalara kadar nüfuz edebilmiş" dediği İbrahim Aşkî'nin etkisinde kalmıştır. İbrahim Aşkî, verdiği kitaplarla onun "deri üstü deri bir plânda da olsa" tasavvufla ilk temasını sağlamıştır.Kısakürek Bahriye Mektebi'nin "namzet ve harp sınıflarını bitirdikten sonra" Darülfünun Felsefe Bölümü'ne girmiş ve oradan mezun olmuştur (1921-1924). Felsefedeki en yakın arkadaşlarından biri Hasan Ali Yücel'dir. Milli Eğitim Bakanlığı bursu ile bir yıl da Paris'te öğrenim yapmıştır (1924-1925). Yurda döndükten sonra Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında memurluk ve müfettişlik gibi görevlerde bulunmuş (1926-1939), Ankara'da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet Konservatuvarı ile İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde ders vermiştir (1939-1942). Daha gençlik yıllarında basınla ilişkiye gelen Kısakürek, bu tarihten sonra memurlukla ilişkisini kesmiş, yaşamını yazarlık ve dergicilikten kazanmaya başlamıştır. Necip Fazıl Kısakürek "uzun süren, fakat fikrîfaaliyetini ve yazı yazmasını engellemeyen bir hastalıktan sonra Erenköy'deki evinde ölmüş (25 Mayıs 1983), hadiseli bir cenaze merasiminden sonra Eyüp sırtlarındaki kabristana defnedilmiştir. Necip Fazıl Sabır Taşı adlı oyunuyla 1947 yılında C.H.P. Piyes Yarışmacı Birincilik Ödülü'nü almıştır. Kısakürek'e doğumunun 75. yıldönümü dolayısıyla Kültür Bakanlığı'nca "Büyük Kültür Armağanı" (25 Maysı 1980) ve Türk Edebiyatı Vakfı'nca "Türkçenin Yaşayan En Büyük Şairi" ünvanını vermiştir. Yazın Yaşamı Kendi sözleriyle "büyükbabasından en küçük yaşlarda okuma yazma öğrenen" Kısakürek, daha çocukluğundan itibaren önce "Fransızların aşağı tabaka muharrirlerine ait tümen tümen tercümeler" olmak üzere oniki yaşına kadar "ölçüsüz, abur cubur bir okuma hastası" olmuştur. Şöyle yazmaktadır: "(Pol ve Virjini), (Graziyella), (La-dam-d-kamelya), (Zavallı Necdet) gibi hissîlik ve edebîlik iddiasındaki eserlere kadar tırmanan alâkam, nihayet hastalığa dönüşmüş, gecelerimi ve gündüzlerimi bir ağ sarmıştı". Edebiyata böylesine bir okuma tutkusuyla giren Necip Fazıl, "şairliğinin on iki yaşında başladığını", hastanede yatan annesini ziyarete gittiği sırada onun yanındaki yatakta yatan "veremli bir kızın şiir defterini" göstererek "senin şair olmanı ne kadar isterdim" dediğini belirterek, şunları eklemektedir: "Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetinin ta kendisi. Gözlerim, hastane odasının penceresinde savrulan kar ve uluyan rüzgâra karşı içimden kararı verdim; Şair olacağım! Ve oldum". Necip Fazıl'ın yayımlanan ilk şiir Örümcek Ağı adlı kitabına "Bir Mezar Taşı" başlığıyla alacağı "Kitabe" şiiridir ve 1 Temmuz 1923 tarihli Yeni Mecmua'da çıkmıştır. "benim de yerim bu el oldu yâhu/Gençlik bahçesinde sel oldu yâhu" dizeleriyle başlayan bu şiir dolayısıyla Ahmet Haşim'in "Çocuk Bu Sesi nerden buldun sen?" dediğini yazmaktadır Necip Fazıl anılarında. Kısakürek bu tarihten itibaren 1939 yılına kadar Yeni Mecmua, Milhi Mecmua, Anadolu, Hayat, Varlık gibi dergilerle Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan şiir ve yazılarıyla ününü genişletmiştir. Necip Fazıl 1925 yılında Paris'ten yurda döndükten sonra, aralıklı şekilde ama uzun sürelerle Ankara'da kalmış, üçüncü gelişinde, bazı bankaların da desteğini sağlayarak 14 Mart 1936 tarihinde Ağaç adlı bir dergi çıkarmıştır. Yazarları arasında Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Mustafa Şekip Tunç'un da bulunduğu Ağaç, yeni kapanmış olan Yakup Kadri'nin sahipliğindeki kadro dergisinin Burhan Belge, Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir ve İsmail Husrev Tökin gibi yazarlarının savunduğu ve dönemin etellektüellerini hayli etkilemiş bulunan materyalist ve marksizan düşüncelerine karşı spiritüalist ve idealist bir çizgi izlemeyi öngörmüştür. Ankara'da altı sayı çıkan Ağaç dergisini Kısakürek daha sonra İstanbul'a nakletmiş, ancak fazla okur bulamayan dergi 17'nci sayıda kapanmıştır. Necip Fazıl, 1943 yılında bu kez, dinsel ve siyasal kimliği de olan Büyük Doğu adlı dergiyi çıkarmış, 1978 yılına kadar aralıklarla haftalık, günlük ve aylık olarak çıkardığı Büyük Doğu'da iktidarlara cephe almış, yazı ve yayınları yüzünden mahkemelere düşmüş, dergi birçok kez kapatılmıştır. Özellikle laikliğe karşı çıkan, Sultan Abbdülhamit'i savunan Necip Fazıl giderek İslamcı kesimin önderlerinden biri olmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, Ağaç'ta olduğu gibi Büyük Doğu'nun ilk sayılarında da yazar kadrosu haylı kozmopolittir. Bedri Rahmi'nin Sait Faik'e yeni edebiyatın bir çok imzası dergi sayfalarında görülmektedir. Ancak, Necip Fazıl Büyük Doğu'yu özellikle dinsel bir kavga organı duruma getirdikçe bu yazarlar bir bir çekilmiştir sayfalardan. Necip Fazıl 1947 yılında Büyük Doğu'nun toplatılması üzerine Kasım-Aralık ayları arasında üç sayı çıkarabildiği Borazan diye bir siyasal mizah dergisi de çıkarmıştır. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 56 | Şiir: Örümcek Ağı (1925), Kaldırımlar (1928), Ben ve Ötesi (1932), Sonsuzluk Kervanı (1955), Çile (1962), Şiirlerim (1969), Esselâm (1973), Çile (1974), Bu Yağmur. Oyun: Tohum (1935), Bir Adam Yaratmak (1938), Künye (1940), Sabır Taşı (1940), Para (1942), Nami Diğer Parmaksız Salih (1949), Reis Bey (1964), Ahşap Konak (1964), Siyah Pelerinli Adam (1964), Ulu Hakan Abdülhamit (1965), Yunus Emre (1969). Roman: Aynadaki Yalan (1980), Kafa Kağıdı (1984-Milliyet Gazetesinde Tevrika). Öykü: Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil (1932), Ruh Burkuntularından Hikâyeler (1964), Hikâyelerim (1970). Anı: Cinnet Mustatili (1955), Hac (1973), O ve Ben (1974), Bâbıâli (1975). |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() mutLuLuğu'm'sun! Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 4.062 İtibar Gücü: 38 | ELİNE sağLık canım.. NECİP FAZIL...adı yeter.. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ****$@I(!RT'3*** Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 8.400 İtibar Gücü: 63 | ELİNE SAĞLIK CANIM... EVET NECİP FAZIL İSMİ YETER HERŞEYDEN ÖNCE HAYATINI Bİ ÇOK KEZ OKUDUM VE ŞİRRLERİNE YAZILARINA BAYILIYORUM ÖZELLİKLE KALDIRIMLAR ŞİİRİRNE ... KALDIRIMLAR Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık. Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık. Biri benim, biri de serseri kaldırımlar. İçimde damla damla bir korku birikiyor, Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler, Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor. Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler. Kaldırımlar, çilekeş insanların annesi, Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi, Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir insandır. Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta. Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum! Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta, Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum! Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin, İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler... Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin. Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler. Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim! Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları. Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim. Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları. Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya, Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi. Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya. Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| necip fazıl kısakürek'in kendi sesinden sakarya türküsü | @izci@ | İslami Download | 1 | 30-04-2007 12:10 |
| Necip Fazıl'ın bir Anısı... | adLer | Hikayeler ve Efsaneler | 0 | 17-01-2007 11:39 |
| Necip Fazıl’ın tarif ettiği gençlik | Raid_IRON | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 02-07-2006 20:27 |