İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy (Kitap Özeti)

E-Kitap [E-Book] Bölümündeki İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy (Kitap Özeti) konusu; İNSAN NE İLE YAŞAR Simon gecenin karanlığında evine doğru büyük adımlarla gidiyordu. Vakit gece yarısını çoktan vurmuştu. “Eve az kaldı” dedi Simon. Köşeyi döndüğünde eski kilisenin duvarına oturan çıplak bir ...

+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy (Kitap Özeti)

  1. #1
    ღ ¢єηηєт кσкυℓυм
    Bize göz değmesin! ღ
    Üyelik tarihi
    12.09.2007
    Yaş
    22
    Mesajlar
    6,916
    Ruh Halim
    In Love
    İtibar Gücü
    162
    Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın Prenses Repten Yakında Emekli Olursa Şaşmayın

    İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy (Kitap Özeti)

    İNSAN NE İLE YAŞAR


    Simon gecenin karanlığında evine doğru büyük adımlarla gidiyordu. Vakit gece yarısını çoktan vurmuştu. “Eve az kaldı” dedi Simon. Köşeyi döndüğünde eski kilisenin duvarına oturan çıplak bir adam gördü. Kendi üstünde karısını montu ve kendi hırkası olduğu halde çok üşüdüğünü düşünüyordu bu adamı görene dek. Belki de bundan dolayı ona acıdı ve kendi üstündeki montu ona verdi ve kendisiyle gelmesini söyledi.

    Eve vardıklarında ikisi de donmak üzere olduklarını hissettiler. Simon yabancıyı karısıyla tanıştırmaktan korkuyordu çünkü kadın gerçekten eli maşalı biriydi. Karısı yabancıyı görünce şöyle bir süzdü , kendi montunun onun üzerinde olduğunu gördü ve Simon’u gözüyle öbür odaya çağırdı.

    “Yiyecek ekmek için komşudan ödünç un aldım sense dışardan topladığın adamları eve getiriyorsun” dedi Polya Simon’a.
    Simon ise “O bize tanrı misafiri çünkü onu kilisenin duvarında otururken buldum, uğursuz bir sarhoş olsaydı kiliseye yaklaşır mıydı?” dedi.

    Polya Simon’a hak verdi. İçeriye gidip yabancıyı bir daha süzdü ; adam uzun boylu , yakışıklı , o kadar kaslı olmayan biriydi buralardan olmadığı belliydi. Bir ara göz göze geldiler
    Polya adamın gülümsediğini fark etti,o da gülümsedi.
    Bu evde üç çocuğuyla birlikte Simon ve eşi Polya oturuyordu. Simon ayakkabı ustasıydı.
    Yaptığı ayakkabılar o çevrede ün salmıştı ne var ki bugünlerde pek iş yoktu. Üstüne üstlük birde bu yabancı eve gelmişti.
    Polya yabancının fırının üstünde yatmasını uygun buldu, çünkü burası fırının ısısıyla sıcacık olurdu. Hemen yerleri hazırladı. Simon yatmadan önce adamın adını dahi bilmediğini fark etti ve adını sordu adam geldiğinden beri tek kelime bile konuşmamıştı kısık bir sesle adını söyledi; “Piyotr Petroviç”
    ..............
    Sabah olmuştu;
    Polya kahvaltıyı hazırlamış, Simon ise yapacağı ayakkabıların derisini hazırlıyordu , Piyotr da onu izliyordu. “Ayakkabı yapmasını bilir misin?” diye sordu Simon ; hayır anlamında başını salladı Piyotr.

    Polya kahvaltının hazır olduğunu söyledi. Piyotr ve Simon yerlerinden kalkıp yemeğin başına geldi. Kahvaltıda biraz ekmek ve peynir yedi Piyotr. Sonra ikisi birden tezgaha oturdular Simon Piyotr’a bu işi öğretmeye kararlıydı.

    Piyotr kısa sürede işi kaptı, çok güzel dikiş atabiliyordu, bir süre sonra Simon’dan daha iyi ayakkabılar yapmaya başladı. Bu sayede Simon’un işleri gün gittikçe daha da iyileşiyordu. Ayakkabıları Piyotr dikiyor Simon ise ona yardım ediyordu. Polya da Piyotr’u kardeşi gibi seviyor onun için elinden geldiği kadar iyi yemekler yapmaya çalışıyor, bunu bir borç olarak biliyordu çünkü Piyotr yaptığı mükemmel ayakkabılara karşılık para almıyordu.
    ................
    Günler böyle geçiyordu Piyotr geleli üç yıl olmuştu; bir gün kalın, kürkten yapılma bir montla civarın zenginlerinden biri geldi. Kapıdan içeri zor girebildi çünkü çok şişmandı. Adam zübbenin tekiydi , elinde pahalı olduğu belli olan kaliteli bir deri taşıyordu ve söze başladı; “Bana bu deriden bir bot yapacaksın, eğer bu botun dikişleri iki yıldan daha önce açılırsa evini başına yıkarım ayrıca bu bot içine su almayacak” dedi.

    Piyotr bu eve geldiğinden beri ikinci defa bu adamın bu kasvetli halini görünce gülümsedi. Polya bunu gördü aslında gülünecek bir şey yoktu...

    Simon ise bu botu Piyotr yapabilir mi diye düşünüyordu. Zengin adama bunun zor olduğunu bu yüzden Piyotr’a sorması gerektiğini söyledi. Piyotr ise ona evet anlamın da başını salladı. Simon korkak bir şekilde rulo halindeki deriyi aldı çünkü Piyotr’un ne kadar iyi bir usta olduğunu bilmesine rağmen bu tariflere uyacak kalitede bir bot yapabileceğinden emin değildi. Simon elli ruble istemesine rağmen adam ancak otuz ruble vereceğini söyledi Simon çaresiz kabul etti. Adam geldiği gibi iki atla çekilen ve bir zenginlik abidesi olan kızağa bindi ,kızağın çanları arabanın uzaklaştığını haber verirken Piyotr işe girişti. Polya onu izliyordu , Piyotr’un normalden küçük bir parça kesmesi Polya’nın dikkatini çekti çünkü şimdiye kadar bir çok botu yapılırken görmüştü. Bu daha çok bir terliğin yapımı için kesilmişe benziyordu. Bir daha düşündü ne de olsa Piyotr işin ustasıydı kalkıp akşam yemeğini hazırlamaya başladı.

    Ertesi gün aynı kızak olanca ihtişamıyla kapılarının önüne tekrar geldi. Simon’un canı sıkıldı halbuki daha botların yapılması için altı günleri vardı. Bu kez arabadan inen o zübbe adam değil onun uşağıydı. Uşak dün efendisinin kalp krizi geçirerek öldüğünü bundan dolayı deriyle bot değil , ölüye giydirilmek üzere terlik yapılmasını istedi, zaten Piyotr’un önceden hazırlamış olduğu terlikleri alıp götürdü buna ev halkı çok şaşırdı. Herkes biliyordu ki Piyotr konuşmaktan pek hoşlanmayan bir kişiliğe sahipti bu yüzden bu konu çabucak kapandı.
    ..............
    Bu arada Simon’un işleri gitgide açılıyordu hatta bazen ayakkabı yetiştiremiyorlar ileri tarihlere gün veriyorlardı. Simon bu işten memnundu tabi ki ne iyi etmişti de Piyotr’u eve almıştı. O buraların en dürüst en çalışkan adamıydı. Hatta yaptıklarının karşılığı olarak şimdiye kadar bir ruble olsun para almamıştı. Bu adamın nereli olduğunu çok merak etmesine rağmen ona soramıyordu. Onun hakkında ailede hiç kimse bir şey bilmiyordu halbuki geleli beş yılı bulmuştu.

    Yine bir kış günü bir kadın ve iki kızı ayakkabı yaptırmaya gelmişti. Kızlar ikizdi, beş altı yaşındaydılar, çok bakımlı oldukları her hallerinden belliydi. Ancak kızlardan biri topallıyordu. İçeriye girdikten sonra nasıl ayakkabı istediklerini söylediler. Piyotr işe hemen başlayabileceğini söyledi. Bu sırada Polya kadına çocuğun ayağının niye topal olduğunu sordu. Kadın derin bir iç çekti sonra anlatmaya başladı “Aslında bunların annesi ben değilim, anneleri bunlar doğarken ölmüş ve bu kızın üstüne düşmüş bu yüzden bunun ayağı topaldır. Babaları ise ormana odun kesmeye gidince kestiği ağaç üzerine düşmüş, cesedini görenler iç organlarının dışarıya çıktığını söylerlerdi.”

    Bunu duyan Piyotr eve geldiğinden beri üçüncü defa güldü bu yine Polya’nın
    dikkatini çekti dayanamadı ve sordu “Bu eve geldin geleli üç defa gülümsedin aslında bu olaylar o kadar komik değildi hatta üzücü bile sayılırdı bunun sebebi nedir?”

    Lafı biter bitmez gökte derin bir sesle birlikte bir ışık belirdi. O anda Piyotr’da bazı değişiklikler ortaya çıktı evet piyotr bir meleğe dönüşüyordu, ev halkı şaşkınlık içindeydi. Piyotr söze başladı sesi içerde yankı yapıyordu “Evet ben bir meleğim bundan beş yıl önce Allah beni cezalandırdı. Geldim geleli üç kere gülümsedim ; ilkinde yani eve geldiğimde şunu anladım insan sevgiyle yaşar, o gün soğuktu donmam hiçten bile değildi siz beni eve aldınız, ikincisi ise o adamın eve geldiği zamandı çünkü o adamın yanında arkadaşım Azrail vardı ve onun canını almak üzereydi oysaki adam iki yıl sonranın planlarını yapıyordu

    Bundan; ölümün bizi ne zaman alacağını bilemeyeceğimizi en iyisi bizim ona her zaman hazır olmamız gerektiğini anladım ve sonuncusu benim cezamın nedeniydi çünkü ben de cezalandırılmadan önce Azrail’dim bu ikizlerin evine annelerinin canını almak için gitmiştim kızların ikisi birden annelerinin kucağında yatıyordu o an onlara kıyamadım ve annelerinin canını almadım bundan dolayı cezalandırılmıştım bu gün gördüm ki Allah yaşayan her varlığın ömrünü hesaplamıştır varlıklar bundan ne bir saniye önce ne de bir saat sonra ölürler” dedi ve göğe doğru yükseldi. Bir süre sonra evin içinde ki nurda pırıltısını kaybetti ve yok oldu.
    "Sana mucizeler vadetmedim; bir mucize verdim Ömer'im..."

    KúL_KédíSí, miniğimmm

  2. Prenses isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler:

    rihanna (27-07-2008)

  3. #2
    Kendini aşan 2de1'ci
    GoOd By My LoVeR
    Üyelik tarihi
    28.07.2007
    Yaş
    19
    Mesajlar
    3,120
    İtibar Gücü
    40
    rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor rihanna Savunun Deli Gibi İlerliyor
    eline saglık ben bu kitabı okumuştum gercekten dünya kılasıgı seviyesinde bir kitap
    ÖlÜm KaDaR YaLnIzSaN EyEr.....

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. insan ne ile yaşar--tolstoy..
    Konuyu Açan: NightBlue, Forum: Kitap Özetleri.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 12-10-2008, 13:20
  2. Ölüm diyeti kitap özeti
    Konuyu Açan: KaLpsiz, Forum: Kitap Özetleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 21-02-2008, 18:55
  3. Yüksek ökçeler kitap özeti
    Konuyu Açan: KaLpsiz, Forum: Kitap Özetleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 21-02-2008, 18:52
  4. Zülfü livaneli - Mutluluk kitap özeti
    Konuyu Açan: Şirine, Forum: Kitap Özetleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 25-10-2007, 18:53
  5. BEŞİNCİ DİSİPLİN(kitap özeti)
    Konuyu Açan: @izci@, Forum: Öğretmenler Odası.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-03-2007, 13:10

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293