HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 12.01.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.627 İtibar Gücü: 18 | Türkçe Ezan'da çevrilmeyen tek kelime Biliyor muydunuz, Türkçe ezanda Allah kelimesi dâhil her kelimeyi değiştirmişler, sadece bir kelimeye dokunmadan olduğu gibi bırakmışlardı. Hangi kelime olduğunu izah edeceğim. Ama önce gelin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 18 Temmuz 1932 tarih ve 636 sayılı genelgesiyle ezan ve kametin Türkçe okunacağını bildiren kararının ardından, tam 18 yıl boyunca Türkçe okunan ezanın ilk defa Arapça okunduğu gün Edirne’den Artvin’e, Sinop’tan İskenderun’a kadar tüm Türkiye’yi gözyaşlarına boğan günün hikâyesine bir göz atalım. Tarih 16 Haziran 1950. Yani tam 57 yıl öncesi. Yer Sultanahmet Meydanı. Bir dönem Diyanet İşleri Başkan Vekilliği de yapan, 2006 yılı mayıs ayında kaybettiğimiz Yaşar Tunagür Hoca verdiği bir röportajda o günü şöyle anlatıyor: “Ezanın Türkçe okunduğu günlerdi. Cuma namazlarını Sultanahmet Camisinde kılmayı kendime adet edinmiştim. Cuma namazlarını meşhur Hafız Saadettin Kaynak kıldırırdı. Yani ilk defa Türkçe ezanı okumuş olan Hafız… Yine böyle bir Cuma günüydü ve Sultanahmet camisine namaz kılmaya gidiyordum. Fakat her zamankinden farklı olarak caminin avlusunda büyük bir kalabalık ve telaş vardı. Ben ve yanımdaki arkadaşım, merakla cami avlusuna doğru ilerledik. Baktık ki caminin içinden çok, avluda insan var. Onlar bir şeyler duymuşlar ama biz henüz bilmiyoruz. Girdik içeri. Avluda baktık ki herkes yukarı bakıyor. Camiye giren falan yok. Herkes yukarı bakıyor. Birden cami minarelerinin bütün şerefelerinden, “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” diye Arapça Ezan okunmaya başladı. Meğer caminin imamı olan Saadettin Kaynak, her bir şerefeye bir müezzin yerleştirmiş, birbiri ardına nasıl ezan okuyacaklarını da onlara güzelce tembihlemişti. Durumdan haberi olmayan caminin içindeki cemaat da Arapça Ezanı duyar duymaz kendilerini dışarı attı. Avlu hıncahınç doluydu. Herkes İstanbul semalarını inleten Arapça Ezanı dinliyordu. 14 müezzin 6 minarenin 14 şerefesinden biri başlıyor, öbürü bitiriyor, yarım saate yakın sürdü ezan. Bunu, İstanbul’un diğer camileri takip etti… İstanbul’un bütün minarelerinden, yıllardır özlemini çektiğimiz ezan sedaları yükseliyordu göklere… Bir an için rüyada olduğumu sandım. Fakat bu bir rüya değil, gerçekti. Minarelerden Arapça Ezan okunuyordu. (Duygulandı ve gözlerinden akan yaşları sildikten sonra devam etti): Arapça Ezan sesini duyan herkes olduğu yerde durmuştu. Sanki yere çivilenmiştik; ben ve Sultanahmet Meydanı’nı dolduran bütün insanlar… Sokakta oynayan çocuklar bile oyunlarına ara verip, Allahu Ekber, Allahu Ekber’leri dinler oldular… O an anlatılmaz, yaşanır ancak… Büyük bir daüssıladan sonra, öz vatanımıza kavuşmuş gibiydik… Allah bir daha göstermesin o günleri…” Türkiye ayakta… O gün ülkenin dört bir yanında benzer manzaralar yaşandı. Ezanın Arapça okunmasına imkân kılan Meclis kararı o gün radyolardan ilan edilince, Türkiye'nin dört bir yanında halk sevinçten sokaklara döküldü. Tüm gözler minarelere çevrildi ve ilk ezan sesi beklenmeye başlandı. Halk sevinçten çılgına döndü. Gözyaşları tüm Türkiye'de sel olup aktı. Yasanın 17 Haziran 1950 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk günüydü. Bu durum halktaki duygu yoğunluğunu daha da artırdı. Gelelim yazıya başlık olan ayrıntıya. Aralarında Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri gibi isimlerin bulunduğu komisyonun çevirisini yaptığı "Türkçe ezan" metni şöyleydi: ''Tanrı uludur, Tanrı uludur Şüphesiz bilirim, bildiririm Tanrı'dan başka yoktur tapacak. Şüphesiz bilirim, bildiririm Tanrı'nın elçisidir Muhammed. Haydin namaza, haydin namaza Haydin felâha, haydin felâha Tanrı uludur, Tanrı uludur Tanrı'dan başka yoktur tapacak.'' İşte o kelime… Ezanın Türkçeye çevrilmeyen tek kelimesi ‘felâh’ oldu. Sebebi, halkın felah kelimesinin ‘kurtuluş’ anlamına geldiğini bilmemesini sağlamak ve ezan okunurken, “haydin kurtuluşa” manasına gelecek bir çağrıda bulunmamaktı. Allah’a ulaşmak özgürlüklerin en güzelidir. O an tüm dünyevi ayak bağlarından sıyrılır ve başka bir boyuta geçer insan. Namaz bu duygunun en yoğunluklu yaşandığı andır. O an kendine gelir ve her şeyiyle Rabbine döner insan. Kula kul olmaktan kurtulur. Hani Milli Şairimiz Mehmet Akif, “O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar…” der ya… İşte namaz insana, Allah’tan başka kimseye boyun eğmemeyi talim ettirir. İşte ezanı Türkçeye çevirenler, ‘felah’ kelimesini de Türkçeye çevirip “haydi kurtuluşa” anlamına gelen bir çağrıya zemin hazırlamamakla, namazın temel fonksiyonunu acaba nasıl etkisizleştirebiliriz düşüncesinde olmuşlardır. Şimdilerde ara ara aynı düşünceyi seslendirip “millet anlamıyor, Türkçe okunsun” diyenlerin amacı milletin anlaması değil, değerlerinden kopmasının kapısını aralamaktır. Milletin değerleriyle cebelleşmeyi kendine vazife edinen dünyanın başka neresinde bu tür insanlar vardır acaba? Çok yazık. Çok şükür o günler geride kaldı. Geri getirme heveslilerinin çabaları da kursaklarında kalmaya mahkûmdur. Allah bugünlerimizi aratmasın. Osman Özsoy |
| |
| DeJJaVu için teşekkür edenler 4 kişi. | CaN'da CaN (11-01-2009), Life_is_beautiful (20-09-2007), Osmanlıkızı (11-01-2009), _yoLcu_ (11-01-2009) |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 10.09.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 21 İtibar Gücü: 0 | tmm dünyanın heryerinde arapca okunuyor sorun yok fakat Allah olarak kalıp felah ın da anlamı tam olarak cevrilseydi türkce okunsa ne olur?dinen bi sakınca sı varmı?ben türkçe okunsun demiyorum ama ne biliim biras artniyet arama var gibi..Gerçekten de bi zamanlar Türkce okutulmasının nedenini herkes anlasın die olddugunu düşünüyorum.3-7 yaşındaki cocuklar mesela anlamını bilerek dinleyebilirler..ben 9 yaşıma kadar anlamını bilmiyordum..Allahu Ekber haric..benzer sekilde de dualar da öle benim bilmedigim dua yok cok sukur fakat cogunda okunan duada neyden bahsedildigini ve anlamını biliyorum ama dua yı kelime kelime okurken ne dedigimi malesef anlamıyorum..ve her dua edişimden sora bide kendim bi kaç şeyler eklerim türkçe olarak..Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.. |
| |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 12.01.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.627 İtibar Gücü: 18 | Şimdi ben senin yorumlarına cevaplar verebilmek isterdim ama bazı bilgili arkadaşlarımız var onlar açıklamada bulunacaklardır eminim |
| |
| | #4 (permalink) |
| Suları Islatamadım Kayıt: 22.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 309 İtibar Gücü: 14 | Bana göre ezan ilk arapça okunmuş ve Daha bi heybetli Örnek veriyorum nasıl bir şarkıyı yaparsın dinlersin sonra başka bir dilden dinlersin o verimi alamazsınya buda öyle birşey |
| |
| | #6 (permalink) |
![]() Kayıt: 17.12.2008 Yaş: 31
Mesajlar: 122 İtibar Gücü: 8 | ezan kutsal olmasından önce davettir arkadaşım. ibadet etmeye davet. çan çalan da ibadete çağırır hazzan da. sen bu adamları böyle yapıyor diye yargılarsan da Allahın gönderdiği dine değil de o zamanlar bunu icad eden kişiye laf söylemiş olursun. ezan kuranda geçmez. o zaman icad edilmiş bir çağrı şeklidir. herhangi bir başka işaret olabilirdi bu çağrı şekli. davul çalınarak mesela. o zaman da siz oturup bu davulcu davulu arabesk mi çalıyor türki mi çalıyor diye kavgaya tutuşurdunuz eminim. bence ezan Türkçe okunmalıdır. hatta Kuran da Türkçe okunmalıdır. siz latin harfleriyle yazılsa dahi kaç kelimesini anlıyorsunuz ki Kuranın bu halinin? "ezanın araba iadesi" adıyla tarihimize geçen yukardaki olay bence tarihimizdeki en büyük yanlışlardan biridir. ricatın başladığı gündür. şimdi aynı tayfanın torunları ve çocukları laiklikten Atatürk'e bütün hazinelerimize saldırıyor. giyim kuşam kavgası çıkarıp adam gibi yaşamak isteyen bir sürü insanı huzursuz ediyorlar. bunlar başımıza geçene kadar hiç problem olmayan ve kendi Türklük hoşgörümüzle yoluna koyduğumuz bütün olaylar/kavramlar bugün artık büyük sorunlar olarak karşımızda duruyor. dahası siyasete gireceği için yazmayacağım ama aramızdan kaç kişi çıkar fatihanın anlamını bilen, sormadan geçemeyeceğim. dinimizden/ dinimizin kutsal anlamından kopuk şekilde yaşamak istiyorsak böyle devam etsin. "ezan arab'da kalsın" ama arabın olan -bence- bizim değildir. ben de ilk yaşımdan bu zamana bu şeklini duydum. ama okurken bir zamanlar bunun Türkçe okunduğunu, sonra bunun bilmem kim tarafından bilmem ne zamanda kaldırıldığını öğrendiğimde, tepkim şu yukarda yazılanların tam tersi oldu. bizler bu ülkedeki bazılarının, ihtilalcileri geldiklerinde ayakta alkışlayıp, gittiklerinde ardından sövdüklerini çok gördük. "İşte ezanı Türkçeye çevirenler, ‘felah’ kelimesini de Türkçeye çevirip “haydi kurtuluşa” anlamına gelen bir çağrıya zemin hazırlamamakla, namazın temel fonksiyonunu acaba nasıl etkisizleştirebiliriz düşüncesinde olmuşlardır." bu adamın yazdğı şu üstteki 2 satır ise hilebazlığını, riyakarlığını bütün tiynetini ortaya koymaktadır ki bu da nefretimi celbediyor ancak. Biz koskoca 18 imparatorluk yüzlerce devlet kurmuş 17bin yıllık Türk milleti.... ezanda geçen kurtuluş kelimesini duyunca mı aklımıza gelecekti kurtuluş?? vah o zaman halimize... herşeyimiz yalanmış. bu kadar akılsızız. birisi bize kurtuluş demezse kurtulmak aklımıza gelmez... öyle mi? |
| |
| | #7 (permalink) |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | tempestorm; Ezan Türkçe, Kur'an Türkçe Ezan Türkçe Okunamaz! Üstteki iki linkteki yazıları okuyup, orada veya buraya yorumunuzu yazar mısınız? |
| |
| | #8 (permalink) |
![]() Kayıt: 17.12.2008 Yaş: 31
Mesajlar: 122 İtibar Gücü: 8 | ben de mehmet şevki eygi gibi kopuk kopuk yazayım adamım, siz de okuyun. 1: şimdi öncelikle bu bana tevcih ettiğiniz linklerde üstteki konuyu ve benim savlarımı herhangi bir belge bir yazı ile yalanlayan herhangi birşey yok. (8) Avdetilerin Türkçe Ezan ve Kur’an istekleri nafiledir. (9) Bir referandum yapılsa, farz-ı muhal (olmaz ya) vatandaşlar Türkçe Ezan ve Kur’an isteseler bile bu halkoylaması geçerli olmaz. Herhangi bir tercüme ile kılınan namaz namaz olmaz. vb satırlarda bu şevket eygi fikrini yazmış, aynı benim yazdığım gibi. gerçi fetva yazar gibi yazmış ya neyse. 2: yazı kendi içinde çelişkilerle dolu a:(13) Türkçe Ezan ve Kur’an, tartışmalarının ülkenin ilerlemesi veya gerilemesi ile bir ilgisi yoktur. Bunlar fuzulî münakaşalardır. dedikten sonra (24) Kendi millî kültürlerine, kendi kimliklerine, kendi geleneklerine ters düşmeyen, bu konuda kopukluğa ve arızaya yol açmayan Japonya, Güney Kore, Tayvan, Singapur gibi Asya ülkeleri çok ilerlediler, zenginleştiler, dünyaya parmak ısırtacak başarılara imza attılar. Dünyanın en zor yazı sistemine sahip Çin, akıllara durgunluk verecek şekilde ilerliyor. Yazık ki, Türkiye’de birtakım fosilleşmiş beyinler, saatleri 1930’larda durmuş dogmacılar hâlâ Türkçe Ezan ve Türkçe Kur’an tartışmalarından ve baskılarından medet umuyorlar. Onlara soruyoruz: Türkiye’yi bugünkü acınacak hale siz getirmediniz mi? Ülkemiz, beğenmediğiniz Malezya seviyesinde bile değil. demiş.... b: 10) Kaldı ki, bugün ülkemizdeki dindar Müslümanların, yani Ezan’a icabet eden ve namaz kılan mü’minlerin 100’de 100’ü Arapça Ezan ve Kur’an taraftarıdır. nerden biliyor? benim evime gelip kaç rekat namz kıldığımı saydı mı. 3: (9) Bir referandum yapılsa, farz-ı muhal (olmaz ya) vatandaşlar Türkçe Ezan ve Kur’an isteseler bile bu halkoylaması geçerli olmaz. (3) İlahî kitap Kur’an-ı Kerim Arapça’dır. Tercümeleri ve mealleri onun yerini tutamaz. Namaz, mutlaka ilahî nazm ile yani Arapça Kur’anla kılınacaktır. Herhangi bir tercüme ile kılınan namaz namaz olmaz. (4) Dinsiz, sosyolojik bir Müslüman veya dindar bir Müslüman Ezan’ın ve namazda Kur’anın başka bir dil ile okunmasını isterse, bu isteği dine aykırı ve geçersiz olur. (5) Bütün gerçek Müslümanlar Ezanın ve Kur’an’ın Arapça okunmasından memnun ve razıdırlar. Bunun dışında herhangi bir istekleri yoktur.... kusuruma bakmazsAN çıldırmak üzereyim. gerşek müslüman dediği kimdir bu adamın. ya da sen kime gerçek müslüman diyorsun? ben müslüman değil miyim senin gözünde? ya da benim müslümanlığıma mihenk sen veya bu şevket eygi denen adam mı? sen mi karar veriyorsun Alah mı karar veriyor? bu konuda karar veremeyeceğimiz Kuranda açıkça yazılmışken sen nasıl olup bu adamın yazısına itibar ediyorsun? Dinsiz, sosyolojik bir Müslüman veya dindar bir Müslüman ne demek? sizler oturup kendi aranızda bizi sınıflandırıyor musunuz? şu yarım müslüman bu tam müslüman diye? Hazreti İlyas ile hazreti Hızır'ı bilmiyor musun sen? bunlar neler yapmış birlikte? Hazreti hızır'ın yaptığı işlere hazreti ilyaz şaşmış iken sen nasıl şaşırmadan tam bir kesinlikle bunları söylüyorsun? bu konuda halk oylaması yapılsa geçerli olmaz da ne olur? hem demokrasi var deyip hem de ardından bunu nasıl söylüyorsun? Müslüman değil, musalli değil, dindar değil ve dine karışıp duruyor. Olur mu böyle şey! demiş yazıda nerden ve nasıl bilip sizler böyle konuşuyorsunuz. ben müslümanım. çok şükür müslümanım. ve bunu değerlendirecek kişiler de siz değilsiniz Allahıma bin şükür. öyle olsaydı Faustun laflarının bin beterini sizden beklerik. size de bir tek şeytan cevap verirdi. sen bana kaç defa Türkçe Kuran okuduğunu söyle. yani kaç kere anladın. kaç kere? arapça biliyor musun? anlıyor musun okuduğundan ve okuyup anladın mı? ondan sonra bu yukardaki der ki kuran değiştirilemez Allah kelamıdır der sen anlamadığın için seni kandırır, bilmediğin için seni kötü yola sevk eder. gittiğin yolda sen de taşlaşır aynı böyle olursun. bu adam gibi. bir hadis vardır. der ki "bir müslüman hakkında iftira eden adam canı çıkmadan önce mutlaka kendisi yapacaktır o iftira ettiği şeyi" ister bunu Peygamberimizin iftira gibi kötü bir olayı önlemek için söylemiş olduğunu var sayalım ister Allahın emrini bizlere doğrudan ilettiğini söyleyelim bu iftiracılar aynı günahı işleyecekler demek bu. bize müslüman demeyenler günü gelip bu dinden çıkacaklar. peygamber sözüdür. bütün bunları geçtim. ezan ve Kuran Türkçe okunursa bu adamların zararına olur o yüzden bu kadar karşı çıkıyorlar. bir koyun sürüsünü yönetmek elbet daha kolay. Allah'ı kendi elinde tutup başkalarına karşı kullanmak ne güzel olur değil mi. bizans rahiplerinin giydiği cüppeyi bize dini elbisedir diye yutturan da bu adamlardı ben bu cemaatlerin içine de girdim çıktım. bizzat bana anne babama karşı çıkmamı öğütledi bunlar. cennet annemiin ayağı altındayken. babamın annemin hakkını ben hiç ödeyemeyecekken. şimdi çok şükür kendim Kuranı anladığım dilimde 17bin yıllık millletimin ortaya koyduğu dille okuyorum. anlıyorum. biliyorum ki bu adamlar Allaha ve dinine en büyük ihaneti yapıyorlar. arkadaşım. ruhunu satma kimseye beynini kiraya verme. düşün. dimimizin kuralları esnektir. yerine göre bir damla kan abdesti bozarken yerine göre çizmenin koncuna kadar dolmazsa bozamaz abdesti. bu arada milyonlarca damla var. biz hangi devrin adamıyız. kaçımız bir yabancı dil daha biliyor. adamlar magazin programlarında seyrettiklerine inanıp aile düzenini bozarken Allahtan kitaptan koparken, dinimize ve kurallarına hakim olanların çoğu hala bilinmeyen bir lisan ile konuşuyor. bu halkın elden gitmesinde, yolunu şaşırmasında en çok pay kuranı arabta bırakanlardadır. her ramazan akşamında tv'de Kuran yayınlanır her namazda arapça okunur kimse hiçbir şey öğrenmez. televoleye muhtaç olur.hepsi de bu adamların suçudur. Konu tempestorm tarafından (11-01-2009 Saat 09:49 ) değiştirilmiştir. |
| |
| | #9 (permalink) | ||||||||||||||
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Alıntı:
Sizin üstteki mesajınızda da yok belge. Alıntı:
Mehmet Şevket Eygi dini konularda bilgili bir kimsedir. Fetva yazar gibi yazmaz. Bildiği okuduğu fetvayı aktarır. Yanlış olduğunu düşündüğünüz yazılarını, milli gazete'nin sitesindeki adresinden ulaşıp sorabilrisiniz. Alıntı:
13'de Türkiye'nin bu ile uğraşmamasını, bunun fuzuli bir münakaşa olduğunu belirtiyor. 24'te ise, bu fuzuli münakaşalara girmeyen ülkelerin, ilerlediklerini anlatmaya çalışıyor. Anlamak isteyene. Alıntı:
O Eygi'nin sorunu mu? O şekilde düşünmüş, senin gibi. Ondan yazmış. Alıntı:
1-) Geçerli olabileceğini bize isbat edin o zaman. 2-) Namazda türkçe okumayla kılanabileceğine dair hüküm getiriniz? Bizde öğrenmiş olalım? Yalnız getirilen kaynağa dikkat edelim. Alıntı:
Gerçek müslüman Allah ve resulüne iman eden. Allah'ın emirlerini tutan, yasaklarından kaçan kimsedir. Ben müslümanım demekle, müslüman olunuyorsa, bende doktorum, doçentim, başbakanım, millet vekiliyim.... Mehmet Şevket Eygi belirlemiyor, Allah'ın belirlemiş olduklarını açıklıyor. Anlamak istemediğiniz için size bu şekilde geliyor. "Dinsiz, sosyolojik bir Müslüman veya dindar bir Müslüman ne demek?" Ben Elh. müslümanım deyip, ne namaz ne de oruç bilmeyenler, sosyolojik müslüman. Dindar bir müslümanda, Müslümanım deyip, namazını, ibadetini bilen, yapan müslüman. Hz. İlyas İle Hz. Hızır'ın görüştükleri gün, hıdrellez günü olarak bilinir. Ama o olayların yaşandığını bilmiyorum. Deliliniz nedir? Hz. Hızır'ın şaşırtan olaylarını göre Hz. Musa (a.s.)'dır. Yanılmışda olabilirsiniz ama bilmediğimiz konuda en iyisi araştırmaktır. bu konuda halk oylaması yapılsa geçerli olmaz da ne olur? hem demokrasi var deyip hem de ardından bunu nasıl söylüyorsun? Müslüman değil, musalli değil, dindar değil ve dine karışıp duruyor. Olur mu böyle şey! demiş yazıda nerden ve nasıl bilip sizler böyle konuşuyorsunuz. ben müslümanım. çok şükür müslümanım. ve bunu değerlendirecek kişiler de siz değilsiniz Allahıma bin şükür. öyle olsaydı Faustun laflarının bin beterini sizden beklerik. size de bir tek şeytan cevap verirdi. Dışarda elinde, ingiliz anahtarı taşıyan birine bankacı diye bilir misiniz. Dış görünüş birçok yerde insanın içinin aynasıdır. Herkes müslüman. Namaz kılmayanlarda müslümanım diyor. Şu söze ne diyorsunuz? "Namaz kılmayanar kafir değildir, ama kafirler namaz kılmaz." (Numan Bin Sabit = Hanefi Mezhebi İmamı) Madem insanlar değerlendirmeyecek, o zaman bırak Kuran Arapça kalsın. Karışma Allah'ın işine, dinine. Sen O'ndan daha iyi mi biliyorsun?Alıntı:
Okumak başkadır, anlamak başka. Romandan bahsetmiyorsun, Allah'ın kitabından bahsediyorsun. Sürekli okuyorum ve anlamaya çalışıyorum. Bir ayet bir okuduğumda başka birşey anlatıyorsa, başka zaman okuduğumda başka birşey anlıyabiliyorum. Kuran'ın her harfinde ayrı hikmetler vardır. Siz bunu bilmiyor musunuz? Alıntı:
Okudumun bir kısmını anlıyacak kadar biliyorum. Anlamadığım kısmına da olduğu gibi iman ediyorum zaten. Alıntı:
O kandıran kişinin sorunu değil mi? Allah c.c. belki bu şekilde aldatılanlara hüsn-ü niyet ile muamele edecek ve azab etmeyecek. Bilmiyor çünkü, inanmış zavallı. Sen gibi de araştırmamış kimin ne olduğunu. İnanmış... Bu bölümde, bence gülün anlamı diye bir konu var, orada bir link var, o linkteki videoyu izleyebilirsiniz. Kandırma nasıl olurmuş görün. Kimin ne olduğu belli oluyor, anlattıklarından. Ben Mehmet Şevket Eygi'nin sünnete aykırı yazısını görmedim. Buyrun getirin. Kim öyle böyleymiş görelim. Tabi herkes gittiği yola dikkat etmeli. Nerelisin bilmiyorum, ama bu yazınızı kendisine ilettiğim zaman, sizin ile görüştürebilirim muhtemelen. İster misiniz? Telefon ile veya yüzyüze. Alıntı:
Sadece bir hadise, bakarak insanların dinden çıkacaklarını nasıl düşünebilirsin. Günahından tövbe eden günah işlememiş gibidir. Hadis Alıntı:
Bu şekilde bir düşünceniz varsa zaten size birşey anlatılmaz ki, ben kimseyi dinlemem, en iyi ben bilirim mantığındasınız. Allah'ın dini oyuncak değildir. Kim din ile oynarsa, birgün cehennemde kaynar. Kaynamak isteyen var mı? Alıntı:
Rahiplerde de sakal var, bizde de sakal var. Sakallılar kafir mi şimdi? Onlar dinlerini tahrif etmişlerdir, hangi ayetlerini tahrif ettiklerini bilmeden, konuşmamak gerekli. Onlara inen de İslam dini idi. Ama onlar ayetleri kendi işlerine gelen şekilde çevirdiler. Alıntı:
Annene babana kim karşı çık dedi bilemem. Annen baban namaz kılma diyorlarsa, onu da bilemem. Böyle bir durum varsa, anaya babaya karşı çıkılır! Kendi diline çevrilen kuran'ın tam anlamını verdiğini düşünüyorsan devam et. Zaten zararlı olacaksa, bu seni birgün bulur. İhaneti yapanların Kuran türkçe olmalıdır diyenler olabileceğine inanmaman için dedilerin neler. Ne buluyorsun türkçe Kuranda? Arapça Kuran'da bulamadığın? Alıntı:
Beynimi kimseye kiraya vermedim. Kendim kullanıyorum. O esnek olan şey senin bilmediğin mezhebler, sen onlara da inanmıyorsundur. Şafii mezhebinde çizme dolana kadardır kanın akması. Hanefi de ise kanın yayılmasıdır. İki damla olduktan sonra yayıldı mı abdest bozulmuş olur. Bunu sen bilmiyorsan, bu senin kendi sorunundur. Git öğren. Ama Türkçe Kuranda bulamazsın bunları. Fıkıh kitaplarını okumalısın. Sen bunları bilmiyorsun diye suçlu biz miyiz? Türkçe okununca öğrenecekler ise, sen bir kurs aç. Türkçe öğret. Sonucuna katlanabilirsinz umarım. Arapça öğren o zaman, tutan yok ki seni. Madem anlamak istiyorsun, öğren, anla. Sen bir kitap yazsan ve bu kitap farklı dillere çevrilse, ama çevrilirken kelime kıtlığından düzgün çevrilemese, düşüncen ne olur. Sen türkçe yazmışsın, o kitapta anlatılanlar en iyi türkçe öğrenilerek anlaşılacaktır. Ama yok diretiyorlar. Bozuk da olsa biz kendi dilimize çevireceğiz diye. | ||||||||||||||
| |
| | #10 (permalink) | |
![]() Kayıt: 17.12.2008 Yaş: 31
Mesajlar: 122 İtibar Gücü: 8 | Alıntı:
bütün bu dediklerinizin hepsine cevap veririm elbet adamım. birini de atlamadan sizi iknaya çalışırım. fakat siz daha olayın temelinde yanlıştasınız. size ne yapılabiir bilmiyorum. Allah ıslah etsin demeliyim. müslüman olmanın tek şartı kalben inanarak kelime_i şahadeti söylemektir. sonra da müslüman olduğunu beyan etmektir. bunu kabul eden insanı Allah yargılar günü gelince. siz kandıranın suçu kananın suçu diyerek yanlış yapıyorsunuz. neyse... herşeye tek ispatım vardır. Allah bizi niyetimizle hesaba çeker. sizi de öyle hesaba çeker. | |
| |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| bir türkçe kelime eşittir 17 ingilizce kelime :) | king lord | Mizah & Eğlence | 9 | 28-11-2007 21:55 |
| İki Kelime ??? | Hayâ | Dini Konular | 6 | 28-09-2007 20:51 |
| Bir KeLime AradıĞım... | ahSenTi | Şiir Köşesi | 9 | 25-08-2007 14:20 |
| Yüreğimden geçen iki kelime | eLFiDa | Paylaşmak İstedikleriniz | 13 | 14-06-2007 15:26 |
| Sihirli Iki Kelime | gülümse75 | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 17-12-2006 15:42 |