#1 (permalink)
19-06-2006, 18:12
|
Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 20.04.2006 Mesajlar: 17.887 Rep gücü: 46 Rep derecesi:  | TEVBE NE ZAMANA KADAR  | |  | | | TEVBE NE ZAMANA KADAR
TEVBE NE ZAMANA KADAR
Hz. Ali (r.a.) de günahlarının çokluğundan ötürü ümitsizliğe düşen ve bunun derdini çeken ve bir kurtuluş çaresi arayan birine hep “tevbe ve istiğfar et” diye öğüt verirmiş. O kimse de:
- “Sen bana durmadan tevbe ve istiğfar et diyorsun. Bu tevbe ve istiğfar ne zamana kadar sürecek?” diye sormuş. Hz. Ali (r.a.) şöyle cevap vermiş:
- “İşlediğin günahlarını tümüyle terk edinceye kadar”
Evet işlediğimiz günahları tümüyle terk edinceye ve her halimizle istikamet çizgisinde oluncaya kadar tevbe ve istiğfar etmek ve yüce Mevlamızın engin rahmetinden hiç bir zaman ümitsizliğe düşmemek, perişaniyetten kurtulmanın yegane çaresidir…
Hem, Yakup gibi ağlasan, sular gibi çağlasan
Ciğergahı dağlasan; Mevla halini sormaz mı?
Hem, şimdiye kadar o kaypa müracaat edip de eli boş olarak geriye dönen var mı hiç? Hatta içeriye alınıp izzet ve ikram görmeyen bir kimse var mı? Yeter ki müracaat ve münacat, yalvarış ve yakarış duanın kabulünün şartları dahilinde ve yüce huzurun edebine riayet edilerek yapılmış olsun…
Biz de o Kudsi huzurun edebine riayet eden büyüklerimiz tarzında deriz:
Derya olunca nefes, parelenince kafes, ta kesilince bu ses
Çağırırız: Ya Hak, Ya Mevcud, Ya Hay, Ya Ma’bud
Ya Hakim, Ya Maksud, Ya Rahim, Ya Vedud
Ya vehhab, Ya şekur, Ya Tevvab, Ya Gafur.[1] | |  | |  | |
| |