HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() CommaL Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.831 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? güzel bir yazıydı ama ben defile yapılır derken o şekilde kassetmedim ![]() benim teyze kızı gitmişti bir ara orada biliyorum resimlerini görmüştüm bilgisayarında sadece kadınlar vardı hiç erkek yoktu ve adabı ile yürüyorlardı kıvırtar gibi pozlarda görmedim ama giysiler etkiliycikyi beyaz gömlek bu yaz moda galiba :ddamarına bastıysam kusuruma bakma. dediğim gibi namusu ile iş yapana lafım yok ben dışarıda gördüklerimi yazdım. |
| | |
| | #12 (permalink) | |
![]() mutLuLuğu'm'sun! Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 4.062 İtibar Gücü: 38 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Alıntı:
eyvallah kardeşim.biz erkekli kızlı defilelerden bahsediyorduk. maalesef ki günümüzde dediğin gibi kapalılar çok maalesef... düşüncelerin için saoL. vesselam. | |
| | |
| | #13 (permalink) | |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Alıntı:
Hangi hadis kitabında bir ravi bunun yapılabileceği konusunda bir hadis rivayet etmiş ?? Moda Cehennemden Bir Oda. | |
| | |
| | #14 (permalink) | |
![]() CommaL Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.831 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Alıntı:
şimdi tesettürlü bir kızın hiçmi ne giğeceğine karar veremez ? veya bu kız sadece tek renk veya belirli bir düzendemi giğinecek benim ailem kapalı gerçi bundan pekte memnun olduğun söylenemez herkezin kendi kararı. bence her kadının olduğu gibi genç bir kız kendi renk desen ve ölçülerine göre giyim tarzını fazla abartmayacak şekilde seçebilmeli yoksa hangi türbanlı kız kara çarşafla gezmek ister bunu bana açıklayın. ben butip defilelerin yapıldığını biliyorum birkaç kız arkadaşım akrabağlarımın kızları gitmişliği vardır. sadece kızlar ve kadınlar katılıyor görevliler bile erkek değil bunu size temmin ederim. ama her genç kız beyenilmek ister buyüzden giydiği elbise karşı tarafa etki etmiyecek ise renk, Desen, Giğim tarzı gibi değişiklikler normal karşılıyorum. | |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Önce şunu sorayım; herkes ben islamı yaşıyorum deyipte kendi kafasından birşeyler yapıp uygulayabilir mi ? İslamın belli kuralları vardır arkadaşım. Emirleri ve yasakları vardır. Nasıl anayasada kurallar varsa İslamında kuralları vardır. Anayasanın bazı kuraları bilindiği gibi değiştirilmesi teklif dahi edilemiyor. Ama insanlar kendi kafalarından mıdır , şeytanın oyuncağı mıdır nedir bilinmez bir şekilde kendi kafalarından atıp tutuyorlar. İslam kafamıza göre olmaz, olamaz. Çarşaf konusuna gelince; Kuran-ı Kerimde Çarşaf Geçiyor Mu ? Çarşaf zaten Allah'ın emri. He siz o giyilen libas'a çarşaf demezsinizde örtü dersiniz o başka. Ama normal libası'ın üzerine vücud hatlarını belli etmeyecek bir elbise almak FARZ. ( Ahzab 59 ) |
| | |
| | #16 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884 İtibar Gücü: 49 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Örtünmemek ayıp mı, suç mu, günah mı? Tesettür münakaşalarında üç kavram, birbiriyle karıştırılıyor: Ayıp, suç ve günah. Bir söz, bir hareket veya bir kıyafet toplumun değer hükümlerine ters düşüyorsa ayıplanıyor. Kanuna aykırı ise, suç sayılıyor. Dine muhalif ise, günah oluyor. Bazı kimseler, kanuna aykırı olmayan bir şeyin günah da olmayacağını zannederken, bazıları, “herkesin işlediği bir fiilin günahlıktan çıkacağı” vehmine kapılıyorlar. Bunların her ikisi de fevkalâde yanlış düşünceler. Ayıp, hiçbir zaman gerçeğin ölçüsü olamaz. Fikir, düşünce ve hareketlerini sadece çevrenin “ayıp” anlayışına göre düzenleyen insanlar, şahsiyetlerini topluma feda etmiş, kalabalıklara esir olmuşlardır. Halbuki, toplumun her ayıpladığını “yanlış”, yahut her benimsediğini “doğru” kabul etmek mümkün mü? Böyle olsa, insanın her toplulukta ayrı bir şahsiyete bürünmesi, bukalemun gibi sık sık renk değiştirmesi gerekmez mi? Batılı bir düşünürün “insan aklının aczini” ortaya koyan şu ifadeleri, bu meselemizi ne güzel izah eder: “Bir insanın, babasını yemesinden daha korkunç bir şey düşünülemez; ama, eskiden bazı kavimlerde bu âdet varmış. Hem de bunu saygı ve sevgilerinden yaparlarmış. İsterlermiş ki ölü, böylelikle en uygun, en şerefli bir mezara gömülsün. Vücutları ve hâtıraları içlerine, tâ iliklerine yerleşsin. Babaları sindirme ve özümleme yolu ile kendi diri bedenlerine karışıp yeniden yaşasın. Böyle bir inancı iliklerinde ve damarlarında taşıyan insanlar için, anasını, babasını topraklarda çürütüp, kurtlara yedirmenin, en korkunç günahlardan biri sayılacağını kestirmek zor değildir.” Şimdi düşünelim: Etrafımızdaki insanların büyük çoğunluğu,yoğun propagandalarla, böyle bir fikri benimsemiş olsalar, biz de toplum ayıplamasın diyerek, babamızın etini mi yiyeceğiz? Demek ki, “ayıplama” tamamen sübjektiftir; gerçeğe tesir edecek bir faktör değildir. Ayıp telâkki ederek örtünmekten kaçınan hanımefendilerin iddiaları iki kısma ayrılıyor: Birisi: “Örtünmemek niçin günah olsun?” şeklindeki itiraz. Diğeri ise: “İslâm’da örtünmenin olmadığı” tarzındaki, şahsî kanaat. Görünürde aralarında pek fazla bir fark yok gibi geliyor. Ama, gerçekte her ikisi de birbirinden ayrı konular. “Örtünmekle de ne olacakmış, insan örtünün içinde de yapacağını yapar.” gibi sözlerin sahiplerini araştırırsanız, her defasında İslâm’ı layıkıyla bilmeyen veya bildiği halde onun emirlerini yerine getiremeyen birisiyle karşılaşırsınız. Bu insanlar, vicdanlarının derinliklerinde hissettikleri suçluluk psikolojisinden kurtulmak için, böyle itirazlarda bulunuyorlar ve tövbe edeceklerine, günahlarını meşru göstermeye kalkışıyorlar. Sanki diğer insanları ikna etmekle, o sorumluluktan kurtulacaklarmış gibi. Halbuki, bir fiil günah ise günah, değil ise değildir. Bunun tespitini “kalabalıklar” yapamaz. Örtünme dinde varsa buna kimse “yok” diyemez. Ama, hiç kimse de başkalarını bu hususta zorlama yoluna gitmemelidir. Örtünmenin İslâm’da yeri olup olmadığı meselesine gelince, bu hususta nice fetvalar mevcut. Lâkin günümüz Müslümanlarının bir kesimi, fetvanın dindeki yerini lâyıkıyla bilmediklerinden, doğrudan doğruya Kur’an-ı Kerîm’den âyetler takdim edecek ve bunların tefsirlerinden bazı kısımları aynen aktaracağım. Cenâb-ı Hak, Nûr Sûresinde Peygamberimize (asm.) hitaben şöyle buyuruyor: “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu yerleri) açmasınlar. Zahir olanı (görünmesi zarurî olan yüz, el ve ayaklar) müstesna. Baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar (göğüs ve boyunlarını göstermesinler). Ziynetlerini (süs yerlerini) ancak şu kimselere gösterebilirler: Kocalarına, yahut babalarına, yahut kocalarının babalarına, yahut kendi oğullarına, yahut kendi erkek kardeşlerine, yahut erkek kardeşlerinin oğullarına, yahut kız kardeşlerinin oğullarına, yahut kendi kadınlarına (Müslüman kadınlara), yahut ellerindeki memlûklere (cariyelere), yahut (şehvetsiz ve kadına) ihtiyacı olmayan uyuntu kimselere, yahut henüz kadınların gizli yerlerinin farkına varmamış olan çocuklara.” (Nûr Sûresi , 31) Âyet-i kerime dikkatle okunduğunda, şu hususlar tespit edilebilir: Birincisi: Hitabın mümin kadınlara olması. Yâni, örtünme kadınlar için bir imân alâmeti ve sadece mümin kadınlara farz. Mümin olmayan bir insan, İslâm’ın emir ve yasaklarından sorumlu değil. Yâni, bir kimse öncelikle Allah’ın varlığını kabul edecek, Kur’an-ı Kerîm’i Onun kelâmı ve Hz. Muhammed’i (asm.) Onun en son elçisi bilecektir ki, İlâhî emir ve yasaklara muhatap olabilsin. İkincisi: Harama bakmamanın sadece erkekler için değil, kadınlar için de söz konusu olduğu. Üçüncüsü: “Ziynetlerin gösterilmemesi”. Âyet-i kerimede geçen “ziynet” kelimesi üzerinde yapılan tefsirlerden birini, özet olarak arz edeyim: “Ziynet, süs eşyası demek ise de, tek başına süs eşyasına bakmak hiç kimse için haram olamayacağına göre, bundan murat, süs eşyalarının takıldığı kulak, boyun, gerdan gibi yerlerdir. Âyette esas maksat tesettür (örtünme) olduğuna ve hitap zengin-fakir bütün müminlere yapıldığına göre, ziynet sadece süs eşyası olarak anlaşılsa, âyet sadece zenginlere inmiş olur. Halbuki, hitap geneldir, “mü’min kadınlara da söyle.” buyurulmaktadır. Bir başka önemli husus da şudur: Kadın için asıl ziynet, süs eşyası değil, bu organların bizzat kendileridir. Yâni, gösterilmesi haram kılınan boyun, gerdan gibi azalar kadın için ayrıca birer ziynettirler.” (Hak Dini Kur’an Dili) Dördüncüsü: Mümin kadınların başörtülerini, cahiliye kadınları gibi, boyunlarına bağlayıp arkaya sarkıtmak yerine, başlarına örtmeleri ve yakalarının üzerine vurmaları. Bir diğer âyet-i kerimede ise, şöyle buyurulur: “Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, elbiselerinden giyip örtünsünler. İşte böyle giyinmeleri, tanınıp da (cariyelerden, iffetsiz âdi kadınlardan fark edilip de) eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Allah Gafur’dur (çok bağışlayıcıdır), Rahîm’dir (çok merhametlidir).” (Ahzab Sûresi, 59) Bu âyet-i kerimede, örtünme açıkça emredilmekte ve bu emrin hikmeti, “mü’min kadınların diğer âdi kadınlarla karıştırılarak rahatsız edilmemeleri, sarkıntılığa maruz kalmamaları ve ruhlarının eziyete maruz olmaması” olarak beyan buyurulmakta. Zafer Dergisi Müslüman kadının giyim şekli nasıl olmalıdır? Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesidir. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve namahrem yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir: Hz. Aişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma bir gün Peygamberimizin huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince (yüzünü ve ellerini göstererek) bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz."(1) Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.) tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik olduklarını, cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.(2) Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder: "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Aişe'nin huzuruna girdi. Hz. Aişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı.(3) Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur.(4) İmam Serahsi bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez.Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helal olmaz.(5) Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. (1) Ebû Davud, Libas:31. (2) Müslim, Libas:125. (3) Muvatta', Libas:4 (4) Beyhakt. Sünen, 2:235 (5)el-Mebsût,10:155. Yukarıdaki yazılarıda örtünmeyle ilgili olarak ekledim. Defileyle ilgili sözü fazla uzatmanın anlamı bence yok,muhakkaki bildiğimiz konularda toplumu aydınlatmamız gerekiyor,ama doğruyu ve eğriyi tarif ettikten sonra karar kişinin kendisine aittir. Bana görede defileler uygun değildir.Çünkü defileye çıkan bayanların vücut hatları belirgin bir şekilde görünmektedir,bu inanışımıza terstir, Ama ilakide defileye çıkacağım diyenede engel olacak halimizde yok.Cennette cehenemde boşuna yaratılmamıştır. Herkese iyi paylaşımlar. |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() CommaL Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.831 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? tamam ben din bölümüne birdaha gitmiyorum. buradakiler bana çok kızıyor |
| | |
| | #18 (permalink) | |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? Alıntı:
me esselam. | |
| | |
| | #19 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884 İtibar Gücü: 49 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? sakın öyle düşünme,şahsen benim kesinlikle öyle bir düşüncem ve hakkımda yok,diğer arkadaşlarında öyle bir düşüncesi olduğunu kabul etmiyorum,sen kendi düşünceni yazmışsın onlarda kendi düşüncesini yazmış,kapımız her zaman açıktır. |
| | |
| | #20 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 425 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Tesettürün defilesi olur mu ? bence tesettürün defilesi olmaz soytarı gibi giyinenlerde tesettürlü sayılmaz. iffet,ar,edep den uzak (çok söyledim bu lafları ama napiyim çok üzgünüm bu konuda) daracık ve şeffaf kıyafetler,şehvet uyandırıcı makyaj koku vs... sorada din özgürlüğü istiyolar. bizim dinimiz böyle bi dinmi başını kapat nereni açarsan aç. bence aslolan mahrem yerlerin örtülmesi. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Victoria's Secret defilesi nefes kesti | Ruhsar | Magazin Haberleri | 0 | 20-11-2007 19:48 |
| Tesettürün Nöbetçileri | Raid_IRON | Dini Konular | 4 | 31-07-2007 16:16 |
| Lösemili çocuklar yararına takı defilesi | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 03-12-2006 14:10 |
| **Dinimizde tesettürün Önemi..** | aSi MeLeq | Dini Konular | 7 | 13-06-2006 21:57 |