ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 27-07-2007, 08:53   #1 (permalink)
KaaN
.:.:. ѕση σѕмαηı .:.:.
 
KaaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·«¤°Black Eagle°¤»·
Kayıt: 18.06.2007
Yaş: 27
Mesajlar: 4.379
İtibar Gücü: 51


Dua İbadetin İliğidir

Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "(Ey Muhammed!) Kullarım sana beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulalar."(2) Bu ayet-i kerime duanın önemini belirtiyor; Bazı kimseler Peygamberimize gelerek Allah hakkında bilgi istemiş, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz yakın mıdır, O'na gizlice yalvaralım? Yoksa uzak mıdır, O'na bağıralım?(3) Onların bu sorusunu, Allah Teala Peygamberine indirdiği bu ayet-i kerime ile cevaplandırıyor; "Ben gerçekten yakınım ..." buyuruyor. Biz her ne kadar hatalı davranışlarımız sebebiyle yaratıcıya uzak isek de O, bize yakındır. Nitekim; "Biz o insana şahdamarından daha yakınız" (4) buyuruluyor. Ebu Musa'I-Eş'ari (r.a) anlatıyor: Peygamberimiz Hayber'e savaşa giderken askerler bir vadiye geldiklerinde yüksek sesle "Allah Ekber, Allahu Ekber, Lailahe illellah-Allah uludur, Allah uludur. Allah'tan başka ilah yoktur diye tekbir almışlardı. Bunun üzerine Peygamberimiz askerlere: "Kendinize acıyınız (yavaş tekbir getiriniz) çünkü, siz ne sağır çağırıyorsunuz, ne de gaibe (burda olmayana) sesleniyorsunuz. Kuşkusuz siz iyi işiten ve size çok yakın olan Allah'a dua ediyorsunuz. O, her zaman (ve her yerde) sizinle beraberdir" buyurdu. (5) Dua, yüce yaratıcıya yönelerek O'ndan istek ve dilekte bulunmaktır. O'ndan başkasından dilekte bulunulmaz. Kulun isteklerine O'ndan başkası cevap veremez. Çünkü her şeyi gören, işiten ve her şeye gücü yeten yalnız O'dur. Bu sıfatlar O'ndan başkasında bulunmaz. Dua, aynı zamanda ibadettir. Nitekim Peygamberimiz: "Dua. ibadetten ibarettir" (6) buyurmuştur. Ebu Hureyre (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah katında duadan daha faziletli bir şey yoktur."(7) Allah Teala sonsuz merhamet ve lutuf sahibidir. Kendisine içtenIikle yalvaranları boş çevirmez. Konuya başlarken mealini sunduğumuz ayet-i kerime'de Allah Teala bunu açıkca bildiriyor. Bir başka ayette de: "Bana dua edin kabul edeyim"(8) buyuruyor. Enes (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şüphesiz Allah Teala haya ve kerem sahibidir. Bir kimse ellerini kendisine doğru kaldırıp dua ettiğinde onları boş döndürmekten haya eder."(9) Hadis kitapları dua ile ilgili rivayetlerle doludur. Peygamberimizin zaman zaman yaptığı dualar da bilinmektedir. Geçmiş peygamberlerden bir kısmının yaptıkları dualar ve bunların kabul edildiği Kur'an-ı Kerim'de bildirilmektedir. Buna rağmen bazı kimseler duanın insan hayatı üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını söylemek cüretinde bulunmuşlardır. Şöyle diyorlar: Allah Teala kainatta olup bitecek olayları ve insanın hayatı boyunca nelerle karşılaşacağını, neleri başarıp neleri başaramayacağını, ezelde takdir etmiştir. Zamanı gelince bunlar Allah'ın takdirine uygun olarak meydana gelecektir. Ezelde takdir edilmemiş olayların ise meydana gelmesi imkansızdır. Durum bu olunca dua neyi değiştirecektir? Ayrıca bu görüşlerine şu hadis-i şerifleri de delil göstermektedirler. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Allah kaderleri (kainatta olup bitecek olayları) insanları yaratmadan şu kadar ve şu kadar yıl önce takdir etmiştir."(10) "Olacak şeylerde kalem (yazma işini bitirmiş ve) kurumuştur." (11) "Dört şeyle ilgili işlem bitirilmiştir; ömür, rızık, yaratma ve huy." (12) İşte Peygamberimiz de her şeyin ezelde takdir edilmiş olduğunu bildiriyor. O halde duanın etkisi ne olacaktır? diyorlar. Bunların hatası kaderi yanlış anlamaları ve bu konudaki hadis-i şerifleri yanlış yorumlamalarıdır. Bunlar, insanların kendilerine özgü bir iradeye sahip olmadıklarını, bütün işlerinin ilahi gücün zorlayıcı etkisi ile meydana geldiğini söylüyorlar. Bunlar, kelam'da "Cebriye" diye anılan guruplardır. Bunlara göre kulda ne fiil, ne irade ve ne de kudret vardır. Kul yaptığı işleri kendi iradesi ile yapmaz. Allah'ın mutlak kudret ve iradesi ile meydana gelir. Kul, bir iyilik yapmışsa buna mecbur olduğu için yapmıştır. Bir kötülük de yapmışsa ona da mecbur olduğu için yapmıştır. Evet, böyle diyorlar ve duanın etkisini inkar ediyorlar. Fakat, kader bunların anladığı gibi değildir. Kader bir işi yapmaya bizi zorlamaz. O takdirde sorumluluğun anlamı kalmaz. Bizi yaratan Allah Teala bize akıl, irade ve güç vermiştir. İnsan akıl ve iradesi ile iyi olanı seçecek, kötü olandan sakınacaktır. İnsanın bu iyiyi seçme ve kötüden sakınma gücüne "irade-i cüziyye" diyoruz. Bu gücümüzü kullanarak iyi, kötü, yararlı ve zararlı olandan hangisini seçeceğimizi Allah Teala ezelde, bizi yaratmadan çok önce biliyor ve buna göre takdir ediyor. Yoksa bizi her hangi bir işi yapmaya zorlamıyor. İşte kısaca kader budur. Şimdi duaya gelelim. İnsanın dua edeceği ezelde bilinen bir şey ise, o dua her halde yapılacaktır. Eğer ezelde Allah Teala o kulun dua etmeyeceğini biliyorsa, bu dua zaten yapılmayacaktır. Ezelde duaya bağlı olarak takdir edilen işlerin de her halde dua şartı ile olacağının bilinmiş olması gerekir. Bir örnek olarak; istemek ve azmetmek şartı ile başarılı olacağı takdir edilmiş olanın, başarısı, istemeye ve azmetmeye bağlı olduğu gibi, dua da böyledir. İmran İbn Huseyn (r.a.) diyor ki: Bir kimse Peygamberimize: -Ey Allah'ın Resûlü! Cennetlikler, Cehennemliklerden (Allah'ın takdiri ile) bilinir mi ? diye sordu Peygamberimiz: -Evet bilinir, buyurdu. Adam: -Cennetlik ve Cehennemlikler ezelde belli olunca, insanlar neden hayır işlesin ve ibadet yapsınlar, (nasıl olsa Cennetlik mi, Cehennemlik mi oldukları ezelde biliniyor) diye sordu. Peygamberimiz: - Herkes niçin yaratılmış ise onu yapar, kendisi için ezelde ne mukadder ve müyesser kılınmış ise onu işler, buyurdu.(13) İmran soruyor: -İnsanların Cennetlik veya Cehennemlik olmaları madem ki Allah'ın ezeldeki takdiri iledir. O halde insanların ibadetlerinin, hayır ve dualarının bunda etkisi ne olabilir? Nasıl olsa onun Cennetlik mi Cehennemlik mi olduğu ezelde takdir edilmiştir. Peygamberimiz bu soruya şu cevabı veriyor: -Kulun görevi, niçin yaratılmış ise onun gereğini yapmak ve yaratanın kendisini yükümlü tuttuğu kulluk görevini hayatının sonuna kadar devam ettirmektir. Cennetlik kişinin belirtisi, sapıklığa düşmeden ömrünün sonuna kadar doğru yolda yürüyerek, Cennete ermesi şeklinde açıklanabilir. Cehennemlik kişinin alameti de hayatının sonuna kadar sapıklığa düşmüş olmasıdır ki, bu da bu sapıklığı ile Cehennemi boylamış olmasıdır. Akla şöyle bir soru gelebilir: Kişinin Cennetlik veya Cehennemlik olması ezelde Allah'ın takdiri ve daha ana karnında iken bu suretle damgalanmasının eseri olduğuna göre, bu durum, o kişinin serbest hareket etmesine engel değil midir? Hayır, değildir. Çünkü bu takdir, Allah'ın ilim ve iradesinin eseridir. Yani Allah, bir kişinin dünyaya geldikten ve erginlik çağına erdikten sonra iradesini ne yöne kullanacağını ve sonunda Cennetlik veya Cehennemlik mi olacağını ezelde bildiği ve bu bilgisine göre böyle takdir ettiği için, bu takdir o kişinin serbest hareket etmesine engel değildir. Az önce meallerini sunduğumuz hadis-i şerifleri ve benzerlerini böyle anlamak gerekir. Çünkü dua hakkında pek çok ayet-i kerime vardır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin yaptıkları dualardan örnekler vardır. Şu ayet-i kerimeler duanın önemini ifade ediyor. Allah Teâlâ buyuruyor: "(Ey Muhammed) De ki duanız olmasa Rabbim size ne diye kıymet versin?"(14) "Onlar mı hayırlı yoksa darda kalana, kendisine yalvardığı zaman karşılık veren ve başındaki sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri kılan mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var ! Ne kadar da az düşünüyorsunuz?"(15) "Hiç olmazsa onlara böyle azabımız geldiği zaman bari yalvarsaydılar."(16) İşte değerli mü'minler! Bütün bu ayet-i kerime ve hadis-i şerifler karşısında duanın insan hayatı üzerindeki etkisini inkar etmek ve duanın faydası yoktur demek çok yanlış ve çok hatalıdır. İslâm bilginleri, duanın etkisini ancak sapık olanlar inkar eder, demişlerdir. Dua ile ilgili bilinmesi lazım gelen hususları şöylece özetleyebiliriz: 1- Duayı en çok etkileyen husus kişinin kazancıdır. Helal lokma duanın kabulü için gereklidir. Ebû Hureyre anlatıyor. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Allah tayyiptir (her türlü noksanlıklardan münezzehtir) temiz ve helal olanı ancak kabul eder. Allah müminlere de peygamberlere emrettiği şeyleri emretmiş ve: "Ey Peygamberler! Helal olan şeylerden yiyin ve salih -iyi işler- yapın. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı bilirim." (Müminûn, 51 ). Müminlere de şöyle emretmiştir: "Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin. Eğer yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız O'na şükredin."(Bakara, 172). Sonra Peygamberimiz konuşmasını şöyle sürdürmüştür: "Bir kimse (hac gibi) uzun yolculuğa çıkar, saçları dağılmış, toz toprak içinde kalmış bir halde ellerini semaya kaldırarak; "Ey Rabbim, ey Rabbim" diye dua eder (ve dileklerde bulunur). Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram ve haramla beslenmiş, böylesinin duası nasıl kabul edilir?"(17) İbn Abbas (r.a.) anlatıyor. Peygamberimizin yanında: "Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yiyin." (Bakara, 168) ayet-i kerimesi okunduğunda, Sa'd b. Ebî Vakkas ayağa kalkarak: - Ey Allah'ın Resûlü, Allah'a dua et, beni duası kabul olanlardan kılsın, dedi. Peygamberimiz: "Ey Sa'd! Yiyeceğini helal olandan seç, duan kabul olur. Nefsimi kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, kul, haram Iokma yediği zaman kırk gün duası kabul olmaz. Haramla beslenen vücut ateşi hakeder" buyurdu.(18) Müslüman, kazancının helaldan mı haramdan mı olduğuna dikkat etmeli, haram olan kazanca itibar etmemelidir. Ancak bu sayede Allah duasını kabul eder. 2- Dua için seher, Cuma ve arefe gibi mübarek vakitleri seçmek. Dua her zaman için yapılabilirse de bazı vakitlerde yapılması, duanın daha çabuk kabul görmesini sağlar. Bu vakitlerden birisi seher vaktidir. Allah Teâlâ, geceleri dua, ibadet ve istiğfar ile meşgul olanları Kur'an-ı Kerim'de övüyor ve şöyle buyuruyor: "Şüphesiz ki Allah, isyandan sakınanları, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar bundan önce dünyada güzel davrananlardı. Geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi."(19) Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Gecenin üçde ikisi geçip de son üçde biri kaldığında yüceler yücesi olan Rabbimiz, (keyfiyetini bilmediğimiz bir şekilde) dünyanın semasına iner ve: "Bana kim dua eder ki onun duasına icabet edeyim, benden kim ister ki dileğini vereyim, benden kim mağfiret diler ki onu bağışlayayım" buyurur.(20) Ebû Umame (r.a.) şöyle demiştir: Peygamberimize: -Ey Allahın Resûlü, hangi dua daha makbuldur? diye sorulmuş, Peygamberimiz: "Gece yarısı ve farz namazlardan sonra yapılan duadır" buyurmuştur.(21) Cabir (r.a.) de şöyle demiştir: Peygamberimizin şöyle buyurduğunu işittim: "Gecede duanın kabul olacağı bir saat vardır ki, her hangi bir müslüman ona rastlar da dünya ve ahirete dair Allah'tan hayır dilerse, muhakkak Allah dilediğini yerine getirir. Bu saat her gecede vardır." (22) Cuma gününde de duaların kabul olacağı bir saat vardır. Kim o saate dek getirir ve Allah'tan bir dilekte bulunursa, Allah Teâlâ onun dileğini kabul eder. Ebû Hureyre (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cuma gününde bir saat vardır ki, müslüman o saate rastlar da Allah'tan bir şey dilerse, Allah onu kendisine mutlaka verir."(23) 3- Allah'tan meşru olmayan bir dilekte bulunmamak. Ubade b. es-Samit (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Yeryüzünde hiçbir müslüman yoktur ki bir günahı veya akraba ile ilişiği kesmeye "vesile" olacak bir dilekte bulunmadığı sürece, her hangi bir dua ile dua etsin de Allah Teâlâ ona istediğini vermesin veya o duasına karşılık bir kötülüğü ondan uzaklaştırmasın." Dinleyenlerden birisi: - Öyle ise biz de çok dua ederiz, deyince, Peygamberimiz: "Allah'ın lutuf ve ihsanı istediğinizden daha çoktur" buyurdu.(24) Bu hadis-i şerife göre Allah Teâlâ kendisine, meşrû olmayan bir dilekte bulunmak hariç, diğer dilekleri yerine getireceğini müjdelemektedir. 4- Duada acele etmemek. Çünkü her şeyin belli bir zamanı vardır, o zamanı beklemek gerekir. Peygamberimiz buyuruyor: "Bir kul günahı veya akrabası ile dargınlığa vesile olacak bir şey dilemedikçe ve bir de acele etmedikçe duası kabul olunur." Peygamberimize: -Ey Allah'ın Resûlü, duanın kabulüne engel olan acele etmek ne demektir? diye soruldu . Peygamberimiz: "İnsan, çok dua ettim de kabul edilmedi, der. Dileğinin gecikmesinden dolayı duayı terkeder. İşte acele etmek bu demektir" buyurdu. (25) Görülüyor ki, İnsan Allah'tan bir dilekte bulunduğu zaman kabul edilmesi gecikirse acele edip de, "işte dua ettim de kabul olmadı" diye duadan vaz geçmesin, duasına devam etsin. Çünkü Allah Teâlâ dua edenin duasına icabet buyuracağını Kur'an-ı Kerim'de va'detmiştir. 5- Dua eden kimse içten dua ederek yaptığı duanın kabul edileceğine inanmalıdır. Duam kabul edilir mi, edilmez mi gibi bir tereddütle yapılan dua makbul olmaz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Dualarımızın kabul edileceğine inandığınız halde Allah'a dua edin. İyi biliniz ki Allah, gafil olan ve gönlü Allah'tan başka bir şeyle meşgul bulunan kimsenin duasını kabul etmez." (26) 6- Dua eden kimse korku ve derin bir saygı içerisinde bulunmalı, bağırarak yalvarmaktan sakınmalıdır. Dua, küçüğün büyükten, acizin güçlüden ihtiyacını ciddi olarak istemesi demek olduğuna göre duada yalvarma halinde bulunmamak, ufak da olsa bir saygısızlık etmek, dua sınırını aşarak iltimas sınırına geçen bir haddini aşma olayı olduğu gibi, gizli bir şekilde yapmamak bağırıp çağırmak da ihlas sınırından gösterişe geçen bir hadsizliği kapsar. Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de kendisine nasıl yalvaracağımızı bildiriyor ve şöyle buyuruyor: "Rabbinize dua edin, yalvararak ve gizli olarak. Muhakkak ki O, haddi aşanları sevmez."(27) Peygamberimiz de: "Siz ne bir sağıra, ne de bir orada olmayana dua ediyor değilsiniz, şüphesiz bir işitene ve yakına dua ediyorsunuz"(28) buyurmuştur. Duada fazla söz söyleme ve uzatma da bir nevi haddi aşmadır. Ebû Umame (r.a.) den rivayete göre, Abdullah b. Muğaffel oğlunun, "Allah'ım, Cennete girdiğimde sağ tarafındaki beyaz köşkü senden isterim" diye dua ettiğini işitince: "Oğlum, Allah'tan Cenneti iste ve ateşten O'na sığın. Ben Allah'ın Resûlünden dinledim, şöyle buyurdu: "Bir topluluk gelecek, duada haddi aşacaklar."(29) 7- Dua edecek kimsenin abdest alması ve kıbleye dönerek ve geçmiş günahlarına tevbe etmesi duanın adabındandır. Böyle yapması duasının çabuk kabul olmasına sebeptir. 8- Duadan önce Allah'a hamd etmek, Peygamberine salât ve selam getirmek. Fudele b. Ubeyd (r.a.) anlatıyor: Biz Peygamberimizin yanında oturuyorken bir adam içeri girdi, namaz kıldı. Sonra da: -Allah'ım, beni bağışla ve bana merhamet eyle, diye dua etmeye başladı. Peygamberimiz bu adama: "Acele ettin, ey namaz kılan, namazı kılıp da oturduğunda önce Allah'a layık olduğu şekilde hamdet, bana salat ve selam et, sonra da dua et" buyurdu. Bundan sonra bir adam namaz kıldı. Namazdan sonra Allah'a hamdetti, Peygamber sallahu aleyhi ve selleme salât ve selam etti. Bunun üzerine Peygamberimiz kendisine: "Ey namaz kılan, şimdi dua et, duan kabul olunur" buyurdu.(30) 9- Duadan önce yoksullara ve kimsesiz çocuklara sadaka vermek ve yardım etmek. Hak sahipleri ile helallaşmak. Böylece hazırlıklı olarak Allah'a yalvarmalı ki Allah Teâlâ kendisine yapılan duayı kabul buyursun. Sonunda da: "Sübhane Rabbike Rabbi'I-İzzeti amma yesıfûn ve selamün alel-mürseline ve'lhamdülillahi Rabbi'l-alemin" diyerek duayı tamamlamak. Özet olarak işaret ettiğimiz bu hususlara uyularak dua ettiğimizde inşallah dualarımız makbul ve dileklerimiz yerine gelir. Peygamberimizin bir hadisi ile konuşmamızı tamamlayalım. Muaz İbn Cebel (r.a.) diyor ki: "Bir gün Peygamberimiz elimden tuttu ve: "Ey Muaz! Vallahi ben seni severim. Her namazın sonunda: "Allah'ım, seni zikretmek, sana şükretmek, sana güzelce ibadet etmek hususunda bana yardım et, duasını bırakmamanı tavsiye ederim" buyurdu.(31)

Konu KaaN tarafından (27-07-2007 Saat 08:58 ) değiştirilmiştir.
KaaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
KaaN isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler:
Notheart (27-07-2007)
Alt 27-07-2007, 11:31   #2 (permalink)
Philip
İşi kavrayan 2de1'ci
 
Philip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Zaman imanı kurtarma zamanı!
Kayıt: 03.05.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 2.211
İtibar Gücü: 18


Paylaşım için teşekkürler kardeş..Allah razı olsun..
Philip Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-07-2007, 11:37   #3 (permalink)
NuR-u HüdA
İşi kavrayan 2de1'ci
 
NuR-u HüdA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
♥ TekGüL ♥
Kayıt: 17.07.2007
Mesajlar: 1.517
İtibar Gücü: 29


Alıntı:
. (25) Görülüyor ki, İnsan Allah'tan bir dilekte bulunduğu zaman kabul edilmesi gecikirse acele edip de, "işte dua ettim de kabul olmadı" diye duadan vaz geçmesin, duasına devam etsin. Çünkü Allah Teâlâ dua edenin duasına icabet buyuracağını Kur'an-ı Kerim'de va'detmiştir. 5- Dua eden kimse içten dua ederek yaptığı duanın kabul edileceğine inanmalıdır. Duam kabul edilir mi, edilmez mi gibi bir tereddütle yapılan dua makbul olmaz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Dualarımızın kabul edileceğine inandığınız halde Allah'a dua edin. İyi biliniz ki Allah, gafil olan ve gönlü Allah'tan başka bir şeyle meşgul bulunan kimsenin duasını kabul etmez." (26) 6-
ALLAH RAZI OLSUN COK GUZEL BİR PAYLAŞİM...
Hem dua istediğiniz tarzda kabul olmazsa,makbul olmadı denilmez..
HALIK-I HAKİM daha iyi biliyor;menfaatimize hayırlı ne ise onu verir...
bazen dünyaya ait dualarımızı,menfaatimiz için ahiretimize çevirir,oyle kabul eder..
(USTAD BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ)
NuR-u HüdA Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-07-2007, 11:53   #4 (permalink)
KaaN
.:.:. ѕση σѕмαηı .:.:.
 
KaaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·«¤°Black Eagle°¤»·
Kayıt: 18.06.2007
Yaş: 27
Mesajlar: 4.379
İtibar Gücü: 51


Allah (c.c.) cümlemizden razı olsun arkadaşlar
KaaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-07-2007, 12:21   #5 (permalink)
Notheart
göηℓüмüzüη ѕυℓтαηı
 
Notheart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
****$@I(!RT'3***
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 31
Mesajlar: 8.400
İtibar Gücü: 63


Allah Razı olsunn...paylaşımların çok güzel
Notheart Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-07-2007, 13:23   #6 (permalink)
KaaN
.:.:. ѕση σѕмαηı .:.:.
 
KaaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·«¤°Black Eagle°¤»·
Kayıt: 18.06.2007
Yaş: 27
Mesajlar: 4.379
İtibar Gücü: 51


Teşekkür ederim
Allah (c.c.) sendende razı olsun
KaaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-07-2007, 20:41   #7 (permalink)
bademmm
Hırslı 2de1'ci
 
bademmm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
.-~*~-. !r$@I) .-~*~-.
Kayıt: 16.08.2006
Mesajlar: 475
İtibar Gücü: 12


Allah (c.c.) razı olsun...
Rabbim şükrünün lezzetini her dem tattırsın kalbimize inşaallah...
güzel paylaşım,yüreğine sağlık
bademmm Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
ŞüKüR.. PaçoSS Dini Konular 6 12-09-2007 12:21
Gelinlere pırıl pırıl şıkır şıkır takılar :D hayal Bayanlara ÖZEL 14 30-07-2007 18:02
Şükür Marsilya'da @izci@ Galatasaray 0 19-03-2007 10:48
Sabır - Rızâ ve Kanâat f.kulalı Dini Konular 0 20-02-2007 15:53
AZA KANAAT ETTİKÇE “HİÇ”E REVA GÖRÜLEN ewa Paylaşmak İstedikleriniz 0 30-06-2006 01:09





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848