ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 20-06-2007, 13:42   #1 (permalink)
!NC!PéR!S!
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bLackpearL
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851
İtibar Gücü: 29


İnanmak veya İnanmamak Üzerine Bir Sohbet




1970’Lİ YILLARDA liselerde din dersi “seçmeli ders” idi. İsteyen seçer okur, isteyen seçmezdi. Din dersini seçmemiştim. Abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınır bilmezdim, kılmazdım. Camiye yaklaşmaktan çekinir, içine girmekten utanırdım. Ramazanda ailem oruç tuttuğu için ben de tutardım. Teravihe gitmezdim. Rahmetli annem, ramazan boyunca teravihe gitmem için yalvarırdı. İftardan sonra dışarıya çıkıp eve döndüğümde anamın ilk sözü, “Teravihe gittin mi?” olurdu. Yalan söylemezdim. “Gitmedim.” derdim. Üzülürdü... Bir akşam anamın gönlü olsun diye teravihe gittim. Teravih bana çok uzun geldi. Sıkılmış, bunalmıştım. Teravih bitince camiden dışarıya çıktığımda bir “ooh” çekmiştim.

Liseden mezun olduğumda dinî portrem böyle idi...

Üniversite yıllarında Risale-i Nur’la tanıştım. Risale-i Nur’u okudukça dinî hayatımdaki eksikliklerimi hissetmeye başladım. Abdest almayı, namaz kılmayı öğrendim. Günlük yaşantımda yapageldiğim kötü alışkanlıklarımı birer birer terk etmeye başladım. Ailem, arkadaşlarım ve akrabam, bendeki değişikliği fark etmeye başlamışlardı. Bazıları da kafasına göre benimle dalga geçiyor, “Aman dikkat et, uçmayasın!” diyorlardı.

Oysa ben yürümeyi daha yeni öğreniyordum...

O yıllarda bir yaz mevsiminde köyümüze tatile gitmiştim. Köyde, üniversitede okuyan eski bir arkadaşımla karşılaştım. Üniversite öğrencisi olan bu arkadaşım, bendeki değişikliği fark edince nedenini öğrenmek istedi. Bu arkadaşım, insan beyniyle tasarlanmış bir ideolojinin fanatik bir taraftarı olmuştu. Beni inançlarımız hakkında sohbete davet etti. “’Kâinat-insan-hayat’ üçlüsünün ne anlam ifade ettiği” üzerinde konuşacaktık. Arkadaşıma, hedefi olmayan kuru bir tartışma yapmak istemediğimi söyledim. Sohbetimiz esnasında taraftarı olduğunuz ideolojinin insanlığı tatmin edemeyeceğini sezer ve gittiğiniz yolun “çıkmaz sokak” olduğunu fark ederseniz yanlışta ısrar etmeyeceksiniz. Arkadaşım “Aynı şey senin için de geçerli değil mi?” dedi. “Elbette, şüphen olmasın; ben de inandığım ilkelerde şüpheye düşersem körü körüne bir saplantı içinde kalmayacağım.” diyerek sohbete başladık:

- Ayrıntıya girmeden ideolojinizin temeldeki iddiasını, savını öğrenmek istiyorum. Sizin beğendiğiniz fikirler düşünülmemiş olsaydı insanlığın durumu ne olacaktı? Biraz açar mısınız? Siz bana bir şeyler satmak istiyorsunuz. İdeolojinizi aklen, kalben benimseyebilmem için ufkunuzu tam görmem lâzım. Ufkunuz beni her yönüyle doyurabilecek mi? Sizin iddianızın eni boyu ne kadardır, hayatın ne kadarını kapsıyor? Bana açıkça şunu diyebilir misin: “Bizim fikirlerimiz güneş gibidir. Eğer insanlık bizim fikirlerimizle tanışmazsa karanlıkta kalır, karanlıkta yaşar, karanlıkta ölür.” Evet, böyle bir iddiada bulunabilir misin?

- Bunu neden istiyorsun?

- Çürük mal almak istemiyorum. Ömür bir kere; iki kere değil. Yanlış seçim yapmak istemiyorum. Fikirleriniz güneş gibi olmalı. Eğer fikirleriniz bu düzeyde ve bu önemde değilse beni serbest bırakın. Bu durumda konuşmamıza da gerek yok...

- Tamam, iddia ediyorum: Fikirlerimiz güneş gibidir, her karanlığı kovar.

- Güzel... Şimdi ayrıntılara geçebiliriz. İlk sorum şu: Fikirlerinizle insanlık ne zamandan beri tanışıyor?

- Böyle bir tarihin ne önemi var?

- Ben fikirlerinizin piyasaya çıkış tarihini önemli görüyorum. Altı ay sonra çöpe atacağım bir ayakkabı satın almıyorum. Fikirlerinizle beynimi, kalbimi donatacağım; ömrümün tamamını bu yolda harcayacağım. Bu nedenle, gerçek bir satıcı iseniz, beni memnun etmeye çalışın ve öğrenmek istediklerime cevap verin.

- Sizin bu tarih meselesini neden öğrenmek istediğinizi tahmin ediyorum. Tarih verince siz de bana “Sizin fikirleriniz bilinmeden de yüzlerce yıl yaşanmış. Demek ki sizin fikirleriniz olmadan da yaşanıyormuş.” diyeceksiniz.

- Tebrik ederim, aynen dediğiniz gibi düşünmekteyim!

- İdeolojimizin ilk tasarımı 1789 Fransız İhtilâliyle başlar. Bu tarihi “başlangıç” olarak kabul edebiliriz.

- Tarih konusunu neden sorduğumu tahmin ettiniz. Yine de biraz açmak isterim. Mademki fikirleriniz güneş gibiydi, neden geç doğdu? Oysa bizim doğru olduğuna inandığımız fikirler insanlığı hiç yalnız bırakmadı, hiç karanlıkta bırakmadı. İlk insan Âdem (a.s.) ve ilk peygamber de Adem (a.s.). Bunun anlamı şu: Allah, insanı yarattı; yaşamı için gerekli fiziksel ortamı hazırladı. Ve insanın bu maddî âlemde ne mana ifade ettiğini, ilk insanı “peygamber” yaparak öğretmiş oldu. İnsan şaşkınlık yaşamadı, “Ben neyim, bu âlem neyin nesi?” demedi. Olayların dış yüzüne bakıp korkmadı, ürkmedi. Her şeyi kontrolünde tutan “sonsuz güç sahibi bir varlığın,” yeryüzünde bir misafiri olduğunu öğrendi. Aklı her türlü evhamdan, kalbi endişe ve korkulardan kurtuldu. İnancımız bütün insanlığı aydınlatmaya devam ediyor...

Burada arkadaşım itiraz etti:

- Nerede devam ediyor? Senin dünyadan haberin yok galiba... Şu an dünyada sizin inançlarınıza sahip devletlerin hâlini görüyoruz. Uygulamada örnek bir devlet gösterebilir misin?

- Nüfuz cüzdanınız yanınızda mı?

- Ne yapacaksın nüfus cüzdanımı?

- Gerçekten yanınızda mı?

- Nüfus cüzdanımı neden soktun araya?

- Yanınızda ise lütfen rica ediyorum, çıkarın bakın. Nüfus cüzdanınızda dininizin “İslâm” olduğu yazıyor. Oysa siz İslâmiyeti kabul etmiyorsunuz, ona inanmıyorsunuz. İnanmadığınız için de Müslümanca yaşamıyorsunuz. İşte, sizin bu hâliniz en güzel cevap değil mi? Kullanmadığınız ilâcın size ne faydası dokunur? Tohumu ekmeden tarladan bir şey bekleyebilir misin? Tohum evde duracak, ekmeyeceksiniz, sonra da “Ekmek yok.” diyeceksiniz... Olmaz böyle şey! Evet, onlarca İslâm ülkesi var ve hepsinin hâli içler acısı; ama hepsinin tohumu kilerde. Ekmeden biçme olmaz. Küçük bir örnek vereyim: Müslümanlıkta “sabah namazı” diye bir ibadet var. Bunun anlamı: Sabahleyin erken kalk. Kalkıyor muyuz? Allah’ın ilk emri: “Oku!” Okuyor muyuz? İşte Almanya... İki dünya harbi geçirdi, yerle bir oldu... Sabah namazını bilmezler, ama sabah namazı vaktinde kalkarlar. Son Peygamber’e inanmazlar, ama Son Peygamber’e gelen ilk emre, yani “Oku!” emrine uyarlar... Bunun manası: Tohumu kilerde saklamazlar, toprağa ekerler. Sonuç orta yerde... Bir başka örnek: Yerçekimi... Havaya taş atınca yere düşer. Havaya taşı atan ister Müslüman olsun, ister ateist olsun, isterse başka bir din mensubu olsun, yerçekimi kendine verilen emri yapar, havaya atılan taşı yere çeker. Yerçekimi kanununu Allah koydu. Bu kurala uygun kim bir iş yaparsa sonuca o gider. İlâcı kim içerse şifayı o bulur. Tohumu kim ekerse hasadı o toplar. Bu, çok açık bir şey...

- Bu söylediklerinizi Müslümanlar neden yapmıyor?

- Sizin de nüfus cüzdanınızda “Dini: İslâm” yazıyor, ama siz başka fikirleri savunuyorsunuz. Dininizin neresini beğenmediniz? Dininizi ne kadar öğrendiniz?... Neyse, başka bir konuya geçelim. Şu anda köyümüzde kaç tane ev var?

- Köydeki evleri karıştırmadan sorunu sor...

- Pekâlâ... Sizin fikirlerinize göre, evren yaratılmış değil; yani evrenin bir başlangıcı yok... Kıyamete de inanmıyorsunuz. Yani size göre, evrenin sonu da yok. Kısacası “Madde ezelî ve ebedîdir.” diyorsunuz. Yani “Maddenin başlangıcı da sonu da yok.” diyorsunuz. Sizin kabulünüz böyle, değil mi?

- Evet, maddenin başlangıcı da sonu da yok. Bu konunun köydeki evlerin sayısıyla ne ilgisi var?

- Elli sene önce köyümüzdeki ev sayısı 15-20 iken bugün 150-200 civarında; doğru mu?

- Doğru...

- Demek ki son 50 senede köyümüzdeki ev sayısı yaklaşık 10 kat artmış... Aynı oranda artmaya devam etse 50 sene sonra 15 bin ev, 150 sene sonra 150 bin ev, 200 sene sonra köyümüzde 1 milyon 500 bin ev olacak. Ya 200 milyon sene sonra, ya 200 milyar sene sonra, ya 200 trilyon sene sonra, ya 200 kentrilyon sene sonra, ya 200x200 kentrilyon sene sonra ev sayısı ne kadar olur? Bu evler sadece bizim köyümüzde. Ya diğer köylerdeki, ilçelerdeki evlerin sayısı ne olacak? Dünyada insan yaşayan tüm ülkelerde aynı şekilde evler çoğalacak. “Madde sonsuz” demek, “kıyamet olmayacak” demek oluyor. Dünya hayatı sonsuza dek devam ederse yeryüzü evlerle, iş yerleriyle, fabrikalarla, okullarla, hastahanelerle dolacak. Dünya binalarla dolarsa yiyeceklerimizi yetiştireceğimiz toprağımız olmayacak... Dünyanın sonu yoksa bu problemi nasıl çözeceksiniz?

- Bu konuda araştırmalar yapılıyor. Duymuş olmanız lâzım: Mars’ta hayat arıyorlar. Oraya göç ederek dünya nüfusunu rahatlatabiliriz...

- Peki Mars’ta hayat var mı?

- Araştırıyorlar...

- Ay’da da araştırdılar, ama hayat bulamadılar.

- Mars’ta bulunabilir...

- Ya Mars’ta hayat bulunmazsa çözüm ne olacak?

- ...

- Demek ki sizin fikirleriniz güneş gibi değil... İnsanlık sizin fikirlerinizle problemlerini çözemeyecek. Böyle havada kalan fikirler benim makbulüm değil. Fikirleriniz Mars’a gitti, orada kaldı. Hâlbuki Hz. Kur’an, dünyanın da tıpkı bir insan gibi ölümü tadacağını söylüyor. Sonsuzluk, Dünya’nın ölümüyle başlayacak. Hz. Kur’an’da maddenin ezelî olmadığını, yaratıldığını öğreniyoruz. Siz maddenin ezelî olduğunu, yani maddenin başlangıçsız olduğunu kabul ediyorsunuz da, maddeyi yaratan “sonsuz güç sahibi bir varlığın” başlangıçsız olacağını neden kabul etmiyorsunuz? Anlaşılır gibi değil! Maddede akıl, irade, ilim, fikir, merhamet olmadığı çok açık. Yine evlere dönecek olursak, evlerimizin inşasında kullandığımız demir, çimento, tuğla, kum, çakıl, hepsi madde. Bu maddeleri bir irade, bir ilim, bir ölçü, bir plân ile bir araya getirmediğimiz müddetçe ev olamıyorlar ve bizler evlerimizin oluşumunu maddelerden beklemiyoruz; ilim sahibi, akıl sahibi ustalardan, mühendislerden bekliyoruz...

- Bir hayli vakit geçirdik. Bir önerim olacak...

- Nedir?

- Sizin değişmenize sebep olan kitaplardan bana verin, ben de bizim kitaplardan sana vereyim. Daha rahat araştırma yaparız.

- Güzel bir teklif... O zaman biriki dakika bekleyin, hemen getireyim.

Sohbeti evimizin bahçesinde yapıyorduk. Gittim ve Risale-i Nur’un küçük boylarından birkaç tane aldım, getirdim ve arkadaşıma verdim. Bir gün sonra o da bana “Materyalist Felsefenin Temel İlkeleri”ni gönderdi.

Allah’ım! Günahlarımızdan ötürü bizi rahmetinden mahrum bırakma. Nefsimize söz geçirmede bize yardımcı ol. Kabirde ve huzur-u İlâhî’de pişman olacağımız söz ve davranışlarda bulunmaktan bizleri koru. Abdesti, namazı bize sevdir, kolaylaştır. Günahlara karşı direnme gücü ver. Bizi senin rızana ulaştıracak ilim ve amelle nimetlendir. (Âmin, âmin, âmin...)

Makaleden alınmıştır
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
!NC!PéR!S! için teşekkür edenler 2 kişi.
Osmanlıkızı (23-06-2007), mestan_canbaz (23-06-2007)
Alt 20-06-2007, 15:50   #2 (permalink)
Philip
İşi kavrayan 2de1'ci
 
Philip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Zaman imanı kurtarma zamanı!
Kayıt: 03.05.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 2.211
İtibar Gücü: 18


Paylaşım için teşekkürler..Allah razı olsun..
Philip Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-06-2007, 15:54   #3 (permalink)
!NC!PéR!S!
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bLackpearL
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851
İtibar Gücü: 29


tşkr cümlemizden inşllh
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-06-2007, 20:15   #4 (permalink)
bademmm
Hırslı 2de1'ci
 
bademmm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
.-~*~-. !r$@I) .-~*~-.
Kayıt: 16.08.2006
Mesajlar: 475
İtibar Gücü: 12


amin...Allah cc razı olsun...
bademmm Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 21-06-2007, 16:49   #5 (permalink)
_aLmİrA_
Bölüm Moderatörü
 
_aLmİrA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
mutLuLuğu'm'sun!
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4.062
İtibar Gücü: 38


başta şöyle bi baktım..yazı uzun geLDi..
okumaya başLadım..bitti..bu kadar kısa mıydı dedim
canım gerçekten müthiş bi yazıydı..
bilGiLendrmen için saoL..
ne kadar güzel cvpLar verilmiş..
Rabbim daha nice böyLe gençLerin yetişmesini nasip etsin..
ALLAH RAZI OlSN..
_aLmİrA_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 23-06-2007, 11:53   #6 (permalink)
Osmanlıkızı
Kendini aşan 2de1'ci
 
Osmanlıkızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Hüsn-i DiŁârâ
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 6.315
İtibar Gücü: 59


Allah razi olsun ...
Osmanlıkızı Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 26-06-2007, 11:40   #7 (permalink)
!NC!PéR!S!
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bLackpearL
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851
İtibar Gücü: 29


cümlemizden razı olsn inşllah
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
İnanmak purcum Şiir Köşesi 2 02-02-2008 19:19
küçüçük kediler veya konuşan akıllı insanlar veya yaratıklar :D maynak kız Oyun Demo Inndir 8 04-01-2008 15:11
DaĞ İle Sohbet dcaur Şiir Köşesi 0 25-09-2007 04:23
İnanmak istediğine inanan insanlar Opeth Paylaşmak İstedikleriniz 5 19-01-2007 11:26
İNANMAK "BİLMENİN" BİTTİĞİ YERDE BAŞLAR. **Zerd@** Paylaşmak İstedikleriniz 1 14-06-2006 16:22





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847