ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 19-04-2007, 13:45   #1 (permalink)
nUv@nd@
İşi kavrayan 2de1'ci
 
nUv@nd@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 16.01.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 1.202
İtibar Gücü: 14


Mecazi Bir Sevda Bu...

Hayat, gözün gördüğünden ibâret midir acaba?" dediler birgün. Görmek ve seyretmek. Kalıp kalıp oyuncakların dizildiği bu şehâdet âleminde, acaba neyi ifade eder sûreti izlemek? Sorular sorulunca ilmek ilmek olur derinleşen hisler ve kapanır gözler. Ruhumuz hızını alamaz fersah fersah ötelere kayar gider. Durur ve Hızır'ın koluna girer. Hızır çırpınan gözlere şöyle bir bakar derin derin ve tebessüm eder. Şöyle der:
Hayat, senin, şu karmakarışık deyip kaçtığın ândır. Ağlayarak başladığın ömür, binbir endişe ile devam eder. Gün gelir karmaşa gider, her şey bir ateş böceğinin tıpkı karanlıkta yok olması gibi söner gider.
Hayatın zâhiri, kalıbınla; mânâsı ise ruhunla kardeştir. Kalıbın kardeşini görüyorsa, ruhun da kardeşine, mânâya âşinâdır. O vakit, aç kalbindeki mânâ pencerelerini… Zira hayat, gayrettir, fedâ etmektir, baktığın her yerde O'nu arayabilmektir.
Şöyle bir bak hayat mir'atından (aynasından) mâzînin sırrına…
Yûsuf kuyuda, Yûsuf sarayda, Yûsuf zindanda… Ve hayat, yine onunla…
Yâkûb'un duâsı ise yanıbaşında…
Zülkarneyn tüm ihtişamıyla yolda… Zülkarneyn yürekleri fetih için yolların başında, Zülkarneyn ki, elleri sarkık yatıyor tabutunda…
İbrahim'in gözleri semâda, İbrahim'in adımları mârifetullah durağında Lâ Yezâl'i bulmada… İbrahim şirkin putlarını yıkıp Tevhid'i sunmada… İbrahim ki, Dost'tan gayriyi, yaktığı çerağla tutuşturup, nihayetinde gülistana kavuşmada…
Bir İbrahim ki, Dost'un huzurunda, eli biriciği İsmail'in boynunda… Dost ise, O'na şahdamarından daha karîb… O ise Dost'un fazlında Halil… Neslinden gelecek ise o güzeller güzeli Habîb…
Mûsa, Nil'in üzerinde bir sandıkta, Mûsa bir kıymetlinin kucağında, bir kıymetsizin ocağında, bir bakıyorsun Tuvâ'da, bir de bakmışsın Tih Sahra'sında… Yolu Mecmau'l-Bahreyn'e uğramış, varmış ilminin tükenip bittiği son noktaya…
Tüm bunlar sana neyi anlatıyor? Zıtlıklar, iniş ve çıkışlar… Neyi öğretiyor sana?..
Hâsılı… Yokluk sana varlıkla öğretiliyor. Zira varlığın içindesin. Zıddıyla fehm ediyorsan mefhumu… İşte varlık… Zerre zerre yokluk, zerre zerre sonsuzluk…
Ey yolcu!
Hayat, Süleyman'ın şeffaf zeminli sarayına benzer. Cihan mülkünün padişahı puslu bir saray koyduysa önüne başka çaren mi var? Bak Belkıs'ın hâline. Belkıs, zemini görünce, su diye aldandı, eteğini kaldırıp geçti. Aradaki engeli göremedi. O vakit, derinlik zâhir oldu, zeminse bâtın…
İnsan ise zâhiri bildi, mânâyı göremedi. Hakikate âmâ olunca her şey sûret göründü. Aslında her şey Süleyman'ın şeffaf zeminli sarayında olduğu gibi iç içedir. Zâhir bâtının kalıbı, mânâ ise kalıbın sırrıdır.
Sen de Belkıs gibi eteğini kaldır ve geç. Ancak zemini de gör, zeminin altındaki suyu da…
Ve eğil de dinle, ulaş Hira'da yankılanan ilk sadâya… Ruhu'l-Emîn ne dedi Nebi'nin kulağına…
"Oku! Yaratan Rabbi'nin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin kerem sahibidir. O insana kalemle yazmayı ve bilmediklerini öğretti." (Alak Sûresi, 1-5)
Ey suâlin dehlizinde sıkışıp, çıkış kapısı arayan! İşte mânâ, işte sır O'nda…
Oku!.. Kelîm olan, Kelâmı verdiyse okumayı da verendir. Nebî okuma bilmediğini söyleyip âcze bürününce Cebrâîl sarıldı O'na. Şimdi hangimiz O'nun bildiğini biliyor, duyduğunu duyuyoruz, değil mi Cânâ?
Oku! Ey Hüsn-i Mutlak'ın nefhasını, tomurcuğunu taşıyan! Zira hayat mânâsını ifşâ için Senin kalbî kelâmının terennümünü bekler. Bak satır satır kâinâtın özüne, kendi derinliğine… Bak baştaki gözün göremediği keyfiyete…


alıntıdır...
nUv@nd@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 19-04-2007, 13:46   #2 (permalink)
nUv@nd@
İşi kavrayan 2de1'ci
 
nUv@nd@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 16.01.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 1.202
İtibar Gücü: 14


vakit ki...aklımız çelinmiş sabahtan...

Boğazımızda heceler seni anınca yüzümüzde mayhoş bir utangaçlık. Şarlayarak üstümüze devrilen zamanın ve genzimizi yakan başıboşluğun ortasında serin bir kızıllık arıyoruz. Buruşmuş yılgın senelerin ve rahlede fotoroman okuyan aklımızın ortasında dolaşıp duruyoruz.
Sanıyoruz ki iskeletimiz kana karışacak, sanıyoruz ki haylazlığımız saçları kırlaşmış dünyaya meydan okuyacak... İçi kurtlanmış yaralarımız çatlayan tohum gibi toprağa yüzünü çevirmiş.
Her sabah kalkıp öpüşmeye heveslendiğimiz dünyanın bağırtıları boğuyor bizi. Tutuşmuş, kaçıyoruz saklanarak kendimizden.
Hasat mevsiminde ekine şehirliler gibi davranıyoruz. Şımarık, kendini bilmez, ukala. Eğilip kalkarken ne tuhaf; dağlarla boy ölçüşüyoruz. Sancılarımız biz bilmeden bizi terk etmiyor. Ayartmaya çalıştığımız hısımlarımızın kabuklarını yoluyoruz gözlerimizi kapayıp. Hepimiz çalgıcıyız; hem çalıp hem oynayan.
Vakit galiba senin söylerken gizlerinden iki damla yaş akıtan vakit. Hani hinliğin, şeytana pabuç bırakmayanların, kambur çocukları gökdelenlerin en üst katından itenlerin vakti.
Her yer sis bulutu, kim açsa gözlerini içi irin doluyor. Sarsak şamatasıyla mahşeri andıran dünyanın marşları artık seni anmıyor. Ve hiçbir şef senden bahseden besteleri çalmıyor. İçimizden hiç kimse baharda toprağı yaran çiğdemin senin kokunu hatırlattığını söylemiyor. Boğuk kum fırtınasının yanında hırpalanıyoruz cüretkâr kahkahalarımızla.
Hepimiz dünyaya koşmakla meşgulüz. Yeryüzünde tek kimse ne seni, ne dediklerini yamamıyor kulaklarımıza.
Oysa sen konuşunca gecenin üstü örtülür; bütün maceralar suskun bir çocuğa dönerdi. Ağzından çıkan tek harf ziyan olmasın diye dünyanın etrafında çember olurdu seni dinleyen kim varsa. Durulanmış kelimelerin aşktan çatlayan yüreklere dokunan sevgili gibi tesir ederdi pörsümüş çölün ortasında. Kim derdini anlatmaya kalksa bizim kulaklarımız zonkluyor. Yüzümüzde tuhaf bir sıkıntı! Derdimizi anlatacak birilerini bulmak zor artık. Kimsenin derdini işitmek istemiyoruz.
Dert bizdeyse en büyük dert bizim derdimiz oluyor, yara bizdeyse en derin yara kendi yaramız sanıyoruz. Öyle garibiz ki yetimden daha yetim duruyor boynumuz. Bir masum bize dokunmak isteyince.
Ey peygamberlerin sultanı!
Parmaklarından sen sular akıtırdın, biz akan suları kana buluyoruz. Kim sana adım atsa sen onlara koşardın. Koşardın da yanından ayırmazdın. Telaş içinde, bitecek diye korktuğumuz nefesimiz biraz daha cilalı çıksın diye neyimiz varsa büyük şeytanlara peşkeş çıkar olduk. Elimizle kutsal Mushafı gösterip Tevratça yaşıyoruz.
Sen hep "Kardeşsiniz" derdin. Biz kardeşlerimizi ancak derilerini yamyamlar gibi yüzerken hatırlıyoruz. Nerede cephanelikler havaya uçsa uçuran kardeşlerimiz, uçuşanlar da. Birkaç kuruş için, biteceğine bir türlü aklımızın ermediği dünya için, siyah yağ için… Kantarımızın topuzu iyice kaçtı. Bizim ocağımıza senin onurun lazım.
Varken kayıbız.
Çünkü var olduğumuzu sandığımız devrin dipnotunu tutarken sadece kendimizi yazıyoruz sinsi sinsi. Sen ümmiyken mucizeler yazmıştın. Biz kravatlı şehir eşkıyalarına dönüşmüşüz. Elimizde tuttuğumuz kalem ancak bir kent züppesinin öyküsünü yazıyor.
İçimiz silik, içimiz huysuz, bunca şeye rağmen utanmaz içimiz. Nereye gideceğini bilmeden ve gitmek için hiçbir eşiği aşamamışken her yeri ve her şeyi sahipleniyoruz.
Acıyı omuzlayan sırt yok bizde. Senin nezaketinden yola gelen Ömerin, komitacıların, heykel tacirlerinin ve kendini günaha adamış insanların nasiplerinden bir katre nasıl da dinginleştirirdi içimizi. Sözlerimize otağ kurmuş taşralı vaatlerimizin altında eziliyoruz.
Hepimiz sadece yalnızız.
Ev içlerinde kumanda hükümdarlığı için her akşam "kimin eli en çabuk oyununu" oynuyoruz. Kanımıza karışmış bu bencillik zehrinin yüzümüze her gece kezzap attığının farkında değiliz.
"Belki" diyoruz başka bir kasabaya koyup gidince tomurcuklanır inançlarımız. Her kasaba hıncını alıyor bizden, gözümüze kestirmişsek ona mahal bırakmıyoruz zaten.
Hınçlarımız hatalarla bezeli. Kapımızın eşiğinden adım atar atmaz selam cimriliğimiz tutuyor komşularımıza.
Hani sen "Komşusu açken….." demiştin. Şimdi biz komşularımızla gözükmeme yarışına girişiyoruz. İlişmemesi için gözlerimiz birbirine.
Sahi biz neyiz? Marangoz atölyesinden çıkmış sandalye iskeleti gibi birbirimize benziyoruz. Aynı hizada çetele tutulmuş baş ağrısı olmaktan öteye gidemiyoruz.
Gelin konvoylarında camdan sarkan delikanlı gibi ahmak çalımlarımızla yürüyüp gidiyoruz. Yani mahsustan yaşıyoruz. Yani güçlü görünce iliklediğimiz pahalı ceketimizde yaşıyoruz. Yani ıssız duygularımıza yerleştirdiğimiz işgalci karakol zabitleriyle kol kola yaşıyoruz. Yani bir çocuk gibi yaşamıyoruz. Yani elleri duaya çevrilen bir anne gibi yaşamıyoruz. Bir peygamberin sözleriyle yaşamıyoruz. Onun elleriyle, onun gözleriyle, kokusuyla, merhametiyle, sevgisiyle, kitabıyla yaşamıyoruz.
İçimizde ancak bir yer umudu! İsterken o yeri hepimiz eşrefi mahlûkat…
nUv@nd@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 19-04-2007, 16:14   #3 (permalink)
Philip
İşi kavrayan 2de1'ci
 
Philip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Zaman imanı kurtarma zamanı!
Kayıt: 03.05.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 2.211
İtibar Gücü: 18


Allah razı olsun..
Philip Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Sevda Sokağı balkiz Şiir Köşesi 8 16-10-2007 17:17
Sevda SeaBoy Fotoğrafçılık ve Resimler 4 30-07-2007 11:37
İki Sevda... DiLrUbA Paylaşmak İstedikleriniz 5 19-03-2007 19:16
Bu sevDa biTmez..... !NC!PéR!S! Fotoğrafçılık ve Resimler 19 24-09-2006 17:17
Aşkın Mecazi Külü @izci@ Dini Konular 3 12-06-2006 22:56





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847