ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 19-04-2007, 13:11   #1 (permalink)
£R$$!İN
΅ ΅ мע ๔яєα๓ ΅ ΅
 
£R$$!İN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
dansöz dünya salla oyna..
Kayıt: 29.01.2007
Yaş: 19
Mesajlar: 8.781
İtibar Gücü: 50


Kalplerin Fethi.....

“Rabbin meleklere şöyle demişti: ‘Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yaratıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın!’ İblis’ten başka bütün melekler topluca secde etmişlerdi. O, büyüklük taslayıp kâfirlerden olmuştu. Allah: ‘Ey İblis! Benim kendi ellerimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Bu yaptığın büyüklük taslamak mı, yoksa sen ululardan mısın?’ İblis: ‘Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.’ dedi. Allah: ‘Çık oradan. Sen artık kovulmuş birisin. Ceza gününe kadar lanetim senin üzerinedir.’ buyurdu. İblis: ‘Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni beklet.’ dedi. Allah: ‘Sen bilinen güne kadar bekletileceksin.’ dedi. İblis: ‘O halde senin kudretine and olsun ki onlardan sana içten bağlı olan kulların müstesna onların hepsini azdıracağım.’ dedi.” (Sad 71-83)
Büyüklük taslamasından dolayı cennetten kovulan şeytan, kendi günahını unutup kovuluşuna sebep olarak gördüğü Âdem aleyhisselam ve nesline kıyamete kadar sürecek bir azdırma harekâtını başlatmıştır. Şeytan ilk olarak Âdem aleyhisselam ve Havva validemizin cennetten dünyaya gönderilişine sebep olmuştur. Ardından, onların neslinden gelip de Allah’a içten bağlı olmayanları azdırıp sapıtmakta ve onları kendisinin de gideceği yer olan cehenneme sürüklemektedir.
Rabbimiz şeytanın vesvesesinden kendisine sığınmamızı bize öğütlemektedir.
“Cin ve insan şeytanlarından, insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin şerrinden insanların Rabbine, insanların melikine, insanların ilahına sığınırım, de!” (Nas 1-3) buyurarak Allah celle celaluhu, iman eden kullarını bir taraftan şeytanın azdırmasına karşı uyarırken diğer taraftan da insanların kalplerini Allah adına fethe teşvik ediyor. Şeytan da kendi taraftarlarını insanların kalplerini azdırmaya teşvik etmektedir.
Âdem aleyhisselamdan günümüze kalelerin, şehirlerin, ülkelerin fethi gibi görülen fütuhat, aslında kalplerin fethine yol aralamaktır. Esas hedef kalplerdir, gönüllerdir.
Şu farkla ki nebiler silsilesi ile başlayıp Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ve O’nun gönül erleriyle kıyamete kadar devam edecek olan maddî ve manevî fütuhatta zulüm ve haksızlığa asla müsaade edilmemiştir.
Şeytan ve taraftarları ise bu mücadeleyi, şeytan ve nefisleri adına hiçbir kural tanımadan taş üstünde taş, kalp üstünde baş koymayarak gerçekleştirmektedirler. Tarihte olduğu gibi bu zulümler, günümüzde de artarak devam etmektedir.
Cengiz Han’dan başlayarak torunu Kubilay Han da son bulan insanlık tarihinin eşine rastlamadığı Moğol istilası ve zulmü, şeytan ve taraftarlarının korkunç bir fitnesiydi. Günümüzde de bu şer güçler tüm imkânlarını İslam’ın ve müslümanların tahribine yöneltmişlerdir.
Ne zaman ki müslümanların İslam isminden başka belirtileri kalmamış, şeytan ve taraftarları sahne almış ve her şeyi alt üst etmiş, zulüm ve haksızlığı yaygınlaştırmışlardır.
Bununla birlikte Moğol istilasında olduğu gibi, müslümanları yok etme çabası içerisinde olanlar İslam’a teslim olmak zorunda kalmışlardır. İnşallah tarihte olduğu gibi günümüzde de bu gerçekleşecektir. Thomas Arnold “The Preacking of İslam” adlı eserinde bu garip tabloyu şu şekilde değerlendiriyor:
“İslam dini bütün zor şartlara, çeşitli engellemelere rağmen bu harabelerin enkazı arasında yeniden yükselmeye, yücelmeye ve vahşi yapıdaki bu insanlara kendilerini kabul ettirmeye başlamıştır. Birçok üstün meziyetlere sahip bu davetçi insanlar, bu kişilerin ruhlarında İslam’ı hâkim kıldılar ve onları İslam dinine soktular.”
Her insanın yapmaktan zevk aldığı bazı meşgaleleri vardır. Gönül erlerinin de zevkle yaptığı meşgale Allah’ın dinine davettir, kalplerin fethidir. Çünkü Allah ve Rasulü, inananları sürekli bu hizmete teşvik etmiştir.
“Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır.” (Nahl 125)
“Rasulüm şimdi sen güzelce sabret.” (Mearic 5)
“Sen ancak bir uyarıcısın.” (Rad 7)
“Ey Rasulüm! Onlar iman etmiyor diye neredeyse kendine kıyacaksın.” (Şuara 3)
Rasulullah Efendimiz de:
“Allah’ın senin vasıtanla tek bir kişiye hidayet vermesi, Allah’a yemin ederim ki o senin için kızıl develere sahip olmaktan daha iyidir.” (Buhari- Müslim)
Bu gönül erleri, işte böyle bir Rasulün, insanlar iman etmiyorlar diye neredeyse üzüntüden kendini helak edecek duruma gelen o Yüce Önderin yolunu takip etmektedirler. Ashabdan, tabiinden ve daha sonraki nesillerden o kadar kalp fatihleri var ki bunların sadece isimleri ciltleri doldurur.
Bunlardan Abdulkadir Geylanî kuddise sırruh şöyle der:
“Bazı insanlara nasihat etmem gereğini öğreten, kalbime nasihat etme şevkini koyup onu benim için en büyük şeref ve gaye kılan Cenab-ı Allah’ı tenzih ederim. Ben Allah davasının tebliğcisi, nasihatçisiyim.
Ben gayretimin karşılığının Cenab-ı Allah’ın yanında mahfuz olduğunu bildiğimden, kimseden bir şey de beklemiyorum. Borç da talep etmiyorum. Ben dünya ve ahiretin kulu değilim. Ben Allah’tan başkasına kulluk etmem. Biliniz ki sizlerin doğruya tâbi olarak kurtuluşa ermeniz, beni çok sevindirir. Helakiniz ise üzer.” (Fethu’r-Rabbanî)
Ömer el-Keysanî Abdülkadir Geylanî kuddise sırruhun meclisini şöyle anlatmaktadır:
“Onun meclisinde, yaptığı kötülüklerden tevbe eden, nadim olan yol kesiciler, katiller, fâsıklar, itikadı bozuk sapkınların yanı sıra, çoğu kere orada müslüman olan yahudi ve hıristiyanlara da rastlanırdı.”
Kalp fatihleri, kalplerin o andaki durumunu teşhis etmekten geri kalmazlar. Ve ona göre tedavi uygularlar. Kâh hikmetle kâh güzel öğütlerle, kâh tatlı kâh sert ama özden, sadece sözden değil. Özden gelenler öze gider, kalpten kalbe yol bulurlar, onların sözleri bir kulaktan girip diğerinden çıkmaz.
Irak valisi İbn-i Hübeyre, Hasan Basri, İbn-i Sirin ve Şâbi’yi huzuruna çağırarak Yezid’e itaat konusunu sorar.
İbn-i Sirin ve Şâbi yumuşak bir şekilde cevaplarken, Hasan Basri:
“Ey İbn-i Hübeyre! Yezid hakkında Allah’tan kork, Allah hakkında Yezid’den korkma. Allah seni Yezid’den korur. Yezid ise seni Allah’tan koruyamaz. Allah sana öyle bir melek gönderir ki, seni makamından kaldırır atar. Sarayından çıkarır, kabrini dar ve sıkıntılı kılar. Orada sana yardımcı olacak yalnızca güzel amelindir. Ey İbn-i Hübeyre! Eğer sen Allah’a isyan edersen bil ki, Allah bu gücü sana yalnızca O’nun dinine ve kullarına yardım etmen için verdi ve sen bu gücü Allah’ın dinine, kullarına karşı büyüklük ve zorbalık vasıtası kılma. Unutma ki Yaratıcıya isyan olacaksa yaratılana itaat edilmez.” diyerek veciz bir ifadeyle cevap verir.
Onlar hak ve hakikati söyleme hususunda kimseden korkup çekinmezlerdi.
Dün de, bugün de, yarın da ihlâs ve samimiyetle Allah’a davet edenlerden Allah razı olsun ve bizleri şefaatlerine nail eylesin.
Allah’a davet kimsenin tekelinde değildir. İşin ehli olan, bildiği kadarıyla insanların kalbine bir yol bulmaya çalışmalıdır. Meslekî, mezhebî veya meşrebî gayretleri öne çıkararak kimseye çelme atmaya kalkışılmamalıdır. Aksi halde hiç kimse bunun hesabını Allah’a veremez. Böyle bir şeyin de aklıselimle izahı mümkün değildir.
Yunus’umuz ne güzel der:
Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dost evi gönüllerdir
Gönüller yapmağa geldim.
Kalplere ne yazıyoruz, ne yazdırıyoruz buna çok dikkat etmeliyiz. Kullara gösterdiğimiz tazim ve hürmet, Allah muhafaza buyursun, Allah’a gösterdiğimiz tazim ve hürmetin önüne geçiyorsa, bir kulun huzurundaki tazim halimiz, namazdaki halimizden daha tazimkâr ise yahut bir kulun sözü, ayetler ve hadislerden daha çok kalbimize yol bulabiliyorsa bu bir sapmadır.
Abdulkadir Geylanî, gününün idarecilerine yaranmak için onların sözünü Allah’ın sözünün önüne geçiren âlimlere şöyle sesleniyordu:
“Siz neredesiniz, gerçek ahiret âlimleri nerede! Ey ilim ve amel hainleri! Ey Allah ve Rasulünün düşmanları! Ey Allah’ın kullarının yolunu kesenler! Sizler açıkça zulüm ve nifak içindesiniz. Bu içinde bulunduğunuz nifak ne zamana dek sürecek? Ey âlim ve zahid geçinenler! Dünya ****sının zevk ve lezzetini alıncaya kadar sultan ve yöneticilere münafıklık mı yapacaksınız?” (Fethu’r-Rabbanî)
Göğüslerde bulunan kalpleri kör edecek her türlü davranıştan sakınmalıyız. Pek çok kişinin hidayetine vesile olsak bile asla gurur ve kibre kapılmamalı, buna bizi vesile kılan Rabbimize teşekkür etmeliyiz.
Rabbimizin sevgili Habibine hitabını hatırlayalım:
“Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Bilakis Allah dilediğini hidayete erdirir.” (Kasas 56)
“Allah onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah onları birleştirdi.” (Enfal 63)
Kalplerimize sahip olmalıyız. Yoksa Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluruz, Allah korusun. Çünkü kalpler çok hareketlidir. Her şeyden etkilenir.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz:
“Kalp rüzgârın boşlukta döndürüp durduğu bir tüy gibidir.” (İbn Mace) buyurarak onun değişkenliğine dikkat çekmiştir. Her ne kadar onu imanla, ihlâsla sabitlemeye çalışsak bile Allah’tan yardım dilemeliyiz. Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz:
“Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sebat ettir.” (Tirmizî)
“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten ve kabul olmayacak duadan sana sığınırım.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizî) buyurarak Rabbinden yardım diliyor. Biz de sevgili Habibinin dilinden, kalplerimiz hususunda Rabbimize yalvarıyor, dualarımızın kabulünü diliyoruz.
£R$$!İN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 19-04-2007, 16:13   #2 (permalink)
Philip
İşi kavrayan 2de1'ci
 
Philip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Zaman imanı kurtarma zamanı!
Kayıt: 03.05.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 2.211
İtibar Gücü: 18


Allah razı olsun..
Philip Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Mekke'nin fethi kutlandı Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 31-12-2007 23:40
İstanbuL'un Fethi One Tarih ve İnkılap Tarihi 1 13-10-2007 17:19
Fethi Dördüncü talimatla ifade verdi Haberci Son Dakika Haberleri 0 26-01-2007 21:10
Selahaddin Eyyubi - Kudüsün Fethi @izci@ İslami Download 0 10-11-2006 19:19
...Kalplerin ilacı Dua... ahSenTi Dini Konular 3 29-10-2006 17:59





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847