ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 28-03-2007, 22:27   #1 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Kehanet endüstrisi örgütleniyor

Falcılık ve medyumluk dev bir sektör halini aldı. İstanbul’a Anadolu’dan falcı transferleri yapılıyor. Gizli kapaklı çalışanlar artık kurumsallaştı. Hatta “cinci hocalar” bile internete taşındı. Bazı web sayfaları reyting rekorları kırıyor. Gelişmeleri endişeyle izleyen uzmanlar uyarıyor: “Ümit tacirliği yapan bu kişiler toplumun ruh sağlığını tehdit ediyor.”

“Siz bir periyle evlisiniz, 3 çocuğunuz da bu periden; perilerden kurtulmak için bir beyaz, bir siyah tavuğun kanını alıp bunlarla banyo yapacaksınız; martın 20’sinden sonra şirketiniz büyük ciro yapacak, çok para kazanacaksınız; üç vakte kadar eşinle sorunların çıkacak, kötü günler yaşayacaksın; size kaynananız tarafından muska yapılmış, üç katlı bir evin bahçesindeki ağacın altına gömülmüş. Onu bul, bana getir; sorunların çözülecek.”

Bu ve benzeri diyaloglar, müşteri rolündeki polislerle, kendilerini astrolog, medyum ya da danışman olarak tanıtan kişiler arasında yaşandı, geçtiğimiz günlerde. İstanbul Emniyeti’ne bağlı Güvenlik Şube Müdürlüğü’nden sivil ekipler, “çare arayan vatandaş” rolünde ‘umut tacirleri’nin kapısını çaldı, kendilerine sunulan ‘reçete’leri aldı. İlginçtir her şeyi bileceklerini söyleyenler, müşterilerinin polis olduğunu bilemedi ve yakayı ele verdi. Ancak, haklarında kamu davası açılan bu kişiler serbest kaldıkları gün aynı işi yapmaya devam etti. Zira, davanın sonunda alacakları maksimum ceza 100 YTL bile değil. Yani, bir seans parası.

Kadim bir merak: Büyücülük

Dünyada yıllık 200 milyar dolar ciroya sahip “kehânet endüstrisi” bize için hiç de yabancı değil. İslam öncesi inanışların da etkisiyle falcılara, büyücülere inanma eğilimindeki Türkler için “cinci hocalar” her zaman cazip oldu. Kahve falı bakan, muska yazan insanlar hayatımızda yer etti. Ancak, bugün “gelecekten haber vermek” Türkiye’de bir sektöre dönüşmüş durumda. Yasadışı çalıştıklarından net rakamları bilinmiyor; ama kendini Türkiye’nin resmi ilk medyumu olarak tanıtan Recep Kaplan’a göre sadece Ankara’da para karşılığı fal bakan, büyü yapan ya da muska yazan, astrolog olarak kendini tanıtan bine yakın kişi var.

Recep Kaplan’ın bu tespitini emniyet yetkilileri farklı bir yaklaşımla doğruluyor. Operasyonları yürüten üst düzey bir emniyet yetkilisi, son bir yılda İstanbul’un birçok yerinde “cafe” adında fal bakılan yerlerin açıldığını söylüyor. Talebi gören bazı kesimlerin Ağrı, Tunceli, Elazığ, Giresun gibi yerlerden falcı transfer ettiğini, hatta birçok kişinin evinde fal baktığını vurgulayarak, “Hayal tacirliği yapıyorlar. İsimleri farklı olabilir. Ama yaptıkları iş ortak. Kanunlarda bu işin caydırıcı bir cezasının olmaması onlara cesaret veriyor; çünkü bugün 150 Euro’ya ‘danışmanlık hizmeti’ verenler bile var.” diyor.

İstanbul’da Taksim’de, sadece Ayhan Işık Sokak’ta 9 adet “fal cafe” var. Su ya da çay falına bakandan tutun da tarot veya biyotelepati yöntemiyle gelecek okuyanlara kadar herkesi bulmak mümkün. Emniyetin operasyonuna kadar büyük afişler asan cafeler (en popülerleri Kadınlar Kahvesi, Melekler Kahvesi, Ritüel Cafe, Niş Cafe) son günlerde bunları kaldırdı; fakat yine de “hizmet” vermeye devam ediyorlar. Sıra bulmak, falcılardan tahminlerini almak için bir bardak çaya 5, bir fincan kahveye 6 YTL vermek gerekiyor. İşletmeciler “promosyon” amacıyla bu işe girdiklerini, bir nevi “terapi” yaptıklarını söylüyor.

Cinci hocalar internete taşındı

Elbette, talep olunca girişimci işletmeciler olayı geliştirip web üzerinden de hizmet veriyor. “Web kamerası” ile kahve falınıza bakılıyor, yorum “online” yapılıyor. Nergis Sultan, Bayrampaşa’daki evinden cep telefonuyla fal bakıyor. Tabii, hesabına 40 YTL yatırıldıktan sonra... Halıcıoğlu’nda kiraladığı evde tarot falı bakan Nazik Gökyayla da “home office” çalışanlardan.

“Siz kimsiniz?” sorusuna “İnsanlara yardımcı olmaya çalışan bir Cinci Hoca’yım” cevabı veren Zeynel Eroğlu da bunlardan biri. İstanbul Avcılar’da Astro Center adlı bir iş yeri bulunan Eroğlu, “babasının kendisine el vermesi” ile bu yola girmiş. Havas ilmini, Arapça bilgisini ve fal bakma metotlarını öğrendiğini, hazır programları kullandığını söylüyor. Astroloji ve tarot konusunda kendisini geliştirmiş, ama akademik bir kariyeri yok.

“Ben bu işe devam etmek istemiyorum; fakat insanlar rahat bırakmıyor.” diyor. Şu ana kadar 5 bine yakın kişiye yardım ettiğini, cinleri aracılığı ile sorunları çözdüğünü iddia ediyor. Zeynel Eroğlu’nun açtığı web sayfası şu ana kadar 24 milyon kez ziyaret edilmiş. “Bilinmeyeni ortaya çıkartmak için geliyorlar, biz de yardımcı oluyoruz.” diyor. Kur’an-ı Kerim’in yasakladığı bir işle uğraşmasına rağmen kendisini ‘hoca’ olarak tanımlamasının çelişki olup olmadığı konusunda ise “Bilimin varlığını kabul etmediği varlıklar var, onlarla ilgileniyorum. Kur’an’da falın yasak olduğu kesin değil. Geleceği ancak Allah bilir; fakat biz yakın geleceği bilebiliriz.” diyor.

Daimi müşterileri arasında futbolculardan iş adamlarına kadar her kesimden insanın olduğunu, ama daha çok ilgiyi bayanların gösterdiğini anlatan Eroğlu, verdiği hizmetin şekline göre 50-500 YTL arasında değişen miktarlarda para alıyor, “yorumlama hizmeti” adı altında fatura kesiyor. Yakın bir zamanda Türkiye’deki medyumları ve astrologları bir dernek çatısı altında toplayacaklarını, tüm dünyada kabul gören saygın bir mesleği icra ettiklerini ve bunun da hak ettiği yeri alması için elinden geleni yapacağını söylüyor.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 28-03-2007, 22:28   #2 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Ben alacağım paraya bakarım!

Falcılar ve medyumlar konusunda trajikomik bir durum da Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı, falcılığın, üfürükçülüğün yürürlükteki 677 sayılı “Tekke ve Zaviyeler Hakkındaki Kanun” hükmünce yasak olduğunu belirterek bu işlerle uğraşanlar hakkında işlem yapıyor. Maliye Bakanlığı ise ben parama bakarım diyor. Kanunen yasak olmasına rağmen fal bakmak isteyen kişilere defterdarlıklar tarafından vergi levhaları veriliyor, fatura basma yetkisi tanınıyor.

Emniyet kaynakları fal bakan kişilerin duvarlarında vergi levhasının olmasının, fatura kesme işleminin yapılmasının müşteriye ‘güven’ verdiğini, bu durumun da vatandaşta “bu iş yasal” izlenimi uyandırdığını söylüyor. Defterdarlık ise fal bakan kişilere vergi levhası düzenlemediklerini, kendilerine başvuran kişilerin “danışma hizmetleri” adı altında beyanda bulunduklarını öne sürüyor. İş yeri açma girişiminde kişilerin ne iş yaptıklarına çok dikkat etmediklerini ifade eden defterdarlık yetkilileri, bir suç unsuru varsa bunun savcılıklar tarafından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Tam bir kaos hali var

Seans başına 50-500 YTL arası para alan medyumların olması, evinde kahve falı bakanın ofis açmasına, kendine “el verildiğini” söyleyen kişilerin “Cinci Hoca” ya da “Medyum” adıyla ortaya çıkmasına sebep oluyor. Türkiye’de astroloji denince akla gelen ilk isimlerden Yasemin Boran’a göre, bu konuda “tam anlamıyla bir kaos” yaşanıyor. Birbiriyle ilgisi olmayan kavramların yerli yersiz kullanıldığını, bazı uyanık girişimcilerin insanların zayıf duygularını sömürdüğünü söyleyen Boran, “Astroloji bir bilimdir. Falla, büyüyle ilgisi yoktur. Fakat bugün astrolog olduğunu söyleyenler fal bakıyor. Fizik, matematik bilmeyenler, sosyokültürel değerlerden haberi olmayanlar kendilerini astrolog olarak tanımlıyor. Bu çok tehlikeli bir durum.” diyor.

20 yıldır astroloji ile ilgilenen Boran, kurucusu olduğu Altın Işık Astroloji Derneği’nde ‘astrolog’ yetiştiriyor. Her biri kendi alanında uzman kişilerin katılabildiği ve iki yıl süren kurslara her dönemde 20 öğrenci katılabiliyor. Şimdiye kadar yaklaşık 90 kişi Boran’ın okulundan mezun oldu bile.

Falcılık yasak, astrolog olalım

Falcılığın kanunla yasak olması sebebiyle şu anda falcı olan herkes kendisine farklı isimler bulmuş. Tarot kartlarıyla yorumlar yapan, müşteri kitlesini “yaşamdan darbe yiyen herkes” olarak tanımlayan “Okşan Abla”, yaptığı işi “insanlara pozitif enerji vermek” olarak tanımlıyor. “Ölüm hariç her şeyi gördüğünü” söylenen “Ümit Abla” ise Ortaköy Kehanet Cafe’de hizmet veriyor.

Fenerbahçe’nin büyüsünü bozduğunu iddia eden Ayten Gülışık ise okunmuş sulara bakarak bilgiler veriyor. En büyük müşterileri ise eşiyle sorunları olan bayanlar. Daimi müşterileri arasında mankenler de var. Fakat emniyetin operasyonundan sonra falcılar kendilerini astrolog olarak tanımlamaya başladı. Eğer astroloji ile ilgili sorun çıkarsa iş yeri açılırken ya da fiş kesilirken “danışma hizmeti” verdiklerini söylüyorlar.

Bu işi yapanların kendi ruh sağlıkları bozuktur

Medyum Recep Kaplan’a göre, bugün piyasada falcı ya da medyum olduğunu söyleyenlerin büyük bir kısmının bizzat kendisi problemli... “Medyumluk popüler olunca bunu hobi olarak yapanlar işi ticarete döktü. İyi kötü fark etmiyor. Toplumun ruh sağlığı gerçek anlamda tehlike altında; çünkü medet bulmak için gidilen kişilerin birçoğunun kendisi problemli. Bu işi yapanların çoğunun ruh sağlığı bozuk.” diyor.

Her gün kendisine 25-30 kişinin geldiğini, bunların arasında çok sayıda ünlü kişinin olduğunu anlatan Kaplan, yaptığı işin gelecekten haber vermek olmadığını, önsezileriyle hareket ettiğini, kendisi yapmak istemese de taleplere karşılık bu işi sürdürdüğünü söylüyor. Toplumun bilinmeyenlere karşı müthiş bir merakı olduğunu söyleyen Recep Kaplan, medyuma gidenlere ilginç bir öneride bulunuyor: “Eğer hobi olsun diye giderseniz gidin ama medet bulma amacıyla gitmeyin.”

Falcılığa 7 yıl hapis geliyor

Taşrada “Cinci Hoca” olan kişiler, büyük şehirlerde “medyum” ya da “astrolog” olarak insanların karşısına çıkıyor. Mevcut kanunlara göre fal bakmanın, büyü yapmanın cezası uzun süren mahkemeniz sonuçlanıp suçlu bulunsanız bile 100 YTL’yi geçmiyor. Dolayısıyla, yasal caydırıcılık yok. Ancak önümüzdeki nisanda yürürlüğe girecek 5237 sayılı kanunun 157-158. maddeleri falcılığa 7 yıla kadar hapis cezası getiriyor. Kanunun soruna ne oranda çözüm bulacağı da tartışmalı; çünkü falcılık yapanlar değişik isimlerde çalışmaya devam ediyor.

Falcılığın, büyücülüğün İslam’da kesin bir dille yasaklandığını söyleyen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Çelebi, dini hassasiyetlerin zayıfladığı dönemlerde insanımızın bu tip eğilimler gösterdiğini, fakat peygamberler dışında kimsenin gelecekten haber vermesinin mümkün olmadığını, bu sebeple söylenenlerin gerçekle hiçbir ilgisinin olamayacağını dile getiriyor. Taha Suresi’nde büyücülüğün kesin bir ifadeyle yasaklandığını söyleyen Çelebi, Resulullah’ın (s.a.v) “Her kim falcıya, gaipten haber verene ve sihirbaza giderek onlardan bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse kafir olur.” hadisini (Tirmizi 102) de hatırlatıyor.

Çelebi, İslam’ın falcılık ve büyücülük meselesine sosyal bir problem olmanın ötesinde tehvidle ilgili felsefi bir yaklaşım getirdiğine ve bunları çok sert ifadelerle yasaklandığına işaret ederek, “Falcıya başvurup medet umanların Hz. Muhammed’i inkarı söz konusudur. Fakat böyle açık hükümlere rağmen falcılığın İslam toplumlarında kendine yer bulması da ayrı bir gerçektir. Bu da dini yaşamdaki yozlaşmanın, cahiliye toplumuna dönüşün bir sonucudur.” diyor.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 28-03-2007, 22:28   #3 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Ben alacağım paraya bakarım!

Falcılar ve medyumlar konusunda trajikomik bir durum da Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı, falcılığın, üfürükçülüğün yürürlükteki 677 sayılı “Tekke ve Zaviyeler Hakkındaki Kanun” hükmünce yasak olduğunu belirterek bu işlerle uğraşanlar hakkında işlem yapıyor. Maliye Bakanlığı ise ben parama bakarım diyor. Kanunen yasak olmasına rağmen fal bakmak isteyen kişilere defterdarlıklar tarafından vergi levhaları veriliyor, fatura basma yetkisi tanınıyor.

Emniyet kaynakları fal bakan kişilerin duvarlarında vergi levhasının olmasının, fatura kesme işleminin yapılmasının müşteriye ‘güven’ verdiğini, bu durumun da vatandaşta “bu iş yasal” izlenimi uyandırdığını söylüyor. Defterdarlık ise fal bakan kişilere vergi levhası düzenlemediklerini, kendilerine başvuran kişilerin “danışma hizmetleri” adı altında beyanda bulunduklarını öne sürüyor. İş yeri açma girişiminde kişilerin ne iş yaptıklarına çok dikkat etmediklerini ifade eden defterdarlık yetkilileri, bir suç unsuru varsa bunun savcılıklar tarafından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Tam bir kaos hali var

Seans başına 50-500 YTL arası para alan medyumların olması, evinde kahve falı bakanın ofis açmasına, kendine “el verildiğini” söyleyen kişilerin “Cinci Hoca” ya da “Medyum” adıyla ortaya çıkmasına sebep oluyor. Türkiye’de astroloji denince akla gelen ilk isimlerden Yasemin Boran’a göre, bu konuda “tam anlamıyla bir kaos” yaşanıyor. Birbiriyle ilgisi olmayan kavramların yerli yersiz kullanıldığını, bazı uyanık girişimcilerin insanların zayıf duygularını sömürdüğünü söyleyen Boran, “Astroloji bir bilimdir. Falla, büyüyle ilgisi yoktur. Fakat bugün astrolog olduğunu söyleyenler fal bakıyor. Fizik, matematik bilmeyenler, sosyokültürel değerlerden haberi olmayanlar kendilerini astrolog olarak tanımlıyor. Bu çok tehlikeli bir durum.” diyor.

20 yıldır astroloji ile ilgilenen Boran, kurucusu olduğu Altın Işık Astroloji Derneği’nde ‘astrolog’ yetiştiriyor. Her biri kendi alanında uzman kişilerin katılabildiği ve iki yıl süren kurslara her dönemde 20 öğrenci katılabiliyor. Şimdiye kadar yaklaşık 90 kişi Boran’ın okulundan mezun oldu bile.

Falcılık yasak, astrolog olalım

Falcılığın kanunla yasak olması sebebiyle şu anda falcı olan herkes kendisine farklı isimler bulmuş. Tarot kartlarıyla yorumlar yapan, müşteri kitlesini “yaşamdan darbe yiyen herkes” olarak tanımlayan “Okşan Abla”, yaptığı işi “insanlara pozitif enerji vermek” olarak tanımlıyor. “Ölüm hariç her şeyi gördüğünü” söylenen “Ümit Abla” ise Ortaköy Kehanet Cafe’de hizmet veriyor.

Fenerbahçe’nin büyüsünü bozduğunu iddia eden Ayten Gülışık ise okunmuş sulara bakarak bilgiler veriyor. En büyük müşterileri ise eşiyle sorunları olan bayanlar. Daimi müşterileri arasında mankenler de var. Fakat emniyetin operasyonundan sonra falcılar kendilerini astrolog olarak tanımlamaya başladı. Eğer astroloji ile ilgili sorun çıkarsa iş yeri açılırken ya da fiş kesilirken “danışma hizmeti” verdiklerini söylüyorlar.

Bu işi yapanların kendi ruh sağlıkları bozuktur

Medyum Recep Kaplan’a göre, bugün piyasada falcı ya da medyum olduğunu söyleyenlerin büyük bir kısmının bizzat kendisi problemli... “Medyumluk popüler olunca bunu hobi olarak yapanlar işi ticarete döktü. İyi kötü fark etmiyor. Toplumun ruh sağlığı gerçek anlamda tehlike altında; çünkü medet bulmak için gidilen kişilerin birçoğunun kendisi problemli. Bu işi yapanların çoğunun ruh sağlığı bozuk.” diyor.

Her gün kendisine 25-30 kişinin geldiğini, bunların arasında çok sayıda ünlü kişinin olduğunu anlatan Kaplan, yaptığı işin gelecekten haber vermek olmadığını, önsezileriyle hareket ettiğini, kendisi yapmak istemese de taleplere karşılık bu işi sürdürdüğünü söylüyor. Toplumun bilinmeyenlere karşı müthiş bir merakı olduğunu söyleyen Recep Kaplan, medyuma gidenlere ilginç bir öneride bulunuyor: “Eğer hobi olsun diye giderseniz gidin ama medet bulma amacıyla gitmeyin.”

Falcılığa 7 yıl hapis geliyor

Taşrada “Cinci Hoca” olan kişiler, büyük şehirlerde “medyum” ya da “astrolog” olarak insanların karşısına çıkıyor. Mevcut kanunlara göre fal bakmanın, büyü yapmanın cezası uzun süren mahkemeniz sonuçlanıp suçlu bulunsanız bile 100 YTL’yi geçmiyor. Dolayısıyla, yasal caydırıcılık yok. Ancak önümüzdeki nisanda yürürlüğe girecek 5237 sayılı kanunun 157-158. maddeleri falcılığa 7 yıla kadar hapis cezası getiriyor. Kanunun soruna ne oranda çözüm bulacağı da tartışmalı; çünkü falcılık yapanlar değişik isimlerde çalışmaya devam ediyor.

Falcılığın, büyücülüğün İslam’da kesin bir dille yasaklandığını söyleyen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Çelebi, dini hassasiyetlerin zayıfladığı dönemlerde insanımızın bu tip eğilimler gösterdiğini, fakat peygamberler dışında kimsenin gelecekten haber vermesinin mümkün olmadığını, bu sebeple söylenenlerin gerçekle hiçbir ilgisinin olamayacağını dile getiriyor. Taha Suresi’nde büyücülüğün kesin bir ifadeyle yasaklandığını söyleyen Çelebi, Resulullah’ın (s.a.v) “Her kim falcıya, gaipten haber verene ve sihirbaza giderek onlardan bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse kafir olur.” hadisini (Tirmizi 102) de hatırlatıyor.

Çelebi, İslam’ın falcılık ve büyücülük meselesine sosyal bir problem olmanın ötesinde tehvidle ilgili felsefi bir yaklaşım getirdiğine ve bunları çok sert ifadelerle yasaklandığına işaret ederek, “Falcıya başvurup medet umanların Hz. Muhammed’i inkarı söz konusudur. Fakat böyle açık hükümlere rağmen falcılığın İslam toplumlarında kendine yer bulması da ayrı bir gerçektir. Bu da dini yaşamdaki yozlaşmanın, cahiliye toplumuna dönüşün bir sonucudur.” diyor.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 28-03-2007, 22:28   #4 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Toplumun ruh sağlığı tehdit altında

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başkan Vekili Doç. Dr. Kemal Sayar, her dönemde olan geleceği bilme merakının son zamanlarda artmasını toplumsal sorunlara bağlıyor. Modern hayatın insana yalnızlaşmayı dayattığını, insanların gelecekleriyle ilgili yoğun bir kaygı yaşadıklarını söyleyen Sayar, “Gelenek gibi, din gibi köklü anlam sağlayıcılar etkisini kaybettikten sonra insanlar daha sahte aidiyetlere tutunmaya başladı. Falcılık, medyumluk da bu sahte maneviyatın bir uzantısı. En kötüsü eğitimli insanlar bile medyum medyum dolaşarak fiziken tedavi edilmesi gereken hastalıklarına oralarda çare arıyor.” diyor.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yargıç ise olaya farklı bir açıdan yaklaşıyor. Medyumlara, astrologlara ilgi gösterenleri iki bölüme ayıran Yargıç’a göre, birinci türden olanlar eğlence için falcılara gidiyor, ki bu tipte olanlar için herhangi bir risk yok. Fakat çözüm umuduyla giden ikinci tür insanların ruh sağlığının ciddi risk altında olduğunu söyleyen Yargıç, “Bu tiplerin zaten psikolojik sıkıntıları var ve çözüm arama niyetiyle gittiği için falcının, medyumun söyleyeceği her şeyi kabul etmeye hazır. Fiziki ya da somut çözüm yolları olan problemler için bile falcılardan medet umuyor, kendisine olacağı söylenen şeyler gerçekleşmeyince de bunalıma giriyorlar.” diyor.

Yargıç’a göre, falcılara giden insanlar bir süre sonra olayların kendi iradesi dışında birtakım mistik güçler tarafından yönlendirildiğine, kendisinin de medyumlar aracılığı ile bu mistik güçleri yönlendirebileceğine inanmaya başlar, ki bu başlı başına bir sorundur. Falcılar ve medyumların en çok aile ilişkilerine zarar verdiğini söyleyen Yargıç, “Falcılar, genellikle benzer söylemleri kullanır. Kadının kocasıyla sorunu vardır, problem aslında konuşulsa çözülebilecektir. Fakat falcı birisinin kendisine büyü yaptığını söyler. Bu durumda kadın tüm aile fertlerine karşı düşmanca tavır besler. Gerçekte böyle bir şey olmamasına rağmen kehanet kendini kanıtlar ve aile ilişkileri kopar.” diyor.

Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise büyü ile ilgilenmenin çok eskilere dayandığını ancak günümüz insanının ruh sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştığını söylüyor: “Medya astrolojiye abartılı bir anlam yüklüyor. Sanki her şeyin çözümü kehanette, büyüde, mistik güçlerde. Oysa negatif etkilerine kimse yer vermiyor. Birçok sakıncası var. Örneğin, bazı hastalıkların tedavisiz kalmasına sebep oluyor. Beyninde ur olan birisi bile medyumlardan çare arıyor.” diyor. Falcıların, büyücülerin özellikle paranoyayı tetiklediğine işaret eden Tarhan’a göre, aile ilişkilerinin zayıflamasında bu tip kurumların etkisi büyük.

Sonuç olarak, kadınların evde kahve içtikten sonra eğlence olsun diye baktığı kahve falı artık bir sektör. Falla başlayan bu zincirin diğer halkalarını ise medyumlar, astrologlar ya da cinci hocalar tamamlıyor. Milyonlarca ziyaretçisi olan onlarca web sayfası, yüzlerce iş yeri ile “umut tacirliği” bugün net büyüklüğü ifade edilemeyen milyonlarca liralık bir sektör haline geldi. Asıl endişe edilmesi gereken ise etrafında kendine kötülük yapacak birilerinin olmasından şüphe eden, “üç vakte kadar” gerçekleşmesi muhtemel bir şeyleri bekleyen yüz binlerce insanımızın olması.

PROF. DR. NEVZAT TARHAN: PSİKİYATRİ PROFESÖRLERİYLE HALK FARKLI DİLLERDEN KONUŞUYOR

Hayatında yanlış giden şeyleri gören kişi pozitif bilimlerden cevap alamayınca ya dine yöneliyor ya da astroloji gibi konulara merak sarıyor. Dinle uğraşmak insana yükümlülük getirir. Oysa falcıya gidip onun söylediklerine inanmak çok kolay. Falcılar ve medyumlar umut ticareti yaparak insanlara duymak istediklerini söylüyor. Burada çok önemli bir sorun var. Asırlardır fala, büyüye inanan insanlar, sorunlarını psikiyatr profesörlerine anlattıklarında seküler düşünen bilim adamları böyle şeyler yoktur diyerek bağı koparttı. Bugün psikiyatri profesörleri ile halk farklı dilleri konuşuyor. Bilim mantıklı açıklamalar getiremediği için halk doktor yerine medyumlara gidiyor. Bu işin ilmini bilen, inanç sistemlerinde uzman olan kişilerin halkla aynı dili konuşma sorumluluğu var. Psikiyatri profesörleri cin-büyü meselesine sağlıklı açıklamalar getirmek zorunda.

DOÇ .DR. KEMAL SAYAR: KAYGI ÇAĞINDA YAŞIYORUZ

Modern hayat yalnızlık üzerine kurulu. İnsanlarda genel bir emniyetsizlik var. Hayatlarını anlamlandıracak bir yer, bir ideoloji, bir din bulamıyorlar. Emniyetsizlik duyuyor ve ilk elden içlerindeki bu duyguyu falcıya, medyuma giderek yatıştırmak istiyorlar. İnsanın belli inançlar doğrultusunda çaba sarf etmesini gerektirmeyen, hap şeklinde birkaç formül alarak kendini rahatlattığı sahte maneviyatlar türedi. Falcılık ve medyumluk da bu sahte maneviyatçılığın bir uzantısı. Medyumlar bu kadar yayılmışsa ben insanların sahici değerlerden çok fazla uzaklaştığını, kendi zihinlerini yeterince kullanmadıklarını, gerçeği çok ciddi biçimde aramadıklarını görüyorum. Falcılığın en büyük zararı aile ilişkilerinde oluyor. Toplumsal bağları zayıflatıyor.
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Kehanet 21 Aralık 2012:KIYAMET! aSi MeLeq Dini Konular 16 11-08-2008 14:57
Menderes'in son mektubundaki kehanet Haberci Son Dakika Haberleri 0 04-03-2007 17:40
Dikkat kadınlar örgütleniyor **Zerd@** Erkeklere ÖZEL 7 14-12-2006 15:00
İnternet mağdurları örgütleniyor ventuRe Yeni Teknolojiler ve Haberler 0 23-11-2006 17:09





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848