HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #61 (permalink) |
![]() Tevekkeltü Alallah..! Kayıt: 03.08.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.899 İtibar Gücü: 24 | ben bakıp beyendıgım ıcın benım... sebeb olan yapan gıbıdır... hukmunıle benım beyenımı celb ettıgı ıcın onun.. yanı ıkımızınde... eger o oyle gıyınmese ıdı ben onu benyenmeyecektım... ne ben nede o gunah kazanacaktı.. |
| | |
| | #62 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 57 | anladım.. yalnız çarşafa farz demek büyük bi sorumluluk altına girmektir bence... bencelerle konuşmak istemem fakat... |
| | |
| | #63 (permalink) | |
![]() Tevekkeltü Alallah..! Kayıt: 03.08.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.899 İtibar Gücü: 24 | Alıntı:
ama ben dıyorum kı sunnetı senıye kurandan cıkmıstır... sunnetı senıye kusursuzdur... supe edılmez... pekala sunnetı senıye nedır... Hz aıse annemız nasıl gıyınırmıs... tek gozu dahı kapalı... | |
| | |
| | #64 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 57 | ayet indikten sonra evet herkes kara kargalar misali oldukları hadis rivayet edilmiş... yalnız ayetlerde ap açık renk verilmemiş illa siyah olun denmişmi ? güzelliğinizi saklayın diyor... zinetlerinizi... |
| | |
| | #65 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 57 | "Ve (kadınlar) zinetlerini izhar etmesinler. Onlardan zahir olanı müstesna. Ve başörtülerini yakalan üzerine sarkıtsınlar ve zinetlerini açmasınlar." (Nûr, 31) |
| | |
| | #66 (permalink) | |
![]() Tevekkeltü Alallah..! Kayıt: 03.08.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.899 İtibar Gücü: 24 | Alıntı:
aslında kendı sorunun ıcınde cevabınıda verıyorsun... dıkkat cekmemek lazım... dıkkat cekmeyecek baskalarının gozune guzel gorunmeyecek... renk... gıysı... ne ? zınetlerı gızleyecek gıysı ne...? pardusu giymıs bır bayanın soylerken cok utanıyorum ama... butun zınetlerı yıne bellı oluyor... isterse bır ıkı beden buyuk gıyınsın... yakısıyor... hatta cok yakısıyor... oyle ıse ya bende sorun var yada gıyınme seklınde... ama sadece ben degıl herkez boyle dusunuyor... o zaman sorun bence bellı... ama suda var.. acık olmaktan... pantolon gıymekten... dar bady...vs gıymeten... cok ama cok ıyı oldugnu bellı... yanı ehvenı ser...(kotunun en ıyısı) | |
| | |
| | #67 (permalink) |
| Kayıt: 10.09.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 21 İtibar Gücü: 0 | Ben bişi sorucam pardusu deyince aklıma geldi..Bazı vatandaşlarımız peruk takıyor mesela peruk takmış birinden hoşlanma duyulsa nolur?benim bildigim kadarıyla örtünmek bir kişinin bir kadından haz duymaması abdesti bozulmasın vs gibi nedenlerden dolayı örtünme farz deilmidir? Peruk takınca o kişinin o hali hosumuza gitti diyelim? peruk takmak ne kadar dogrudur örtünmenin yerini tutarmı?yoksa örtünme neyle olursa olsun hiç bi anlam ifaede etmeksizin hiçbiryerinin görünmemesi midir?bu konuda biras bilgisizim kusura baqmayın bilgilendirirseniz sevinirim.... |
| | |
| | #68 (permalink) |
![]() Tevekkeltü Alallah..! Kayıt: 03.08.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.899 İtibar Gücü: 24 | Cenab-ı Hak her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Birlik mührünün açıkça okunduğu insan simasındaki güzellik, fıtri ve tabii olanıdır. Bunu muhafaza etmek, sahip olduğu özellik ve güzelliklere şükredip, Allah'ın ihsan ettiği kadarına razı olmak kulluğun bir işaretidir. Bunun için hayati ve zaruri bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirme yoluna gitmemek lazımdır. Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), "başına ilave saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara," Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş Ve ikazda bulunmuştur.(1) Fıkıh alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabii şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesinde bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde insan saçından yapılmış olan peruk takmak da sünnette yasaklanan şeyler arasında bulunmaktadır. Ancak kadınların hayvan tüy ve kılından, bitkiden veya suni malzemelerden bir şey eklemelerinin, bunlardan yapılmış peruğu kullanmanın caiz olabileceği kaynaklarda belirtilir.(2) Fakat, kadının başına taktığı bu çeşit şeyleri ancak kocası ve kendisine nikahı düşmeyen yakın erkek akrabaları yanında takabilir. Onun dışında yabancıların içinde hangi maddeden yapılmış olursa olsun peruk kullanması caiz olmaz. Kadının saçını kesip kesmeyeceği hususunda da, yapılan işin ve taşınan niyetin mahiyetine göre hüküm farklılık arz eder. Saç kadının süsü ve tabii ziynetidir. Kadını erkekten ayıran mühim bir unsurdur. Bu itibarla kadın saçıyla bir bütünlük meydana getirir. Bundan dolayı saçını mazeretsiz olarak kesip kısaltan kadın erkeğe benzemiş olur. Nitekim, gerek kılık kıyafeti, gerekse tavır, hareket ve yaşayışıyla erkeğe benzeyen kadınları veya kadına benzemek için özenen erkekleri Peygamber Efendimiz (a.s.m.) iyi karşılamamış, bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: "Allah, kadınlardan erkeğe benzemeye özenenleri ve erkeklerden de kadınlara benzemeye çalışanları rahmetinden uzak kılsın." (5) Ancak bir özürden veya hastalıktan dolayı saçını kesen ve kısaltanın durumu elbette ki değişiktir. Bakımında, kurutmasında zorluk çeker, erkeğe benzeme gibi bir niyet taşımazsa, kadının kulak yumuşağına kadar saçını kısaltmasında bir mahzur yoktur.(4) Zaten tesettür icabı, kadının saçını kocasından, baba ve kardeşi gibi yakın akrabalarından başkası görmemektedir. Böylece başkalarına saçını göstermekten doğan mahzur da ortadan kalkmış olur. Saç ve sakal boyamasına gelince; şimdi olduğu gibi, Peygamberimizin zamanında Yahudi ve Hıristiyan ihtiyarları beyazlaşan saç ve sakallarını boyamazlardı. Bunu hoş karşılamayan Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz, Yahudi ve Hıristiyanlar saç boyamazlar. Siz onlara muhalefet ediniz" buyurmuştur.(5) Saç ve sakalı boyamanın sünnet olan şekli, kına ve kırmızı siyah karışımı (çivit otu gibi) nebati boyalarla boyamaktır. Peygamberimizin bu husustaki sözleri emir değil, teşvik ve tavsiye şeklinde telakki edilmişti. Pek çok İslam ulemasına göre saçı siyaha boyamak mekruh görülmüştür.(6) Bu meselede kadınlar için bir sınırlama yoktur. Onlara her türlü süslenme meşrudur. 1. Nesei, Zinet: 22,73; Müslim, Libas: 119-120; 2. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358. 3. Ebû Davud, Libas: 31. 4. el-Feteva'l-Hindiyye, 5: 358. 5. Müslim, Libas: 80. 6. Ayni. Umdetü'l-Kari, 22: 50-51. Konu FeYeZaN tarafından (12-09-2007 Saat 12:05 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #69 (permalink) |
![]() I LOVE MYSELF Kayıt: 11.09.2007
Mesajlar: 385 İtibar Gücü: 0 | Dinimiz evliliğe çok önem vermiştir. Nikahlanarak evlenmeyi, aile hayatına dikkat etmeyi, zina ve benzeri hatalara düşmemek için alınması gereken tedbirleri pek çok ayet-i kerime ve hadis-i şerifler zikretmiştir. Tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarında bu konu uzun uzun anlatılmıştır. Aile, kişinin hem huzur bulduğu bir ortam, hem neslin devamı için bir vesile hem de kişiyi dinen günah sayılan çeşitli kötülüklerden alıkoyan bir vasıtadır. Yüce Mevla İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi Onun varlığının delillerindendir. Bunda düşünen insanlar için dersler vardır. [1] buyurmaktadır. Bu ayet evlilik ve aile hayatındaki hikmetlerin bir kısmını bizlere beyan etmektedir. İslam dini manevî huzur ve sükun, cinsel ihtiyaçların karşılanması ve neslin devamı gibi evlilik kurumunun en önemli üç yönünü dikkate almış, bu birlikteliğin meşru ölçülerde nasıl gerçekleştirileceğine dair bilgiler vermiştir. Gayri meşru ve nikahsız beraberlikler çirkin görülüp yasaklanmış, evlilik teşvik edilmiştir. Peygamberimizin şu hadisi bu teşvikin en güzel ifadelerindendir: Nikah benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetime uymazsa benden değildir[2]. Dinimiz evlilik hakkında bazı sınırlamalar getirmiştir. Kan, süt ve sıhrî hısımlık sebebiyle birbirleriyle evlenmesi haram olanlar Kurânda ayrıntılı olarak sayılmış [3], bunun yanında müslüman bir kadının müslüman bir erkekle evlenmesi hükme bağlanmıştır [4]. Aile hayatına ilişkin bazı hükümler getiren İslam dini eşlere karşılıklı hak ve sorumluluklar yüklemiştir. Evleneceklerin bu hak ve sorumlulukları evlilik kurumuna adım atmadan önce öğrenmeleri, kurulacak yuvayı daha sağlam hale getirecektir. Bu açıdan, evlilik hayatındaki helal ve haramların bilinmesi için önceden aile hayatına ilişkin konuları iyice öğrenmek gerekir. Evliliği eşlerin birbirine verdiği sağlam bir teminat olarak niteleyen dinimiz erkeğe hanımıyla iyi geçinmesini emretmiştir [5]. Peygamberimiz de müminlerin en seçkinlerinin hanımlarına karşı iyi davrananlar olduğunu [6] beyan etmiştir. Bunun yanında Peygamberimiz kadının da kocasına karşı saygılı olmasını öğütlemiştir. [7] Dinimizde evlilik sırasında erkek kadına mehir adıyla belirli bir para veya mal öder ya da ödemeyi taahhüt eder. Mehir, evlenilen kadının kendisine verilir ve kadın bunda dilediği gibi tasarrufta bulunur. Mehrin amacı kadına iktisadî bir güç kazandırma ve boşanmanın suistimal edilmesini önlemektir. Özellikle boşanmalara sıkça başvurulan dönem ve bölgelerde mehrin sebepsiz boşanmalara engel olduğu bir gerçektir [8]. AllahIn en sevmediği helal olan boşanma [9] birbirleriyle geçinemeyen eşlerin en son başvuracakları bir çözüm şeklidir. Bunun müslüman bir toplumda sebepsiz ve anlamsız bir şekilde artması kaygı verici bir gerçektir. Kızgınlık anlarında bilgisizce söylenen boş ol gibi açık veya boşanma anlamına gelen kinayeli sözlerle birçok aile parçalanma durumuna gelmektedir. Dinimiz erkeğe kadın üzerinde baskıya izin vermediği gibi boşanma konusunda da erkeğe sınırsız bir yetki tanımamıştır. Bu sorunu azaltmak için dinimizin hükümlerini iyice öğrenerek evlenmeli, evlendikten sonra da anlayışlı olmalıdır. Toplumumuzda meşru olmayan birliktelikler, gizli evlilikler, hak ve sorumluluklar iyice bilinmeden yapılan evlilikler yüzünden bir çok genç erkeğimiz ve kızımız aileleriyle beraber mağdur olmaktadır. Özellikle resmî nikah yapılmadan evliliğe başlamak bu mağduriyetlerin önde gelen sebeplerindendir. Bu itibarla kurulacak evlilikler başta resmî yolla yapılmalıdır. Müslüman milletimize çeşitli yollarla dayatılmaya çalışılan İslamî olmayan birliktelikler ve aile modellerine karşı topyekün bilinçli olalım. Kendimizi, evlenecek olan çocuğumuz, akrabamız, arkadaşımız ve komşumuzu bu konularda bilinçlendirelim. Dağılmış aileler, sokaklarda kalmış çocuklar, aldatılan ve mağdur olan kadınlar ve gençlerimizin sayısının artmaması için hepimiz, üzerimize düşen görevleri yerine getirelim. ______________ [1] Rûm, 30/21. [2] İbn Mâce, Nikâh, 1. [3] Nisâ, 4/23. [4] Mâide, 5/5 Mümtehine, 60/10. [5] Nisâ, 4/19. [6] Tirmizî, Radâ 11. [7] Buhârî, Ahkâm, 1; Ebû Dâvûd, Nikâh, 40; İbn Mâce, Nikâh, 4. [8] Mehmet Akif Aydın, Aile md. Diyanet İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 1989, c. II. s. 199-200. [9] Ebû Dâvûd, Talâk, 3. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| İslami Televole | Raid_IRON | Dini Konular | 4 | 02-12-2007 19:25 |
| İslami Wallpaper ... | WhirLpooL | Dini Resimler | 5 | 03-11-2007 11:43 |
| İslami Giyim | Raid_IRON | Dini Konular | 7 | 31-07-2007 16:19 |
| İslami Hizmetler | Raid_IRON | Dini Konular | 1 | 05-10-2006 22:21 |
| İslami Giyim | Raid_IRON | Dini Konular | 1 | 22-08-2006 18:58 |