#1 (permalink)
01-02-2007, 14:07
|
Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 21.09.2006 Mesajlar: 3.486 Rep gücü: 15 Rep derecesi:  | Kadının Kocasının misafirine hizmet etmesi ..  | |  | | | Aile hayatının vazgeçilmez unsurlarından birisi de eve misafir davet etmek veya gelen misafirleri karşılamak, hizmetlerini yapmaktır. Hayatın her safhasında, mübarek dinimizin tavsiyelerine uymak gerektiği gibi misafir karşılama ve ağırlama hususunda da bu tavsiyelere uymak, dünya ve ahiret saadetimiz açısından önem arz etmektedir.
Eve gelen bir misafiri ağırlamak, o evde bulunan her ferdin birer vazifesidir. Fakat bu misafire ikram, ev sahibi olan erkeğin evde misafirin yanında olması şartıyladır. Aksi takdirde erkeksiz eve yabancı erkeğin girmesi ve ev halkının onu içeri alması doğru değildir.
Resûlullah (sav) efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:
"Bugün’den sonra (İslâm geldikten sonra) hiç bir erkek, yalnız olan kadının yanına girmesin. Ancak yanında bir veya iki erkekle girsin." (Müslim)
Amr İbni’l Âs (ra) da diyor ki:
"Resûlulah (sav) bizi, kocalarının izni olmadan kadınların yanına girmekten nehyetti."
Binaenaleyh bu gerçekler dahilinde; kocası olan bir eve, kocasının izni ile içeriye giren ve gelen misâfire erkek kimselerin hizmet etmesi başta gelen vazîfedir. Fakat, kadın İslâm tesettürüne riâyet ettiği halde, edeb ve namûsuyla kocasının yanında misâfire getirilen yemek vesâirede yardım ederek hizmet etmesi de caizdir. Lâkin bu cevaz her iki taraftan bir fitne ve kötülüğün olmayacağından emin olunması şartıyladır. Aksi takdirde kadın hiç bir sûrette görünmez, sesini dahi duyurmaz.
Ensardan Hz. Sehl ibni Sâd (ra) rivayet ediyor diyor ki:
"Ebu Üseydissâdi (ra) düğün dâveti yaptı ve Peygamberi (sav) de ashâbı ile dâvet etti. Yemek hazırlanmasında ve getirilmesinde düğün sahibi Sâd'ın hanımı, Ümmü Üseyyid de hizmet ederdi." (Tirmizi)
Bu gerçek karşısında Şeyhûlislâm İbni Haceri Mekki’nin fetva verdiği gibi, İslâm âdabı ile edepli ve tesettüre riayet eden bir kadının eve gelen misâfire kocasının yanında ve kocasının izni ile hizmet edebilir.
Fakat, bulunduğumuz asırda fitne ve fesad çoğaldığından ve İslâm'ın beyan ettiği tesettüre riâyet edilmediğinden, kaçınmak en sâlim yoldur. Ve haramları işlemek nerede ise moda haline gelmiştir. Utanma ve Hak'dan korkma yok hâle gelmiştir. Binaenaleyh zarûri haller dışında mutlaka kaçınmak lâzımdır. | |  | |  | |
| |