#1 (permalink)
08-05-2006, 01:12
|
Banned
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 25 Mesajlar: 649 Rep gücü: 0 Rep derecesi:  | Duanın gucu  | |  | | | >>>Loise Redden isimli çok fakir giyimli bir kadın yüzünde bir
>>>hüzünle
>>>bir manava girer.
>>>
>>>
>>>
>>> Dükkan sahibine mahcup bir şekilde yaklaşır.
>>>Kocasının çok hasta olduğunu, çalışamaz duruma düştüğünü ve yedi
>>>çocuğu
>>>ile birlikte aç kaldıklarını ve yiyeceğe ihtiyaçları olduğunu
>>>söyler. John
>>>Longhouse isimli manav ona ters bir şekilde bakarak derhal
>>>dükkanını terk
>>>etmesini ister.
>>>
>>>
>>>
>>> Kadın ailesinin ihtiyaçlarını düşünerek, lütfen
>>>efendim der, paramız olur olmaz getirip borcumu ödeyeceğim. John
>>>kendisine
>>>bir kredi açamayacağını çünkü onun eski bir müşterisi olmadığını,
>>>kendisinde bir hesabının bulunmadığını söyler.
>>>
>>>
>>>
>>> O sırada dükkanın dışında bekleyen bir müşteri
>>>ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir. İçere
>>>girerek
>>>John?a yaklaşır ve ben o kadının almak istediklerine kefilim der.
>>>Ailesinin ihtiyacı olan şeyleri ona ver.
>>>
>>>
>>>
>>> Bunun üzerine manav çok isteksiz bir şekilde
>>>kadına döner ve bir alış-veriş listen var mıydı diye sorar Louise
>>>"Evet
>>>efendim" der. "Tamam" der manav. "Şimdi onu terazinin şu kefesine
>>>koy,
>>>onun
ağırlığınca diğer kefeye istediklerinden koyacağım.!"
>>>
>>>
>>>
>>> Louise bir an duraksar, sonra başını önüne eğer ve
>>>çantasını açarak üzerine bir şeyler gösterdiği kefeye özenle
>>>bırakırken
>>>başı halakaralanmış bir kağıt parçasını çıkartır ve manavın
>>>kendisine
>>> öne eğiktir.
>>>
>>>
>>>
>>> Manavın ve diğer müşterinin gözleri terazinin
>>>kefesine dikilirken hayretle büyümüştür. Manav müşteriye dönerek,
>>>kısık
>>>bir sesle, "İnanamıyorum." Der. İnanılacak gibi değildi. Müşteri
>>>manava
>>>gülerken manav çoktan diğer kefeye eline geçeni doldurmaya
>>>başlamıştır ama
>>>nafile,
diğer kefeyi yerinden bile kıpırdatamamıştır.
>>>
>>>
>>>
>>> Terazinin kefesi artık üzerindekileri almayacak
>>>kadar doldurduğunda çaresiz hepsini bir torbaya doldurarak kadına
>>>verir.
>>>Şaşkınlıkla üzerinde bir şeyler çiziktirilmis kağıdı eline alır ve
>>>okur.
>>>Bir de bakar ki orda bir alış-veriş listesi yoktur. Sadece bir dua
>>>yazılıdır.
>>>
>>>
>>>
>>> "Allah'ım neye ihtiyacım olduğunu sen bilirsin,
>>>kendimi senin ellerine teslim ediyorum."
>>>
>>>
>>>
>>> Manav taş gibi bir sessizliğe bürünmüştür. Loise
>>>kendisine teşekkür ederek dükkandan ayrılır. Müşteri John?un
eline
>>>bir
>>>elli dolarlık tutuştururken, "her kuruşuna değdi" der.
>>>
>>>
>>>
>>> Daha sonra John Longhouse terazisinin kefelerinin
>>>kırılmış olduğunu görür. Bu nedenle duanın ne kadar ağır çektiğini
>>>sadece
>>>Allah bilir.
>>>
>>>
>>>
>>> Dua bizim için hiçbir maliyeti olmayan bedava
>>>bir hediyedir. | |  | |  | |
| |