HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| ♥edeb ya hû♥ Kayıt: 29.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 821 İtibar Gücü: 14 | EfendimiZe SiirLer... Selam, arkadaslar...lutfen Herkez buraya Gul KOkulu efendimize siirlerini yazsinlar... o bizim ay yuzlumuz...buyuk sevdamizdir... simdiden Allahrazi olsun... ![]() MuHaMMeD MusTaFa (S.A.V) CAN MUHAMMED İstemem ben inci güher, Gönül gözüm seni ister, Söyleyelim hep beraber, Muhammedim, can Muhammed. Sünnetinden aldık ilham, Uzak düştü bize haram, Getirelim salat, selam, Muhammedim, can Muhammed. Rahmet oldun alemlere, Nurun doldu gönüllüre, Rehber oldun alimlere, Muhammedim, can Muhammed. Kevser sana oldu şarab, Senden uzak kullar harab, Bizi yoldaş eyle ya Rab, Muhammedim, can Muhammed. Dermani'yim yok imkanım, Cennet olsun tek mekanım, Kalbimdeki hep yakanım Muhammedim, can Muhammed. Ali KAYBAL Efendime gidiyorum Aldım elime başımı Efendime gidiyorum Akıtarak gözyaşımı Efendime gidiyorum Ağlıyorum coşa coşa Dere tepe aşa aşa Hiç durmadan koşa koşa Efendime gidiyorum Hasretlik yaktı bağrımı İlaç dindirmez ağrımı Ele duyurup çağrımı Efendime gidiyorum İtikat etmem fallara Tahammülüm yok yıllara Göz yaşı döküp yollara Efendime gidiyorum Yollar uzun, günler kısa Çekmiyorum hiçbir tasa Sıcak kuma basa basa Efendime gidiyorum Dışım soğuk, içim volkan Görüşmeye var mı imkan Belalara olur kalkan Efendime gidiyorum Sular gelmiyor kurnama Hasretlik tüttü burnuma Taşlar bağlayıp karnıma Efendime gidiyorum Benlik putunu yıkmadan Basamak bile çıkmadan Rezil halime bakmadan Efendime gidiyorum |
| | |
| ~MaNoLYa~ için teşekkür edenler 5 kişi. | Hayâ (20-07-2008), tatil (08-07-2008), TuLû (28-10-2008), uvey_duygulu_vampir (22-07-2008), zuzu (12-04-2007) |
| | #2 (permalink) |
| ♥edeb ya hû♥ Kayıt: 29.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 821 İtibar Gücü: 14 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... SELAM SANA YARASULLAH Allahümme nur-i; Hüda, Allahümme salli ala seyyidina ve nebiyyina Bi Hakki; nur-i; cemali Muhammed Mustafa, Allahümme salli ala seyyidina ve nebiyyina Muhammed Mustafa! Salat Sana Selam Sana Ya Resulallah.. Ben kim miyim? Hani Seni Seviyorum ya Hani gipta ediyorum ya ashabina Hani Hz.Fatima'yi anam, Hz.Hasan Hüseyin'i kardesim olarak görüyorum ya! Hani ne zaman hüzünlensem, Sen geliyorsun ya aklima Görmeden hayranim Ya cemaline Kalbin kadar güzel yüzünün hayalini kuruyorum ya... Hani ne zaman çok gülsem Sen'in hafif kizgin bana baktigini görüyorum ya! Hani bana diyorsun ya" Yerinde olsam, az güler çok aglarim " diye Sonra nerede bir yetim görsem Sen'i buluyorum ya yanimda Hani bana diyorsun ya "Beni istiyorsan onun basini oksa Hani hep bir özlem var ya içimde Hep vuslat varya hayalimde Hani gözyaslari içinde, yesil kubbenin resmine bakiyorum ya Hani hayal ediyorum ya hep Efendim Safa-Merve arasinda, önümde Sen varmisin gibi kostugumu.. Hani uzun boylu, siyah saçli, beyazlar içinde birine Sen diye sesleniyorum ya! Sonra adam arkasiin dönünce Senin olmadigini görüyorum da egiyorum ya basimi Sevincim yerini hüzne birakiyor ya Hani Sana gidecek her yolcuyla selam yolluyorum ya Sonra da selamimi almisin gibi seviniyorum ya Hani kalbimin bir yani "Ümit" derken, Bir yani korkuyla atiyor ya Hani Seni Seviyorum Ya Efendim Hani günahlarimi unutup, Seninde beni sevdigini düsünüyorum ya! Duyuyorum ya "ÜMMETi diye seslenisini Ne zaman bir yüzük alsam elime Senin yüzügün geliyor ya aklima Hani üzerinde Muhemmedun Resulallah yazili oldugunu düsünüp, Ebu Bekir ve ashabina selam yolluyorum ya Sonra hep hayal ettim ya Efendim, arkanda namaz kildigimi Hani anam, babam, canim Sana feda olsun dedim ya Hani ben varim ya... Seni Seviyorum ya... Çok Seviyorum ya... Selat, Selam üzerine olsun Ya Resulallah... Ben kim miyim? 1400 yil öncesinde Selam ettin ya.. Kardes belledin ya.. Seni Seviyorum ya.. RASULLAHA MAHCUP MEKTUP Ümmetin olmakta iftihar eden bizler, maddi temizlige nispetle, manen tahrif olmus bir dünyada yasiyoruz. Bütün cabalarina ragmen, bu arz üzerinde bir zamanlar, saadetli bir asrin gectiginin izleri görülüyor hala. Emanet olarak biraktigin Kur'an-i Kerim, evimizin eri$ilmez kö$esinde sadece mübarek günlerde ve ölülerimizin ardindan okunmak icin bekliyor. Sünnetin ise, sünnet oldugu unutularak sadece aliskanlik, gelenek veya adab-i mua$eret adiyla yapiliyor. Biz güne$e sirtimizi dönüp aydinlanmaya calisiyorsak, seni bize anlatmadiklari, ögretmedikleri icindir.Senin sevgin olmadan biz isinamiyoruz. Ya Rasulallah! Bir cok tarihi $ahsiyetin hayatini en ince ayrintilarina kadar ezberledik,ici bo$altilmis, sahte pariltili ya$antilari seyrettik ve taklit etmeye calistik.Bize söylenmedi ki Peygamber ögretmen demek, Peygamber güzel ahlaki tamamlayan demek, manevi yasamin ve ötesinde en güzel sekilde hazirlanmanin taa kendisi demek. Ama yine de sana olan a$k engellenemiyor. Ya Rasulallah! Ufuklar ötesinden ilik bir meltem gibi gelen muhabbetin, buz tutmus yüreklerimizi isitiyor. Gözlerimiz hissediyor bunu; mahcup damlalar yanaklarimiza süzülürken; kanadi kirik, kildan ince ayaklarimizda demir prangalar. $efaatine ermeye calisiyoruz.Cünkü biliyoruz ki Sen bizi seviyorsun.Cünkü biz Senin ümmetindeniz.Sevgin bize güc veriyor. Bütün günahlarimizi ve yikik dökük peri$anligimiza ragmen Senin ümmetinden olma $erefine layik olmaya calisiyoruz. Kabul edecegine de inaniyoruz. Sabriye Güngör |
| | |
| | #3 (permalink) |
| ♥edeb ya hû♥ Kayıt: 29.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 821 İtibar Gücü: 14 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... Mekke´i Mükerreme´de bir Gül... Yüzü dolunay gibi parlak... Teni pembeye calan beyaz renginde.. saclari, hafif dalgali... Acik renkli ve hilál kasli.. Iki kasinin arasinda bir damar.. Öfkelendiginde sisen... Mekke´i Mükerreme´de Bir Gül.. saclari omuzuna düser... Sakali gür, gözleri kara üzüm gibi siyah.. O siyah gözleri daima yerde... Gökten daha cok yere bakar.. Bakislari, düsünceli.. Boynu gümüs beyazliginda...Fildisinden yapilmis bir suret gibi.. Ashabinin ardindan yürür, ve, "benim arkami meleklere birakin" der... Birseye hayret ettiginde elini cevirir.. Konustugunda ellerini bir araya getirir... Öfkelendiginde yüz cevirir.. Sevindiginde hafifce gözlerini kapar...Gülmesi tebessüm... O Gülünce disleri dolu taneli...(salatu selam) |
| | |
| | #4 (permalink) |
| ♥edeb ya hû♥ Kayıt: 29.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 821 İtibar Gücü: 14 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... Ay Yüzlüm, apacik sözlüm, Ruhum sana kurban Gönlüm sana hayran...! Nergis bakislarinin tesiri ne de yaman!...Sultanim el-aman..! Bak sinemde bir ok var, derúnumda bir aci, Sendedir ilaci... Ey varligi Nur, dünyasi sürür, sözü Kur´an!.. Her derdime derman... Pür atesim birakma beni hicranda zinhár..! Rúhumda áh uzár... Hem mahzun, hemde perisan dertlerle kivrandim, Kapina dayandim... Bilmem baska kor, baska ates, ben sana yandim....Seninle Uyandim... Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem) |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() mutLuLuğu'm'sun! Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 4.062 İtibar Gücü: 38 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... ![]() Geliyorum;Ey.! Dost kabul et hicretim sana, Bu kez tek dal gül ile değil.! Masmavi; Yediverenler var koynumda... Geliyorum; Savruk düşüncelerimi bölen, Kangren acıları boynuma dolayıp Geliyorum.. Kayalıklardan, Yalın ayak koşarak Yokuşlar aşarak geliyorum.. Sırt çevirme; Ey.! Dost mabedime sinmeye; Gönül ehline selama durmaya geliyorum. Yüzüm yok bağışla.! Yıllaryılı hasretim sana Geliyorum; Ey.! Dost kabul et hicretim sana, Solgun eşgalime sığınamıyorum Riyakar aynalarda. Cemalinin yediveren parıltıları İçime güneş gibi doğmakta. Kabul et geliyorum, Kapında kıtmir edasıyla Kavrulmaya geliyorum. Mavilerimi; Sevi kuş kanatlarıyla Azada terk ettim.. Geliyorum; Ey.! Dost kabul et hicretim sana Koynumda yediveren gülleri Avuçlarımda ebem kuşağı Getirdim sana. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() mutLuLuğu'm'sun! Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 4.062 İtibar Gücü: 38 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... bu konu bir kere daha açılmıştı kutlu doğumda ve çok rabet görmüştü.inşallah şimdi de öyle olur. Allah c.c. razı olsun. |
| | |
| | #7 (permalink) |
| ♥edeb ya hû♥ Kayıt: 29.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 821 İtibar Gücü: 14 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... Allah cumlemizden razi olsun.. sagol AlmiRa... |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... Rahmetini umarak günahkar bir dille Allah “azze ve celle” Ya Rasulallah alemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden Kalbimizden seyrediyoruz seni İşte bir yaşındasın Beni Sad yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sad yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde sana aşık ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında Hz Halime kucağına alıyor seni Yüzünde bir gölgelik seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde sana meftun sana kilitli Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor yağmuru da duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinde gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına büyüyor büyüyor Sonra nazlı nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni Atı yaşındasın Medine-i Münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanlığında Sonra yolda ebvada ,öksüzlük karşılıyor seni Mekkeye annesiz giriyorsun….. Abdulmuttalip bir başka seviyor seni, Ebu Talip bir başka seviyor.. Ya Rasulallah mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında???? Onlar “anne” diyince sen yere mı bakardın? Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebvaya? Kaç gece “anne” diye hıckırdın? Efendim, senin yerine de “anne” dedik annemize senin yerine de “baba” dedik…. Yirmi beş yaşındasın, Ve bambaşkasın kimse sana denk değil, Şefkat yayıyor kokun, güven veriyor sesin, Sen Muhammed-ul Eminsin… 33 yaşındasın, dalga dalga rahmet var 35 yaşındasın, Hadi, gel, bekletme yar, İniltiler çalıyor kapısını göklerın , Hadi, gel, bekletme yar Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin, Hadi gel ey yar…. Nur dağına davet var….. İşte kırk yaşındasın hira nur dağındasın Cibril iniyor göklerden ve nokta nokta her yerden salat selam yükseliyor, Sen kainatın yüreğinden hasretle kopan ahsın .. Karanlık gecelerimize sabahsın.. Sen Nebiyyullahsın.. Sen Habibullahsın.. Sen Rasulullahsın.. Niye incittiler ki seni sultanım? Niye işkence yaptılar ki sana? Ebu Talip öldü diye mı bu pervasızca saldırılar? Himayesız kaldın diye mi? Kabedeki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne, “Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin” diyişin, Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza, Başına pislikler saçılıyor.. Başlar feda o mübarek başına… Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar, Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru! Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arşı ala! Bu koşan kimdir diye soru dolaşıyor boşluklarda! Bu koşan kim?!... Ve cevap veriyor biri; “Muhammedin kızı fatımatuzzehra velilerın anası” Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın, Sana yeryüzünde en çok benzeyen, Gülmesı sen ağlaması sen, “Ağlama kızım” diyişin geliyor aklımıza.. Niye cıkardılar ki yurdundan seni? Himayesiz kaldın diye mı? Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni? Seni yetim bulup barındıranı alemlere rahmet kılanı? Onlar deli diyorlardı sana sen susuyordun, Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı sen susuyordun Seni bizim elimizden kim kurtaracak?? diyorlardı sen” Allah “diyordun “Allah azze ve celle” Semayı haşyet kaplıyordu sen” ALLAH” diyordun arşı ala titriyordu Bedirde” Allah” diyordun üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüzirmıbeşbin sahabi “anam babam sana feda olsun” diyordu Medıne-i Münevvere sokaklarında yürüyordun, Neccaroğullarının küçük kızları seni görünce sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi “Beni sevıyormusunuz” diye sormuştun onlara “Seni çok seviyoruz Ya Habiballah” demişlerdi “Allah biliyor ki bende sizi çok seviyorum” demiştin Bugun yaşayan gençler var,Neccaroğullarının kızları değiller belki Gözyaşlarından belli ki seni onlar da çok seviyor Senden başka kimseleri yok “Allah bliyor ki ; sende onları çok seviyorsun” Altmışüç yaşındasın Refiki ala duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cübbe dokunmuştu,kenarları beyazdı Onu giyerek ashabın yanına çıkmıştın, Ve mübarek ellerini dizlerine vurarak: “görüyormusunuz ne kadar güzel” demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti: “Anam babam sana feda olsun Ya Rasulallah onu bana ver” Niye istemişti ki senden,sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyen hayır demediğini bile bile Peki dedin o zata Sen yine eski yamalı cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine diktiler,ama giymek nasip olmadı Haberler uçurmuştun Ebu Hureyrenin diliyle: “Benden sonra öyle kimseler gelecek ki:keşke peygamberi gorseydik de ,ne malımız nede evladımız olsaydı diyecekler” Ve Hz Enesle paylaşmıştın özlemini “Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim.” Sultanım;Ey Medine minberinde,ümmeti ümmeti diye hüznü giyen sevgili Ey Mekke mihrabında alemler hesabına Allah diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük biat ettik Rabbinden bize ne getirdiysen “amenna” duyduk,biat ettik…. Ya Rasulallah sen hala kırk yaşındasın ve hala ümmetinin başındasın…….. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... emeklere sağlık ![]() ![]() GÜL-İ RANA Bütün yolculuklar sanadır, Yıldız dokulu bütün yolculuklar. Ufuklar seni gizler çizgilerinde ve uç noktalarında. Bu yüzden sana koşar yalnızlar Ve sâbâ rüzgârını duyanlar seherlerde. Sana koşarlar Elleri böğürlerinde Ve zülüflerinde Bir gül kokusu Gözlerinde aşk buğusu. Seni tüter buhurdanlar o zaman Ve her zaman. Böyledir sana yolculuklar Böyledir gül Ey gül Gülller gülü Medine’nin Gülü Reyhan zülüflü Ümit ulağı Haktan gelen En şerefli elçi Sana. Ey gül-i Rânâ… Bak işte ben de böyle boynu bükük geldim yoluna Yolunun engelleri de var ama Bunlar bir tebessüm gibidir cana Gülistana bir çekiliştir Ona bir gamze Ve işaret gibi, Yoksa asıl acıları görse gönül Ebedî olanları Bunları basardı bağrına En çetin çileleri Özüne perçinlerdi Bir ananın evlâdını sarışı gibi. Evet sana bütün yolculuklar Zira sensin ilk mayası âlemin Yani aşktır ilk mayası Sen zaten aşktan yaratıldın Sevdadan doğdun Ve dünyaya teşrif buyurdun Bir Cibril kanadında Sonra Cibril senin ardında Kemerbeste-i Ubudiyetle Hakk’a saygılı Ama senin ardında Hiç yoktu bunlar yadında Bir an bile geçirmemiştin aklından Peygamberlik ünvanını Kutsî görevi. Zira sen tevazu iklimlerinin üveyiki Başı öne eğik Mekke’nin en yetimi Ümmilerin ser tacı Ama âlemin tek ilacı Ve huzur iklimi sendeydi… Ufuklar sana sarılmıştır Katmer katmer Gül yapraklarının özünü sarışı gibi Bütün ufuklar ama Bütün ufuklar Sana Ey gül-i Rânâ. Sancısız gece olur mu? Olursa şafak doğar mı ondan Elbette bütün sancılardır Sabaha gebe olan. İşte zaman da sana gebe Soluklarına. Bir zamanlar Mekke sokaklarında Söylediğin Söylettirilen nağmeye gebe. Hurma dallarının inlediği Kuru direklerin bile Ağladığı bu nağmeyi duyunca İşte o melodi dudaklarından yükselmişti. Bu atmosfere. Hâlâ o solukları taşır mecnun rüzgâr Yüreğinde Saçlarının telinde Ve kanatlarında Şardan şara Ey gül -i Rânâ… Tatlı bir leylaktı bakışların Rengini ötelerden almış Bir leylaktı çehrendeki pembelik Ve dudaklarındaki şafak kırmızılığı Ve içinde ebed kızıllığı Bir leylaktı Rengini Cemil- i Rahmi-i Kebirden almış Bir leylak Ey levlak Ey rahmet avuçlarının bizlere uzattığı Çöllerdeki tek vaha Ey gül-i Rânâ Sar bizi o gizemli ufuklarında Sar bizi Aşk kanatların gerilsin üstümüze Bir anne şefkatiyle Bir baba rikkatiyle Sar bizi Nazar bizi çeksin Bu sebepten sonsuzluktan dünyaya ağan nazar Cazibesiyle Her Kadir Gecesi’nde. Sonsuzluktan yağan damlalar Çeksin bizi kendine Sevgi ve aşk bu damlaların bulutudur Ümit ve azim bu damlaların buutudur İşte o nazara çekilelim biz de Hazer edip günahlardan Korkarak Rabbin celalinden Bir Mecnun olalım yollarında Önümüzde leyla Ardı sıra koşalım ve dağlar denizler aşalım Ey gül-i Rânâ. "Sancısız geceler doğumsuzdur." dedim Evet sancısız gecelerimiz olmasın Ve içimize dolmasın yakut rengi faniler Dolmasın onların çizgileri Karanfil kırıkları gibi ruhumuza Yangını düşmesin geçici olanın Ve esip giden rüzgâr gibi günlerin Ve geçici düğünlerin ateşi vurmasın içimize. Biz size gelelim Hep birlikte size Gündüze Sabaha Bahara Teşrin yapraklarını da toplayıp Sabaha erelim Ellerimizde eteklerimizde Sonbahar mevsimi olsa da Size Bu dermandır cana Ey gül-i Rânâ. Artık Ebu Lehepler bitti Ebu Cehiller yılgın ve ürkek Çekildi köşelerine Bir gulyabaninin Mağarasına ve inine çekilişi gibi Artık Kalem ve Nun devri başladı Leyla ve Mecnun devri başladı Kerem ile Aslı Ferhat ile şirin faslı Asr-ı saadette olduğu gibi Evet gül devri Her ne kadar olsa da cevri Birtakım zavallının Bunlar o eski cühelanın Kalıntıları. Bitti onlar, bitti. Bir gurup vakti fıtratlarına uygun Yere gitti. Ama sen Ama senin Mekke’den Medine’den uçan solukların Ve kanat açıp âlemi dolaşan nefesin Hâlâ atmosferimizde Bizleri çağrı çağrı Deste deste Birliğe çeken solukların Onlar var Bize yar solukların Onunla dolduk biz de onunla İçimizi gülşene çevirdik Ve bir yorgun dünyayı devirdik Sonra onun yerine yepyeni filizlerden, Dallardan Mercan dalllardan Zebercet yapraklardan Ve altın çiçeklerden bir dünya ördük Ve seni gördük orda Ufkun en ucunda Ve başında Ya kırmızı, ya siyah Ya da beyaz sarığın Sırtında rida Dudaklarında tek nida La ilahe illalah… Billah seni gördük Başkasını değil Nurs köyünden ağan ışıkta Korucuk’tan yanıp alemi tutan kandilin Gülen çehresinde Seni gördük Çizginin tam ortasında Seni Kana kana içtik avuclarındaki kevserden Ötelerden sunduğun o vaha ırmaklarından Kana kana Ey gül-i Rânâ. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: EfendimiZe SiirLer... ![]() Ya Resulallah Kendime geldiğimde seni tanıdım Seni sevmeyi öğrendim, sana hasret yanmayı Dediler ki uzakta değil o hep buralarda Sen onun Mekke’sinde uyuduğunu mu zannediyorsun O orada kalmıyor ki O her yerde Sağında o, solunda o, anıldığı her yerde o Nerde bir aşık özlese ve onu ansa hemen gözyaşlarını silmeye giden o Nerede bir garibin başı sıkışsa Hızır’dan önce oraya varan o Kendime geldiğimde seni tanımayı öğrendim ya Resulallah Zindan gecelerde seni özlemeyi öğrendim Seninle ilahi aşka tutunmayı öğrendim Ve düştüm yollara ardında dediler ki bana O’nu aramaya giden bulur Aramayı bilmek gerekir Düştüm yollara sevgili senin ardına Çok gecelerim geçti uykusuz, Çok sabahlarım eskidi sensiz |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ahir Zaman Alametleri!!! | Notheart | Dini Konular | 12 | 09-09-2008 10:29 |
| Kadir Gecesinin Alametleri..! | NuR-u HüdA | On bir ayın sultanı | 6 | 09-10-2007 02:37 |
| Kiyamet Alametleri | Notheart | Dini Konular | 9 | 10-11-2006 11:37 |
| İman Zayıflığının Alametleri | Raid_IRON | Dini Konular | 3 | 17-07-2006 01:42 |
| İman Zayıflığının Alametleri | belongtodeath | Dini Konular | 0 | 28-06-2006 15:16 |