Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 19 Mesajlar: 4.182 Rep gücü: 19 Rep derecesi:  | 15 yeRdE kAdIn Ve erkEk eŞİTlIgı..  | |  | | | ON BEŞ YERDE ERKEK VE KADIN MÜSAVİDİR..
İsLam dini on beş yerde erkek ve kadın nevi'LeRinin hakLaRını müsavi kıLmaktadıR.. Bu on beş yeRde eRkek ne gibi hakLaRa sahipse kadın da aynısına sahibdiR..
1- KüfüR, zuLüm, fısk ve isyanı teRk etmekte kadın eRkekLe eşittiR ve binaenaLeyh biat etmekte, oy kuLLanmakta kadın ve eRkek eşittiR.. Şu kadaR ki, Peygamber eRkekLeRe hem söz ve hem hem musafaha iLe, kadınLaRa yaLnız sözLe biat etmiştiR.. Demek eRkeğin imzası neReLeRde geçeRLiyse, kadının da imzası oRaLaRda geçeRLidiR.. Nitekim bu hüküm şu ayet-i keRimeden anLaşıLmıştıR..
"Ey Peygamber! Mü!min kadınLaR -Allah'a hiçbiR şey eş tutmamaLaRı, hıRsızLık (ve gasp) yapmamaLaRı, zina etmemeLeRi, evLadLaRını öLdüRmemeLeRi (çocuk düşüRmemeLeRi), eLLeRiyLe yapageLdikLeRi aRasında biR iftiRa düzüp götüRmemeLeRi (biR çok gayRı meşRu doğuRup sonRa kocasına nisbetLe iftiRa etmemeLeRi), heRhangi biR iyiLik hususunda (emRedeceğine) Sana asi oLmamaLaRı şaRtıyLa- biatLeşmeye geLdikLeRi zaman, biatLeRini kabuL et ve onLaR için Allah'tan mağfiRet isteyiveR. Çünkü Allah çok yaRLıgayıcı ve çok esiRgeyicidiR.." [EL-Mümtehine 12]
Mekke-i MükeRReme'nin fetih gününde bu ayet naziL oLunca, Peygamber aLeyhisseLam eRkekLeRe musafaha edeRek, kadınLaRa da yaLnız sözLe biat ettiLeR.. Şu haLde eRkekLeRe haRam oLan ne vaRsa kadınLaRa da haRamdıR.. MeseLa biR eRkeğin yabancı biR kadının veyahud kadının yabancı biR eRkeğin sözünü ihtiyac kadaR dinLemesi caizdiR.. Dini taLimde, aLış veRişte ikisi eşittiRLeR.. Ancak biR eRkeğin kadınLa tenhada buLunmamaLaRı haRamdıR.. BinaenaLeyh biR şeyh, aLim, müdeRRis veya muaLLim, kız taLebesinin eLini tutamaz.. Ancak biR doktoRun dokunması bundan müstesnadıR.. Yani kadın biR doktoR buLunmazsa yahud eRkek doktoR biR kadın vasıtasıyLa teşhis etmekten aciz kaLıRsa, bu takdiRde doktoRun kadına dokunması, müdahaLe etmesi caizdiR.. Aksi de böyLe.. Nitekim İbnu Abidin bu hususta biR RisaLe de yazmıştıR..
HazReti Ayşe diyoR ki: "Peygamber "Hadi gidin, sizin biatinizi (sözLü oLaRak) kabuL ettim." buyuRmuştu." MuşaRun iLeyha şöyLe devam ediyoR:
<<VAllahi RasuLuLLah kadınLaRdan Allah TeaLa'nın kendisine emRettiğinden başkasını aLmamıştıR. VAllahi RasuLuLLah'ın eLi (zevceLeRinden ve dokunması heLaL oLandan başka) biR kadının eLine dokunmamıştıR. RasuLuLLah onLaRLa sözLeştiği zaman kendiLeRine biatinizi kabuL ettim, deRdi.>> Demek biate musafahadan başka eRkek ve kadın eşittiR..
2- İman ve ibadet konuLaRında,
3- İsLamın ahkamını icRa etmede,
4- Allah'ın ve O'nun RasuLü'nün emRLeRini yeRine getiRmek, Ruhi ve bedeni vazifeLeRde,
5- Nifak ve Riyayı teRk etmede,
6- Kendi maLLaRından zekat ve sadakaLaRı çıkaRmakta ve maLii cihadda,
8,9- İffet ve namusu koRumakta, sefeRde ve iktidaRsızLık haLinde oRucu bozmakta,
10- Allah'ı zikiR etmede, dua ve tesbihLeRde,
11- BunLaRı tebLiğ ve taLim etmede eRkek ve kadın müsavidiR (eşittiR).. Ancak taLimde şaRtLaR vaRdıR.. Nitekim doktoRLuk, aLış veRiş ve mecbuRi konuşmaLaRda da şaRtLaR waRdıR: Edep, haya, vakaR. BunLaR hepsi şu ayet-i keRimeden anLaşıLmaktadıR:
"Allah'ın emRLeRine Râm oLup boyun eğen eRkekLeR ve Allah'ın emRLeRine Râm oLup boyun eğen kadınLaR, (dinde tasdiki geRekLi oLan İsLamın tümüne) iman eden eRkekLeRLe iman eden kadınLaR, tâatte devam eden eRkekLeRLe tâatte devam eden kadınLaR, (özünde, sözünde ve haReketLeRinde) sadık eRkekLeRLe sadık kadınLaR, sabReden eRkekeRLe sabReden kadınLaR, mütevazi oLan eRkekLeRLe mütevazi oLan kadınLaR, (geRek faRz ve geRek nafiLe) sadaka veRen eRkekLeRLe sadaka veRen kadınLaR, oRuç tutan eRkekLeRLe oRuç tutan kadınLaR, gizLi yeRLeRi (haRamdan) koRuyan eRkekLeRLe gizLi yeRLeRi koRuyan kadınLaR, Allah'ı çok zikReden eRkekLeRLe Allah'ı çok zikReden kadınLaR için Allah mağfiRet ve büyük mükafatı hazıRLamıştıR." [EL-Ahzâb 35] buyRuLmuştuR. Bu ayet-i keRîmede eRkek ve kadın nevi'LeRinin eşit oLdukLaRı yeRLeRLe müşteRek vazifeLeRi beyan buyRuLmuştuR.. ÖzeLLikLe zikiR keLimesinde, KuR'an tiLâveti, iLimLe iştigaL, hatta tebLiğ ve taLim dahiLdiR..
Bazı ayet ve hadisLeRde hitab eRkekLeRe yöneLdiği için biRçok dinde cahiL oLanLaR "Allah eRkekLeRden bahsedeR ve kadından bahsetmez." diyoRLaR.. HaLbuki bu idia onLaRın cehaLetindendiR..
12- MiRas aLmakta, -miktaR söz konusu oLmaksızın- kadın ve eRkek eşittiR.. Ancak biR meseLede kadın 1, eRkek 2 pay aLıR.. Bu da feRâiz iLminde hikmeti beyan oLduğu üzeRe, kadın ekseRiyetLe babasıyLa çaLışmaz, oğLan kaRdeşi çaLışıR, onun için oğLan 2 pay aLıyoR.. BiR de, kadının başına biR iş geLdiğinde, meseLa mağduR duRuma düştüğü zaman, oğLan kaRdeşine döneR.. O da miRasta kız kaRdeşinden fazLa aLdığı için hisseyi nazaR-ı itibaRa aLaRak, kendisine maLından haRcaR gibi minnetsiz bakaR.. Sanki kız kaRdeşi payından biR kısmını kendisine emanet etmiştiR, amma müLkiyetinden çıkmıştıR.. Ve daha biRçok hikmetLeRi vaRdıR..
13- Kazançta eRkek ve kadın faRksız oLaRak, heR biRi kendi kazancı nisbetinde maLına sahibdiR.. İsteR bu kazanıLan maL ve müLk eL emeğiyLe ve isteR miRasLa ve isteR hibe iLe kazanıLsın, faRksızdıR.. Maateessüf hanımLaRına kayınpedeRLeRinin maLından miRası aLmayı emRedip sonRa gasbedenLeR de vaRdıR.. Bu da zuLümdüR.. Kadının babasından aLdığı miRas şahsına mahsustuR..
14- ŞahidLikte eRkek ve kadın eşittiR.. Ancak buRada da, kadının akLı, beyni gibi kuvvet ve hacim oLaRak, eRkekten daha az oLduğu için, miRas meseLesinde oLduğu gibi, kadın eRkeğin yaRısı sayıLmaktadıR.. Kadının eRkeğin yaRısı oLmasını iLmen de açıkLamamı isteyenLeR oLuRsa onLaRı da açıkLaRım..
15- Siyasi ve dipLomasi konusunda, biR çok yeRLeRde eRkek ve kadın eşittiR..
Kadın fıtRaten, akıL ve kudRetçe eRkekten daha zayıf oLduğu için, siyasi ve dipLomasi konuLaRında tek başına haReket edemez.. Nitekim hacca gitmesi tek başına caiz deiLdiR.. Şu haLde fikiR aLış veRişinde, hac meseLesinde kadın biR eRkeği kendisiyLe beRabeR işLeyeceği haRekete oRtak etmeLidiR..
SüLeyman aLeyhisseLam, Hüdhüd kuşuyLa biR mektubu Sabâ hükümdaRı BeLkis'e göndeRmiş; BeLkis mektubu aLıp okuduktan sonRa etRafındaki siyasî ve iLeRi geLenLeRi iLe biR topLantı yapmıştıR.. BeLkis göRüşünü şöyLe oRtaya koymaktadıR: "Hakikaten bana çok kıymetLi biR mektub geLmiştiR
"GeRçekten O SüLeyman'dandıR. Ve O hakîkaten Rahman ve Rahîm oLan Allah'ın adıyLa (heR işe başLaR ve hüküm edeR. Hükmü de şuduR Bana kaRşı baş kaLdıRmayın ve müsLüman oLaRak bana geLin diye." yazmıştıR. [En-NemL 30-31] Ey göRüş sahibLeRi, bana bu iş hakkında göRüşLeRinizi beyan edin, SizLeRLe istişaRe etmeksizin ben biR hüküm veRmioRum."
GöRüş ve hüküm sahibi oLanLaR şöyLe dediLeR: "Ey emîRe, hüküm ve emR size aiddiR. BizLeR eLimizdeki kuvvetLeRLe emRLeRinizi bekLiyoRuz." BeLkıs : "...Siz bana biR işin akıbetini gösteRmeden ben (kendi başıma) hüküm etmem." [En NemL 32] dedi. Ayetin bu cümLesinden anLaşıLıyoR ki, kadın kısmı fikRi beyan etmekte eRkek gibidiR, ancak hüküm etmek eRkekLeRe aiddiR. Çünkü ayet-i keRimede bu mana "Ben hüküm etmem." cümLesiyLe beyan buyRuLmuştuR..
HeR kim sünnetimi teRk edeRse, şefaatime naiL oLmaz.. (hadisi şeRif)
=
ŞeRiatimi teRk eden şefaatime naiL oLmaz..
çünkü şeRiatı teRk etmek yahud hafife aLmak yahut kifayetsiz göRmek,
küfüR oLduğundan, kişinin hakkında şefaat asLa oLmaz.. | |  | |  | |