HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884 İtibar Gücü: 49 | Yapilan iyilik Konusulmamalidir Yapilan iyilik Konusulmamalidir Vaktiyle bulundugu küçük yerde geçim sikintisi çeken dürüst ve temiz yaratilisli genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir sehir merkezine giderek is bulup çalismaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi Bu niyetle vakit kaybetmeden hazirlanip yola koyuldu Genç adam bu yolculugu sirasinda yorum ve açiklamasi kendisi için imkânsiz olan bir takim olaylarla karsilasti Bunlardan biri suydu: Bazi kimseler bir tarlaya bugday ekiyorlar, ekilen bugdaylar hemen yetisip olgunlasiyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunlari atese verip yakiyorlardi Ikinci olarak suna sahit olmustu: Bir adam büyük bir tasi kaldirmaya çalisiyor, kaldiramiyor; ama bu tasa bir tane daha ekleyince kaldirabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldirabiliyordu Sahit oldugu bir baska olay da su idi: Bir adam bir koyuna binmis, onun üzerine birkaç kisi daha binmis kosturuyorlar, arkalarindan birileri de onlara yetismek için çabaliyor ama yetisemiyorlardi Adam bunlarla kafasi Karismis birhalde uzun yolculugun nasil geçtigini anlamadan sehrin kapisina geldi Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldigini, niçin geldigini yolculugun nasil geçtigini sordu Adam herseyi anlatti ve yolda karsilastigi alisilmamis hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadi Bunun üzerine ihtiyar bu genç adama rastladigi olaylari bir bir açikladi: \"Senin yolda ilk rastladigin bugday ekip hemen hasat eden ve sonra atese verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sagda solda konusarak degerini sifira indiren insanlari simgeler Tas kaldirmaya çalisan kimse de sunu anlatir: Insana ilk isledigi günah agir gelir, onun altinda ezilir Ama ona tevbe etmeden baska günahlar islemeye devam ederse artik o günahlar ona hafif gelmeye baslar Koyun ve ona binenlere gelince, koyun cennet hayvanidir Sirtindakileri cennete tasimaktadir Koyuna ilk defa binen alimlerdir Ondan sonra binenler her siniftan müminlerdir Bunlara yetismek için kosanlar ise inançsizlardir |
| | |
| @izci@ için teşekkür edenler 2 kişi. | Life_is_beautiful (19-10-2007), namal (19-10-2007) |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 07.10.2007
Mesajlar: 113 İtibar Gücü: 8 | ![]() şahısların ismi çok önemli değil. çünkü onlar üzerlerine düşeni yapmaya çalışmıştı. Yazılanlar ne bir hikayenin parçası, ne de özleneni anlatmak için uydurulmuş bir metin. Olay gerçek, şahıslar da gerçek... Bahçıvanlık zor iştir bir de gül yetiştirmek isterseniz. Bir gonca gül elde etmek için ne kadar çapa yapar, gübre atar, budar, uğraşırsınız. Kaç defa elinize diken batar, kanatır da azimle yılmadan usanmadan çalışmaya devam edersiniz. Bizim bahçıvan da yolda giderken rastladığı 11-12 yaşındaki boyacı çocuğa espri olsun diye; - Parlatmazsa para yok demişti. çocuk da bütün hüneriyle, küçük elleriyle ayakkabıyı parlatmaya çalışırken koyu bir sohbete başlamıştı. Babası ölmüş, yetim kalmış. Anneciğiyle birlikte yarıcılık işiyle ortakçı olarak tarlada çalışıyordu. Boş zamanlarında da ayakkabı boyuyordu. Bahçıvan, ‘Okumak ister miydin? Ortaokula seni yazdırsam, ben okutsam okur musun?’ dediğinde gözleri parlamış. - istemem mi! Hem de ne çok isterim, demişti. Ortaokul müdürüne gittiklerinde okul açılalı bir aydan fazla olduğunu, devamsızlık süresinin geçtiğini, alamayacağını bildirmişti. Ama onlar okul için her türlü hazırlığı yapmışlar, elbise almışlar, kitap-defter ihtiyaçlarını da karşılamışlardı. Bahçıvan, yılmadan Milli Eğitim müdürüne çıktı. Durumu bir de ona anlattı, yardımlarını istedi. Bu çocuğun okuması, bu goncanın yetişmesi gerekliydi. Milli Eğitim müdürünün yol göstermesiyle önce köy okuluna kaydettirdiler. Sonra da yatay geçişle şehir merkezine getirdiler ve kaydettirdiler. Güzel bir özel yurda da yerleştirmişlerdi. Huzur yurdunda huzurun içinde bir gül yetişmeye başlamıştı. Bahçıvan, işi icabı başka şehire gitmiş, başka gül bahçelerine dalmıştı. Yurda yerleştirdiği boyacı çocukla uzun yıllar görüşmemiş; ancak okuduğunu duymuştu. Aradan yıllar geçmişti. izmir Havaalanı’nda bahçıvan bir yere hediye paket göndermeye hazırlanıyordu. Havaalanı parkında durmuş paketleri bantlamakla meşgulken yanındaki aracın içindeki şahsın kendisine çok dikkatli baktığını ve ara ara da bakmaya devam ettiğini görmüş; ama kim olduğunu çıkaramamıştı. Biraz sonra yanına gelen takım elbiseli güzel çehreli beyefendi, bahçıvana ismini ve memleketini sormuş. Aldığı cevap karşısında da boynuna sarılarak “Ağabey! Ben o ayakkabı boyacısı çocuğum, şu anda filan ilçenin kaymakamıyım.” demişti. Bahçıvan, ağlamaklı gözleriyle beyefendiye bakmış, mevsiminde tohumların atılması, bir gonca gül için dikenlerin batmasına katlanmanın gerektiğini düşünmüş ve hiçbir şeyin boşa gitmediğini görmüştü. Ve Rabb’ine her şey için şükretmişti. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| ajdar a yapilan yorumlar. | yanlız_ask | Mizah & Eğlence | 10 | 01-07-2008 09:49 |
| Bugün Bana Bir Iyilik Yap...hadi Gülümse | gülümse75 | Kendi kaleminizden şiir ve deneme yazılarınız | 9 | 13-01-2007 10:57 |
| Yapilan İyİlİk | DiLrUbA | Dini Konular | 2 | 19-11-2006 13:33 |
| iyilik icin söylenen yalan | DiLrUbA | Hikayeler ve Efsaneler | 3 | 06-10-2006 17:59 |
| İMAM RABBANİ İLE YAPILAN İLK RÖPORTAJ | @izci@ | Dini Konular | 0 | 08-07-2006 08:43 |