Ümmü Mâbed (r.a) - Herşeyde biraz 2de1



Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 25-09-2006, 15:53
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Suffa Mektebinin Mirasçısı
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 3.126
Rep gücü: 23
Rep derecesi: Raid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Ümmü Mâbed (r.a)

 



















Ümmü Mâbed radıyallahu anhâ hicret yolunda bir bekçi... Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizi hicrette misâfir edip, süt ve et ikram eden bahtiyar bir hanım... Kıtlık senesinde çadırına uğrayan yolcuların su ve yiyecek ihtiyaçlarını gideren cömertliğiyle meşhur bir hanım sahâbî... Rasûlullah (s.a.)’in duâsı ve mübârek ellerinin sürülmesiyle kısır koyunundan süt sağıp misâfirlere ikram eden gönlü sevgi dolu bir ana...
O, Mekke’nin Kudeyd bölgesinde bir çadırda otururdu. Asıl adı Âtike’dir. Ümmü Mâbed künyesiyle meşhur olmuştur. Baba adı Hâlid İbni Huleyf’dir. Huzâa kabîlesine mensuptur.

Ümmü Mâbed, akıllı, iffetli ve güçlü bir kadındı. Amcasının oğlu Temim İbni Abdiluzza ile evliydi. Mekke’ye yakın Kudeyd bölgesinde çölde yaşardı. Koyun sürüleri vardı. Eli açık, cömert bir kadındı. Çadırına uğrayan yolcuların su ve yiyecek ihtiyaçlarını görürdü. İçecek olarak süt, yiyecek olarak da koyun keser pişirir et ikram ederdi. Onun bu güzel ahlâkı İslâm’ın nûruna kavuşmasına vesile oldu. İki Cihan Güneşi Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem Efendimizi, hicrette çadırında karşısında buldu.


O, sevgi dolu, eli açık, gönül zengini cömert bir ana idi. Gündüzleri hep çadırın dışına çıkar otururdu. Gelen geçen yolculara ikram etmek için beklerdi. Birgün Allah Rasûlü (s.a.)’in çadırına uğrayacağını nerden bilebilirdi? İki nur yüzlü insanın karşısına gelip de kendinden yiyecek-içecek bir şeyin var mı? diye soracaklarını nasıl tahmin edebilirdi? Onların vesîlesi ile nice bereketlere ereceğini, kısır bulunan koyunundan bile süt alacağını ve uzun seneler o hayvancağızın sütü ile ikramda bulunacağını nasıl düşünebilirdi? Hele hele o nurlu insanlar sayesinde İslâm’ın nûruna kavuşacağını nerden ümit edebilirdi? İşte onun bu güzel ahlâkı ve İslâm’la şerefleniş hikâyesi:

“Ümmü Mâbed kendi çevresinde cömertliğiyle tanınan, misâfirperver, saf ve temiz kalbli bir hanımdı. Kuraklık, kıtlık yıllarında Kudeyd’deki çadırının önünde oturur, gelen geçen yolcuların, su ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamağa çalışırdı.

İki Cihan Güneşi Efendimiz de hicret yolculuğunda arkadaşları Hz. Ebû Bekir (r.a), Âmir İbni Füheyre ve Abdullah İbni Ureykıt (r.a) ile birlikte Ümmü Mâbed’in çadırına uğradı. Efendimiz o’na: “Süt bulunur mu?” diye sordu. Ümmü O da: “Yoktur vallahi!” diye cevap verdi. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz çadırın yakınında küçük, zayıf bir hayvan gördü. “Bu nedir?” dedi. O da: “O sürüden geri kalmış, zayıf, dermansız kısır bir koyundur.” dedi. Efendimiz: “Onu sağmama müsade eder misiniz?” dedi. Ümmü Mâbed de: “Eğer onda süt bulabilirsen, sağ.” dedi. Koyunu tutup yanına getirdi. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz, Besmele çekerek hayvanın memelerini sıvazladı ve: “Ey Allahım! Koyununu bereketli kıl!” diye duâ etti. Koyunun memeleri birden sütle doldu. Efendimiz bir büyük kabı dolduruncaya kadar süt sağdı. Önce sütü Ümmü Mâbed’e uzatıp içmesini söyledi. O da: “Siz için zirâ zâtınız buna daha lâyıktır.” dedi. Efendimiz de: “Kavmin sulayıcısı onlardan sonra içer.” buyurdu ve kabı ona verdi. Ümmü Mâbed kanasıya kadar içti. Sonra Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz kabı Ebû Bekir (r.a)’e uzattı. O da kanasıya içti. Onu takîben diğerleri de doyasıya sütten içtiler. En sonunda İki Cihan Güneşi Efendimiz kabı aldı ve: “Kavmin sulayıcısı onlardan sonra içer” buyurarak sütü içti. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz tekrar o kısır koyunu sağmaya başladı. Bir kap daha doldurup Ümmü Mâbed’e bıraktı. Bu arada et yemeği pişirmişti. Ondan da yolculara ikramda bulundu ve azıklarına koyup onları uğurladı.

İki Cihan Güneşi Efendimiz ve arkadaşları Ümmü Mâbed’in yanından ayrıldıktan biraz sonra kocası Ebû Mâbed koyun sürüleriyle birlikte çadıra geldi. Kabı sütle dolu görünce şaşırdı. “Bu süt nereden geldi? Çadırda sağılır hayvan yok!” dedi. Hanımı Ümmü Mâbed: “Bize nur yüzlü mübârek bir zât uğradı şöyle şöyle yaptı.” diyerek olan bitenleri birer birer anlattı. Ebû Mâbed: “Vallahi! O Kureyşîlerin aramakta olduğu kimsedir. Ey Ümmü Mâbed! Hele sen onu bana bir tarif et bakayım?” dedi. O da Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz’in eşkalini hayalinde kaldığı kadarıyla hayran hayran şöyle târif etti:

“Gördüğüm öyle bir kimse idi ki, nur yüzlü güzel huylu idi. Şekli şemâili yerli yerinceydi. Ne karnı büyük ne de başı küçüktü. Endâmı, biçimi, simâsı hoştu. Gözleri siyah, kirpikleri çok, sesi nâzik idi. Gözünün beyazı çok beyaz, karası da pek kara idi. Kudretten sürmeli idi. Kaşlarının ucu ince, saçları koyu siyahtı. Boynu hafif uzunca ve yüksek, sakalı da sıkca idi. Sustuğunda sekînet ve vakar, konuştuğunda güzellikler görülürdü.

O güleryüzlü, tatlı sözlü idi. Kelimeler mübârek ağzından teker teker çıkar, sanki dizilmiş inci gibi tatlı tatlı akardı. İfadeleri net ve açıktı. Cümleleri ne az ne de çoktu. Uzaktan bakılınca insanların en heybetlisi, yakınına gelince tatlı ve çekici idi. Orta boylu olup ne uzun ne de kısa idi. Yanında arkadaşları vardı. Hizmet için koşuşurlardı. Hürmet olunan biriydi. Asık suratlı değil, güleçti. Kimseyi kınamaz, azarlamaz ve ayıplamazdı” dedi.

Ebû Mâbed hanımının bu derece tatlı tatlı anlatışı karşısında: “Vallahi, bu zât, Mekke’de kendisinden bize bahsedilen Kureyş’lidir. Ey Ümmü Mâbed! Eğer ben ona rastlamış olsaydım, arkadaşlığına kabul edilmemi dilerdim. Yine de buna bir imkân bulmaya çalışacağım.” diyerek Efendimize karşı sevgi ve hasretini ifade etti.

Ümmü Mâbed akıllı, zekî iffetli, güçlü kuvvetli bir hanımdı. Müşrikler öfkeli öfkeli onun çadırına geldi ve: “Nereye gitti o!” dediler. Ümmü Mâbed de: “Kim?” dedi. Onlar da: “Şekil ve şemâilini tarif ederek Muhammed” dediler.

Ümmü Mâbed onlar karşısında gayet vakur bir duruş sergiledi. Sükût ederek onları geçiştirmek istedi. Müşrikler bir cevap alamayınca tekrar: “Sen onun nereye gittiğini bilmiyor musun?” diyerek kabalık yapmak istediler. O da: “Sizin ne dediğinizi anlamıyorum. Ancak bana bir konuk uğrayıp kısır koyundan bol süt sağdı!” dedi.

Müşrikler baskıyı artırınca Ümmü Mâbed onları şöyle tehdit etti: “Başımdan çekip gitmezseniz kabilemi aleyhinize çağırır sizin başınıza yığarım.” dedi. Çaresiz kalan müşrikler cevap alamadan ayrılmak zorunda kaldılar. Zira onlar Ümmü Mâbed’in kabilesi arasındaki şerefli yerini biliyorlardı. O bir bağırırsa halkını ayaklandırır ve kavmi silâhlarıyla hemen ona yardıma koşarlardı. O sanki orada bir yol bekçisi gibiydi.
Hicret yolcuları Sevgili Peygamberimiz ve arkadaşları Medine-i Münevvere’ye ulaştıktan sonra, Ümmü Mâbed, kocası ve küçük çocuğunu alarak Medine’ye geldi. Ebû Mâbed ve çocuğu Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin huzuruna vardılar ve kelime-i şehâdet getirerek İslâm’la şereflendiler. Ümmü Mâbed hanımlar içerisindeydi. İki Cihan Güneşi Efendimiz onlara da selâm verdi ve: “Zina etmemek, hırsızlık yapmamak, çocuklarını öldürmemek, iftira yapmamak ve hiç bir ma’rufa isyankar davranmamak üzere bey’at ediniz.” buyurdu. Hanımlar hep birlikte: “Bu şartları kabul ederek bey’at ettik Yâ Rasûlallah!” dediler. Ümmü Mâbed ise: “Yâ Rasûlallah! Kendisinden men edildiğimiz ma’ruf nedir?” diye sordu. Efendimiz de ona: “Ölünün arkasından bağırıp çağırarak, feryad ederek ağlamamaktır.” buyurdu. Bu şekilde O da bey’at ederek İslâm’la şereflendi.

Ümmü Mâbed radıyallahu anhâ İslâm’la şereflendikten sonra bir şeyler öğrenmek için hep fırsat aradı. Öğrendiği güzellikleri de hemen hayatında tatbik etmeğe çalıştı. Birgün kocası Ebû Mâbed (r.a) namaz kılmak için gittiği mescidden geç dönmüştü. Ona: “Niçin geciktin?” dedi. O da: “Dönerken Enes İbni Mâlik (r.a)’ın Evs’li birileriyle konuşmalarına takıldım. Sohbetlerini dinledim.” dedi. Ümmü Mâbed: “Rasûlullah (s.a)’in hizmetkârı onlara ne dedi?” diye sordu. Ebû Mâbed (r.a) da:

“Enes onlara Rasûlullah (s.a)’den duyduğu bir hadîsi nakletti. Şöyle dedi: “Kim İhlâs sûresini Fâtiha ile birlikte abdestli olarak yüz defa okursa Allah onun derecesini yükseltir. Cennette ona bir köşk bina eder. Sanki o Kur’an-ı Kerimi otuz üç defa okumuş gibi sevab alır.” dedi. Bunun üzerine Ümmü Mâbed (r.anhâ) hayatının sonuna kadar bu duâya sarıldı. Fâtiha ve İhlâsı dilinden düşürmedi. Abdestli olarak bol bol okudu.

O, Rasûlullah (s.a) Efendimizin şöyle dediğini;

– “Allahım! Kalbimi nifaktan, amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü hıyanetten temizle. Çünkü sen hâin gözleri ve kalplerin gizlediğini bilirsin.” diye duâ ettiğini de duymuştur.

Ümmü Mâbed (r.anhâ) Hz. Ebû Bekir (r.a) halife seçilince ziyaretine gitti. Ebû Bekir (r.a) onu görünce gülümsedi. Rasûlullah (s.a) ile birlikte hicret ettiği günü hatırladı. Onun hal ve hatırını sordu ve mübârek koyunun sâhibesine ikramda bulundu. Hz. Ömer (r.a) devrinde şiddetli bir kıtlık olmuştu. Bu mübarek koyundan sabah akşam süt sağdıklarına dâir rivayetler vardır. Cenâb-ı Hak şefaatlerine nâil eylesin. Amin.
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 25-09-2006, 22:52
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.181
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: Ümmü Mâbed (r.a)

 
paylasim icin tsk

allah razi olsun
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 27-09-2006, 23:38
Kendini aşan 2de1'ci
 
RoSe_Lu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

sessiz çığlık
 
Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.863
Rep gücü: 21
Rep derecesi: RoSe_Lu Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaRoSe_Lu Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaRoSe_Lu Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaRoSe_Lu Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea

Ynt: Ümmü Mâbed (r.a)

 
– “Allahım! Kalbimi nifaktan, amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü hıyanetten temizle. Çünkü sen hâin gözleri ve kalplerin gizlediğini bilirsin.” amin

Cenâb-ı Hak şefaatlerine nâil eylesin. Amin

Allah razı olsun...
RoSe_Lu Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
***ßirisi Payla$ımmı Dedi ?*** ZaLiM Tüm Paylaşımlarımı Sunuyorum 13 28-12-2007 01:25
Ümmü Gülsüm Raid_IRON Hayat-üs Sahabe İslam Alimleri 1 09-06-2007 00:46
Ümmü Cafer İle İki Kör Arasında Geçen Hadise @izci@ Dini Konular 0 13-06-2006 09:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:54 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788