Mevlit din mi hurafe mi? - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Dini Konular » Mevlit din mi hurafe mi?

Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 23-09-2006, 12:01
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.839
Rep gücü: 25
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Daha Yolun Başında!NC!PéR!S! Daha Yolun Başında

Mevlit din mi hurafe mi?

 

işte arkadaşlar türbe ziyareti şirk koşmaktır konusunu bulduqum siteden bir yaZı daha mevlit Din mi? hurafemi.....


biz sünnetlerde... cenazeLerde... düğünlerde... yeni ev aldıqımızda...ramazan ayında.. kaybettiğimiz insanların senelerinde................. vs. okuturuz mevlit... bu hurafemi qi?


Demişlerki.....







Ölünün ardından yapılan ve dini gereklilik olarak bildiğimiz ibadetler yanlış mı? 7’si, 40’ı ve 52’inci gece bir hurafe mi? Mevlidin dindeki yeri ne? Din alimleri cevapladı…

Türkiye’de din ve gelenekler birbirine karışmış durumda. Gelenekler bir süre sonra dini kurallar olarak algılanınca, dindeki hurafeler ortaya çıktı. Önce hurafe nedir ona bakalım. Din alimlerinin tanımı ile hurafe ya da bidat, Hazreti Muhammed’den sonra dine katılan uygulamalara verilen isim.

BİDAT DİNİ ZORLAŞTIRIYOR

Bidatlar genellikle dinin zorlaşmasına neden olan uygulamaları barındırıyor. Oysa Peygamberimiz dönemindeki hali ile din kolay ve sadedir. Buna ek ilaveler yapılması ibadeti zorlaştırdığı gibi inananları külfeti nedeniyle dinden uzaklaştırıyor.

Bidatlar da ikiye ayrılıyor; iyi bidat ve kötü bidat olarak. “Ama işin özünde” diyor din alimleri; “Bidatın iyisi kötüsü olmaz. Bidat Kur’an ve sahih sünnetin dışında yapılan şeylerdir. Din alanında olmayan bir şeyi din gibi göstermek de bidattır” görüşündeler.

HURAFELER DİYARI TÜRKİYE

Türk halkının inandığı “hurafelerin” listesi bir hayli uzun. Çeşitli konularda toplam bin 380 hurafe olduğu tespit edildi. Bunların başında aile ile ilgili hurafeler ilk sırada geliyor. Bunu cenaze, şifa ve türbe konuları izliyor.

Özellikle cenaze ve ölümle ilgili hurafeler o kadar yerleşmiş durumda ki halkın büyük çoğunluğu bunları dini zorunluluk olarak algılıyor.

MEVLİT DİN Mİ? HURAFE Mİ?

Mevlit; Hazreti Muhammed’in doğum günü için yazılan methiye anlamına geliyor. Peygamberimiz döneminde olmayan bir uygulama. 4. yüzyıldan itibaren yayılıyor ve günümüzde bir dini kural olarak algılanıyor.

Türk halkının yerleşik inançlarının başında ölünün ardından mevlit okutmak geliyor. Bunun özel günleri bulunuyor. 7’sinde küçük çaplı, 40’ın da ve 52’sinde ise yemekli mevlit okutuluyor. Peki bu günlerin bir kutsallığı ya da tılsımı var mı? Mevlit okutmak dinen zorunluluk mu?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı son açıklamaya göre mevlit hurafe… Bu bir yanlış ve halkın bu yanlıştan artık dönmesi gerekiyor. Peki din alimleri ne diyor?

MEVLİT İBADET DEĞİL

Prof. Dr. Süleyman Ateş (Diyanet İşleri eski Başkanı)
Mevlit kelime anlamıyla doğum demektir. Peygamberimizin doğumu üzerine şiirler yazılmış ve bunlara mevlit denilmiştir. Mevlit okutmak ibadet değildir. Peygamber efendimiz mevlit okutmamış, kendi doğumunu kutlamamıştır. Dinin özünde de böyle bir ibadet yoktur. Kuran’da namaz kılın, oruç tutun, sadaka verin deniliyor ama mevlit okutun yoktur. Mevlit peygambere methiyedir, güzel bir şeydir.

DİNEN SAKINCALI DEĞİL

Prof. Dr. Nadim Macit (Gazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı)
Süleyman Çelebi’nin yazmış olduğu mevlit vardır. Bu mevlit peygamberimizi öven, salat-ü selam getiren, Hz. Muhammed’in peygamberliğini anlatan bir içeriği sahip. Bu anlamda geleneğimizde var ancak doğrudan Kuran’ın emrettiği ya da peygamberimizin bize telkin ettiği bir şey yoktur. Bunun yapılmasında peygamberimizi hatırlama, anma açısından da bir sıkıntı yoktur.

NOELVARİ KUTLAMA BİDATTIR

Peygamber efendimizin doğum günü ile ilgili bu yıl bir kutlama oldu: Kutlu Doğum Haftası. Bu haftada gül dağıtıldı, peygamberimizin sembolü hoştur. Ama havai fişek ile ya da bilet satılarak yapılan kutlamalar; işte bunlar bidattır… Hatta bidat ötesidir. Bunların peygamberimizin doğumunu kutlamakla bir alakası yoktur.

Diyanet İşleri Başkanlığı birtakım bidatlar tespit ediyor ama neticede Kutlu Doğum Haftası’nda bu uygulamalar da onun eseridir. Siz geleneğimizde olan basit şeylere bidat diyeceksiniz ama öyle bir bidat üreteceksiniz ki İslam geleneğinde hiçbir anlamı olmayan bir şey olacak. Noelvari peygamberimizi kutlamalar, Kuran’ın İncilleştirilmesi gibi peygamberimizi İsalaştırma projesidir.

MEVLİT HRİSTİYANLIK ESİNTİSİ

Prof. Dr. Salih Akdemir (Ankara Ünv. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)
Mevlit asıl olarak dinimizde olmayan bir konudur. Sonraları kanaatimce Hristiyanlık’daki törenlerden esinlenerek İslam dünyasında da yapıla gelmiştir. İslam’a uygun bir şekilde yapılır. Bizde mevlit Süleyman Çelebi ile gündeme gelmiştir. Bunlar folklorik uygulamalardır ama yapılmasında dinen de bir sakınca yoktur. Yalnız bunların din olarak algılanması yapılmadığı takdirde bir takım sonuçların ortaya çıkacağının söylenmesi yanlıştır.

RİTÜLE ÇEVRİLMEMELİ

Kişi imkanı olmadığı halde ölen yakını için mevlit yapmaya kalkıyor ve mali yükler altına giriyor. Bu tür uygulamalar dinde yoktur. Zorunlu olarak addedilmesi ve bir takım masraflara girilmesi doğru değil. İnsanlar bir araya gelip ilahiler okumaktadırlar. Bu tek başına alındığında yanlış olan hiçbir yanı yoktur. Ama ayine, ritüele dönüştürülmesi doğru değildir. İnanan peygamberini yüceltmek ister ama ölü arkasından mevlit okuma ne yazık ki ticarete dönüşmüştür. İşte sakıncalı olan budur.

GÜCÜ OLAN OKUTSUN

Din alimleri mevliti tam olarak hurafe sınıfına sokmuyor. Ancak ayine ya da ritüele dönüştürülmediği taktirde. Hepsinin özenle vurguladığı noktalardan biri de bunun dini bir zorunluluk olmadığı. Bu nokta unutulmadığı taktirde mevlit okutulmasında bir sakınca bulunmuyor.


7, 40 VE 52’İNCİ GECE


Peki din alimleri mevlidin okutulduğu özel geceler konusunda ne düşünüyorlar? Mevlidin 7, 40 ya da 52’inci gece de okutulması ne anlama geliyor? Dini açıdan bu günlerin özel bir önemi bulunuyor mu? İşte bu sorulara din alimlerinin cevapları;

Prof. Dr. Süleyman Ateş : 7, 40, 52’inci gece diye bir şey yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı da bunlara karşıdır. Sayılar olduğu zaman mevlit de haramdır.

Prof. Dr. Nadim Macit : Cenazelerde okunan mevlitlerde 7, 40, 52 gibi sayılar hiçbir anlam ifade etmez. Bir insan vefat ettikten sonra sayısal kodlarla dayatılan bu tür şeyler ne referanslarda vardır ne de dinin amacına uygundur. Bunlar, halk dindarlığını esas alan, bunun üzerinden daha fazla dindar görünmek için yapılan şeylerdir.

Prof. Dr. Salih Akdemir : “Belli gecelerde mevlit okutularak bunun ayine dönüştürülmesi dinen çok sakıncalıdır. Böyle günler yok. Bunlar sonradan çıkmışlardır ama dinden daha güçlüdürler.
22.08.2006 16:07
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 23-09-2006, 19:29
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Suffa Mektebinin Mirasçısı
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 3.126
Rep gücü: 23
Rep derecesi: Raid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
Alıntı:
Buna ek ilaveler yapılması ibadeti zorlaştırdığı gibi inananları külfeti nedeniyle dinden uzaklaştırıyor.
Peygamber efendimiz sav. zamanında; namazlardan sonra yapılan tesbihat evde yapılırdı. Şimdi ise namazın ardından yapılıyor. Neden mi ? : Daha sonraya kaldığından kimi insanlar bu uygulamayı yapmıyorlardı, bundan dolayı namaz sonrasına alınmıştır. Bu mu dinden uzaklaştırma ??

Alıntı:
Mevlit okutmak ibadet değildir.
Ameller niyetlere göredir. Sen sadece para kazanmak için çıkar oraya tarkan gibi böğürürsen ibadet olmaz. Ama amacın Peygamber efendimizi sav. anlatmak ise işte o zaman iş değişir. Peygamber efendimiz sav.'e salat-ü selam okumak ibadet değil mi yani ??

Alıntı:
Kuran’da namaz kılın, oruç tutun, sadaka verin deniliyor ama mevlit okutun yoktur.
Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için.( Bakara 187'den ) Durun emri yok. Bekleyin emri yok. Bu ayet-i kerimenin emri üzerine ya kişiyi mide fesadından ya da çok yemekten öldürürsünüz..

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. ( Ahzab 59 ) Salat emri var, şekli yok.


Rabbim yardımcımız olsun.
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 23-09-2006, 19:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
Kara GözLüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 25.04.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 4.656
Rep gücü: 20
Rep derecesi: Kara GözLüm Daha Yolun Başında

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
MEVLİT İBADET DEĞİL

Prof. Dr. Süleyman Ateş (Diyanet İşleri eski Başkanı)
Mevlit kelime anlamıyla doğum demektir. Peygamberimizin doğumu üzerine şiirler yazılmış ve bunlara mevlit denilmiştir. Mevlit okutmak ibadet değildir. Peygamber efendimiz mevlit okutmamış, kendi doğumunu kutlamamıştır. Dinin özünde de böyle bir ibadet yoktur. Kuran’da namaz kılın, oruç tutun, sadaka verin deniliyor ama mevlit okutun yoktur. Mevlit Peygambere methiyedir, güzel bir şeydir.




Alıntı:
Raid_IRON isimli üyeden alıntı
Ameller niyetlere göredir. Sen sadece para kazanmak için çıkar oraya tarkan gibi böğürürsen ibadet olmaz. Ama amacın Peygamber efendimizi sav. anlatmak ise işte o zaman iş değişir. Peygamber edendimiz sav.'e salat-ü selam okumak ibadet değil mi yani ??
ibadet niyetine göredir.

Allah razi olsun
Kara GözLüm Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 23-09-2006, 22:28
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.839
Rep gücü: 25
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Daha Yolun Başında!NC!PéR!S! Daha Yolun Başında

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
saoL raid doqrular için



sende saol cnm yorum için
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 24-09-2006, 00:13
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.887
Rep gücü: 46
Rep derecesi: @izci@ Daha Yolun Başında

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
MEVLİD OKUMANIN HÜKMÜ




SORU:

Bir kimse öldüğü zaman arkasından mevlid okunur. Bu yaygın bir gelenek!.. Sizin mevlid okunan bir mecliste oturmadığınız söyleniyor. Önce mevlid okumanın hükmü nedir? Öğrenmek istiyorum. Mevlid-i Şerif'in yazarı; Süleyman Çelebi Hazretleri Türk müdür? Değilse hangi kavimdendir. Mevlid yazıldığında; aynen şimdiki gibi miydi? Araplar; Türkçe yazılan bu mevlidi nasıl okuyorlar?


CEVAP:

Önce "Mevlid" kelimesi üzerinde duralım. Lugatta; "Doğum zamanı, doğum yeri veya doğmak" gibi manalara gelir. Müslümanlar arasında genellikle; Resül-i Ekrem (SAV)'in için kullanılmıştır. Mevlid kandilinin özelliği budur. Binlerce şair; Resulullah (SAV)'ın doğum gününü konu alan manzumeler yazmıştır. Araplar arsında Baned Suad, Bürde ve Hemziyye gibi mevlid metinleri meşhurdur. Türkçe olarak yirminin üzerinde "Mevlid" şiiri vardır. Resül-i Ekrem (SAV)'in ve Hulefa-i Raşidiyn döneminde; Mevlid merasimleri söz konusu değildir. İlk defa Gulat-ı Şia'nın kurduğu Fatimi devletinde "Mevlid Merasimleri" görülmüştür. Fatimiler; Ehl-i Beytin doğum günlerini de büyük törenlerle kutlamayı gelenek haline getirmişlerdir. Ehl-i Sünnet alimleri; "Mevlid Merasimlerinin" "BİD'AT" olduğu hususunda müttefiktir. Bid'at; Peygamberden malum ve meşhur olan hakikatin aksine itikad etmektir. İnsanlar şüphe ve tevil sonucu, bu noktaya çıkarlar. Resul-i Ekrem (SAV)'in : "Dinimizden olmayan herhangi bir şeyi uyduranın ortaya koyduğu merduttur (Reddedilmiştir). Her bid'at dalalettir." buyurduğu bilinmektedir. (Sahih-i Müslim, C/1, sh:592. Had. No:867. İst. 1401) Bu hadisteki "Külli bid'atün dalaletün" hükmü umumi bir beyandır. Günümüzde yaygın olan ve tasnifine uygun değildir. Mevlid merasimlerinin; bid'at olduğunu herkes kabul etmekle birlikte, bazı çevreler ısrarla demeyi ihmal etmiyorlar. Halbuki bid'at Sünnetin zıddıdır. Sünnete zıt olan hiçbir şey güzel ve iyi olamaz. Hilafet sisteminin son dönemlerinde yaşamış en büyük muhakkik ulemadan kabul edilen İbn-i Abidin (Rh.a.); Mevlid`in "müzik ve eğlenceden, başka bir-şey olmadığı" üzerinde hassasiyetle durmuştur. (İbn-i Abidin, Şifau'l Alil, sh:188. İst. 1325.) Konu sadece "yüksek sesle şiir okumak" şeklinde ele alınsa dahi, fetva verilemez. Çünkü İmam-ı Tahavi'nin "Mecma'ul Asar" şerhinde rivayet ettiği bir hadiste : "Peygamber mescidde yüksek sesle şiir okunmasını, eşya satılmasını ve namazdan önce halka kurulmasını yasakladı." denilmektedir. Buna mukabil Hz. Hassan b. Sabit (RA)'in, Peygamberin izniyle şiir okuduğu da bilinmektedir. İmam-ı Tahavi bu iki rivayetin arasını bulmuş yasaklanmıştır, demiştir. Takdir edersiniz ki bugün; her mevlid merasiminden sonra, dua edilmektedir. Bu duada neler neler söylenir ! Allahu Teala (CC)'nın dinine karşı savaşan ve binlerce mü'mini şehid eden kafirlere bile dua edilir. Buna hiç kimse engel olamaz. Çünkü parayı kim veriyorsa dua onun adına yapılır. Bu başlı-başına bir zulüm değil midir? Şimdi Süleyman Çelebi ile ilgili sualinize geçelim. "Vesiletü'n Necat" isimli kaside (Bugünkü Mevlit metni) 1409 yılında Bursa'da kaleme alınmıştır. İlk kaleme alınışı, bugünkü şekliyledir. Ancak bu kasidenin tantanalı bir müzik haline sokuluşu, başta Süleyman Çelebi'ye hakarettir. Çünkü Süleyman Çelebi`nin niyeti; Resül-i Ekrem (SAV)'in kadr-u kıymetini bütün insanlara anlatmaktır. Gerçekten; gerek şekil, gerek muhteva olarak, çok güzel bir kasidedir. Bunu her ferd; kendi evinde istediği gibi okuyabilir ve muhtevası üzerinde düşünebilir. Hiç kimsenin bu mahiyete itirazı olamaz. Ancak ibadet kasdıyla; merasim düzenlemek ve bu işi meslek edinenlere ücret karşılığı okutturmak caiz değildir. Zira dinimizde; böyle bir ibadet ve bu mahiyette bir merasim yoktur. Mevlid konusunda; "tağuti güçlere dua etmeyi adet haline getirmiş meslek ehlinin" taarruzlarına cevap vermiyorum. Şeyhleri dediği için bize saldıranlara gelince; Tasavvuf sahasında herkesin hayran olduğu İmam-ı Rabbani "Mektubat" isimli ünlü eserinde (Mektup no:186) "Bid'atın hasenesi olmaz, hepsi mezmundur" demiş ve bu konuda bir çok misaller vermiştir. İmam-ı Gazali <İlcamu'l Avam> isimli eserinde "-Her çeşit bid'atın zemmedildiğini" beyan eder. Hiçbir ciddi delil olmadığı halde "-Efendim, mevlid merasimlerinde Kur'an-ı Kerim'de okunuyor. Sırf onun hatırı için bu mesele üzerinde durmayınız. Sonra bu örf ve adettir" diyenlere gelince..... İslami ilimlerden habersiz mükelleflerin indinde; Kur'an-ı Kerim'le, mevlidin eş tutulması bir-çok felaketin kaynağıdır. Hatta bazı beldelerde Kur'an'ı Kerim yerde, mevlid kürsüde okunur. Bu dahi ciddi bir meseledir. Zira ta'zim ve hürmet açısından eşit tutulması itikadi sıkıntıları beraberinde getirir. Eğer ferd; kendi evinde mevlid şiirini okur ve muhtevasını düşünürse, buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Çünkü bu fiilde; < yeni bir ibadet şekli> ihdası söz konusu değildir. Sadece şiir okumaktan söz edilebilir. Bu da mübahtır. Allahü Teala (CC) cümlemizi; Sünnete kat'i olarak riayet eden ve her türlü Bid'attan şiddetle kaçınan salih kullarından eylesin. Dua buyurunuz. ( Yusuf Kerimoğlu, Fıkhi Meseleler, C/2, sh: 332-334. Ölçü Yay. 1989.İst.)" " Mevlid; kelime olarak doğum zamanı, doğum yeri veya doğmak manalarına kullanılır. Genellikle Resul-i Ekrem (SAV)'in "Doğum gecesi" için kullanılmıştır. Araplar arasında mevlid olarak; "Baned Suad" , "Kaside-i Bürde" ve Hemziyye gibi metinler vardır. Türkçe'de de yirmiye yakın "Mevlid" le ilgili şiir mevcuddur. Mevlid merasimleri ilk defa; "Gulat-ı Şia'nın" hakim olduğu Fatimi devletinde düzenlenmiştir. İbn-i Abidin (Rh.a.) "Müzik ve eğlenceden başka bir şey olmadığını" kaydetmekte ve kat'iyyen mevlid okutturulmamasını tavsiye etmektedir. "Mevlid" sadece bir şiir olarak ele alınsa dahi, camilerde yüksek sesle şiir okumak da caiz bulunmamıştır. Gulat-ı Şia'dan geçen bu illet, maalesef oldukça yaygındır. Ehl-i Sünnet mü'minler; bu "ŞİA" adetinden uzak durmalıdırlar. Ayrıca halk arasında "Ölünün 40.ncı veya 52.nci gecesi" adı altında yapılan törenler de; Bid'attır. Esasen bunların bir kısmı; gayr-ı müslimlerden (Zımmilerden) geçmiştir. Ölüm ve doğum yıldönümleri, yılbaşı kutlamaları, kadınlı-erkekli düğün merasimleri, caddelere heykel ve büstlerin dikilmesi, kırkıncı gün ve sene-i devriyye ihtifalleri'ni bu meyanda sayabiliriz. (Ali Rıza Demircan, İslam'da Batıla Benzemenin Hükmü, sh: 2.baskı. sh:79-81. İst.!979) Bunların tamamı gayr-ı müslimlerden geçmiştir. ( Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet,(İslam İlmihali) C/1, sh: 347-348. Ölçü Yay. !985. İstanbul.)" "Para karşılığı olarak veya parasız olarak okunan ve adına "MEVLİD" denilen törenler tamamiyle sonradan icâd edilmiş olup, ibadetle filan hiçbir ilgisi yoktur!... Zira İslâm Dini'nde "mevlid" diye bir ibadet mevcut değildir!. "Mevlid", Hz. Rasûlullah Efendimiz Aleyhisselâm'ın âhırete intikâlinden tam altı yüz yıl sonra ilkönce Mısır'da Fatımiler zamanında O`nu övme amacıyla yazılmış bir şiir olup; bu şiirin gazel havasında okunmasının da ibadet olması, elbette kesinlikle söz konusu değildir! Ayrıca kesinlikle bilelim ki, para karşılığı yapılan hiç bir çalışmanın "İslâm Dini"nde yeri yoktur! Parayla, ne "Kur`ân" okutturabilirsiniz; ne "hatim" indirtebilirsiniz; ne de ölmüş kişilerin "namaz" veya "oruç" borçlarını ödetebilirsiniz!.. Bunları yapıyorsanız, kesinlikle biliniz ki, sadece kendinizi tatmin ediyor; bu arada bazı kişilerin de bu bahaneyle geçimine yardımcı olmuş oluyorsunuz!.. Hepsi o kadar! Boşuna mı demişler, "Okuyan parasını alır, dinleyenler şekerini alır , ölende havasını alır" Mevlid, Süleyman Çelebi`nin Peygamber Efendimizi (SAV) methetmek için yazmış olduğu bir şiir olup, Kur`ân-ı Kerîm'in teklif ettiği ibadetlerle hiç bir ilgisi yoktur! Çünkü şer'i şerife göre bir amelin ibadet sayılabilmesi için mutlaka şer'i delillerden birinde yerinin olması gerekir. Yani ya Kur'an'da, ya Sünnet'te, ya İcma-i ümmet'te ya da Kıyas-ı Fukaha'da yeri olması gerekir. Mevlidin ise; ne Kur'an'da, ne Sünnet'te, ne İcma-i Ümmet'te, nede Kıyas-ı Fukaha'da yeri yoktur! Evet Şer'i delillerin hiçbirinde "Mevlid" diye bir teklif yoktur." ( Özet olarak; Ahmet Hulusi'de Kavramlar Sitesinden alınmıştır. )


1-- MEVLÜTHAN-DUAHAN



" Kitaplarımızda müfessirler, muhaddisler, müctehidler vardır. Ulema, fukaha, şuara, kurra, meşayıhlarda vardır. Fakat mevlüthan, duahan diye bir şey yoktur. Başka İslam memleketlerinde "MEVLÜT" OKUNMAZ. Süleyman efendi merhum Peygamberimize (s.a.v.) aşkından dolayı, onun başka Peygamberlerden üstün olan meziyetlerini manzum olarak (yazmıştır) getirmiştir Her kim Resulullah (S.A.V.)'a muhabbeten aşk ile okuyup-dinlerse, sürürlenirse, salavat-ı şerife getirirse faydadan hali değildir. Fakat şimdiki dinleyicilerde o aşk-ı muhabbet nerde? Kimisi hafızın sesini dinlemeye gelir. Kimisi ibadet ediyoruz diye gelir. Kimisi de boyalı dudaklarını, baldır bacaklarını göstermeye gelir. Çocuklarda şeker almaya gelir. İşte bu kadar. Ya o çıplak kadınları seyreden gençlerin göz zinasından hasıl olan günahlar ne olacak? "El aynanı tezniyani" iki gözünde zinası vardır. Şehvet nazarıyla baktımı (zina olur). Hem bakanın hem de sebep olanın amel defterine yazılır. Hele bugünkü mevlidler, teganni, riya ve gürültüden başka bir şey değiller. Hafız efendi çıkar kürsüye, eğer mevlid biraz bol paralı ise, sen seyreyle bak nasıl okuyor, ne kadar bağırıyor. "İndiler gökten melekler saaaaaaf saaaaaaaf" uzatır da uzatır. Bunu belki de kırk elif miktarı çeker. Dinleyen boyalı kadınlarda; şu hafız efendi de ne ses varmış, (derler). Böyle bir mevlidden hiçbir sevap hasıl olmadığı gibi, ancak ve ancak günah kazanılmış olur....Mevlüt ne FARZ, ne VACİP, ne SÜNNET hiçbir şey değildir. Arada okunan aşr-ı şeriflerden, selavat-ı şeriflerden başka bağırda bağır, hiç mi hiç faydası yoktur. Herif ömründe hiç mi hiç rahmana secde etmemiş, Allah'a, Peygamber'e, Kur'an'a inanmamış, hem de dine düşman olduğunu izhar etmiş. Şimdi bu adam öldükten sonra kırkında bir mevlüt okut. Duahanda gelsin çıksın kürsüye. Haşa Allah'a emir verir gibi bir dua yapsın, göndersin doğru cennete. Böyle yağma mı olur? (Böyle İslam mı olur?) Dediklerine göre kürsüye çıkan 500 liradan aşağı çıkmazmış .(Kitap 1976 yılında yazılmıştır ki; yazılalı tam 26 sene olmuş. O günkü 500 lira da çok büyük para) Birde çıktımı aman ya Rabbi. Açar ağzını, yumarmış gözünü. Sen şimdi dinle bak. Ya Rabbi gaffar ismin hürmetine, settar ismin hürmetine, arş kürs hürmetine, levhü kalem hürmetine vb. sayar da sayar, sayarda sayar. Ağzı da köpük atar.Ya Rabbi bu zati şerifi cennetine idhal eyle. Cemalinle müşerref eyle, habibine komşu eyle, seyyiatı varsa (Rabbini tanımayan insanın seyyiattan başka nesi olabilir ki?) hasenata tebdil eyle. Artık eyle de eyle! Dua da biter böyle. O ahmak cemaatta elleri havada öyle bekler.... Ölünün sahipleri de gözlerinin yaşlarını silerler; bu kadar güzel sözler boşa gitmez derler. Bu hoca efendinin aldığı para boşa gitmez, aldığı paralar helal olsun derler. (Kesenin ağzını açarlar.) Onun için bazıları; "Okuyan para alır, dinleyen şeker alır, Ölü de hava alır" demişlerdir......Ben şu gafil kimselerin haline şaşarım. Ki o mevlüt- lerde sarf edilen paraları Allah rızası için fakir talebelere verseler belki Allah'dan ümit kesilmez, o mevtalara faydası olur....Bir de kalkar papazlara güleriz. Cennetten yer satıyorlar, Cehennemden adamı azad ediyorlar diye. Ya onlar bize dese ki ; " Siz de bir din düşmanına, Allah'a iman etmeyen bir dinsize mevlüt okutmakla onu nasıl cennete sokacaksınız. Ne cevap veririz?" Efendiler; bu mevlüt okuyanlar hakkında Şeyhülİslam Ebussud Efendi neler yazmış, neler! Okusanız da bir görseniz." (Hafız Edhem Mollaömeroğlu, Şirin Sözler, sh:105-108, 2.baskı.Gül Mat. İst.1976)"


2--MEVLİD OKUTMAK



"Hicri dördüncü asırdan itibaren fertler arasında yaygınlaşmaya başlayan mevlid adeti, ilk olarak 604 Hicri/1207 Miladi yılında Mısır Memlukları Fatimi'lerden Melik Muzafferüddin Kökböri tarafından toplu bir merasimle icra edilmiş, daha sonraları da, İslam dünyasında yayılmıştır. Osmanlılarda ise,1588 yılında Sultan 3.Murad zamanında resmi merasim halinde camilerde okutulmaya başlamıştır........Meşruluğuna gelince: Celaleddin-i Suyuti,"Husnü'l-Maksad fi ameli'l-Mevlid" isimli eserinde, İbn-i Haceri'l- Askalani'den naklen demiştir ki : "Mevlid sonradan ihdas edilmiş bir BİD'AT'TIR. İslam'ın ilk üç asrında yaşayanlardan bize böyle bir şey intikal etmemiştir......................." İbni Haceri'l-Heysemi de, "el-Fetave'l-Hadisiyye" isimli eserinde aynı görüşleri savunmuştur. Kur'an'nın okunmasından hasıl olan sevabın ölüye ulaşması mezhep imamları arasında münakaşa konusu olurken, kişiden adalet vasfını kaldıran teganni ile okunan kaside ve ilahilerin sevabı acaba ölülere ulaşır mı?... Bir çok paralar harcayarak bunu okutmaktansa, Mevlide harcanan paraları, ölünün sevap kazanmasında şüphe olmayan amellere sarf etmek çok daha fazla ecir ve sevap elde etmeye sebep olur, denilmiştir. Mesela bu para ile fakir ve fukaranın yiyecek ve giyecek giderlerinin karşılanması; yetimlere ve öksüzlere yiyecek, elbise, kitap, kalem ve defter parası olarak verilmesi;.... Dini kitaplar satın alınarak camilere, okullara veya umumi kütüphanelere ölü namına veya kendi adına vakfedilmesi gibi yerlere harcanacak olursa, Mevlid okutmaktan daha çok sevap ve ecir kazanılmış olur." (A.Rıza Karabulut, İslam'da Vasiyet ve İsgat Meselesi, sh:174-177. Elif Yay.1989 Ankara 4.Baskı)


3--BİD'ATLAR ve YASAKALAR



"Bilindiği üzere "Bid'at" , Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas-ı Fukaha gibi İslam'ın kaynaklarında yeri bulunmadığı halde sonradan çıkarılan, İslami telakki edilerek inanılan ve yapılan şeylerdir. Rasulullah (s.a.) Müslümanları Bid'atlara karşı ikaz etmiş, Kitap ve Sünnet ve Hulafa-i Raşidiyn yolundan ayrılmamalarını ehemmiyetle emir ve tavsiye buyurmuştur : " Sonradan çıkarılan Bid'at'lardan sakının; çünkü her uydurma bid'attır, her Bid'at da sapıklıktır." (İmam Ahmed, Ebu Davud. Tirmizi.) " Zamanımızda yaygın hale gelen ücret karşılığı cüz okumak (Hatim okumak) caiz değildir...Para olmasaydı bu zamanda kimse kimseye (hatim) okuyacak değildi....


4--MEVLİD OKUMAK



Günümüzde okunan mevlid, Süleyman Çelebi`nin 1409 yılında yazdığı "Vesiletü'n- Necat" isimli kasidedir. Hz. Peygamber'in doğum gecesi için merasim yapmak ve bu arada mezkür kasideyi okumanın cevazı tartışılmış, bazıları bunun BİD'AT olduğunu, birçok münker fi'lin işlenmesine sebep teşkil ettiğini ileri sürerek "MEKRUH, hatta HARAM" demişlerdir. ( Muhammed b. Muhammed el- Fasi'nin görüşü budur. Maliki ulemasından Tacüddin el- Faqıhani'nin görüşü de böyledir.)........... Muayyen gecelerde ve yıl dönümlerinde ölünün ruhu için Mevlid okutmak yakın zamanlarda bilhassa memleketimizde adet olmuş bir BİD'Attır ve birçok mahzurlu tarafları vardır :

1-Zaman geçtikçe bunun ölüler için yapılması gereken bir ibadet ve merasim olarak telakki edildiği görülmektedir. İslam'a -onda olmayan- bir ibadet ve merasim katmak Hz. Peygamber (s.a.)'ın şiddetle menettiği BİD'ATTIR.
2- Bilhassa evlerde okunan mevlidler dolayısıyla İslam'ın menettiği bazı fiil ve davranışlar meydana gelmektedir.
3- Mevlid arasında zikir, dua, Kur'an okumak gibi ibadetler vardır; fakat bunları profesyonel kişiler para mukabilinde yaptıkları için hem sevap hasıl olmaz, hem de alan veren günahkar olur. 4- Bu Bid'at yaygın hale geldiği için, geçmişlerimiz namına yapmamız Sünnet olan ibadet ve hayırların yerini almış, onlara mani olmuş, onları unutturmuştur. Gerek Hz. Peygamber'in doğum gecesi ve gerekse başka zamanlarda her Müslüman mevlid kasidelerinden birini alıp okuyabilir. Bu okuyuştan ilahi ve Peygamberi aşk, feyiz ev bereket hasıl olur. Zaten bunları yazanlar da "para ile ölülerin ruhuna okunsun" diye değil, herkes okusun, Peygamberini tanısın, sevsin, ona aşkla bağlansın diye yazmışlardır....
Bu nevi yazılara iki sebeple aksülamel vaki olur, itiraz edilir :
1-Öteden beri böylece devam ettiği ve kimsenin çıkıp da aksini söylemediği için.
2---Bazı zümrelerin menfaatlerine dokunduğu için. İşte böyle düşünen ve söyleyen din kardeşlerimize İbn Abidin (Rh.a.)'nin şu sözlerini nakletmekle iktifa edeceğiz.
Böyle yapıla geldiği, teamül ve örf halini aldığı iddiası karşısında merhum diyor ki: "İnsanlar öteden beri şunlara alışmış, adet edinmiştir :
a-) Ambalajı içinde mal satıp; (tahmini) darasını düşmek.
b-) ...Fasid alış-verişler.
c-) Gıybet ve birçok fısk nevileri.
d-) Camilerin kıble duvarlarını süsleme.
e-) Cenazeyi taşırken yüksek sesle zikretme.
f-) Ramazan gecelerinde lüzumundan fazla kandil ve mum yakma ( Allame el-Bağanı'nın Mülteka Şerhinde naklettiğine göre dört mezhepden alimler bunun HARAM olduğuna fetva vermişlerdir, halbuki halk bunu dinin şiarlarından biri olarak kabul eder.)
g-) Minarelerden mevlidler okutma -ki bunu ibadet telakki ederler, hastalarının şifayab olması, kayıplarının dönmesi için adarlar, sevabını hz.Peygamber'in ruhuna hediye ederler. Halbuki BU MÜZİK VE EĞLENCEDEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR. Abdü'l-gani en-Nablusi bu sebeple müezzinlerin fasık olduklarını, vaktin girdiğine dair haberlerine itimad edilemeyeceğini zikretmiştir. Eğer insanların alıştıkları ve ibadet telakki ettikleri bu -meşru olmayan- işleri sayıp döksek maksaddan dışarı çıkarız. Hasılı DİNİN KENDİ GİTMİŞ ADI KALMIŞTIR...EĞER SENİN MUASIRIN HANEFİ MÜFTÜLER BUNLARDAN BAZILARININ CAİZ OLDUĞUNA FETVA VERİYORLAR, BUNLAR BİR ŞEYE DAYANMIYORLAR MI? DERSEN BENDE DERİM Kİ ""EVET, FETVA VERİYORLAR FAKAT NEYE DAYANDIKLARINI SORSAN, ONLARDA YERYÜZÜNÜN DOĞUSUNU VE BATISINI ARASALAR SAĞLAM BİR DAYANAK BULAMAYACAKLARDIR."....( Prof. Dr. Hayreddin Karaman İslam Işığında Günün Meseleleri, C/1, sh:120-124.Kalem Yay. 1978. İst. İbn Abidin (Rh.a.) merhumdan naklen.)


@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 24-09-2006, 00:14
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.887
Rep gücü: 46
Rep derecesi: @izci@ Daha Yolun Başında

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
5--M E V L İ D



"Resulullah (s.a.v.)'ın doğumunu ve hayatını medh eden ve sena eden, "MEVLİD" adını taşıyan çok eser kaleme alınmıştır. Bu eserler daha sonra, mevlid merasimlerinde, mevlidhanlar tarafından teganni ile okunmaya başlanmıştır. Bunların Türkçe'de en meşhur olanı Süleyman Çelebi`nin "Vesiletü'n-Necat" adındaki mevlididir. Ancak, Süleyman Çelebi hakkında kaynaklarda pek fazla bir bilgi yoktur. Onun, Yıldırım Beyazıt zamanında Divan-u Hümayun Hocası olduğu, sonra da Bursa Ulu camiine imam tayin edildiği bilinmektedir......... İlk zamanlar, sırf Resulullah (s.a.v.)'in doğduğu zaman ve sadece camilerde okunan mevlid, sonraları para karşılığında hanendeler tarafından rasgele zamanlarda okunur olmuştur. Kandil gecelerinde, ölülerin ardından; kırkıncı, elli ikinci gecelerinde, sene-i devriyelerinde de mevlidler okunmaya başlanmıştır. Mevlid metinlerini kaleme alanlar, hiçbir zaman hanendeler tarafından camilerde, makamlı bir şekilde, ibadet yapıyor süsü verilerek türkü, şarkı söyler gibi okunmasını akıllarına getirmemişlerdir. Yalnızca Peygamber'e olan aşırı sevgileri onları, onun hatırasını canlı tutmak için bu tür eserleri yazmaya sevk etmiştir. Mevlidler, dinde olmadığı halde varmış gibi, ibadet çeşitleri arasına katılmıştır. Bundan dolayı, mevlid merasimleri düzenlemek ve mevlid okumak bir BİD'ATTIR. Hatta İslam'da olmayan, ölünün kırkıncı, elli ikinci gecelerinde okunması İslam'la ilgili olmayan bir merasim ve ibadet şekli ile icra edilmesi HARAMDIR........ Mevlid okumak, halk arasında büyük bir ibadet olarak kabul edilmekte, ölülerin ruhu için mevlidler okutularak, onların günahlarının bağışlanacağı zannedilmektedir. Halkın cehaletinden ve yanlış itikadlarından istifade eden mevlid okuyucuları, bir piyasa oluşturarak, bunu ticari bir çıkar aracı yapmışlardır.... Böyle bir olaya sebep olan herkes dinen sorumludur. Merasimlerde mevlid okunmasının vazgeçilmez bir adet haline gelişinin sakıncalarından biri de, netice olarak insan kelamı bir şiir olan bu metinlerin, okunması ve dinlenilmesi ibadet olan Kur'an ile eşdeğerde görülmeğe ve değerlendirilmeğe başlanılması tehlikesidir." (Şamil İslam Ansiklopedisi, Mevlid Maddesi, C/5, sh: 228-229. Nisan-2000 ) Yukarıda isimlerini verdiğimiz alimler, Ehl-i Sünnet Velcemaat Mezhebine bağlı alimlerdir. İsimlerini verdiğimiz kitaplar da Ehl-i Sünnet Velcemaat mezhebine bağlı alimlerin kaleme aldıkları muteber kitaplardır. Alimlerimizin adı geçen kitaplarında yazılı olan malumatı olduğu gibi sizlere aktarmaya çalıştık. Kendimiz herhangi bir ilavede bulunmadık.
Ehl-i Sünnet alimlerinin beyanlarını okuduktan sonra özet ve sonuç olarak şunları diyebiliriz:
1--Yapılan bir amelin ibadet mi, münkerat mı olup olmadığını anlamak için şer'i delillere bakmamız lazımdır.
2-- Yüce Dinimize göre Şer'i delillerimiz dörttür. 1-Kitap 2-Sünnet 3-İcma-i Ümmet 4-Kıyas-ı Fukahadır. (Asıl) 3-Yüce İslam Dinine göre merasimle, toplu halde "MEVLİD" okumak veya okutmak Şer'i delillerin hiçbirisinde yoktur. Yani mevlid okumak veya okutmak ne farz, ne vacip, ne Sünnet, ne de müstehaptır. Peki ya nedir? Bid'attır. Bid'attan da başka bir şey değildir. Ehl-i Sünnet ulemasının tamamı ölüler için Mevlid okumanın veya okutmanın "BİD'AT" olduğunda ittifak etmişlerdir. 4-Demek ki, "ÖLÜLER İÇİN MEVLİD OKUMANIN VEYA OKUTMANIN DİNDEKİ YERİ BİD'ATTIR" Öyleyse Bid'at nedir? Onun cevabını da Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (sav) Efendimizden dinleyelim : "Kendisine uyulacak şey sadece ikidir: Sözlerin en güzeli Allah'ın kelamı, yolların en güzeli Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yoludur. Dikkat ediniz ki, Dinde sonradan uydurulan şeylerden sakınınız. Zira işlerin en şerlisi sonradan uydurulandır. Her sonradan uydurulan şey Bid'attır. Her Bid'at ise sapıklıktır." Allah'ın Rasülü Başka bir Hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuşlardır: "Aziz ve celil olan Allah, Bid'at sahibinin namaz, oruç, sadaka, Hac, umre, Cihad, farz ve nafile hiçbir ibadetini kabul etmez. Kılın hamurdan çıktığı gibi (Bid'at sahibi de) İslam'dan çıkar."(İbni Mace, Mukaddime, sh:7) Alimlerimizin Bir kısmı mevlid merasimleri için mekruhtur derken bir kısmı da Tahrimen mekruh olduğunu söylemişlerdir. 5-Mevlid okutmak için harcanan paralar bazı hayır müesseselerine, yahut dünyanın çeşitli beldelerinde ehl-i küfre karşı cihad eden mücahidlere tasadduk edilecek olursa çok daha isabetli olunmuş ve çok daha faziletli hayırlarda bulunulmuş olur...................................

MEVLİD OKUMA VE OKUTMA

Mevlidi şerif bilindiği gibi Hz.muhammed Mustafa s.a.v. efendimize hürmeten yazılmış bir noktada peygamberimizi bize en güzel yönleriyle tanıtmaya çalışan bir şiirdir. Süleyman Çelebiye kadar bir çok mevlid eserleri yazılmıştır. Fakat hiç biri onunki kadar meşhur olmamıştır.

Mevlid merasimi ilk defa Gulatı Şianın hakim olduğu Fatımı devletinde görülmüştür. Fatımiler Resuli Ekremin doğum gecesi dışında Hz.Ali'nin ve ehli Beytin doğum günlerinde de merasim yapmayı ihdar edinmişlerdir.

Ehl-i Sünnetin müçtehid imamları mevlidin bidat olduğu hususunda fikir birliğindedirler. Ibni Abidin, mevlit, müzik ve eğlenceden başka bir şey değildir diyor.

Mevlid, ölülerin arkasından bir ibadet maksadıyla veya onu kurtarıcı bir reçete olarak sunulmaktadır. Bir kere mevlid ne Kur'anda, ne de sünnettte mevcuttur. Peygamberimizden yıllarca sonra yazılmış bir eserdir. Peygamberimizi methetmek gayesiyle yazılmıştır. Kişi elbette mevlit okutabilir, okuyabilir. Ancak kişi bunu bir din olarak görmemelidir.

Günümüzde mevlidin nasıl okutulduğu veya niçin okutulduğu ortadadır. Tek gaye vardır. o da mevlit okutmakla geşmiş ölülerin ruhlarını yad etmek onları kabir azabından kurtarabilmek onlara karşı görevlerini yerine getirdiklerini zannetmek. Halbu ki işte burada doğru düşünmemiz lazım.

Bu konuda,

İmam Şerani, "Son zamanlarda zuhur eden büyük bidatlardan biri de, ibadet diye üzerine düştükleri mevlit cemiyetleridir."

Ibni Abiidn,"Ölüleri hayırla yad etmek vaciptir. Ama onların arkasından 7, 40 ve 52. geceler bidattır. Muayyen gün ve gecelerde evlerde mevlit okutmak o mümin ölüye işkence etmek hükmündedir.

Sonuç olarak, mevlid, Peygamber Efendimiz'in halini ve kemalini dile getiren bir manzume olarak, orada Kur'an-ı Kerim okunmaya ve salevat-ı şerife getirmeye vesile olabilmektedir. Ama mevlidi bir ibadet gibi yapmak hoş bir şey değildir. Hele bugünkü okunuş şekliyle mevlid, kazanç vesilesi ve meslek haline getirilmiş ve pazarlıkla okunur olmuştur. Ömründe bir defacık olsun namaz kılmamış, islam diniyle uzaktan yuakından ilgisi bulunmayan bir insana bile mevlut okutulmakta ve bu manzumeyi okuyacak olanlar, çok kere, bu teklife razı olmaktadırlar. Allah bize basiret versin. biz uyansak, mesele kökünden hal olacaktır. Sarmaşık, sırık bulmazsa boy gösteremez. İslam'a aykırı olan davranışlara sırıklık yapmamalı ki bu gibi işler boy vermesin.

Kaynak:
1) Bana Hurafeleri Değil Dinimi Öğret, Bekir Korkmaz
2) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü



@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink) Alt 24-09-2006, 16:35
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

bLackpearL
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.839
Rep gücü: 25
Rep derecesi: !NC!PéR!S! Daha Yolun Başında!NC!PéR!S! Daha Yolun Başında

Ynt: Mevlit din mi hurafe mi?

 
teSeqqür edeRim katkıLarınız için
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Offff yaa...Hurafe ve batıl inanışlardan ve inananlardann Notheart Nefret Ediyorum 21 05-08-2008 12:49
Ecevit için mevlit verildi Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 12-11-2007 02:06
DSP, Ecevit için Mevlit okuttu Haberci Son Dakika Haberleri 0 15-12-2006 12:00
DSP, Ecevit için mevlit okuttu Haberci Son Dakika Haberleri 0 14-12-2006 16:00
HURAFE, HURAFECİLİK **Zerd@** Dini Konular 1 17-05-2006 15:12


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:42 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662