Yapabileceğimiz Hayırlar - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Dini Konular » Yapabileceğimiz Hayırlar

Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 14-09-2006, 19:05
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Suffa Mektebinin Mirasçısı
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 3.126
Rep gücü: 23
Rep derecesi: Raid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Yapabileceğimiz Hayırlar

 



















(Bir sohbetin notları)

İNSANLARIN uzun emelleri ve hayalleri vardır. Bunların gerçekleşmesini isterler ama imkânları ve fırsatları yeterli olmadığı için elde edemezler. Türkiye’nin çok güçlü, krizsiz, problemsiz, gerçek medeniyet ufuklarına hızla koşan, bütün dünyaya model ve örnek teşkil eden bir ülke olmasını kim istemez? Bizim sanayiimiz, bizim ekonomi ve finansımız da Japonya ile boy ölçüşebilmelidir... Sayısı 100’ü geçen Türk Üniversiteleri ve yüksek okulları, ülkemize Nobel ödülü kazandıran büyük araştırıcılar, düşünürler yetiştirmelidir... Lakin sadece istemekle olmuyor.

Bendeniz bugün burada, her iyi niyetli ve az imkânlı insanın yapabileceği, gerçekleştirebileceği faydalı, iyi, hayırlı, güzel işlerden ve şeylerden bahs etmek istiyorum. Bunların listesini yaparken şu prensipleri esas aldım:

• Birincisi: Peygamberimiz (salat ve selam olsun ona) “İki günü birbirine eşit olan zarar ve ziyandadır” buyuruyor. Yani, her yeni günümüz, bir öncekinden ilimde irfanda, ahlakta, fazilette, hayır ve hasenatta, güzellikler ve iyilikler sergilemekte daha ileri olmalıdır.

• İkinci prensip: Yine bir hadîs-i şerifte “Yarım hurma ile bile olsa kendini Cehennem ateşinden koru” buyuruluyor. Bu hadîs bize, iyilik ve hayır yapmak için zengin, varlıklı, bol gelirli olmak gerekmediğini, bir tek hurmaya malik olan bir Müslümanın bile, onun yarısını bir kardeşine, aç bir insana yedirerek Allah’ın rızasını kazanabileceğini, cehennemden kurtulabileceğini bildiriyor.

• Üçüncü prensip: Hayır ve iyilik yapmak için bir hurması bile olmayan kimseler varsa onlara şu üçüncü hadîsi hatırlatmak istiyorum: “Kardeşinin yüzüne gülmen, ona tebessüm etmen de bir iyiliktir, bir hayırdır, sadakadır.” Yani Müslümanlara karşı güler yüzlü, tatlı dilli, onları ferahlatacak, onlara huzur verecek bir halde olmakla da sevap ve ecir kazanabilirsin.

Müslümanlık ne demektir? Müslümanın elbette çeşitli tarifleri vardır. Bunlardan biri şudur: Müslüman iyi insan, iyi vatandaş, iyi komşu, iyi iş sahibi, iyi işçi, iyi aile reisi, iyi eş, iyi baba, iyi evlat demektir.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş... Bu üçü birbiriyle özdeştir.

Peygamberimiz bir hadîs-i şeriflerinde “Güçlü Müslüman zayıf ve güçsüz Müslümandan hayırlıdır” buyurmuşlardır. Güçlü ne demektir? Sadece sağlıklı, bedenî bakımdan kuvvetli manasına gelmez güçlü olmak. Güçlülük şu üç boyutta tezahür eder, görünür: Birincisi: Bilgi ve kültür boyutu. İkincisi: Aksiyon, ahlak, fazilet boyutu. Üçüncüsü: Güzellik, sanat, zerafet, insanlara hoş görünmek boyutu.

Bendeniz din alimi değilim, ilahiyatçı hiç değilim. Binaenaleyh okur-yazar bir Müslüman olarak, altmış küsur yıldan beri okuduğum faydalı kitaplardan çıkardığım bilgilerle, şu kısa müddet içinde sizlere günlük hayatınızda ve hemen bugünden başlamak şartıyla ne gibi iyilikler, doğruluklar, faydalı ve güzel şeyler yapabileceğimizi, çok açık bir şekilde anlaşılması için maddeler halinde anlatacağım: Bunların bir kısmı doğrudan doğruya dinîdir. Bir kısmı ise, dinin dışında olmamak şartıyla sosyal ve kültürel şeylerdir.

(1) Beş vakit namaz kılmayan sevgili kardeşlerimiz düşünsünler, karar versinler ve günlük namazlara başlasınlar. Bu bizim elimizde, bizim irademizin dahilinde olan bir şeydir. Kur’ân’da ve Sünnette beş vakit namazın farziyeti ve önemi hakkında çok sayıda öğüt, uyarı, emir vardır. Bir Müslüman olarak namazsız kurtulmamız çok zordur. Avustralya’da bir hafta tatil yap deseler belki buna maddî gücümüz, vaktimiz yetişmez. Beş on bin dolar gerektirebilir.Namaza başlamak için para gerekmez, sağlık raporu almak, ruhsat gerekmez. Hemen başlanabilir.

(2) Beş vakit namazı kılan Müslümanlar cemaate devam etsinler. Yani bir camide, yahut kendi aralarında ehil birini imam yaparak “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan 25 veya 27 kere daha hayırlıdır...” Evet böyledir. Ancak şunu da bilmek gerekir: Farz namazları, mukim (yani misafir olmayan) erkek Müslümanların cemaatle kılması dinî bir mecburiyettir. Cemaate katılmak, Müslümanın tercihine, ihtiyarına, seçimine bırakılmamıştır. Hanefî mezhebinde cemaat, sabah namazının sünnetinden daha kuvvetli, farza ve vâcibe yakın bir sünnet-i müekkededir. Şer’î özürsüz terki câiz değildir. Eskiden bu memlekette, Müslüman şehirlerinde Ezan-ı Muhammedî okunduğu zaman bütün dükkanlar ve işyerleri kapanır, çarşı ve pazarlarda adam kalmaz, camiler, cuma namazlarında olduğu gibi dolarmış. Rıza Nur, meşhur Hatıratı’nda İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra Sinop’a gittim, iki değişiklik gördüm. Biri namaz kılanlarda bir azalma olmuştu. İkincisi kadınlar sokağa çıkmaya başlamışlardı... diyor. Eskiden, namaz kılmayanlara târik-i namaz, cemaati terk edenlere târik-i cemaat denilirdi. Beş vakit namaz kıldığı halde cemaate katılmayanların kadılıklarda, yani İslâm mahkemelerinde şahitlikleri kabul edilmezdi. Bizler eski Müslümanlar kadar dindar değiliz ama cemaati büsbütün terk etmemeliyiz. Fetva vermiyorum ama hiç olmazsa günde bir kez camiye gitmeliyiz. Kendi aramızda cemaat yaparsak, imam olacak zatın mutlaka başını bir takke ile kapatması gerekir.Başın kapalı olması namazın edeplerindendir, sünnettir.

(3) Hemen yapmaya başlayabileceğimiz iyi ve hayırlı bir iş de ihtiyaçlarımızı çoğaltmaktan, lükse ve israfa kaçmaktan, gösterişten, aşırı tüketimden, saçıp savurmaktan kaçınmaktır. İslâm dini bize kanaati emr ediyor. İsrafı, savurganlığı yasak ve haram kılıyor. Eski Müslümanlar, zengin bile olsalar kanaatli bir şekilde yaşadıkları için bugünkü kadar hasta olmuyorlardı. İslâm tıbbının iki ana maddesi vardır: Acıkmadan sofraya oturmamak. Sofradan, doymadan önce kalkmak. Böyle yapanlar sağlıklı yaşar, hasta olmazlar, yahut az hasta olurlar ve çabuk iyileşirler. Zamanımızda bir kısım insanlar için yemek içmek din-iman haline gelmiştir. Elleri biraz para görünce, hemen en lüks lokanta ve kebapçılara gidiyor, evlerine en lüks ve pahalı yiyecekleri alıyor ve tıkınıyorlar.Sonunda aşırı kilo alıyorlar, sağlıklarını kayb ediyorlar. Kolesterol, damar sertliği, kalp hastalıkları, by pass ameliyatları neden oluyor? Herhalde az yemekten değil, çok yemekten. Şu hususu da unutmayalım ki, doyduktan sonra yiyen kimse, başkalarının hakkını yemiş olur. Bu iddiamı anlamak çok kolaydır.Bir sofra düşününüz, etrafından yedi kişi var. Bunların ikisi, kendilerine yetenden fazla yerlerse, öteki beş kişi doymamış olur. Ülke de bunun gibi çok büyük bir sofradır. Bazı hocalar, çok yemek yemenin, oburluğun bir günah olduğunu, haram olduğunu yüksek sesle söylemiyor. İslâm’da ilk çıkan bid’at nedir? Doyasıya yiyip semirmektir. Mü’minlerin annesi Hazret-i Aişe (radiyallahu anh) şöyle buyuruyor: “Resûlullah efendimizin vefatından sonra ilk çıkan bid’at, insanların doyasıya yeyip de semirmeleri, şişmanlamaları olmuştur”.

(Devamı Var)

Mehmet Şevket Eygi
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 15-09-2006, 02:00
Kendini aşan 2de1'ci
 
Deli_Sibz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 04.05.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 3.181
Rep gücü: 0
Rep derecesi: Deli_Sibz Daha Yolun Başında

Ynt: Yapabileceğimiz Hayırlar

 
İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş... Bu üçü birbiriyle özdeştir.

paylasim icin tsk
Deli_Sibz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 15-09-2006, 15:11
Bölüm Moderatörü
 
_aLmİrA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

mutLuLuğu'm'sun!
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 18
Mesajlar: 3.961
Rep gücü: 29
Rep derecesi: _aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki_aLmİrA_ Rep Yağıyor Sanki

Ynt: Yapabileceğimiz Hayırlar

 
Allah cc razı oLsn.
bekliyoruz devamını işaAllah...
_aLmİrA_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 15-09-2006, 16:21
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Suffa Mektebinin Mirasçısı
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 3.126
Rep gücü: 23
Rep derecesi: Raid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımRaid_IRON Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Yapabileceğimiz Hayırlar - 2

 
Gözlerinize sağlık, Allah razı olsun.

Devamı;

(4) Türk toplumu bir israf, tüketim, saçıp savurma, gösteriş, marka fetişizmi, parasını pencereden atma toplumu haline gelmiştir. İslâm ise bunları yasaklıyor. Mesela Türkiyeliler son otuz, otuzbeş yılda otomobile, yakıta, yedek parçaya belki de bir trilyon dolar yatırmışlardır. Eline imkân geçen vatandaş otomobilin en pahalısını, en lüksünü, en gösterişlisini, en cafcaflısını almak istiyor. Ve alıyor da. Bu otomobillerle Sırat köprüsünden, Cennet kapısından kolayca geçebileceklerini mi sanıyorlar? Biz, mütevâzı yaşayan, kendisinde asla kibir bulunmayanMuhammed aleyhissalatü vesselamın ümmetiyiz. Onun sünnetine uymak bizim için bir vazifedir. Benim bir ölçüm var: Bu devirde bir arabaya en fazla 20 bin dolar, yani otuz bin YTL verilebilir. Bundan ötesi israfa, lükse girer. Bundan birkaç ay önce medyamızda şöyle bir haber yayınlandı: Dünyanın en zengin 100 işadamı listesinde adı bulunan İsveçli bir fabrikatör, onbeş yaşında eski bir Volvo ile geziyormuş. Gazeteciler kendisine sormuşlar: “Arabanız pek eski değil mi?” Gülmüş, “Hayır sadece onbeş yaşında” demiş... Akıllı, vicdanlı, iz’anlı bir Müslüman lüks bir otomobilin kendisine bir değer kazandırmayacağını çok iyi bilir.

(5) Bugün olmazsa, yarından itibaren, kolayca yapabileceğimiz hayırlı ve faydalı bir iş de özel bir kütüphane kurmaya ve kitap okumaya başlamaktır. Tahsili ne olursa olsun, her Müslümanın kendi özel kitaplığı bulunmalıdır. Fakirler için büyük bir dolap, varlıklılar için bir kütüphane odası. Peki nasıl kitaplar alacağız? (Faydalı, değerli, kalıcı....) Kitapları aldık, dolaplara koyduk, fakat okumuyoruz, faydası olmaz. Günde en az bir saat kitap okumak gerekir.

“Vaktim yok...” Öyleyse tv seyr etme, kazanacağın vakti kitap okumaya ayır.

“Ben okumayı sevmiyorum... Okuyamıyorum...” Öyle mi? Durumun pek kötü.

(6) İslâm’ın temellerinden biri de “Komşusu aç iken kendisi tok geceleyen bizden değildir” hadisidir. Muhtarlara gidelim, gerçek fakirleri, miskinleri tesbit edelim, onlara zekat ve sadaka verelim. Ben cep telefonu olana vermiyorum.

(7) Evcil (ehlî) olan veya olmayan hayvanlara iyilik etmek de, herkesin yapabileceği kolay bir hayırdır. İyilik edemiyorsak, şevkat ve merhamet göstermiyorsak, bari kötülük ve zulm etmeyelim. Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona), bir kadının bir kediyi haps ettiğini, hayvancağızın yiyecek ve içeceksiz kaldığını ve bu yüzden öldüğünü, Hak Teâlâ hazretlerinin de bu kadını Cehenneme koyduğunu bildirmiştir. Ecdadımız hayvan haklarını biliyorlardı ve korumuşlardır. Sultan Selim Kanunnamesinde, yük hayvanlarına, taşıyabileceklerinden daha fazla yük yüklenmesi men edilmiş, böyle yapanların cezalandırılması öngörülmüştür. Geçenlerde otomobille Unkapanı köprüsünden geçerken, tesettürlü bir hanımın olta ile balık tuttuğunu gördüm. Zevk için, öldürmek için balık tutmak iyi bir şey değildir. Geçimini balıkçılıkla sağlıyorsun, yahut balık tutup pişirip yiyeceksin, bu caizdir. Ancak sabahın köründen gecenin karanlığına kadar Köprü’de, şurada burada zevk için, öldürmek için balık tutmak iyi bir şey değildir. Bazı tarikatlarda (belki de hepsinde) dervişlerin olta ile balık tutmaları hoş görülmez... Evde yenmemiş, kurumuş ekmek parçaları var; bunları çöpe atmayalım, ufalayıp kuşlara verelim. Bırakın kuşları, bahçedeki karıncalara ikram etseniz bile sevap ve ecir kazanırsınız.

(8) Komşularımıza iyilik etmek, onlara ikramda bulunmak da hepimizin kolayca yapabileceği hayırlardandır. Yarım elma, gönül alma... Evde irmik helvası mı pişereceksin, malzemesini biraz fazla koyarsın ve iki tabağını alttaki ve üstteki komşuya gönderirsin. Ancak bu hususta dikkatli olmak gerekir. Dostlarımızdan birisi böyle yapmış, kız çocuğu ile helva gönderdiği beş daire ötedeki komşu, “Helva mı?.. Bu da nereden çıktı... İstemiyoruz...” demiş, kız da ağlayarak geri getirmiş... Komşularımızı, tâciz ve rahatsız etmemek şartıyla, sevinçli ve mutlu günlerinde tebrik edelim; üzüntülü günlerinde kederlerine katılalım.

(9) İş hayatında, ticaretle ilgisi olsun veya olmasın, çay ikram etmek bizde yaygın bir adettir. Hattâ birini çağırırken “Dükkânımızı veya işyerimizi şereflendirin, bir çayımızı için...” denir. Çay, içilen ve kayb olan bir şeydir. Ziyaretçilere, çayın yanında faydalı, kıymetli, kalıcı bir broşür hediye edilse ne iyi olur. Mesela, tanesini 10 kuruşa (0,1 YTL) alacağınız dinî, millî, ahlakî, uyarıcı, islaha yönelik bir broşür. Bendeniz yıllardan beri “Faydalı broşürler yayınlansın, bunlar yüz binlerce, milyonlarca basılıp halka dağıtılsın...” diye yazar dururum. Kimse bu hayırlı işi yapmaz. Nihayet iş başa düştü, beş ayrı broşür hazırlayıp bastırdım. Bunlarda kâr gayesi güdülmüyor, maliyet fiyatına (10 krş.) veriliyor. Dördü misyonerlere karşı, biri tesettürle ilgili... Merak ve arzu edenler, Bedir Yayınevi’nden alabilirler. (Tel: 0 212/519 36 18). Malî durumu müsait olan Müslümanlar, ziyaretçilerine ve tanıdıklarına, fiyatı 1 YTL’yi geçmeyecek ucuz kitaplar hediye edebilir. Ancak bunlarda şu üç sıfatın ve özelliğin mutlaka bulunması gerekir: FAYDALI olacak, DEĞERLİ olacak, KALICI olacak. Bu gibi broşür ve kitapları hediye ederken dikkatli olmak gerekir. Zamanımızda, öküz altında buzağı arayan çarpık bir zihniyet dehşet saçmaktadır. Müslümanların en tabiî, en meşru, en serbest hizmet ve faaliyetlerini gericilik ve irtica olarak görüyorlar. Bu zihniyete sahip kişilere kesinlikle dinî broşürler verilmemelidir. Diyelim ki, böyle birine TESETTÜR ile ilgili bir broşür verdiniz. Tesettürün Kur’ân ile, Sünnet ile, İcmâ ile sabit, kesin bir farz-ı ’ayn olduğu anlatılıyor. Adam ne yapar? Ciyak ciyak “İrtica var, en büyük tehdit ve tehlike, Cumhuriyetin temelleri dinamitleniyor, ey ehl-i vatan!..” diye bağırıp çağırmaya başlar. Bunda hiçbir suç olmadığı halde savcılığa müracaat eder, din düşmanı gazeteler haber verir, onlar da, mal bulmuş mağribî gibi bu son dehşetli irtica olayını incelemek üzere muhabir ve kameraman gönderir, ertesi gün medyatik yaygara ve feryatlar duyulur... Son aylarda, bazı Müslüman cemaatler, radyolar ve yayınevleri beş vakit namaz konusunda çok hayırlı, çok sevindirici, son derece tebrike şayan faaliyetlere başladılar. Bu konuda kitaplar yayınlandı ve bunların bazısı bir milyon adet basıldı. Arzu edenler, bu kitaplardan alıp dağıtabilir.

(10) Kolayca yapabileceğimiz iyi, hayırlı, faydalı işlerden biri de, mutlaka yazılı olmak şartıyla (Şifahî/sözlü değil) emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmaktır. Konuyu biraz açayım: Ahlaka, kanuna, millî menfaatlere aykırı bir söz işittiniz veya bir iş gördünüz. Hemen harekete geçerek bunu YAZILI olarak protesto edeceksiniz. Dilekçe olabilir, mektup olabilir... Protesto metinlerinde kesinlikle hakaret ve suç bulunmamalıdır. Terbiyeli, edepli, efendice bir üslupla kaleme alınmalıdır. Kimse uluorta suçlanmamalıdır. Meselâ, Lübnan’a Türk askeri göndermek hususunda çok gayret sarf eden bir bakana veya milletvekiline “Sayın bakanım, sayın milletvekilim... Türk askerinin Lübnan’da ABD ve İsrail’in menfaatlerini korumaya gönderilmesi için gerçekten çok çalışıp çabaladınız. Sizden bir ricamız var: Askerlik yaşındaki oğlunuz, ciğerpareniz Şehlâ beyi de o birliğin içine koyarak göndermenizi sizden bekliyoruz. Saygılarımızla...” mealinde bir mektup gönderilebilir. Bu gibi mektuplarda mutlaka gerçek isim ve adres, telefon numarası bulunmalıdır.

Mehmet Şevket Eygi
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 15-09-2006, 17:17
ewa
Kendini aşan 2de1'ci
 
ewa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.850
Rep gücü: 24
Rep derecesi: ewa Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Ynt: Yapabileceğimiz Hayırlar

 
eline sağlık

paylaşımın için tşkler yararlı bilgiler
ewa Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788