Rizik ve Tevekkül Hakkinda Nasihatler... - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Dini Konular » Rizik ve Tevekkül Hakkinda Nasihatler...

Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 09-09-2006, 21:24
~Leb-i Sevdâ~
 
Sümbüle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

♥ Tiryakinim ♥
 
Kayıt: 05.09.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 643
Rep gücü: 13
Rep derecesi: Sümbüle Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaSümbüle Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni BeaSümbüle Hızlanmaya Başladı Kim Tutar Seni Bea

Rizik ve Tevekkül Hakkinda Nasihatler...

 
Bu cümleden olarak, bazı nükteleri sana nakletmek istiyorum. Sen de tefekkür ettiğin zaman bu incelikleri kalbinde bulabilirsin. Rızık endişesi konusunda bunlar sana kafidir. Eğer bunları bilir, üzerinde derinlemesine düşünürsen, seni aydınlık ve apaçık bir yola çıkarır.


Rızık Tekeffül Edilmiştir

Rızıkı, Cenab-ı Hakk’ın kitabında garanti ettiğini ve tekeffül ettiğini bilmelisin. Hakkında hüsn-i zan sahibi olduğun, doğru sözlü olduğunu ve hiç yalan söylemediğini bildiğin, verdiği sözde mutlaka durduğuna inandığın bir hükümdar seni bir akşam yemeğe davet etse ne düşünürsün? Hatta hükümdarı bir kenara bırakalım, hakkında fazla bilgi sahibi olmadığın, fakat sözünde dürüst olduğunu bildiğin bir çarşı esnafı, bir yahudi, bir hıristiyan veya bir mecusi sana böyle bir vaatte bulunsa ne yaparsın? Elbette onların verdiği söze itimat eder ve verdikleri söze güvenerek o gün akşam yemeği için bir hazırlık yapmazsın değil mi?

O halde sana ne oluyor da bir yahudiye, bir hırıstiyana ve bir mecusiye inanıyorsun da kainatın mutlak hakimi olan Allah’ın va’dine ve kefaletine itimat etmiyorsun? Cenab-ı Hak rızık vermeyi va’detmiş, üstelik garanti vererek tekeffül etmiş. Bu kadarıyla yetinmemiş, rızıkını mutlaka vereceğine yemin etmiş. Fakat senin kalbin Rabb’inin va’di ile huzur bulmadığı gibi söz ve garanti vermesi de sakinleşmeni sağlamıyor! Kainatın yaratıcısının yeminini de hiç dikkate almıyorsun... Bilakis rızık konusunda kalbindeki endişe ve sıkıntı devam ediyor. Ah, keşke bu utanç verici halinin vebalini ve bu musibetten dolayı başına gelecek cezayı bilseydin!...


Hz. Ali (r.a.) şöyle der.


Sen, Allah’ın vereceği rızkı başkasından mı istiyorsun?

Yaptığın kötülükten habersiz kendini güvende sanıyorsun!

Müşrik bile olsa bir sarrafın verdiği garantiye inanıyorsun,

Fakat Rabb’inin verdiği garantiye güvenmiyorsun!

Kur’an’da rızık hususunda verilen va’de itimat etmiyorsun,

Doğruluğu kesin olanı bırakıp zayıf söze inanıyorsun....

Allah korusun insanı küfre kadar götürür. Bu sebeple Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

“Eğer müminler iseniz ancak Allah’a güvenin.” (5 Mâide, 23.)

“İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehennemliklerdir.” (5 Mâide, 10.)

Dinine değer verip sıkıca sarılan mümine bu tek nükte yeterlidir.



Rızık Belirlenmiştir



Herkesin rızkının ezelde Cenab-ı Hak tarafından taksim edildiğini bilmelisin. Bu hakikati, Allah (c.c.) kitabında ve Rasulullah (s.a.v.) de hadislerinde doğrulamaktadır. Ezelde yapılan bu taksim asla değiştirilemez. Bu taksimatı beğenmeyen veya inkara yeltenen küfür kapısını aralamış olur. Bu durumdan Allah’a sığınırız.

Rızkın Cenab-ı Hak tarafından taksim edilmesinin bir gerçek ve bunun değişmez olduğunu bilen için; hırsla rızık peşinde koşmanın, dünyada zillet ve yorgunluk, ahirette de hüsran ve zarara uğramaktan başka ne manası olabilir? Bu sebeple Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Her balığın ve sığırın sırtına, falan oğlu falanın rızkıdır diye yazılmıştır. Rızık için hırs gösterenin ancak zahmeti artmış olur.” (Bu hadisin aslı bulunamadı)

Bu hususta hocamız şöyle derdi: “Ezelde senin ağzında çiğnenmesi takdir edilen şeyi senden başkası çiğneyemez. Öyleyse hırsı bırak da rızkını zilletle değil izzetle ye!”

Bu güzel nükte Allah erlerini ikna etmeye kafidir.



Rızık ve Ecel Allah Tarafından Belirlenmiştir

Hocam el-Cüveynî, kendi hocası el-İsferâyînî’den şunu nakletmişti:

“Rızık konusunda şu husus beni ikna etmeye kafi geldi. Düşündüm ve nefsime dedim ki: Bu rızık denilen şey, insanların yaşaması ve hayatlarını sürdürebilmeleri için değil mi? Evet, öyle. Peki ölülerin rızka ihtiyacı var mı? Hayır. Kulun hayatı Cenab-ı Hakk’ın verdiği ömre ve onun takdirine bağlıdır. O, dilerse rızık verir dilerse vermez. Bu konu benim için gayptır; bunlar Cenab-ı Hakk’ın tasarrufunda olan şeylerdir ve dilediği gibi düzene koyar. Nefsim bu konularda gayet sakindir.” Hakikati görenler için bu ikna edici bir delildir.



Tekeffül Edilen Rızık Hayatını Sürdürecek Kadardır

Bu bölümde daha önce de açıkladığımız gibi Cenab-ı Hak kullarının rızkını tekeffül etmiştir. Tekeffül edilen rızık, kulun hayatını sürdürebileceği ve Allah’a ibadet için kuvvet bulabileceği kadarıdır.

Yemek-içmek için sebeplere tevessül etmek konusuna gelelim. İnsan her şeyi bırakıp ibadete yönelir ve Allah’a tevekkül ederse, belki çok fazla rızık kazanamaz. Fakat bu konuya fazlaca önem verip tasalanması gerekmez. Çünkü Cenab-ı Hakk’ın kefil olduğu rızık, kulun ibadet edebilmesi için gerekli olan miktardır. Zaten Allah’a tevekkül edilmesi gerekli olan kısım da budur, başka şeyler değil! Hiç şüphesiz Cenab-ı Hak ona, yaşadığı ve ibadet sorumluluğu devam ettiği sürece hakkıyla ibadet ve hizmet etme gücünü verecektir. Bizim kastettiğimiz mana budur.

Cenab-ı Hak, dilediğini yapma kudretine sahiptir. Dilerse yiyecek ve içeceklerle, dilerse çamur ve toprakla, dilerse meleklerde olduğu gibi tesbih ve zikirlerle veya dilerse bunlardan hiçbiri olmadan kulunun bünyesini ayakta tutmaya kadirdir. Fakat kulun bünyesi için kuvvet talebi; yiyip-içmek, şehveti arttırmak, zevk ve lezzet almak için değil; ibadet yapacak gücü bulmak için olmalı. O halde rızka vasıta olan sebeplerin bir itibarı yoktur. Bu sebeple abid ve zahidlerin bünyeleri açlığa karşı günler ve geceler boyunca dayanır.

Bazıları on gün bir şey yemez, bazıları güçlerine göre bir ay iki ay bir şey yemeden dayanabilir. Bazıları çöldeki kumları yer, Cenab-ı Hak onu kendisi için gıda yapar. Tıpkı Süfyan-ı Sevrî’den nakledilen şu olay gibi: Mekke’de Sevrî’nin yiyeceği biter. Orada on beş gün kum yiyerek kalır.

Ebu Muâviye el-Esved(Büyük velilerden biridir. Süfyân-ı Sevrî ve İbrahim Edhem ile buluşup sohbet etmiştir. Ebdaldan kabul edilr. Pek çok vaaz ve hikmetli sözleri vardır. Bkz. Siyer, IX/78.) der ki: İbrahim b. Edhem’in yirmi gün çamur yediğini gördüm.

A‘meş, İbrahim et-Temîmî (rh.a.)’in şöyle anlattığını söyler:

– Bir aydan beri hiçbir şey yemedim! Ben:

– Bir aydır yemediniz mi? dedim.

– Hayır, iki aydır yemedim. Yalnız birisi bana bir salkım üzüm vermişti, onu yemiştim. Ondan dolayı hala midemden şikayetçiyim! dedi.

Bu anlatılanlara sakın şaşırma! Allah’ın kudreti dilediği her şeye yetecek derecededir. Bazı hastalar vardır bir ay boyunca bir şey yemezler. Fakat hayati fonksiyonları yerindedir ve yaşamaya devam eder. Sen de bilirsin ki, hasta insan sağlıklı insandan her zaman için daha dayanıksızdır.

Açlıktan ölenler, tıpkı çok yemekten ve hazımsızlıktan ölenler gibi ecellerinin gelmesiyle ölürler. Ebu Said el-Harrâz (Ahmed b. İsa el-Bağdadî, ariflerden ve ehl-i tasavvufun büyüklerinden olup pek çok kıymetli eser bırakmıştır. Fenâ ve bekâ ilimleri hakkında ilk defa söz eden odur. Cüneyd dışında bütün insanlardan daha güzel söz söylerdi. Hicri 277 yılında vefat etti. Bkz Siyer, XIII/419; Ebû Nuaym, X/246-249.) şöyle der:

“Üç günde bir yemek yerdim. Yolculuk esnasında çölden geçtim. Üç gün geçti bir şey yemedim, dördüncü günü bir zayıflık hissettim ve bulunduğum yere çöktüm. Bu esnada şöyle bir ses işittim:

– Ey Ebu Said, şunlardan hangisini istersin; yiyecek mi kuvvet mi? Ben:

– Yiyecek istemem, kuvvet isterim! dedim. Anında yerimden kalktım, güçlenmiştim. Bir şey yemeden on iki gün geçirdim; ne yorgunluk ve ne de acı hissettim!”

Kul, rızkı elde edecek sebeplerin bulunmadığını görür ve Allah Teala’ya tam tevekkül üzere olursa; Cenab-ı Hakk’ın kendisine güç vereceğine kesin olarak inanmalı ve asla endişe etmemelidir. Böyle bir ikrama mazhar olan kimse Rabb’ine çokça şükretmelidir. Çünkü onu geçim derdinden kurtarmış ve kendi katından yardım göndermiş, kendisi de istediğine ve maksadına kavuşmuştur. Rızık arama derdinden ve onun sıkıntılarından kurtulmuştur. Cenab ı Hak onun rızık meselesini diğer insanlardan farklı bir yolla çözmüş ve ona kudretini göstermiş. Durumunu meleklerin durumuna benzeterek/yaklaştırarak, verdiği bu nimetlerle onu hayvanlardan ve avamın bulunduğu derecelerden yukarılara yükseltmiştir.

Anlatılan bu temel hususlar üzerinde iyice düşün! Allah’ın izniyle çok büyük ganimetler ve faydalar elde edersin.

Bu kitabı kısa tutacağımızı söylediğimizden, belki tevekkül bahsini biraz uzattığımızı düşünebilirsin. Fakat insanların tevekküle duyduğu ihtiyaç düşünülecek olursa, yeminle söyleyebilirim ki bu söylediklerimiz azdır bile! İbadet konusunda tevekkül çok mühim bir yer tutar. Hatta tevekkül, dünya ve ahiret işlerinin mihverini oluşturur. Dünya ve ahiret işlerine önem veren kişi, tevekküle sımsıkı sarılmalı ve şartlarına tam olarak riayet etmelidir. Böyle yapanlar başarılı olur, aksi taktirde hedefine ulaşamadan yolda kalır.

Ahiretin önemini kavramış ve Allah’ı tanıyan alimlerin tavırları sana yol gösterici olsun. Onlar bütün işlerini Allah’a tevekkül esasına bağlamışlardı. Her şeyden ilgi ve alakayı keserek ibadet için boş vakit buluyorlardı. Bu konuda pek çok kitaplar yazdılar ve güzel nasihatlerde bulundular. Cenab-ı Hak kendilerine çok sayıda yardımcı ve dost nasip etti. Hep birlikte hayır yolunda yürüdüler, başka ümmetlere nasip olmayan başarılara nail oldular!...

Uzun bir süre medreselerimizden böyle değerli alimler ve önder insanlar çıkmaya devam etti... Ebu İshak, Ebu Hamid (Büyük üstad, allâme, şeyhulislâm Ebu Hamid Ahmed b. Ebu Tahir b. Muhammed b. Ahmed el-İsferâyînî; Bağdad’da Şafiilerin en büyük alimidir. Üç yüz kırk dört yılında doğmuş, henüz on yaşında iken Bağdad’a gelmiş ve Ebu’l-Hasen b. el-Merzubân’dan fıkıh okumuştur. Şafii mezhebinde iyice derinleşmiş, sultanların katında itibarı çok artmıştı. Hicri 406 yılında vefat etmiştir. Bkz. Siyer, XVII/193.), Ebu’t-Tayyip, İbnu Fûrek, bizim hocamız ve emsali gibi ilimde büyük otorite sahibi alimler... Ebu İshak eş-Şîrâzî, Ebu Said es-Sûfî, Nasru’l-Makdisî vs. gibi ibadette büyük mesafeler kat etmiş, ilim ve zühdde yüksek mertebelere erişmiş sadıklar... O büyük alim ve zahidlerden sonra kalpler zayıfladı ve zararı faydasından daha çok olan şeylerle kirlendi.

Dine ve dinin emirlerine bağlılıkta gerileme başladı ve insanların bu husustaki gayretleri oldukça azalma gösterdi. Bereket kayboldu, ibadetlerden alınan zevk ve lezzet zail olmaya yüz tuttu. İnsanlar neredeyse tam manasıyla ibadet edemez, ilim ve marifet tahsil edemez duruma geldiler.

Şu anda bizlerde görülen bir takım nur hüzmeleri bizlerden kaynaklanmıyor. Bu pırıltılar Hâris el-Muhâsibî (Büyük arif, zahid ve tasavvufun önderlerinden olup tam ismi Ebu Abdullah el-Hâris b. Esed el-Bağdâdî el-Muhâsibî’dir. Tasavvuf konusunda eserler vermiştir. Nefsini fazlasıyla hesaba çekmesi sebebiyle “el-Muhâsibî=Hesaba çeken” şeklinde adlandırılmıştır. Zühd, Akaid ve Mu’tezile ile Rafizilere reddiye konusunda pek çok eser yazmıştır. Hicri 242 ylılında vefat etmiştir. Siyer, XII/492.), İmam-ı Şâfiî, el-Müzenî (Büyük imam ve allâme, çağının en büyük fakihi ve zahidlerin önderi Ebu İbrahim İsmail b. Yahya, İmam Şâfiî hazretlerinin Mısır’daki talebelerindendir. Zahid, alim, müctehid ve çok dakik konuları çözmede büyük bir derya idi. Mısır’da Şafiilerin en büyük imamı, şafii mezhebini ve fetvalarını en iyi bilen kişi idi. Şafii mezhebi hakkında pek çok eser telif etmiştir. Hicri 264 yılında Mısır’da vefat etmiştir. Bkz. Siyer, XII/492.), el-Harmele gibi bizden önce yaşamış hocalarımızdan ve onlara benzer din önderlerinden bizlere yansıyan pırıltılardır. Cenab-ı Hak onların hepsinden razı olsun. Onlar tıpkı şu şiirdekiler gibidir:

Rablerinin hakkını koruyan topluluğu Allah da korudu,

Onlar, ne ahitlerini bozdular ne de ona aykırı davrandılar.

Günlerin akıp gitmesi sadece iffetlerini arttırdı.

Karşılığında da efendilerinin muhabbetini buldular.

Efendiler efendisine karşı sözlerinde duranlar,

Ona yönelenler içinde en üstün mertebeye geldiler.

Bütün sabır sahiplerinin sabırları dağılıp gitti,

Fakat, zaman onların sabırlarını söküp atamadı!

Biz önceleri sultan idik şimdi sürü olduk, süvari idik piyade olduk! Bunlara rağmen, inşaallah tamamen yoldan geri kalanlardan olmayız. Süvari olamasak da piyade olarak bu yolda yürüyenlerden oluruz. Cenab-ı Hakk’ın bizlere yardım etmesini, kör-topal ilerlediğimiz bu yoldan bizi çevirmemesini niyaz ederiz. O çok cömert, ihsanı sınırsız, bol bol veren ve merhameti çok olandır. Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.






Cennete Doğru Yedi Geçit (Minhacul Abidin)
İmam Gazâlî
Sümbüle Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink) Alt 09-09-2006, 21:32
Kendini aşan 2de1'ci
 
**Zerd@** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.685
Rep gücü: 26
Rep derecesi: **Zerd@** Daha Yolun Başında

Ynt: Rizik ve Tevekkül Hakkinda Nasihatler...

 
Cenab-ı Hak, dilediğini yapma kudretine sahiptir. Dilerse yiyecek ve içeceklerle, dilerse çamur ve toprakla, dilerse meleklerde olduğu gibi tesbih ve zikirlerle veya dilerse bunlardan hiçbiri olmadan kulunun bünyesini ayakta tutmaya kadirdir.



ellerine sağlık paylaşımın için..

**Zerd@** Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Hak Dostlarından Nasihatler mestan_canbaz Dini Konular 0 21-01-2007 15:24
Babadan evlada nasihatler !!! @izci@ Paylaşmak İstedikleriniz 2 15-10-2006 18:07
Bir Dervişten Nasihatler @izci@ Dini Konular 1 11-10-2006 20:52
Tevekkül ve kader(bir vaaz) @izci@ Dini Konular 0 09-09-2006 12:30
Genç Bayanlara Nasihatler MujahideeN Dini Konular 7 23-06-2006 20:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:44 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788