ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor.

Cevapla
Alt 13-11-2008, 15:27   #1 (permalink)
Raid_IRON
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bir Gün Anlarsın
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.427
İtibar Gücü: 51


Ehlullah'ın Kapısında

İstanbul'daydım...

Hepimiz bir boşluk içindeydik. Birbirimizden imdat bekliyorduk. “İnandım” demek yetmiyordu. Tıpkı “Yandım” demenin yakmadığı gibi...

ALLAH'ın huzurunda günde 40 defa secdeye kapanıyorduk. Yazık ki kafamızda 40 bin put taşıyorduk. Dünya denen ahtapotun zehirli kollarından kurtulamıyorduk. İbrahim olup, Tevhide dönemiyorduk. “Kurtulduk” diyebileceğimiz anda da kendimizi “Gurur ve Kibir” uçurumunun tâ tepesinde buluyorduk. Çaresizlik... Âcizlik...

Çoğu zaman “ALLAH'ın bize yeteceğinden” gafildik. İslâm'ı söylemekle kurtulacağımızı sanıyorduk. Bu düğümün dua, gözyaşı ve aşkla çözüleceğini bilmiyorduk. “İhlâs” dilimizden düşmüyordu. Yazık ki samimi olamıyorduk. İslâm'ı söylemekten, İslâm'ı yaşamaya fırsat bulamıyorduk. Hâl ehli olanları aramayı düşünemiyorduk. Kâl ehli olmaktan kurtulamıyorduk.

İstanbul'da yorgun argın, kırık dökük geziyordum. Ümit ışığım, sönmek üzere bulunan bir muma dönmüştü. Neredeyse: “Ben adam olmam” diye bağıracakken, bir de baktım Alioğlu Kitabevi'nin önüne gelmişim, içeride iki yakın dost. İkisi de şair, gönül adamı... Şairleri dinlemek hoş oluyor, yazık ki mutluluğu uzun sürmüyor. Olduğun yerde bocalayıp duruyorsun, iman mı bu? Gaflet mi? Senin günahkâr bir kulunum!... Yardımından mahrum bırakma!... Bir sebep halket!... Bir delil gönder! Karanlıklarda kaldım!... Bana bir yol göster... Birden dışardan bir ses duyuldu. Birisi “Selâmünaleyküm” dedi ve içeri girdi. “Aleykümüsselâm” dedik, yer gösterdik oturdu... O beni tanıyormuş. Ben tanıyamadım, arkadaşlar tanıttılar...

Bu gelen kardeş, Mahmut Efendi Hazretleri'nin yakınında bulunan bir kişi idi. Sanki RABBİM “Benden delil mi istiyordun?... Al işte sana delil!...” diyordu. Demek ki, dualarım yerine ulaşıyordu. Boğazıma bir şeyler düğümlendi. Gözyaşları mı zor tutuyordum. Çöl ortasında susuzluktan çıldıran bir insana dönmüştüm... “Beni Efendi Hazretleriyle görüştürebilir misiniz?...” dedim.

“Ne zaman istersen...” dedi.

“Ver öyleyse adresi... Yarın oradayım inşALLAH ... ” dedim. Ertesi gün sözleştik. O gece sabaha kadar uyuyamadım.

Kul hatasız olmazdı. Herkes nefsin tuzağına düşebilirdi. Acaba Efendi Hazretleri'ni umduğum gibi bulamayacak mıydım? Ertesi gün... İçimde bu korkularla... Sözleştiğimiz saatte gittim...

Destursuz bağa girilmez. Huzura nasıl girilsin? Telefonlar... Aramalar... Konuşmalar ve “Yarın öğlen namazından önce... Efendi Hazretleri sizi bekliyor...” dediler. Yarın mı? Yarına bir asır var daha!...

Eve döndüm çaresiz yarını bekleyecektik. Bakalım bu gecenin sabahında ne güneşler doğacak ya da sessizce batacaktı! Bu, benim için belki de son ümitti. Ertesi gün sabah vapuruyla karşıya geçtim. Dostlar beni bekliyordu. Çok heyecanlıydım. Güneşe yaklaştıkça eriyordum.

Çok heyecanlıydım. Geniş bir kapıdan içeri girdik. Bizi gıyaben tanıyan... Sakallı, sarıklı, bir sürü tertemiz insan...

Bizi bir yerlere çıkardılar, tertemiz, küçücük bir odaya aldılar. Zaman zaman camilerde etrafa harikulâde güzel bir koku yayılır. Sanki Cennet Meltemi'dir. Hayret, burada nereye baksam, yüzümü o kokular okşuyordu. Birden bire tüy gibi hafifledim. Sanki dünyadan kopmuştum.

“Efendi Hazretleri geliyor!” dediler. Bir de baktım ki, mübarek elini tutmuşum, üst üste, tekrar tekrar öpüyordum. Bir tek tebessümüyle beni benden almıştı.

“Yek nazar eylese Ârif-i Billah.. Aslı kemharayı, mücevher eyler...” Onun bir bakışı beni mücevher etmedi; ama beni benden aldı... Yeni sevdalara saldı... Kemerinden bir anahtar çıkardı, yandaki bir kapıyı açtı. Deminkinden daha huzurlu bir odaya girdik. Sanki bir nur deryasına dalmıştık. “Geç” dediler, nazlanmadık, geçip baş köşeye oturduk. Şekilden ve mekândan münezzeh olanla her an beraber olanların huzurunda aşağının ve yukarının, mevkiinin ve yerin ne önemi var? ... “Otur” dedikleri yere otur gitsin...

Daha onun o mübarek yüzünü görür görmez, bütün şüphelerim bir anda silinip gitti. ALLAH bana O mübarek zatın bu dünyayla çok az ilgili olduğunu bir anda göstermişti. Ha dünyanın bütün servet ve şöhretlerini ayaklarına sermişsin... Ha altından yatağını çekip almışsın... Onun için ikisi de birdi. O şanla, şöhretle, malla, mülkle değil... Bütün bunların gerçek sahibiyle ilgiliydi. Âdeta uykuyla uyanıklık arası bir hâldeydi. Bir ayağı bu dünyada, öbürü öteki âlemdeydi. Sanki dünya ve âhiret arasında gidip gidip geliyordu. Sağ elimi tuttu ve konuşmaya başladı:

“Takva derecesi üçtür...” diyordu. “Birincisi “Tevhid” dir. Bir kul, “ALLAH'tan Başka İlah Yoktur!” dediği anda... Ebedî mahkûmiyetten kurtulmuştur. Ne kadar günahkâr olursa olsun... Onun mahkûmiyeti artık “Muvakkat ”e dönmüş demektir. Cezasını çektikten sonra mutlaka cennete girecektir. Bu hususta ALLAH ve Resûlü'nün vaadleri vardır. Takvanın ikinci derecesi “Amel-i Sâlih” tir. Bunun ne demek olduğunu bilirsin. Tebliğ ve cihad da bunun içindedir. Tebliğ her şekilde olabilir. Hak için söylenen sözler, yazılan yazılar, yapılan hayır ve hasenâtlar. Bunların hepsi birer tebliğdir.”

Sanki kalbimi okuyordu. Yıllardır içinden çıkamadığım meseleler, O'nun mübarek dilinde bir bir çözülüyordu. Efendi Hazretleri, kalbimi mübarek avuçları içine almıştı. Elindeki İlahî neşterle gizli yaralarımı bir bir deşiyor, içimdeki cerahati dışarıya akıtarak, beni rahatlatıyordu. Garip bir hal içindeydim. Efendi Hazretleri konuşmaya devam ediyordu:

“Takvanın üçüncü ve en üstün derecesi de: “ALLAH'ı hiçbir zaman unutmamaktır” dedi. Birden sözünü kestim... “ALLAH'ı unutmak şöyle dursun... O'nu bir an dahi aklımdan çıkaramıyorum. Bunun için de bazen isyan ediyorum “Yârabbi!... Sen Kâdir-i Mutlak'sın! Ol! dersin, her şey olur. Ya benim şu azgın nefsimin dizginlerini elime ver! Hiç günah işlemeyeyim! Kendimi kurtaramıyorum! Günah işle... Tövbe et! Günah işle... Tövbe et... Artık utanıyorum... O'ndan başka Sultan yok ki kapısına gideyim! O'nun olmayan bir yer yok ki kaçıp kurtulayım! Bin bir ümitle Dergâhına yüz sürmeye geldiğim Efendim! Bana bir yol gösterin!... ”

Baktım, tatlı tatlı gülümsüyor. Dünya yansa, bir kalbur samanı yanmayacak... Her şeyi ALLAH'tan bilmek, ne güzel! Dudakları arasından sanki cennet kokuları geliyordu. Ve gülen gözleri cenneti seyreden bir dürbün gibiydi. Heyhat ki ona ulaşmamız mümkün değildi! ...

Mübareğin her sözü beni etkiliyordu. Tıpkı kupkuru bir kuyunun dibine ümitle atılan taşlar gibi. Gözyaşlarımı tutamıyordum. Ne kadar boş bir hayat geçirmişim. İç dünyama hiçbir zaman dönmemişim. Pişmemişim, çiğ kalmışım. Efendi Hazretleri elimi tuttu:

“Haydi namaz vakti”

Sanki “İç âlemin ne kadar fırtınalı olursa olsun... ALLAH'ın gazabından lütfuna sığınmaktan başka çare yoktur!” demek istiyordu. Birlikte camiye indik. İçerisi tıklım tıklım doluydu. Belki iki bin kişi vardı. Ve O büyük insanın hemen arkasında namaza durduk. ...

Namaz bitmiş... Hiç farkında değildim. Efendi Hazretleri kalktı. Yanıma geldi. Tekrar elimi tuttu... “Fıkıh dersi yapılacak... Biraz dinleyelim mi?” dedi.

“Nasıl emir buyurursanız...” dedim.

Nur yüzlü, billur bakışlı. Kim bilir hangi hâlde olduğu yalnız ALLAH'a ayan. Dış görünüşüyle bir varmış bir yokmuş gibi, gözlerden nihan... Efendi'nin etrafında pervâne dönen, mübarek bir insan... O'na hizmet ediyordu. Oturacağı yere minderler seriyor. Dizlerine battaniyeler örtüyor. Gözlerini Efendi'nin nur yüzünden bir saniye ayırmıyor... Sanki onda yaşıyor... Kim olduğunu hiç sormamıştım. "ALLAH" diyen bir dervişti. Bu her şeye yetmez miydi. Hâline hayran olmuştum. Öteden beri bir hasretim vardı: ALLAH yolunda şehid olayım. Efendi Hazretleri'ne öylesine sadâkatle ve hayranlık içinde hizmet eden o dervişi gördükten sonra... O güne kadar kurduğum hayallerden bir anda vazgeçtim. "Şu dervişin bir anlık hâliyle, bütün dünya ve âhiret hayatımı değiştiririm." dedim içimden. Kıskanma mıydı? İmrenme miydi? Yoksa dua mı? elbette bilmiyordum.

İstanbul'dan ayrıldıktan bir süre sonra gazetelerde acı bir haber okudum. İsmailağa Camii'nde sahte sarıklı, takma sakallı, kapkara dinli, bir hain, bir alçak Efendi Hazretleri'nin damadına sinsice yaklaşıyor, "Hocam bana Kur'an öğretir misin?..." diyor. ALLAH Yolu'nun namsız, nişansız, iddiasız, sessiz ve isimsiz kahramanı büyük bir aşk ve vecd içinde mihraba yöneliyor. Orada duran Kur'an'lardan birini alıyor, üç defa öpüp başına koyuyor ve işte o anda ahh o anda... Arkasından yürüyen hain, cübbesinin altından bir tabanca çıkarıyor ve tetiğe basıyor. Hoca kanlar içinde secdeye kapanıyor. Gökyüzünde bir yıldız kayarcasına... Ruhunu ALLAH'a teslim ediyor. Yerler halı ve dümdüz... Hikmet-i İlâhî... Başı nereye çarpıyorsa, ön dişleri kırılıyor. Hazreti Resûlullah'ın huzuruna o haliyle gidiyor. Zahiren ne acı akıbet... Esasında ne büyük saadet...

Gazetelerde resimleri vardı. Görür görmez, beynimden vurulmuşa döndüm. O bir anlık hâline, bütün hayallerimi, ümitsiz çırpınışlarımı ve gizli gözyaşlarımı değişeceğim, derviş o değil miydi?! Resimlerin altındaki yazıları okudum. İsmi, Hızır Ali Muratoğlu'ymuş. Son Kâbe ziyaretinde ALLAH'tan şehitlik istemiş ve tam 40 gün sonra muradına ermiş... Ne büyüksün yârabbi!...

Korkuyla ümit arasında gidip gidip geliyorum. Gözlerim yaş dolu!... Beni sensiz bırakma, iki cihan içinde! Ey merhametlilerin en merhametlisi!... Yüzsüz bir dilenci gibi kapına geldim!... Beni boş çevirme!..

Alıntı : Ehlullah'ın Kapısında

Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Raid_IRON için teşekkür edenler 16 kişi.
AH MİNEL AŞK (13-11-2008), armes (13-11-2008), BluePoison (13-11-2008), blue_storm (13-11-2008), hannan (18-11-2008), Hasret Perisi (01-05-2009), LeyL (20-11-2008), Mrs aXy (18-11-2008), Mukarrebun (13-11-2008), NightBlue (17-04-2009), NuR-u HüdA (13-11-2008), Osmanlıkızı (13-11-2008), RoSe_Lu (13-11-2008), sebo (20-11-2008), ToLL (20-11-2008), _BaŞaK_ (18-04-2009)
Alt 13-11-2008, 15:42   #2 (permalink)
NuR-u HüdA
İşi kavrayan 2de1'ci
 
NuR-u HüdA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
♥ EyNe(F)is ♥
Kayıt: 17.07.2007
Mesajlar: 1.517
İtibar Gücü: 28


EyVaLLAh abii...

Emeğine sağlık..

Hala göz yaşlarıma engel olamaıyorum..

bir kaç günür ki Ruh halimi anlatan Bir Yazıydıı..


Çoğu zaman “ALLAH'ın bize yeteceğinden” gafildik. İslâm'ı söylemekle kurtulacağımızı sanıyorduk. Bu düğümün dua, gözyaşı ve aşkla çözüleceğini bilmiyorduk. “İhlâs” dilimizden düşmüyordu. Yazık ki samimi olamıyorduk. İslâm'ı söylemekten, İslâm'ı yaşamaya fırsat bulamıyorduk. Hâl ehli olanları aramayı düşünemiyorduk. Kâl ehli olmaktan kurtulamıyorduk.

Sanki Yüreğimdeki Fırtanalara Bi cevap gibiydi..


AllaH azze ve Celle Razı olsun inşaallah..
NuR-u HüdA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 15:52   #3 (permalink)
AH MİNEL AŞK
Kendini aşan 2de1'ci
 
AH MİNEL AŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
sevdam davam
Kayıt: 13.03.2008
Mesajlar: 5.130
İtibar Gücü: 64


Korkuyla ümit arasında gidip gidip geliyorum. Gözlerim yaş dolu!... Beni sensiz bırakma, iki cihan içinde! Ey merhametlilerin en merhametlisi!... Yüzsüz bir dilenci gibi kapına geldim!... Beni boş çevirme!..



amin

Kalplerimizi hep sana açık eyle. Kardeş, dost, muhib, taraftar ve sevenlerin kalp ve gönüllerini sana aç Yâ Rabbî. Bizi işlerimizde, hizmetlerimizde, sıkıntılı anlarımızda yalnız bırakma, rahat anlarımızda da seni unutturma YâRabbî.


Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, O'nun şanlı sahabisi hürmetine, senin dostların olan evliya ve asfiya hürmetine, büyüklerimiz hürmetine bu duamızı kabul eyle.


Amin
peygamber efendimizin elinin altına elimizi koyduk o senden ne istiyorsa bizde senden onu dileniyor istiyoruz yarabbi sen ellerimizi kapından boş çevirme yarabbi sen duaları kabul edansin bu mücrimide kapından boş çevirme yarabbi
amin

bende böyle dua ediyorum begenirsiniz inşaAllah dua ile

bu aciz şaşkın divane kulada sizlerde dua edermisiniz
AH MİNEL AŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 20:38   #4 (permalink)
Osmanlıkızı
Kendini aşan 2de1'ci
 
Osmanlıkızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Hüsn-i DiŁârâ
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 6.316
İtibar Gücü: 59


Paylastigin icin Hak razi gelsin .

Düsünce karisikliklarina deva olacak kadar ictendi.
Osmanlıkızı Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 21:03   #5 (permalink)
Mukarrebun
Hırslı 2de1'ci
 
Mukarrebun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 25.03.2008
Yaş: 32
Mesajlar: 382
İtibar Gücü: 13


Cezakellahu hayran.

Çok çok özel bir gerçek ve hakikaten
alınması gereken büyük bir örnek... Etkilenmemek mümkün değil.

Teşekkür ederim tekrar tekrar.
Mukarrebun Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 21:12   #6 (permalink)
Raid_IRON
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bir Gün Anlarsın
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.427
İtibar Gücü: 51


Gözlerinize sağlık.


Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 21:16   #7 (permalink)
BluePoison
Kendini aşan 2de1'ci
 
BluePoison - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
''Bana SEN'i gerek, SEN'i...
Kayıt: 18.07.2008
Mesajlar: 6.497
İtibar Gücü: 81


Çoğu zaman “ALLAH'ın bize yeteceğinden” gafildik. İslâm'ı söylemekle kurtulacağımızı sanıyorduk. Bu düğümün dua, gözyaşı ve aşkla çözüleceğini bilmiyorduk. “İhlâs” dilimizden düşmüyordu. Yazık ki samimi olamıyorduk. İslâm'ı söylemekten, İslâm'ı yaşamaya fırsat bulamıyorduk. Hâl ehli olanları aramayı düşünemiyorduk. Kâl ehli olmaktan kurtulamıyorduk.

ALLAH (C.C.) razı olsun
BluePoison Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 21:23   #8 (permalink)
RoSe_Lu
Kendini aşan 2de1'ci
 
RoSe_Lu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
sessiz çığlık
Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879
İtibar Gücü: 26


Allah razı olsun...çok güzeldi ...
RoSe_Lu Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-11-2008, 22:25   #9 (permalink)
armes
Kendini aşan 2de1'ci
 
armes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Sevdim Seni Ne Çare...
Kayıt: 25.02.2008
Yaş: 22
Mesajlar: 3.062
İtibar Gücü: 55


Allah razı olsun yanmak askla yanmak ne guzel dogru yolda olmak Rabbım ayırmasın sevdıklerınden de uzaklastırmasın
armes Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 18-11-2008, 14:03   #10 (permalink)
ahSenTi
Bölüm Moderatörü
 
ahSenTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bu kız Kalıcı :P
Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829
İtibar Gücü: 56


Alıntı:
Mukarrebun isimli üyeden alıntı Mesajı göster
Cezakellahu hayran.



........ Allah razı olsun..
ahSenTi Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Avrupa Kapısında Bir Garip Ülke... by_^^HİS^^ Türkiye Hakkında - Genel - 4 13-05-2006 23:16





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847