HIZLI ARAMA
| Dini Konular İnanca dair herşey bu forumda konuşuluyor. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
| Kayıt: 12.04.2007 Yaş: 18
Mesajlar: 1.089 İtibar Gücü: 0 | o zaman niçin müslüman sayısı az.._? |
| |
| | #12 (permalink) |
![]() karanlığa mahkum aydınlık bir yürek. Kayıt: 05.01.2007
Mesajlar: 2.936 İtibar Gücü: 58 | çünkü incilin degiştirildigine inandıgımız onlar inanmadıgı için.biz böyle düşünürüz onlar ne düşünür kendileri bilir.sonuçta kimse kimseye inandırmak zorunda degil.tarafsız bakıyorum dersen oturur bütün dinleri araştırırsın hepsinin diyenatlerinden arar bilgiler edinirsin istedigine inanırsın=)yok ben hiçbirine inanmıyorum dersen yine kimse seni inandırmaya çalışmaz. Konu Alacakaranlık tarafından (19-04-2008 Saat 02:43 ) değiştirilmiştir. |
| |
| | #13 (permalink) |
![]() Mustafa Kemal ATATÜRK Kayıt: 16.03.2008
Mesajlar: 1.313 İtibar Gücü: 0 | avatarın çok hoşmuş $damla$ nın avatar daha çok yakışıklı ama.. |
| |
| | #14 (permalink) |
![]() Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 2.223 İtibar Gücü: 29 | Hz. İsa, tarihi kaynaklara göre, bundan yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış, Allah'ın dünyada ve ahirette seçkin kıldığı bir elçisidir. Matta İncili'nde Hz. İsa'nın I. Herod ve rejim değişikliği döneminde (MÖ 4), Luka İncili'nde ise İmparator Augustus döneminde (MS 6), Yahudiye'deki nüfus sayımı sırasında doğduğu bildirilir. Bu bilgileri doğrulamak mümkün değildir. Ancak çeşitli kaynakları inceleyen uzmanlar, Hz. İsa'nın MÖ 7-6 yılları arasında doğduğunu tahmin etmektedirler. Allah'ın üstün özelliklerle lütufta bulunduğu, sonsuz cennet yurduyla müjdelediği bu değerli elçisinin getirmiş olduğu hak din bugün ismen yeryüzünde bulunsa da, gerçekte dejenerasyona uğramış ve aslından saptırılmıştır. Allah'ın Hz. İsa'ya vahyettiği İncil de aynı şekilde ismen mevcuttur, ancak aslı ortada yoktur. Hıristiyan kaynakları zaman içinde çeşitli bozulmalara uğramış ve tahrif edilmiştir. Dolayısıyla bugün Hz. İsa ile ilgili gerçek bilgileri bu kaynaklardan temin etmemiz mümkün değildir. Hz. İsa hakkında doğruluğu kesin bilgiye ulaşabileceğimiz yegane kaynak, Allah'ın kıyamete kadar koruyacağını vaat ettiği Kuran'dır. Kuran'da, Hz. İsa'nın doğumu, hayatı, bu süre içinde karşılaştığı olaylardan örnekler, çevresindeki insanların durumu ve daha birçok konudan bahsedilmiştir. HAZRETİ İSA ALLAH'IN OĞLU DEĞİLDİR ALLAH'IN PEYGAMBERİDİR Hazreti İsa'nın getirdiği din, "Allah'a bir ve tek olarak iman eden, hak din"dir. Ancak bu mübarek insanın tebliği, onun Allah Katına alınışının ardından, özünden uzaklaştırılmış, gerçek İseviliğin yerine "üçleme ve kefaret gibi" batıl felsefeleri temel alan yeni bir inanç oluşturulmuştur. Ve bu inanç insanlara "hiç düşünmeden, sorgulamadan, araştırmadan" kabul edilmesi gereken "mutlak bir kanun" olarak sunulmuştur. Ancak insanlar, konsillerde "oy çoğunluğuyla" kabul edilen bu yanlış inanışları artık sorgulamaya başlamışlardır. Geçmişte üçleme inancı hakkında şüphelerini dile getirenler, Engizisyon mahkemelerine çıkarılır, ölüm cezalarına çarptırılırken, artık bu tartışmalar suç olmaktan çıkmıştır. Asırlar boyunca üzerinde konuşulmayan, tartışılmayan üçleme inancının Hıristiyan kutsal metinlerinde yer almadığı, bu inancın Hz. İsa'dan 3 asır sonra Hıristiyanlığa girdiği her ortamda dile getirilmeye başlanmıştır. ^ Bu kitapta, hem Hıristiyan kaynakları hem de Kuran ayetleri ışığında gerçek Hıristiyanlığın tevhid inancını temel alan, muvahhid (Allah'ın birliğine iman eden) bir din olduğu ortaya koyulmaktadır. Amacımız, Allah'ın birçok Kuran ayetinde bildirdiği "iyiliği emredip, kötülükten menetme" emrinin gereğini yerine getirmek ve sağduyulu İsevilerin gerçekleri görmelerine yardımcı olmaktır. Temennimiz ise tüm İsevilerin bu yanılgının farkına varmaları ve tevhid inancına uymayan tüm yanlış inanışlardan tamamen vazgeçmeleridir. HIRİSTİYANLARIN ÜÇLEME YANILGILARI De ki: "Eğer Rahman (olan Allah)'ın çocuğu olsaydı, ona tapanların ilki ben olurdum." Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi (olan Allah), onların nitelendirdiklerinden yücedir. (Zuhruf Suresi, 81-82) Üçleme inancı nasıl ortaya çıktı? Hıristiyanlık, Hz. İsa'nın Allah Katına alınışının ve bu dinin Yahudilerin dünyasından çıkıp putperest dünyaya doğru yayılışının ardından farklılaşmaya başladı. Hz. Musa'nın şeriatının temeli olan tevhid inancı büyük bir değişikliğe uğradı. Hz. İsa üçleme inancı nedeniyle bir ilah olarak görülmeye başlandı. (Allah'ı tenzih ederiz.) Hz. İsa'nın Allah Katına alınışından 30-40 yıl sonra ortaya çıkan batıl "Allah'ın oğlu" kavramı zamanla insanlar arasında yaygınlaştı. Ancak bu kavramın neyi ifade ettiği oldukça uzun bir süre belirsiz kaldı. Bazıları bu ifadeyi sadece Hz. İsa'nın Allah Katındaki seçkin konumunu ifade eden mecazi bir kavram olarak yorumladılar ve Allah'ın birliğine inanmaya devam ettiler. Bazıları ise bu kavrama dayanarak Hz. İsa'yı sözde ilahlaştırdılar ve onu kendilerince "Oğul Tanrı" saydılar. Üçleme inancında dua çelişkisi Üçleme inancına sahip Hırisiyanların en belirgin özelliklerinden biri, dua ettiklerinde Hz. İsa ve Ruhul-Kudüs'ün adını anmaları ama Allah'ın adını anmamalarıdır. Bu durum, Allah ile birlikte Hz. İsa'ya ve Kutsal Ruh'a da ilahlık atfeden (Allah'ı tenzih ederiz) teslis inancının en büyük çelişkilerindendir çünkü böyle bir iddiada bulunanlar hakkında şu soruların sorulmasını gerekli kılmaktadır: Neden Allah'a dua etmiyorsunuz da Hz. İsa'ya ve Ruhul-Kudüs'e dua ediyorsunuz? Allah'a dua etmenizi engellleyen nedir? Allah'a inanıyorsanız O'na da dua etmeniz ve O'ndan istemeniz gerekmez mi? Dua konusundaki bu çelişkili inanışınızın farkında mısınız?Bu soruları samimi olarak kendisine soracak olan tüm Hıristiyanlar doğru cevapları da kendi kendilerine verebileceklerdir. Hıristiyanlar açısından asıl sorun şudur ki; hemen hemen her Hıristiyan üçleme inancındaki çelişkilerin farkındadır ama çoğu zaman bunu sorgulamamaktadır. Asırlardır süregelen geleneklerin bir parçası olarak veya bir alışkanlık şeklinde bu uygulamaları devam ettirmektedirler. Sorgulayanlar ise doğruları çabucak görebilmektedir. Bu nedenle sağduyulu Hıristiyanlara yapılabilecek en önemli çağrılardan biri; "Gelin, siz de, hepimizin Yaratıcısı olan Yüce Allah'a dua edin. İsteklerinizi O'na yöneltin, O'ndan isteyin." şeklinde özetlenebilecek çağrıdır. Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Onu ('Ol' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek İlah'tır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.” (Nisa Suresi, 171-172) De ki: "Eğer Rahman (olan Allah)'ın çocuğu olsaydı, ona tapanların ilki ben olurdum." Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi (olan Allah), onların nitelendirdiklerinden yücedir. (Zuhruf Suresi, 81-82) "De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim..." (Al-i İmran Suresi, 64) İnsan yaşamı boyunca türlü zorluklarla denemeden geçirilecektir. Bu denemelerden başarıyla geçmesi ise ancak Kuran ahlakına göre hareket etmesiyle mümkündür. Ancak bu başarının karşısında dikilecek baş düşman, şüphesiz ki şeytan olacaktır. O iblis ki, insanların doğru yolu üzerine oturarak onlara tuzak kurmaya çalışır. Bunu yaparken de, ilk stratejisi Allah’ın dinini ve doğru yolunu unutturmak, inananları bu doğru yoldan alıkoymaya çalışmaktır. Bu noktada karşımıza çıkan şeytani bir strateji, bize şeytanın hileli düzeni hakkında fikir vermektedir: Tartışmak... Kendi karakter özelliklerinden biri olan tartışmayı insanlar arasında yaygınlaştırmak, şeytanın insanları saptırma amacına son derece uygundur Din insanın bencil tutkularına ağır gelebilecek ve bazı dünyevi çıkarlarıyla çatışacaktır. Bu yüzden, şeytanın tartışmacılık özelliğiyle yoğrulmuş olan insanlar, kendilerine din anlatıldığı zaman da tartışma yolunu seçeceklerdir. Vicdanları tarafından kabul edilen dini bu tutkuları nedeniyle inkar edecek, bu tavırlarına sözde "mantıklı" bir zemin bulabilmek için de, aynı şeytan gibi tartışma yolunu izleyeceklerdir. Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler. Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi? Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,’ günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler. (Şuara Suresi, 221-223) Yahudilik de Hristiyanlık da günümüzde tahrif edilmiş ve değişikliğe uğratılarak aslından sapmıştır. Gerçekte tek bozulmamış ve Allah’ın korumuş olduğu din İslamdır. Her iki dinde de "Allah’ın oğlu" gibi sapkın bir inanış vardır. Bu sapkın inanış Tevbe Suresi'nin 30. ayetinde şöyle ifade edilmiştir: "Yahudiler: "Üzeyir Allah’ın oğludur" dediler; Hristiyanlar da: "Mesih Allah’ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkâr edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?" "Ey Kitap ehli, İbrahim konusunda ne diye çekişip tartışıyorsunuz? Tevrat da, İncil de ancak ondan sonra indirilmiştir. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz. İbrahim, ne yahudi idi, ne de hıristiyandı: Ancak, O hanif (muvahhid) bir müslümandı, müşriklerden de değildi." (Al'i İmran Suresi, 65-67) De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64) "Yoksa, Kur'ani kendisi mi uyduru mu, diyor müsrikler? O halde söyle de: - Haydi onun gibi uydurma on sure getirin ve bunun için, Allah'dan baska gücünüzün yettiginide çagirin. Eger dogru söylüyorsaniz, bunu yaparsiniz." (Hud Suresi, 13) Allah kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir. (En'am Suresi, 125) --------------------------------------- Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. (Tevbe Suresi, 32) VesseLam |
| |
| | #15 (permalink) |
![]() tabip Kayıt: 12.03.2008 Yaş: 30
Mesajlar: 132 İtibar Gücü: 6 | sevgili Haya ne guzel aciklamissin. sevgili Alacakaranlik, ne kadar pozitifsiniz dinimiz bilmeyenlerle tartisilmamali.. söyleyecekleri beraberlerindekileri de gidecekleri sokaga sokabilir. emniyetin anlamini İslami yasayanlar bilir elbet. bu da dogal olarak inanca yansiyor. kitabin degisme ve degismeme olayini aciklamak bile benim acimdan öylesi gereksiz. bir de "ihtida öyküleri" diye bir kitap var, metin karabasoglu'nun. basligi acan sahsin ve merak edenlerin islami tercih edenlerin tercih nedenlerini anlamasi icin yeterli cevaplarin bulunabilecegi bir kitap. (hz. Ömer geliyor aklima.. icimdeki ses hep burda olsa diyor ..) |
| |
| | #16 (permalink) |
![]() karanlığa mahkum aydınlık bir yürek. Kayıt: 05.01.2007
Mesajlar: 2.936 İtibar Gücü: 58 | haya ve eft nickli arkdaşlarım.açtıgınız uzun yorumları bir kelimesini bile atlamadan okudum Allah razı olsun kendi adıma eksiklerimi tamamladım.Allah(c.c) ne güzel söylemiş. Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. (Tevbe Suresi, 32) zfk uyarınız içinde teşekkürler. |
| |
| | #17 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.11.2006 Yaş: 29
Mesajlar: 199 İtibar Gücü: 12 | alacakaranlık kardeşim allah seni salihlerden kılsın,haya kardeşim allah ecir yassın gelelim metalica ve diğer cenneti reddeden kişiye sizi razı etmeye çalışacak değilim,dilediğinize inanmakta özgürsünüz. ben biliyorumki burda biz ne solersek soleyelim siz inadınızdan asla vazgeçmeyeceksiniz gelelim o meşhur sorunuza ''ozaman neden hiristiyan sayısıdaha fazla?'' zaten ole olmasaydı şaşardım! çunku insanlık tarihi boyunca her zaman hakk yolunda olanların sayıları bbatıl yolda olnaların sayılarından az olmuştur şeytan aleyhi lane Allaha ne demişti''senin dosdoğru yolunun uzerinde oturacağım ve sana gelmekte olanların onlerinden arkalarındn sağlarından sollarından yaklaşacağım bir çoğunu şükredici olarak bulamıyacakasın'' Allah da şole buyyurdu'' git kıyamete kadar sana izin verildi sen ve sana uyanlara cehennem yeter'' işte bundan dolayı batıl yolda olnaların sayıları daha fazla. eğer ole olmasaydı dünya bu durumda olurmuydu? dunya şuan hiristiyan konturolunde ve tarihleri gibi barbarlıklarına devamla hertarafı zulumle boğuyorlar. işte ırak,işte çeçenya,ogadin,bosnahersek ve diğerleri ve hala utanmadan kendilerinin hak yolda olduklarını soliyorlar. yav siz hiç tarihinize baktınızmı, barbarlık ve zulumlerinize? siz okadar otlek ve zalim bir toplumsunuzki daha kundaktaki çocuğa silah doğrultuyor;çocuk ,kadın, yaşlı, sivil demeden hepsini öldürüyorsunuz. bu mu hak yol Allah buna razıolurmu , Allah zalimmi? biz muslumanlar istanbulu fethettiğimiz zaman hiristiyanlara bolemi davrandık? işte erdem bu,ustunluk ve takva bu. sen once avatarındaki canilik ve azgınlığa bak sonra hizaya gel ve bize davette bulun o batıl yoluna ey ehli kitab sizinle aramızda bir düşmanlık başgostermiştir ayetini size hatırlatırım bu kıyamete kadarda bole olacaktır ve sen ey cenneti ve cehheni sorguluyan varlık islam ve muslumanlaık tabi olma ,teslim olma sanatıdır,gormediğine yani gayba. senin atalarına peygamberler tebliğ için gittiklerinde onlarda senin gibi solmiş ve delil (mucize) istemişlerdi, mucize verilincede bu onların azgınlıklarını arttırmaktan başka bişeye yaramadı eğer doğru sozlu isen git ve Dağı yarıp içinden semiz deve çıkaran mucişzeye karşı atalarının almış olduğu tavra bir bak , siz ve sizin gibilere cehhennem yeter o nekotu bir konaktır. seni senin inanmadığınla korkutuyorumki oldukten sonra onu gorduğunda şaşkınlık tan ve verilen azabdan dolayı hayretin ve acın katbe kat artsın diye kendinizi bize karşı çok aciz goorduğunuzden bu saldırınız ve endişelenmeyin ,meraklanmayında haya kardeşin imzası size guzel bir tehdittir,Allahın tehdidi EY İMAN EDENLER GEVŞEMEYİNİZ VE YILMAYINIZ EĞER İNANIYORSANIZ GALİB GELECEK OLAN SİZSİZNİZ Konu eft tarafından (19-04-2008 Saat 10:33 ) değiştirilmiştir. |
| |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mantarda doğru bilinen yanlışlar | @izci@ | Sağlık | 2 | 23-07-2008 18:29 |
| Doğru bilinen yanlışlar | CiwCiw | Sağlık | 1 | 22-07-2008 19:05 |
| Yiyeceklerimiz ve doğru bilinen yanlışlar | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 06-03-2008 16:30 |
| Bildiğimiz HiLeLeRi buraya Yazalım BiRbİrİmİzLe Paylaşalım | arsenn | Silkroad Online | 13 | 24-02-2008 05:16 |
| 'Bildiğimiz sırlardan ötürü hedef alındık' | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 03-12-2006 08:50 |