ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Bilelim Öğrenelim Bilelim öğrenelim - Yapılan bir araştırmaya göre hiçbir insan dirseğini yalayamaz.(Araştırmaya görede bu yazıyı okuyanların %75'i dirseğini yalamaya çalışmış)

Cevapla
Alt 06-04-2007, 17:23   #1 (permalink)
DiLrUbA
Kendini aşan 2de1'ci
 
DiLrUbA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
../TURKEI:D/..
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995
İtibar Gücü: 98


Dünyada mevcut vampir varmıdır?

Vampir gerçektir. Vampirler var ve yaşıyorlar; bu bir düşünce alanı ve alternatif bir realite; öyle bir realite ki günlük yaşamın içine tamamen nüfuz etmiş durumda; zamanınızı rutin işlerle uğraşarak geçiriyorsunuz yani yemek, içmek ve rahatlamak gibi ve komşu dairenizde, yândaki apartmanda ya da evde veya yakın bir kasabada veya kentte çok farklı bir yaşam sürdüren biri olabilir; bu yaşam gizli bir yaşamdır çünkü bir ‘Vampir Realitesi’dir. Kimler bu realitenin içindeler? Öncelikle onlar vampir olarak yaşıyorlar; tamamen gerçekler; sizin gibi etten ve kemikten oluşmuşlar ama ölümsüzler, bazıları ölümden geri dönmüş; ruhları vampir; bazıları fantastik, bazıları ise vampiri; aralarında gruplaşıyorlar; kurbanları var; vampir avcıları ve araştırmacıları var. Vampir realitesi bir kaleydoskop gibidir; çok yüzlüdür, temelde sabit kalmak şartıyla rengini, şeklini sürekli değiştirir. Bakan kişi devamlı değişen desenler görür; bu belki sıradan bir yaşam için de geçerli olabilir, biz her ne kadar kolektif ve tanımlanmış bir evrende yaşıyorsak da, her birimiz kalbimizin derinliklerinde bir tutam gerçek ve inanç taşırız, bu bizim kişisel evrenimizdir, görünümlerin bireylere göre çeşitlenen perspektifleridir. Her birey sonuçta gördüğü gerçeğe göre yaşar. Vampir Realitesine girerken öncelikle onların eşsiz perspektifini görürüz; işte bu, onların öz gerçeğidir. Vampir Realitesi bir başkasının Vampir Realitesinden farklıdır; burada doğru veya yanlış yoktur sadece farklılık vardır. Bazıları tüm zamanlarını Vampir Realitesi'ni yaşayarak geçirirler, bazıları rüyalarında, fantezilerinde, o alanda gezinirler ve bilinmeyenle beklenmedik bir anda buluşurlar. Vampir Realitesi'ni ziyaret etmek olasıdır. Şimdi oraya gidiyoruz ve onların yaşamlarından kesitler göreceğiz. Vampirler, vampir kurbanları, avcılar, araştırmacılar ve hayalciler işte oradalar...”



Bunları ben söylmiyorum. Bunları Rosemary Ellen Guiley söylüyor. Kendisi belkide dünyanın tek vampir araştırmacısı; neredeyse dünyanın yarısını dolaşarak, yaklaşık bin sayfalık bir dosya oluşturdu. Çeşitli ülkelerdeki yüzden fazla vampir derneği ile görüştü, sayısız insanla görüştü. Elde ettiği sonuçlar öylesine ilginçti ki, öğrenim kurumları tarafından kullanılmak üzere ciddi ödemeler yapılarak
satın alındı.
Vampirler standart değildir!

Webster Sözlüğü'nü açtığınızda Vampir sözcüğünün karşısında şu yazar; “Ölü bir insanın canlanmasına veya geceleri mezardan çıkmasına inanmak; vampirler uyuyan insanların kanlarını emerler.”

Guiley, sondaki uyuyan insanların kanlarının emilmesi bölümünün saçma olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Aslında tümü saçma, herkes vampir tanımını aynen yapamaz, genelde filmlerden ve kitaplardan etkilenilir. Ortada hep ölümsüz, fiziksel ve seksüel yönden çok güçlü, yapmacık, geceleri yaşayan ve doğaüstü güçlere sahip bir yaratığın olduğu sanılır. Bu saçma inançlara göre bir vampir, kötülük doludur çünkü yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür, oysa bu doğaüstülük ve ölümsüzlük için işe yaramaz. Sonuç olarak bütün bunlar vampire folklorundan kaynaklanırlar ve gerçekten uzaktırlar.”

Gerçekten de vampir inancı Slav folklorundan doğmuştur; mezardan çıkan ölüler, kötü ruhlar, şeytani yaratıklar, kan içen doğaüstü güce sahip insanlar, kurt adamlar veya cadılar veya hayvani şekillere dönüşmeler; daha ne ararsanız arayın; tümünü Slav folklorunda bulabilirsiniz. Ama Guiley, böyle standart özelliklere sahip iddia edilen biçimde bir vampirin olmadığını söylüyor. Aksine vampirler doğal ortama kendilerini uydurmaya muktedirdirler ve gelişimleri sürekli aldatıcı görünüşler halindedir; amaç kolektif insan bilincini yanıltmaktır. Bu tanım, aslında Vampir Realitesi'nin arzuladığı tanımlamanın doğrultusundadır ve bilinçlidir.

Vampirimsi vampirler!

Guiley, yıllarca süren araştırması sırasında, ne Bram Stoker'ın Dracula'sına, ne de Anne Rice'in Lestat'ına veya Armand'ına rastlamadığını belirtiyor. Bunlar gerçekten birer kurgu/fantezi, bu tür tiplemeler aslında arzulanan istenen vampir tiplemeleri yani toplumun bilinçaltı atamaları; güncel sinemada bu daha belirgindir; artık vampirler Klaus Kinski, Christopher Lee veya Bela Lugosi gibi çirkin değil, Gary Oldman, Antonio Banderas veya Tom Cruise gibi yakışıklı ve seksidirler, seyirci onların kazanmasını açık açık ister ve taraflarını tutar. Guiley'in ideal vampirin elbette doğaüstü olacağını ama bunun alternatif realite gereği anlamına geldiğini söylüyor; asıl gizem eğer dikkat edilirse buradadır ve vampirin doğaüstülüğü buradadır yani alternatif olmasında... Gerçek vampirler her şeyden evvel, genelde kan fetişisti değiller. Bireysel olarak bazıları insan veya hayvan kanını şiddetle arzu ediyorlar. Bu arzu kan tadını sevmek veya biraz seksüel ya da majikal bir ritüel sonucunda oluşabilir, bazıları sağlık, uzun ömür ve majikal güç sağlamak gibi nedenleri ortaya koyuyorlar. Birçok kan içici, basit ve saf insanlar, vampir inançlarıyla ya da doğaüstü güçlerle hiç ilgilenmiyorlar. En iyisi, onları "vampir gibi" diye tanımlamak çünkü gerçekten geleneksel veya kurgusal vampir gibiler; kan tüketiyorlar. Bazı kan içme olaylarının içeriğinde kurbanların kanını içme faktörü kıskançlıktan veya kinden kaynaklanıyor. Bunlar gerçek vampir değiller, sadece vahşi bir biçimde öldürüyorlar. Anemi hastalığına tutulmuş olanları hariç tutabiliriz; kan hastalıklarının kan içme tutkusuna neden olduğu görülmüştür ama biz bu olayları vampirlik saymıyoruz.

Guiley'in kadın ve erkek vampirleri vampir olduklarını açıkça söylüyorlar ve uzun zamandır bütünüyle insan olmadıkları inancındalar. Çoğu, bir başka vampir nedeniyle vampir olduklarını anlatıyor; vampirleşmenin temel nedeni yapılan ayinlerdeki kan değişiminden kaynaklanıyor; yani kan kardeşi olmak gibi... Hiçbirisi yüzlerce yaşında olduğunu iddia etmiyor ama çoğu yaşlanmanın yavaşladığını belirtiyorlar ve bunun nedeni kan içmek değil; neden olarak Kolektif Oluşum Alanı'nı yani bilinci koşullandırmayı gösteriyorlar. Yine hiçbirisi, havada yarasaya dönüşerek uçtuğunu iddia etmiyor; sahip oldukları tek doğaüstü gücün, Vampirizm inancının oluşturduğu yoğun duyarlılık ve. bazen de önceden algılama olduğunu söylüyorlar. Bazı açıklamalarda, vampir fobileri yok değil, örneğin sarımsaktan korkanlar, suyun içinden geçemeyenler hatta aynadan ödü patlayanlar bile var ama bunların nedeni klasik vampir folklorundan psikolojik olarak etkilenmekten geliyor. Guiley bir örnek veriyor:

“Tanıdığım vampirler kesin ve dürüst inançlılar; bilinç düzeyinde veya altında vampir olduklarından eminler. Onlar geceye aitler, gizemi seviyorlar; gün ışığına karşı duyarlılar ve en önemlisi bireysel yaşamı seviyorlar, buna karşın sıradan insanlarla yaşamı paylaşmaktan hoşlanmıyorlar. Ancak, kendilerine benzeyenlerle zaman zaman kan içmek için bir arada oluyorlar, yaşamlarındaki değişimin kontrol dışı olduğu inancındalar. Vampire dönüşmenin onları insanlardan ve hatta kötülüklerden koruduğu düşüncesindeler. Vampir Realitesi'nde yaşayanların bazıları ruhsal çalışmalarla meşguller, bu gruba ‘Ruhsal Vampirler’ diyebiliriz, susuzluklarını kanla değil başkalarının yaşam enerjisini boşaltmakla veya emmekle gideriyorlar, Ruhsal Vampirler daha dışa dönükler çünkü çevrelerinde insanlara ihtiyaçları var, kurbanlarını bu yoldan bulabiliyorlar. Onları tanımak daha kolay, aşırı gece tipi olmaları ve musallat oldukları insanların birkaç saat içinde tüm enerjilerini yitirmeleri dikkat edilmesi gereken olaylar.”

Jung ve vampirlerin kaynağı...

Psikiyatrinin babası Carl Gustav Jung, Kolektif Bilinç Alanı kuramını geliştirirken tüm insanlığın ortak bir ruh alanında veya frekansında bir bütün olduğunu veya iletişimde olduğunu savunuyordu, bu alanda kolektif anılar ve bastırılmış materyal bulunuyordu. Kolektif Bilinçaltı zamanın başlangıcından beri, insanlık tarafından paylaşılmakta, bu depoda ilkel anılar ve örnek tavırlar yani Arşetipler bulunuyor, işte bu örnekler, bizleri çeşitli biçimlerde etkiliyorlar; imajinatif olarak rüyalarda, dini inançlarda, mitlerde, sanatta ve folklorda belirginleşiyorlar. Jung'a göre, Şeytan kötülüğün arşetipi olarak tanımlanıyor, Toprak Ana inancı, doğumun, ölümün ve yeniden doğumun arşetipi ve vampirler, onlar da kolektif bilinç altında varlar. Bu yaklaşım bilimseldir ama hiç kimse tüm bilinmeyenin bireysel veya kollektif bilinçaltından kaynaklandığını kesin iddia edemez. Zıt bir teze göre ise, kayda değer olaylar vardır çünkü dışsal ve alternatif olaylar oluşmaktadırlar.

Vampirizm de bu çerçevenin içinde yer alır. Gerçek ise, herhalde iki kuramın arasında bir yerdedir... ikisi de diyoruz çünkü kolektif bilinçaltı kuramı günümüzde reddedilemeyecek bir gelişme içindedir, filmler, kitaplar, reklamcılık ve pop/kültür kıtalararası boyutta büyük bir güç oluşturmaktadır. Guiley'in Vampir tiplemeleri içinde görülür ki, aynı ilgi alanı iki vampirin buluşmalarını sağlamaktadır ama bu ilgi buluşması bilinç düzeyinde nadir olur, buluşma daha çok bilinçaltında gerçekleşmektedir. Yıldırım aşkı gibi...

Buyrun! İşte gerçek bir vampir canlı yayında;

Guiley, güncel vampirleri tanımlarken, doğaüstü yanları bir yana hemen tümünün entelektüel, gösterişli, ukala ve çok şık olduklarını söylüyor; siyah rengi tercih ediyorlar ve bazıları gecelerini klasik müzik türünden konserlere giderek geçiriyorlar, sosyo/politik olarak bir ırka, bir inanca, bir partiye, bir millete ve hatta dünyaya bağımlı olmaktan hiç hoşlanmıyorlar, kendilerini bunların dışında görüyorlar. Bir şey daha var; ne olursa olsun ölümden sonra dirileceklerinden eminler. Guiley'in araştırmasını bir örnek alıntıyla bitirmek gerekiyor: Örnek vampir ABD'nin doğu kıyısında yaşıyor ve 30 yaşlarında, takma adı Kevin: “Benim öyküm 8 yaşımda başladı, daha sonraki dönemde lise arkadaşlarımın arasında doğaüstü konularla ilgilenenler vardı. Bir tanesi Mike'tı ve vampir olduğunu söylüyordu, yüzü daima makyajlı gibiydi. Lisa adlı bir kız arkadaşı vardı ve Usa benimle de seksüel ilişkiye girmişti ama Mike buna aldırmıyordu. Lisa onunla seviştiğinde çevrelerinde ışıkların oluştuğunu söylüyordu ama benimleyken böyle olmuyordu. Sonra Mike bana yaklaşmaya başladı, cinsel değildi ama onun gücüne hayret ediyordum; çok kuvvetliydi ve beni tek eliyle dakikalarca havada tutabiliyordu. Ama onunla her beraberlikten sonra, kendimi çok güçsüz hissediyordum ve bir sabah uyandığımda Mike'ı başucumda buldum. Garip bir şekilde gülümseyerek bana dün gece kanla beslenmeye gittiğini anlattı, kıskanmıştım, ben de bunu yapmak istedim. Birden gözleri değişti, parlak yeşile dönüşüyordu; bunu hiç unutamıyorum, 'gözlerin' diye bağırdım ve o gülmeye başladı, sonra beni ısırmasına izin verdim. O günden sonra beni yönlendirmeye başladı. Lisa'da aramızdaydı, üçümüz bir arada yaşamaya başladık, geceleri buluşuyor, bazen birbirimizin kanını emiyor, bazen de hastanelerden çaldığımız insan kanlarını ve küçük hayvanların kanlarını içiyorduk. Onlar yokken, kimseyi istemiyordum, gün ışığından nefret ediyordum, dairem daima loş ve sessizdi. Bir gün, evden çıktım ve yürümeye başladım, tam üç gün hiç durmadan yürüdüm. Bir daha da ne Mike'ı, ne de Lisa'yı gördüm. Şimdi burada yaşıyorum. Bazen kendimi yitiririm, kimse duygularımı anlayamaz, dış dünya beni hiç ilgilendirmiyor; bana kalan mirasla bu evi aldım, başka bir konuda parayla hiç işim yok. Sadece kanla beslenmek bana yetiyor. Nasıl mı? Bu bir sır. Yalnızlık bir sorun ama kan sayesinde bunu giderebiliyorum. Bu uzun yıllardır böyle sürüyor çünkü Mike'ı idealize ediyorum ama benim kişiliğim ondan daha zayıf, bazen onun gibi başkalarının dikkatini çekmek istiyorum ama tam o anda buna niye kalkıştığımı anlayamıyor ve vazgeçiyorum. Evet, aslında ben Mike'a benzemiyorum, eminim o bir vampirdi ama farklı deneyimleri vardı ve o daha başarılıydı. Şimdi amacım diğer vampirleri bulmak, bu uzun zaman alacak biliyorum ama vaktim çok. Korktuğum tek şey var; AİDS; bizim için en tehlikeli şey, bu nedenle kan sağlarken çok dikkatliyim. Tek bir dostum var, benim gibi ama ona bir şey açıklayamam, biraz konuşmaya çalıştım ama anlamıyor ve sanırım asla neler olduğunu bilemeyecek...”

Ve artık Kont Dracula geliyor...

Yolunuz Romanya'ya düşerse ve tabii vampirlere meraklıysanız eğer, Wallachia bölgesinde yani ünlü Transilvanya'da, Arges Irmağı'nın kaynağına doğru gidin ve sorun; size tarif edilen yerde bir şato yıkıntısı bulacaksınız; işte orası Kont Dracula'nın ya da asıl adıyla Vlad Tepes'in şatosudur. 1456'da Vlad, buraya hakimdi, şatonun stratejik uygunluğu çok işine yarıyordu, sarp kayaların tepesinde ulaşılmaz bir yerdeydi. Vlad'ın amacı Boyarlar'ı kölelikten kurtarmaktı. O dönemde, Wallachia'da iki sınıf vardı; köleler ve Boyarlar yani aristokrat sınıf. Osmanlıların baskısı ve etkisi nefes aldırmıyordu; Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmet vardı ve Bizans'ı yok eden genç Sultan'ın gözü Balkanlardaydı. Boyarların silahlanmasına ve ordu kurmalarına izin vermiyordu.

Tepes, bazı Boyarlar'ın Türklerle iyi geçinmelerine kızıyor, gizli gizli örgütleniyordu. 1457 yılında Vlad Tepes bir darbe hazırladı, bir gece yarısı Osmanlı taraflısı Boyarların şatolarını tek tek basarak tümünü aileleriyle beraber esir aldı ve vahşet o gece başladı. Esirlerini aylar boyunca dolaştırarak birer birer öldürdü, inanılmaz işkenceler yapıyordu, kadın çocuk dinlemiyor; anadan doğma soyuyor, uçurumlardan atıyor, derilerini yüzüyor, açlıktan öldürüyor, buzlu sularda boğduruyordu. Sonunda haberler Fatih'e ulaştı, ardından Osmanlı birlikleri bölgeye girdiler.

Tepes, önce birkaç çatışmayı kazandı ve esir ettiği Türkleri feci şekilde öldürttü; çoğunun kavuklarını başlarına çiviletmiş ve sonra da kazığa oturtmuştu. Tam anlamıyla çıldırmıştı; yağ kazanları kaynatıyor, insanları içine canlı canlı atıyor, kesik başlardan kuleler yapıp karşısında oturup şarap içiyordu, işte Kazıklı Voyvoda unvanını o zaman kazandı çünkü esirlerini canlı canlı yağlanmış kazıklara oturtuyordu. Böyle bir ölüm günlerce sürüyordu...

Sonunda Osmanlı ordusu, Tepes'i şatosunda sıkıştırdı ama şatoyu almak çok zordu; beş kulesi vardı, konumları ve sarp kayalar top ateşini engelliyor, Türkler sürekli çapraz ateş altında kalıyorlardı.

Efsaneye göre, şatoda uzaklara açılan gizli geçitler vardı, Osmanlı askerleri canla başla savaşırlarken, çevreden Tepes'in başka yerde olduğu haberlerini alıyorlar ve moralleri bozuluyordu ve sonunda Voyvoda'nın orada olmadığından emin olarak geri çekildiler ama savaş bitmemişti. Sürekli Türklerle savaşan Tepes,1462'de kaça kaça gerilediği Poenari'de kuşatıldı, karısı kuleden ırmağa atlayarak intihar etti. Ama Tepes yine kaçmayı başararak yeniden örgütlenmeye başlamıştı ki, öldürüldü, söylentilere göre bir suikaste uğramıştı. Efsaneye göre, başı kesilerek, bedeni kayalardan aşağı atıldı, cesedi toplayan rahipler bir Snagov Manastırı'nın gizli bir mahzenine gömdüler. Ama 1931'de yapılan kazılarda bir şey bulunamadı. Türkler sonunda şatoyu da ele geçirerek yakıp, yıktılar, öç alınmıştı. Kalıntılar 1940'taki bir depremden sonra iyice kayboldu. 1960'a kadar şatonun yeri bilinmiyordu; Raymond T. McNally ve Radu R.Florescu şatoyu buldular. Sonra restore edildi ve Romanya için önemli bir gelir kaynağı oldu.

Bu iki araştırmacı aynı zamanda da, efsanevi Kont Dracula'nın tarihi tiplemesini de yaratmış oldular; Florescu bulduğu bir belgede, Tepes'in kurbanlarının kanını içtiğini ve ölümsüzlük peşinde olduğunun yazılı olduğunu açıkladı. Bram Stoker'm Dracula'sı da aynı çizgide olduğu için, artık Dracula efsanesi tamamlanarak sağlam temellere oturtulmuştu. Stoker'in Dracula'sı 1897'de yazıldı; ortada kesin kanıtlar olmasa da, Stoker'm Vlad Tepes'le ilgili tarihi kaynakları bir şekilde ele geçirdiği sanılıyor. Tepes, Stoker'm Dracula'sının prototipiydi. Dracula “Şeytanın Oğlu” veya “Ejderhanın Oğlu” anlamındadır; Tepes'i daha prensken babası “Dracul” adıyla çağırıyordu; vampir ve şeytan tanımları sonradan eşleştirildi; Dracula'nın vampirlerle bağlantısı ise Stoker'ın kitabıyla başladı. Stoker, bir vampir romanı yazmak istemişti. O dönemde bu tür romanlar yazmak biraz da modaydı. Mekan olarak Transilvanya'yı tercih etti; kütüphanelerde yaptığı uzun çalışmalarda Vlad'ın ve Dracula Şatosu'nun tarihini bulmuş ve oradan yola çıkmış olmalı ama Transilvanya'ya hiç gitmemişti ve işin garibi bir sinema ve korku edebiyatı mitosu yaratacağı aklına gelmemişti...

515 yıl sonra ısırdı!

1977'de çok garip bir olay oluncaya kadar, Dracula bir korku filmi kahramanı, Vlad Tepes ise, tarihin karanlıklarında kalan bir i-simdi. Amerikalı bir gezgin olan Vincent Hillyer, izin alarak bir gece Dracula'nın şatosunda kaldı, o gece saldırıya uğrayarak boynundan ısırılınca bir efsane daha doğdu. Guiley bizlere vampirlerin gerçekten var olduklarını kanıtlıyor ama bunlar bildiğimiz beyaz perde vampirlerine hiç benzemiyorlar, aramızdalar ama bizim gibiler fakat farklı yaşıyorlar. Dracula Efsanesi'nin temelinde Osmanlıların baş düşmanlarından olan Romanyalı Voyvoda Vlad Tepes var. Anlaşılıyor ki, Guiley'in insan vampirleri dışında oluşan vampir efsanesi, ticari bir ana fikirden doğarak başarılı olmuş ama bu sonuç bilinmeyen olayları göz ardı etmeye engel olmuyor. Guiley'in anlattıkları, gerçekten de düşündürücü. Bir an düşünüyoruz, yukarıdaki tariflere uyan tanıdıklarımızı, ya onların içinde bir vampir varsa.
DiLrUbA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
DiLrUbA için teşekkür edenler 3 kişi.
aemermer (06-04-2007), eLFiDa (09-02-2008), theriot (07-02-2008)
Alt 06-04-2007, 22:50   #2 (permalink)
aemermer
İşi kavrayan 2de1'ci
 
aemermer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
6'NCI MOT. P. A. K.LIĞI HASDAL İSTANBUL
Kayıt: 12.01.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 1.111
İtibar Gücü: 23


islamda yeri olmayan bir düşünce ve inanış. yinede tesekkurler.
aemermer Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 06-04-2007, 23:56   #3 (permalink)
DiLrUbA
Kendini aşan 2de1'ci
 
DiLrUbA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
../TURKEI:D/..
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995
İtibar Gücü: 98


Alıntı:
aemermer isimli üyeden alıntı Mesajı göster
islamda yeri olmayan bir düşünce ve inanış. yinede tesekkurler.
SENDE SAGOL SÖYLEDIGIN IYI OLDU
DiLrUbA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 02:18   #4 (permalink)
Devilmychar
Yeni 2de1'ci
 
Devilmychar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 09.04.2007
Yaş: 19
Mesajlar: 1
İtibar Gücü: 0


wampirler

size 1 sey söylüyeceğim arkadaşlar wampirler gerçektir buna inanmayan veya saçma diyene romaya transilvanya ya gitmesini öneririm COUNT DRACULA şatasona gidin sen nerden biliyosun diyen arkadaşlar olucak ben gitmedim ama gidipte dönen 1 abi vardı kendısı suanda psikolojık tedavı goruyor orada geceleri hava buz gibi baykuş sesleri kurt sesleri bunlar insanı ürpertiyo ama sadece bu deil şatoyu gördüm yıyık döküktü ama 1 pencerede hala ışı yanıyordu onu gördümde oradan nasıl kaçtımı bile hatırlamıyor ve türkiyey döndümü bile zor hatırlıyorum dedı wampiler gercektır buna inanmaya hazır olun

Konu eLFiDa tarafından (09-02-2008 Saat 22:52 ) değiştirilmiştir. Sebep: adres yazmak yasak ...
Devilmychar Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 03:13   #5 (permalink)
theanswer
İşi kavrayan 2de1'ci
 
theanswer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 29.11.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1.465
İtibar Gücü: 13


Smile

Alıntı:
aemermer isimli üyeden alıntı Mesajı göster
islamda yeri olmayan bir düşünce ve inanış. yinede tesekkurler.
katılıyorum bencede yinede paylasımın enteresandı saol
theanswer Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 20:02   #6 (permalink)
DiLrUbA
Kendini aşan 2de1'ci
 
DiLrUbA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
../TURKEI:D/..
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995
İtibar Gücü: 98


Alıntı:
Devilmychar isimli üyeden alıntı Mesajı göster
size 1 sey söylüyeceğim arkadaşlar wampirler gerçektir buna inanmayan veya saçma diyene romaya transilvanya ya gitmesini öneririm COUNT DRACULA şatasona gidin sen nerden biliyosun diyen arkadaşlar olucak ben gitmedim ama gidipte dönen 1 abi vardı kendısı suanda psikolojık tedavı goruyor orada geceleri hava buz gibi baykuş sesleri kurt sesleri bunlar insanı ürpertiyo ama sadece bu deil şatoyu gördüm yıyık döküktü ama 1 pencerede hala ışı yanıyordu onu gördümde oradan nasıl kaçtımı bile hatırlamıyor ve türkiyey döndümü bile zor hatırlıyorum dedı wampiler gercektır buna inanmaya
konuyu ekledim ama ben istemem ögrenmek aman gercek yada diil ben korkarim saol belki ilgilenen cikar bize söyler
theanswer yorum icin tsk...
DiLrUbA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 20:07   #7 (permalink)
DiLrUbA
Kendini aşan 2de1'ci
 
DiLrUbA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
../TURKEI:D/..
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995
İtibar Gücü: 98


ya bak yinede sen kendini asma olarmi ben ilgilenmiyom böyle seylerle inanmiyo diye asmada kendini abooo
DiLrUbA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 20:26   #8 (permalink)
zuzu
DєSєяt_яoSє
 
zuzu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
# ^a£e£uyia # asq'm
Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863
İtibar Gücü: 50


ayy valla bilmem ben inanıyomuyum inanmıyomuyum oda meçhul ama pek ilgilenmem bu konularla
zuzu Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 20:30   #9 (permalink)
Ke$H
İşi kavrayan 2de1'ci
 
Ke$H - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bigün herkes adam olacak buna inanıyorum
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 1.891
İtibar Gücü: 17


bence wampir insanın kendine yakı$anı giymesidir....
Ke$H Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 09-04-2007, 21:11   #10 (permalink)
DiLrUbA
Kendini aşan 2de1'ci
 
DiLrUbA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
../TURKEI:D/..
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995
İtibar Gücü: 98


ke$h ilginc yorum

zuzu ya kendini asarsa yaw iann be nolur sankim
DiLrUbA Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
varmıdır böyle sevgi? ilaydaa Paylaşmak İstedikleriniz 6 18-12-2007 10:21
3 vampir japonseno Mizah & Eğlence 2 23-09-2007 22:11
Vampir Notheart üvyz 9 05-09-2007 03:33
laz vampir AzeL Mizah & Eğlence 10 18-08-2007 22:37
cin varmıdır firtina_cocuk Dini Konular 5 15-02-2007 04:54





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847