HIZLI ARAMA
| Bilelim Öğrenelim Bilelim öğrenelim - Yapılan bir araştırmaya göre hiçbir insan dirseğini yalayamaz.(Araştırmaya görede bu yazıyı okuyanların %75'i dirseğini yalamaya çalışmış) |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | Dünyada yaşanılan İLK ler.. ![]() 20 Eylül 1963 günü, Yeni Zelanda'da, Auckland kentinde Ulusal Kadın Hastanesi'nde dünyada ilk kez olarak Bayan E.McLeod'un çocuğuna doğumdan hemen önce Profesör George Green tarafından kan nakli yapıldı. Benzer bir işlem, 1964 yılı Ağustos ayında İngiltere'de, Lewisham Hastanesi'nde yinelendi. **alıntıdır** |
| | |
| NightBlue için teşekkür edenler 2 kişi. | eLFiDa (23-08-2008), maynak kız (31-08-2008) |
| | #2 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk kan bankası.. ![]() Bugün bilinen anlamıyla ilk kan bankası, 1931 yılında Moskova Acil Yardım Hastanesi'nde, Profesör Sergey Yudin tarafından kuruldu. "Kan Bankası" deyimi ise, 1937 yılında Chicago'daki Cook County Hastanesi Kan Merkezi'ni kuran Bernard Fantus tarafından kullanıldı ve daha sonra deyim, dünya çapında yerleşti. **alıntıdır** |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | kan veren ilk insanlar.. ![]() Gönüllü olarak kan veren ilk insanlar, 1921 yılında İngiltere'de Doktor P.L.OIiver'in çağrısına "evet" diyen dört kişidir. İngiliz Kızılhaç'ının Londra örgütünde görevli bu dört kişi, King's College Hastanesi'nde kanlarını verdiler. Bu olaydan sonra, Londra'da kan vermek isteyen gönüllüler için bir çizelge tutuldu. Bu çizelge, daha sonraki yıllarda herhangi bir hastaneden gelen kan isteğinin karşılanmasında büyük ölçüde yardımcı oldu. 1924 yılında, Londra'daki hastanelerden yalnız 26 kan talebi oldu. Bir yıl sonra ise bu çağrı, 5 bin 333'e ulaştı. **alıntıdır** |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | kan nakliyle kurtulan ilk insan.. ![]() Kan nakli sayesinde bir hastanın hayatının kurtarılmasına ilk kez 1825 yılında Londra'- da tanık olundu. Dr. Doubleday, şiddetli bir iç kanama geçiren bir kadın hastasına, başka insanlardan aldığı yaklaşık 750 gram taze kanı aktardı ve bu kadını kurtardı. İlk 200 gram kanın verilmesinden sonra hasta, yatağında doğruldu ve "Kendimi bir boğa kadar güçlü hissediyorum" dedi. Aynı anda nabız 140'tan 104'e düşmüştü. İyi denetlenebildiği takdirde kan naklinin başarılı sonuç verebileceğini kanıtlayan bu ilk denemeye karşın hâlâ aşılması gereken iki büyük engel vardı. İlk kez 1900 yılında Viyanalı doktor Karl Landsteimer, kan gruplarını belirledi. Böylece doktorlar, hangi kişilerin kime kan verebileceklerini öğrenmiş oldular. Bu bilginin pratik olarak uygulanabilmesi için aradan yıllar geçmesi gerekti. 1907 yılında Norveçli Doktor Jansky, ilk kez kan gruplarını bugün bilinen anlamıyla tam olarak ayırdı. Ertesi yıl, New Yorklu Doktor Reuben Ottenberg, bir insandan bir başkasına kan nakletmeden önce, kan grubunun belirlenmesi gerektiğini ve bunun nasıl yapılabileceğini gözler önüne serdi. Aşılması gereken bir başka sorun ise, pıhtılaşmaydı. Bu sorun nedeniyle, daha önce hayvanlardan alınan kanların verildiği bazı hastalar, çok şanssız olmuş ve bir miktar kan alabildikten sonra pıhtılaşma nedeniyle kendilerine daha fazlası verilememişti. Bu sorun, sodyum sitrat adı verilen bir kimyasal maddeyle çözüldü ve kan, hastalara verilmek üzere şişe içinde bu maddenin yardımıyla depolanabildi. Bu yöntemin mucidi, Belçikalı Cerrah A. Hustin'dir. Dr. Hustin, bulduğu yöntem sayesinde ilk kez 27 Mart 1914 tarihinde Brüksel'deki Saint-Jean Hastanesi'nde bir hastaya şişeden kan aktarmayı başardı. Her ne kadar bu kimyasal madde pıhtılaşmayı önlüyorsa da, çözüm yalnız birkaç saatle sınırlı kalıyordu. Bu sorunun üstesinden de, 1917 yılında Batı Cephesi'nde Kanada askerleri için çalışan Amerikalı Doktor Oswald Robertson tarafından gelindi. **alıntıdır** |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk zincirli bisiklet.. ![]() Bu tür bir bisiklet ilk kez 1873 yılında H.J.Lawson tarafından gerçekleştirildi. Ertesi yıl, Lawson, Brighton sokaklarında bisikletiyle gezmeye başladı. Sussex Cücesi adlı bisikletin ahşap cantlı tekerleklerinin çapı 58 cm idi. 1879 yılında Lawson, buluşunu daha da geliştirdi. Ancak, bu kez ön tekerin çapı, arka tekere oranla yaklaşık iki kez daha büyüktü. Bu bisiklet ilk kez 1880 yılı Şubat ayında bir sergide kamuoyuna sunuldu ve aynı tarihte satışına başlandı. **alıntıdır** |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk çocuk kulübü.. 1872 yılı Ekim ayında, Londra'nın Kensington semtinde Rahip Daniel Eisdale'in yöneticiliğinde faaliyete geçen "Kıbrıslı Çocuklar Kulübü", bilinen ilk çocuk kulübüdür. Kulübün faaliyetlerine ilişkin olarak birkaç gün sonra, "St. John's Parish Magazine" adlı dergide şu satırlar yer aldı: "Üç hafta önce faaliyete geçen bu kulübün üyeleri, Beulah salonlarında perşembe ve cuma günleri birer buçuk saat, cumartesi günleri ise iki saat süreyle bir araya geliyorlar. Katılanların sayısına bakılırsa, kulübe olan ilgi çok büyük. Çocuklar çeşitli oyunlarla vakit geçiriyorlar. Bu arada birkaç çocuk dostu tarafından kulübe armağan edilen bilardo masası da büyük ilgi görüyor. Biz uğradığımızda, kulüpte 30 kadar üye vardı. Kendilerine çay, kahve, tereyağlı ekmek dilimleri verildi. Pazar okuluna ve gece derslerine devam eden çocuklar için üyelik ücretsiz. Diğerleri ise her gelişlerinde 1 şilling vermek zorundalar. Her toplantıya iki bay nezaret ediyor ve çocuklar arasında bir sorun çıkmıyor." Bu kulüp, Birinci Dünya Savaşı'na kadar varlığını sürdürdü. **alıntıdır** |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk dikenli tel.. İlk dikenli telin patenti, 25 Haziran 1867'de ABD'nin Ohio eyaletinde Lucien B.Smith tarafından alındı. Bu telin üzerine tahta plakalar takılmış, bu plakaların üzerine de olta şeklinde kancalar monte edilmişti. Ancak bu ilk "dikenli tel"in herhangi bir parçasına daha sonra rastlanmadığından, patenti alınmasına rağmen üretilip üretilmediği bilinemiyor. Ertesi yıl patent alan M.Kelly ise, birbiri üzerine bükülmüş iki telin kıvrımları arasına yerleştirdiği oltalarla gerçek anlamda ilk dikenli teli yapmış oldu. "Gerçek anlamda koruyucu" olarak reklamı yapılan bu dikenli tele, ABD'nin bazı yörelerinde hâlâ rastlamak mümkündür. Sığır çiftliklerinde, hayvanları belirli bir yerde tutabilmek için yeterince kereste bulamayan ve bu yüzden çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalan Batı'da, dikenli telin bulunuşu gerçek anlamda bir "devrim" oldu. Dikenli tel koleksiyonculuğu, Avrupa'da henüz pek yaygın olmamakla birlikte, ABD'- nin güneybatı eyaletlerinde oldukça geçerli bir uğraştır. Çeşitli dönemlerde yapılmış çeşitli biçimlerdeki dikenli telleri toplamak, kovboyların torunları olan Amerikalılar için ayrı bir zevktir. Bugün bazı koleksiyoncuların elinde 1500'ü aşkın türde dikenli tel olduğu biliniyor ve bu teller zaman zaman açık artırmalarda; yarım metresi yaklaşık 40 bin liradan alıcı bulabiliyor. **alıntıdır** |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk tükenmez kalem.. Günümüzde hemen herkes tarafından kullanılan tükenmez kalem, ilk kez 1938 yılında Macar heykeltıraş ve gazeteci Lasalo Biro tarafından bulundu. Biro, o yıllarda Budapeşte'de hükümet tarafından finanse edilen bir dergi çıkarıyordu. Bir gün, derginin basıldığı matbaaya gittiğinde, çabuk kuruyan mürekkeplerin sağlayacağı yararları düşündü ve ilk tükenmez kalem prototipini geliştirdi. Biro, bu keşfi üzerinde daha çok çalışmak istiyordu, ama ülkesinde Nazi baskılarının tırmanması sonucu Paris'e kaçtı. Oradan da 1940 yılında Arjantin'e gitti. Lasalo Biro, tükenmez kalemi bir türlü kafasından çıkaramıyordu. En sonunda çalışmalarının sonucunu aldı ve 10 Haziran 1943'te "mürekkep damlatmayan" bir kalemin patentini kendi adına tescil ettirdi. O sırada, Henry Martin adında bir İngiliz, hükümeti adına bazı çalışmalar yapmak üzere Arjantin'e gelmişti. Martin, bir rastlantı sonucu Biro ile karşılaştı ve buluşuna hayran kaldı. Çünkü, büyük yüksekliklerde çeşitli hesaplar yapmak zorunda kalan havacıların dolmakalem kullanırken ne denli sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını biliyordu. Bu yeni kalem, bu sıkıntıların sonu demekti. Çünkü, çeşitli yüksekliklerde, hava basıncının değişiminden etkilenmesi söz konusu değildi. Derhal kalemin İngiltere haklarını satın aldı ve Reading yakınlarındaki terk edilmiş bir hangarda, İngiliz Hava Kuvvetleri için tükenmez kalem yapmaya başladı. Yanında çalışan 17 kız, ilk bir yıl içinde 30 bin kalem üretmeyi başardılar ve bunların hepsi satıldı. Biro patenti altında halka satışı yapılan ilk tükenmez kalemler ise, 1945 yılı başlarında Buenos Aires'te Eterpen şirketi tarafından piyasaya çıkarıldı. Bir Birleşik Amerikalı işadamı da, bu "büyük buluş"un ABD'ye aktarılması için faaliyete girişti. "Su altında yazabilen ilk kalem" olarak reklam edilen tükenmezler, ABD'de umulanın da ötesinde bir ilgi gördü. 29 Ekim 1945 günü New York'ta Gimbel's mağazalarında tanesi 12.5 dolardan satışa çıkarıldı ve akşama kadar tam 10 bin adet satıldı. Tükenmez kalemlerin son derece yaygın bir biçimde kullanılması ise 1958 yılında Bic firması tarafından üretilmesiyle gerçekleşti. Bir yıl içinde İngiltere'de 53 milyon Bic tükenmez satıldı. Bu, ülkede kadın, erkek ve çocuk, herkesin bir tükenmez sahibi olması demekti. **alıntıdır** |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk takma uzuv. İlk yapay uzuvlara, Yunan tarihçisi Heredot' un İ.Ö. 5. yüzyılda yazdığı kitaplarda rastlarız. Ancak, buradaki takma uzuvlar, el yerine takılan demir kanca ya da kedi veya köpek ayağıdır. Hareketli parmaklara sahip eller ya da omuzdan devinebilen kollar ise, ilk kez 16. yüzyılda yapılmaya başlandı. Fransız Ordusu cerrahlarından Ambroise Pare'nin, bu yapay uzuvların gelişimine büyük katkısı oldu. **alıntıdır** |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() ßeDeLLi MuTLυLυKLaя Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 12.890 İtibar Gücü: 119 | ilk aspirin.. Bugün, hemen her yerde, herkes tarafından çeşitli küçük rahatsızlıklar için oldukça sık bir biçimde tüketilen Aspirin, ilk kez 1899 yılı Mayıs ayında, Almanya'nın Leverkusen kentinde, Bayer AG firması tarafından toz halinde piyasaya sürüldü. Aspirinin kimyasal adı olan "asetilsalisilik asit", ilk kez 1853 yılında Alsaslı kimyacı Karl Gerhard tarafından sentetik olarak elde edilmişti. 1897 yılında ise Bayer firmasından Dr.Felix Hoffman, bu maddeyi tedavi amacıyla ağızdan alınabilecek kadar katışıksız bir biçimde üretmeyi başardı, Önceleri, yalnızca Almanya'da reçete karşılığında satılıyordu. 1915 yılından itibaren Bayer tarafından 20'lık paketler halinde tablet olarak piyasaya sürüldü. **alıntıdır** |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| aleti, alfabesi, aspirin, bankasi, bisiklet, casus, cezasini, cocuk, dikenli, dinleme, dogum, futbol, hava, idam, insan, insanlar, izin, jet, kaldiran, kalem, karavanla, katli, kulubu, kurtaja, kurtulan, nakli, nakliyle, olcme, oncesi, otobus, oyunu, reklam, savasan, savasi, sirketi, takma, tansiyon, tel, tenis, tukenmez, tur, ulke, uzuv, veren, zincirli |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dünyada bir ilk | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 16-03-2008 15:20 |
| Dünyada bir ilk | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 16-03-2008 15:10 |
| Dünyada bir ilk! | eLFiDa | Yeni Teknolojiler ve Haberler | 1 | 03-01-2008 21:45 |
| DÜnyada AÇiklanamayan 10 Şey...111 | £R$$!İN | Bilelim Öğrenelim | 0 | 04-04-2007 15:07 |
| Dünyada ÖSS gibisi yok | @izci@ | Son Dakika Haberleri | 0 | 09-10-2006 06:50 |