ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Bayanlara ÖZEL Beslenme ve Diyet, Güzellik, Moda, İlişki, Kariyer, Makyaj, Saç, Anne, Çocuk, Pratik bilgiler.Kısacası Bayanlara özel Herşey..

Cevapla
Alt 14-01-2007, 16:40   #1 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Arrow Sadakatsizlik nerede başlar?



Sadakatsizlik nerede başlar?

Nedir aldatmak? Kimileri erotik düşlerle sarmaş dolaş uyudukları gecenin sabahında baş edilemez bir suçluluk duygusuyla uyanırken kimileri de gün yüzü görmemiş bir maceranın sabahına masum bir tebessümle uyanırlar. Sadakatin farklı yorumları üzerine tarih, kültür ve geleneklerle beslenen bir araştırma.


Hollywood'un müzikal komedisi "Chicago"da, kadın kahramanlardan biri, saf ve aynı zamada ölümcül olanı, mahkemeye birkaç aşığı olduğunu itiraf eder: " Kocam yatakta sıfırdı. Üstelik birlikte olduğum adamlarla hiç akşam yemeğine çıkmadım! Yani şimdi buna aldatmak mı diyeceğiz?" Sevgili Roxy, görüyoruz ki parmağınızı hassas bir noktaya bastınız: Sadakatsizlik nerede başlar?
Düşüncemizde mi, fantezilerimizde mi, bir öpüşmede mi, yatakta mı yoksa bir kafede mi? Sözlükler bile bu sorunu aydınlatmaya yetmiyor. "Sadakat: İçten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk." "Sadakatsizlik: Arkadaşlıkta ya da aşkta duygulardaki sadakat eksikliği" ya sözlükleri hazırlayanlar cinsellikten bihaber " ki bu düşük bir ihtimal- ya da anlamdaki bu muğlaklık aldatmanın ancak kalple ilgili olabileceğini savunanlara bir ışık yakıyor.

Bu hassas soru, konu üzerinde düşünmüş olan yetişkinlere sorulduğunda sadakatsizliğin algılanışındaki büyük farklılığı özellikle yapılan anketler aracılığıyla rahatlıkla görebiliyoruz: Yıllara ve enstitülere göre Fransız kadınların yüzde 10 ila yüzde 40'ı kendilerini fırsat çıktığında ya da düzenli olarak sadakatsiz olarak tanımlıyor. Fransız erkeklerinde bu oran yüzde 20'si ila yüzde 60'a kadar çıkıyor! Sizden hiçbir şeyi saklamamak adına dergimizin kulislerinde konuşulan ve olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen çözüme kavuşturulamayan Clinton ikilemini gündeme getirelim: "Oral seks aldatmaya girer mi?" Sol tarafımda Bill'in Hillary'ı kesinlikle aldattığını düşünenler, sağ tarafımda ise Monica'ya hiçbir şey "vermediğine" göre aldatmadı diyenler? Sonrası bu iddiaların savunmasına dayalı neredeyse sözlü bir yumruklaşmaya varan tartışmalar oluyor. Zira bugün aldatma olgusundan daha elastik yani daha karmaşık bir konu olmasa gerek! Ultra-modern bir filmde kadın kahraman kocasına sadakatini göstermek için bir yabancıyla değil, kocasının en yakın arkadaşıyla yatıyordu. Kocası, karısının onun için yıllar önce seçtiği metresiyle yatmaya devam ediyor ve ikisi de durumdan memnun gözüküyor. Peki biz sıradan insanlar bunun neresinde kalıyoruz?

Soruna açıklık getirebilmek için her yaştan yetişkinin yer aldığı bir kesimin beyinlerinden ve yüreklerinden geçenleri araştırdık. İlk saptama: Bir kadına sadakatsizlik nerede başlar diye sorduğumuzda on kadından dokuzu cümlesine "Eğer erkek arkadaşım?" diye başlıyor. Aynı soruyu erkeklere sorduğumuzda "hastalık derecesinde kıskanç olanlar hariç- neredeyse hepsi cümlesine " Eğer ben" diye başlıyor. Sanki aldatmak sadece erkek cinsiyetiyle bağdaşıyormuş gibi? Bizi yanıtlayan on kadından dokuzunun sadık olduğuna inanmaya benziyor! Gerçek şu ki kadınlar ve erkekler olaylara kesinlikle aynı açıdan bakmıyorlar.

Erkekler aldatmaya hoşgörülü yaklaştıklarını söylüyorlar. Partnerlerinin ara sıra ilişkiden uzaklaşmasına karşı yumuşak bir tutum takınacaklarını iddia ediyorlar. "Karımın da arzularında benim gibi bağımsız olmasını isterim" diyor 34 yaşındaki Julien. Karşılaştığımız en hoşgörülü tutum onunki. Kadınlar kendilerini aldatan veya aldatılanın yerine koyarak soruları cevaplıyorlar. Ya acı çeken ya da suçluluk duyan kişi rolüne bürünüyorlar. Yüzyıllar boyunca dinin, ahlak kurallarının ve yasakların ağırlığı kadınların bilinç altına yerleşti. Dürüst olalım: zamanın başlangıcından beri erkeklerin sadakatsizliği görmezden geliniyor mu? Erkek zaten bir çok dişiyi dölleyerek soyunu sürdürmeyi sağlayan doğal olarak çok eşli bir hayvan değil mi? Kadın ise soyun devamının sağlanması için binlerce yıldır baskı altında yaşadı. Gebeliği önleyebilecek olması ona özgürlük alanı sağlıyor muydu? Evliliği, o kutsal anlaşmayı hiçe sayan taraf olmak kadına bir de suçluluk duygusunu yaşatıyor. Sorunla baş etmek gitgide zorlaşıyor!

Bu yazıyı okumakta olan sizler lütfen düşünün: İlişkilerinizde sadık mısınız değil misiniz? Kadının sadakatsizliği üzerine aydınlatıcı bir araştırma yapan Patricia Delahaie'nin, karşılaştığı bazı cevaplar oldukça eğlenceli: "Sadık mısınız değil misiniz?" sorusuna "İkisi de" ya da "Kocamı hiç aldatmadım yani çok çok az" gibi şaşırtıcı cevaplar almış. Sadakatsizliğin kişisel, yoruma açık bir kavram olduğu ortada. Ayrıca Fransız toplumu gibi tüm gönül maceralarının görmezden gelindiği, hatta teşvik edildiği bir toplumda sınırları çizmek zorlaşıyor. "Artık örnek alınacak bir model olmadığından çiftler kendi içlerinde düzenlemelere gidiyorlar. Nicelik hakkında yapılan araştırmalarda yüzdeler yüksek çıktığından bir çokları, flört, çekici jestler ve bazı arkadaşlıklara hoş yaklaşmamaya başlıyor çünkü bütün bunlar sadakatsizliğin alanına giriyor" diyor sosyolog Serge Chaumier "Herkes, kendi kültürüne ve dinine bağlı olarak farklı bir sadakatsizlik tanımına sahiptir" diye ekliyor seksolog François Parpaix. Bazı Müslüman ülkelerde türbanını kocasından başka bir erkeğin gözü önünde açan kadın sadakatsizlikle suçlanabileceği halde batılı ülkelerde plajda üstsüz dolaşan bir kadını kimse partnerine sadakatsizlikle suçlamaz. Sorularımızı cevaplayan kadınlardan bazıları fantezilerinde başka erkekleri de düşündüklerinden ama yüzleri yok, diye belirtiyorlar üstelik!- kocalarını aldatıyor hissine kapılabiliyorlar. Hatta iş yerinde bir meslektaşları iltifat etti diye "yanlış yaptığını" düşünenler bile var. "Erkekler birlikte oldukları kadınların sayısını abartma eğiliminde oldukları halde kadınlar her zaman azaltırlar" diye başka bir gerçeği dile getiriyor Patricia Delahaie. Kadınlar yaşadıklarını detaylarına göre sınıflandırıyorlar. Böylece mesela eski bir sevgiliyle yaşanan ilişki "yeni bir adam" söz konusu olmadığı için hesaba katılmayabiliyor. Çılgınca eğlenilen bir gecede veya bir geçiş döneminde yaşanan maceralar da "unutulabiliyor". Çünkü bunlar atıştırmadan sayılıyor, gerçek bir yemek yerine değil! Bazıları ise kocalarını aldatmış olduklarını reddediyorlar. Aldatma gerçekleştiğinde zaten kocalarını artık sevmediklerini söylüyorlar. Aynı durumda kendileri olsalar nasıl hissederlerdi diye soruyoruz : "Aldatılmış!" diyor Catherine.
Evet, söz konusu aldatma olunca kendimize bir başkasına olduğundan çok daha fazla hoşgörü gösterebiliyoruz. Kendimize küçük "ayrıcalıklar" tanıyoruz, sevgilimize onuncu defa asla tanımadığımız ayrıcalıklar. 30 yaşındaki Séverine?in düşünceleri ise şöyle: "Bir gecede karşılaştığınız hoş bir erkekle flört etmek aldatmadan çok kışkırtmaya girer, özellikle kocanız da aynı ortamdaysa. Eğer kocam yapıyorsa gidip flört ettiği kızın yüzüne herkesin önünde bir tokat indirme hakkını kendimde görüyorum." Aynı mantıkla konuşan Ariane ilaç sektöründe çalışıyor ve 35 yaşında: "Seminerleri takip etmek için dünyayı dolaşıyor ve sıcak ortamlara sahip otellerde kalıyoruz. Benim için bir veya iki kere (bu "veya"yı es geçmeyin) bir meslektaşımla flört etme durumu söz konusu oldu. Geceyi birlikte geçirdik ve ertesi sabah öpüşüp ayrıldık. Philippe beni öptüğünde ayrılacağız diye gözlerimin yaşlarla dolabileceğini düşünmek bile saçma!"

Psikoterapist Paule Salomon son kitabında sadakatsizliğin olumlu taraflarını kendini tanımak ve yenilenmek olarak açıklıyor. "Kendi özgürlüğünüzü keşfetmek ve sevmek oldukça zorken bir başkasınınkine sonsuz saygı duymayı anlayamayabiliriz. Buna rağmen birini gerçekten sevdiğinizde ondaki "gelişmeleri" ve büyümesini de severiz. Sadakatsizlik de bunun parçasıdır. Kabul etmek çok fazla sevgi ve cömertlik ister. Elbette kendisini dayanılmaz acılara yol açan böyle bir duruma özellikle sokmaya kimse çalışmasın. Sadakatsizliğin içerisinden ahlakı ve romantizmi çıkarırsak geriye nefret etme ve kandırma kelimeleri kalıyor. Başlarına gelen sadakatsizlik krizini aşmaları ise çiftin ciddi biçimde olgunlaştığını gösterir."

29 yaşındaki Juliette için sadakatsizlik çok erken başlıyor: "Daha ilk bakışta! Sevgilim başka bir kadına baktığında onu o an için kaybettim demektir. Benim için bu bir ihanettir." 38 yaşındaki Nathalie kocasının kadın meslektaşlarıyla yemek yemesinden hoşlanmıyor. Özellikle bu kadınlar akıllıysa: "Aralarında entelektüel bir işbirliği doğmasından korkuyorum. Böyle olursa kendimi olayın dışında yani aldatılmış hissederim." 27 yaşındaki Christelle erkek arkadaşının üniversiteden iki kadın arkadaşına dayanamıyor: "Üçü o kadar yakın ki, bence sadakatsizliğin sınırındalar?" 42 yaşındaki Annie, kocasının eski sevgililerini düşünüp düşünmediğini hatta daha kötüsü onları fantezilerinin parçası yapıp yapmadığını sorgulayıp duruyor. 40 yaşındaki Caroline, kocasının bir porno sitesini takip ettiğini öğrendiği günden beri "İnternet üzerinden aldatıldığını" biliyor. Peki aldatma korkusu paranoyaya dönüşebilir mi? Serge Chaumier?e göre bu ihtimal uzak değil: "Kimileri için önemsiz bir ayrıntı olarak kalabilen bu durum kimileri için oldukça dramatikleşebilir ama tamamen sadık olabilmek için ıssız bir adada yaşamamız gerekirdi. Bu durumda ise çiftin ilişkisinin sadomazo bir ilişkiye dönüşmeyeceğinin garantisini kimse veremez!" Paule Salomon her tarafta birbirini aldatan çiftler görmenin tehlikesini vurguluyor: "Sadakatsizlik içimizde bir özgürlük hareketi olarak başlar. Bu duyguyu önce bilinç altımızda yaşarız daha sonra yüzeye çıkar. Bununla birlikte başkasını düşünmek aldatmaktır diyenlere katılmıyorum. Bize ait olmayan bir bahçeye dalma ve ötekini erotikleştirme ihtiyacından kaynaklanır. Birisine duyulan uzun süreli bağlılık ancak yeni birisiyle karşılaşılınca bir anda yükselen arzunun kontrolüyle doğrulanabilir. Bu kriz anında oluşan hassas durumu çok iyi yönetmek gerekir. Çiftin önceden oluşturduğu anlaşmaya dayanılarak sorun çözülebilir."

Bilginize: Yatmak aldatmak değildir!

"Toplumun dayatması başka yönde olsa da bu inanış yavaş yavaş çözülmeye başlıyor diyor Serge Chaumier. Bazı çiftlerin hayatında romantizme yer yok. Tabii bunun gelişimi zaman alıyor. Fourier, daha 19. yüzyılda vücutların sadakatinin anlamsızlığını vurgulayarak, ruhların sadakatinin önemli olduğunu söylüyordu." Bunun günlük yaşama uyarlanmış şekli nedir? Başlangıçtaki anlaşmamızda küçük kaçamaklar yer aldığı için başımıza geldiğinde kendimizi daha mı az aldatılmış hissederiz? "Entelektüel açıdan partnerimi isteklerinde özgür bırakma fikrini güzel buluyordum. Sonra bir gün Yves, karşılaşmamızdan üç yıl sonra başka bir kadınla bir kez birlikte oldu. Üzüntüden çılgına döndüm. Konuşamıyordum, kendimi kirlenmiş ve yalnız bırakılmış hissediyordum. Kavga ettik, ayrıldık, tekrar bir araya geldik ama hiçbir şey eskisi gibi değildi. Bunu aşmayı beceremedik." 44 yaşındaki Emma, daha hafif bir deneyim yaşamış. "Ben kıskancımdır, kocamın yalnız bir yerlere gitmesi, dışarı çıkması beni rahatsız eder ama kocam için benim başka adamlarla yatmamın önemi yok. Ben de yattım. Hem de üç kere. Zevk almadım çünkü bir yasağı delmiyordum. Kendime bunun bir strateji olup olmadığını soruyorum, hem beni özgür bırakıyor hem de elinde "tutuyor"? Bence gerçek aldatma cinsellikte başlıyor. Benim deliler gibi sevdiğim o vücudun benimkinden başka bir kokuya büründüğünü düşünmek bile istemiyorum! Erkeklerin, seksin aldatmak sayılmadığını savunmalarını hiçbir zaman anlayamayacağım."

Seksologlar bu fikri çok iyi anlıyorlar ama o eski deyişin artık geçerli olmadığını söylüyorlar: "Erkek yatarak, kadın severek aldatır". François Parpaix günümüzde daha çok duygusal erkek ve cinselliği sadece seksi yaşamak adına seven daha çok kadın olduğunu belirtiyor. Yine de duygusal sebepler yüzünden eşini aldatan kadınların oranı hala önemini koruyor ve duygusal nedenlerle aldatma ilişkiyi çıkmaza sokmaya devam ediyor. Erkeklerin harekete geçmesi fizyolojik "saldırganlığa" dayanıyor. Erkeklerin çoğu, penis hikayelerinden güç alarak, eşlerini aldatmadığını düşünüyor. Clinton dünya üzerindeki şu soruyu soran tek erkek değil: "Sadece oral seks, ne var bunda?" Öpüşmek mini bir oral seks modelini temsil ediyor. Erkekler için duygusal bir boyut taşıdığı da doğru. Bu yüzden fahişeler müşterilerini öpmeyi reddediyorlar." Bir fahişeyle beraber olunca bu erkeğin eşini aldatmadığı anlamına mı geliyor? "Beraber olduğu kadına zevk vermedikleri için eşlerini aldatmadıklarını söyleyen erkekler çoğalıyor" diyor Serge Chaumier. Ucu sadakatsizliğe dayanan bir soru daha: Cinsel ilişki nerede başlar? Hangi dokunuşta? Yalnızca tam birleşme gerçekleştiğinde mi?

50 yaşındaki Jackie'nin düşünceleri gayet açık. Sadakat hislerle ilgilidir. "Kocam beni ara sıra genç bir kızla aldatıyordu. Yirmi yıllık beraberliğimiz adına sineye çektim. Çünkü kendimizi hep birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi ilan ederken buluyorduk. Kendimi kurban gibi hissetmemek için benim de birkaç sevgilim oldu ama öylesine? Sonra bir gün kocama gününün nasıl geçtiğini sordum. Bulutların üzerinde uçuyor gibiydi. Yarım saniye kadar düşündü. Ve bana yalan söyledi. Onu kaybettiğimi o an anladım. İlk defa aldatılmış gibi hissettim ve boşanmayı teklif ettim." 39 yaşındaki Emmanuel, bu durumu anlıyor: " Anne-Laure beni sadece fiziksel olarak aldatsaydı buna katlanabilirdim ama bana yalanlar söylemesini hoşgöremezdim. Bu da sonun başlangıcı oldu." 45 yaşındaki Lise aynısını yaşamış ama ters bir bakış açısıyla: "Benim için aldatmak; gizlemek, yalan söylemek ve ihanet etmektir. Herkesin başına gelen tek gecelik, kendimize saklamamız gereken maceralardan bahsetmiyorum. Gerçek, uzun süreli sadakatsizliklerden bahsediyorum. Ben büyük aşkımla karşılaştığımda ve bunun gelip geçici bir ilişki olmadığını anladığımda kocama herşeyi anlattım. Elbette acı çektim. Boşandık ama hiçbir zaman kocamla ilişkimin çirkinleşmesine izin vermedim. Saygının çok önemli olduğuna inanıyorum." Bu yolu izlerken önleminizi almanız gerekiyor. Karşı tarafla ilişkinizi sonsuza kadar kopartmanız ihtimal dahilinde yer alıyor.

Tüm bunlardan nasıl bir sonuç çıkaracağız? Hiç şüphesiz sosyolojik evrimi göz önünde bulundurmalıyız. Boşanma bugün tekrar tartışılmaya başlandı. Çoklu-sadakat anlayışı literatüre giriyor. Yani sadakatsizliğin sınırları sislerle örtülü. "Gerçeğe boyun eğiyoruz, diye özetliyor Serge Chaumier. Vücutların sadakati imkansız ve zincirleme biçimde poligam ilişkiler yayılıyor. Artık işler yolunda gitmediğinde anlaşmayı iptal edip, verdiğimiz sözlerden dönüyor ve bir başkasıyla yolumuza devam ediyoruz." Kolaya mı kaçılıyor? Daha ötesi? "Bir daha hiç sevilmemek, aldatmanın vicdan azabından daha dramatik olabiliyor." Sevilmekten bahsetmişken sizin aklınıza ilk kim geldi?

Kaynak : Elle
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
@izci@ için teşekkür edenler 4 kişi.
Osmanlıkızı (14-01-2007), NİRVANA (16-01-2007), Selen (14-01-2007), sweet_ (15-01-2007)
Alt 15-01-2007, 02:15   #2 (permalink)
M'LANCOLY
EN GÜZEL ÜÇ NOTAM..
 
M'LANCOLY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Her şey geçecek,biliyorum:)
Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024
İtibar Gücü: 20


sadakatsizlik beyinde başlar,beyinde biter..
M'LANCOLY Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
sevmek ölmekle başlar......! _aLmİrA_ Paylaşmak İstedikleriniz 11 29-10-2008 17:57
Bittiğin Yerde Ne Başlar ki ???? PaçoSS Hikayeler ve Efsaneler 2 31-08-2007 18:10
Adınla Başlar Posedion Kendi kaleminizden şiir ve deneme yazılarınız 3 01-08-2007 01:08
Her şey hayalle başlar Haberci Spor haberleri 0 02-06-2007 05:30
AsK KuCuKkEn bAşLaR firtina_cocuk Fotoğrafçılık ve Resimler 16 07-04-2007 14:49





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848