HIZLI ARAMA
| Aydın Aydın resimleri, şehir merkezi, tarihi yerleri, camiler, şehir tiyatroları, geçim kaynağı, üniversiteler, devlet kurumları, hastaneler, türbeleri, şarkıları, türküleri, halk oyunları, şiirleri, sanatçıları, ozanları, ve daha fazla bilgiler. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | Aydin iLinin Cografyasi, Tarihcesi Aydın Adı Nereden Geliyor? Aydın İlinin adı ilk çağlardan beri birkaç kez değişmiştir.Önceleri "Antheia"denirdi.Sonra M.Ö.13.yy da Batı Anadolu kıyılarına gelen Trak'larca ele geçirilerek yeniden yapıldı ve "Tralles" adını aldı. M.Ö. 26 da meydana gelen şiddetli depremde yerle bir olunca ,Bizans İmparatoru Andronikas kenti yeniden kurdurdu.Bundan dolayı kente "Andropolis"dendi. Selçuklular Anadoluya geldikten sonra uç beylerinden Menteş Bey çevreyi ele geçirmiş ve kente "Güzelhisar" adını vermiştir. Beylikler döneminde yöreye Aydınoğulları egemen oldu.Yöre Aydın Eli, kentede "Aydın Güzelhisarı"diye anılmaya başlandı. 15 ve 16.yy.lardaki Osmanlı sayım defterlerinde "Nefs-i Güzelhisar der Liva-i Aydın" ve "Aydın Eli" diye geçer.19.yy.da Aydın eyaletinin merkezi Güzelhisar'dı. Sonra kent Aydın adını aldı. Aydın'ın Tarihçesi Aydın, Traklar tarafından ele geçilerek yeniden yapılan Tralles kenti üzerine kurulmuştur. Tralles mamur “çiçekli” , “kuvvetli” sıfatlarıyla anılmıştır. Şehir depremle yerle bir olunca imparator Andronik şehri yeniden düzenlenmiş ve Andropolis adını vermiştir. Selçukluları’ ın yönetimine geçtikten sonra şehrin isminin Aydın Güzel Hisar olduğu görülür. Osmanlılar zamanında ise şehir “Kana-i Güzel Hisar der Liva-i Aydın”, "Nefs-i Güzel Hisar der Liva-i Aydın” ve Aydın ili olarak adlandırılmıştır. Aydın ilinin tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bölgede yapılan araştırmalarda, bulunan prehistorik izler şehrin insan oğlunun yerleşik düzene geçtiği dönemlerde kurulduğunu göstermektedir. Araştırmacıların Ege ‘de ve Orta Anadolu’da yaptıkları incelemelerde, Aydın’ın ilk tarihi bilgilerine Hitit kaynaklarında rastlandığı açıklanmaktadır. Hitit kaynaklarına göre, batıda “Seha” adında bir ırmaktan ve onun suladığı bir vadiden bahsedilmektedir. Bu hiç kuşkusuz Büyük Menderes’tir. Seha’nın kuzeyindeki topraklara ise “Lukka” ülkesi diyorlardı.Yine batıda ise yeri belli olmayan “Ahiyyawa”dan söz edilmektedir. Lukka sözcüğünün daha sonra güneydeki Teke Yarımadası’na yerleşecek olan Likyalılarla ilişkili olduğu açıkça anlaşılmaktadır. İ.Ö.1340 VE 1309 yılları arasında hüküm sürmüş olan Hitit Kralı 2. Mürşil ‘in yıllıklarına ve diğer Hitit kaynaklarına dayanarak Apasa’nın,Efes, Milavanda’nın Milet, Pariyana’nın Prien, İlyalanda’nın Alinda,Walivanda’nın Alabanda,olduğunu öğreniyoruz. Karacasu ilçesindeki Afrodisias’da durum daha da ilginçtir. Afrodisias’ın daha önceki adının Ninoe olduğunu öğreniyoruz. Bu isim, buranın Mezopotamya ile ilişkili olduğunu açıklıyor. Bu kente ait Aprodisias tapkısındaki tanrıçanın tıpkı Efes Artemis’i gibi ana tanrıça karakterli olması, bizim bu topraklarda yerleşen ilk uygarlıklar coğrafya olarak Mezopotamya’ya tarih olarakta Anadolu’nun Neolitik çağlara jadar uzanan Ana Tanrıçatapkısına bağlamamızı zorunlu kılıyor. Daha sonra Ege kıyılarına gerek deniz yoluyla, gerekse doğudan ve kuzeyden gelen kavimler bu yöreyi istila etmeleri sonucu yörede değişik medeniyetler gelişti. İ.Ö.7-8.y:y’ da Batı Anadolu’ya Trakya’dan göç eden kuzey kavimleri, İç batı Anadolu ve Menderes Vadisi’ne kadar yayıldılar. Nysa, Magnesia gibi kentleri bu boyların kurdukları ve daha önceki adı Atria olan Aydın’ı da onardıkları kabul edilmektedir. İ.Ö.400’de ise Spartalılar Aydın ve yöresini Perslerden geri almaya çalıştılar ama başaramadılar. İ.Ö.334’de ise Büyük İskender tarafından alındı ve üs olarak kullanıldı. İ.Ö. 190’da Roma İmparatorluğu tarafından Bergama Kralı Eumenes’in yönetimine bırakıldı. Neron döneminin sonuna kadar “Ceasarec” adıyla anılan Aydın, İ.S.1.yy. da “Tralles” adıyla anılmaya başlandı. Malazgirt Savaşı’nı (1071) izleyen yıllarda Türklerin eline geçenbölge, 11.yy. Başlarında 1.Haçlı Seferileri’nin ardından Bizanslılar tarafından geriye alındı. 1280 yılında Menteşe bey tarafından zaptedildi. Menteşe Bey’in egemenliğinde kalan kent daha sonra Menteşe Bey’i öldüren Aydınoğlu Mehmet Bey’in eline geçer. 1425’de 2.Murat tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan kent Anadolu eyaletine bağlı bir kültür merkezi olan 16.yy. Sonlarından başlayarak ayaklanmalara sahne oldu. 1811’de İzmir, Saruhan (Manisa), Menteşe (Muğla), Antalya, Isparta sancaklarını kapsayan eyaletin merkezi oldu. Eyalet merkezi (1857) İzmir’e taşındıysa da bu yönetim birimini adı Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar “Aydın” olarak kaldı. Anadolunun ilk demir yolu Aydın-İzmir arasında yapılıp işletmeye açıldı. 27 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edilen kent, 30 Haziran 1919’da geriye alındı. Tekrar işgal edilen kent 07 Eylül 1922’de kurtarıldı. Gerçek anlamıyla bir harabe olan kent Cumhuriyet idaresine geçer. Aydın ilinin yaralarının sarılması ve geliştirilmesine ilk günlerden itibaren özen göstermiştir. Türk ulusu’nun büyük önderi Atatürk 1924, 1931, 1937 yıllarında yöreyi ziyaret ederek, yöreye verilen önemi belirtmiştir. Aydın İlinin Coğrafyası; Aydın ili Ege Bölgesinin güney bölümünde yer alır.Batı-Doğu doğrultusunda uzanan Büyük Menderes vadi tabanı, yer yer genişleyip daralarak il toprakları boyunca uzanır.Kuzeyde Aydın dağlarının ovaya bakan yamaçları güneyde Dandalas çayı, Akçay ve Çine çayının vadi tabanları ile bu vadiler arasında yer alan Karıncalı, Madran ve Beşparmak dağ kütlelerinin büyük bölümleri de Aydın ili sınırları içine girer.Büyük Menderes vadi tabanı ve her iki yanında uzanan dağlar batıda Ege Denizinde son bulur. İl toprakları, kuzeyden İzmir, Manisa doğuda Denizli, güneyde Muğla illeri ile çevrilidir.Aydın ili 37-38 kuzey enlemleri ile 27-29 doğu boylamları arasında yer alır.İlimizin yüz ölçümü 8007 Km2 dir. Dağlar; Büyük Menderes vadi oluğunun kuzey ve güneyinde birbirlerine bazen yaklaşan bazen uzaklaşan iki dağ sırası yer alır.Kuzeydeki bu dağların sıraları Dinar yakınlarından başlayarak Ege Denizinde son bulur.300 Km kadar uzunluktadır.Aydın Dağları genel adını alırlar.Kolayca aşınabilen kütlelerden oluşmuş bu dağlar dar ve derin vadilerle parçalanmıştır. Bu derin vadilerin tabanlarında genellikle kuruyan sel yataklarının çakılları görülür.Yamaçları ve vadiler zeytinlikler, daha yukarıları ormanlarla kaplıdır.Büyük Menderes ve Küçük Menderes vadisi arasında bir duvar gibi uzanırlar.Yükseklikler çok olmamasına rağmen geçit vermezler.Bu nedenle Aydın-İzmir Karayolu ve Demiryolu bu dağların eteklerini izleyerek Ovacık ve Gümüş Dağı arasındaki vadiden Selçuk'a ulaşır. Aydın Dağlarının yer yer yükselen tepeleri Horsunlu'nun kuzeyinde Karlık 1732m, Kuyucak'ın kuzeyinde Karadağ 1353 m, Nazilli'nin kuzeyinde Oyuk dağı 1460m, Sultanhisar'ın kuzeyinde doğusu dik kayalıklardan oluşan Malgaç 1343 m.Bunlar Aydın üzerinde yeniden yükselerek Cevizli Dağlarını meydana getirirler. Bunlardan Üçkoz Tepesi 1446 m.ye ulaşır.Cevizli dağlarından sonra alçalarak Ortaklar yakınında geçit verirler ve güney batıya yönelirler.Bu sırada Gümüş Dağı 1020 m.dir.Yeniden bir yay çizerek batıya doğru uzanan Samson Dağları bir yarımada yaparak Dipburun'da denize ulaşırlar. Samson Dağlarının en yüksek tepesi 1229 m.dir. Büyük Menderes nehrinin güneyindeki dağlar yer yer büyük vadilerle yarılmış kütleler görünümündeki Dandalas Çayının doğusunda Babadağ'ın yamaçları yükselmeye başlar.Bu dağın doruğu 2380m.dir ve Denizli İl'i sınırları içindedir.Doğu yamaçlarında Karacasu yaylası, Karıncalıdağ'da ormanlarla kaplı tepeler 1699m.ye yükselir;diğer yandan Büyük Menderes'e doğru uzanarak Akçay Vadi'sinde sona erer.İl'in en büyük yükseltisini sunan Madran Dağı üç yanı vadilerle çevrili büyük bir kütlenin ortasında yükselir.Çine Çayı'nın batısında Gökbel daha sonra Beşparmak Dağları, Bafa Gölü çevresinde dolanarak Ege Denizi'ne ulaşırlar.Güneydeki dağ sıraları Menteşe Dağlık kütlesiyle ayrılmaz bir bağlantı kurarak,Muğla İl sınırları içinde uzanırlar. Akarsular; Büyük Menderes:Menderes Aydın Ovasında akarak birçok dirsekler çevirir.(Batı dilerinde,Menderes'e verilen Meandr adı coğrafyada nehirlerin dirseklerini anlatan bir terim olarak kullanılır.)Ege Bölgesinin en uzun akarsuyudur.İç Batı Anadolu'da Sandıklı-Afyon arasındaki platolardan doğar.Çivril yakınlarından geçtikten sonra, Dinar'dan gelen ve Işıklı Gölünü dolduran sularla beslenir.Sağdan katılan Banaz çayını aldıktan sonra,dar ve derin vadileri izleyerek Sarayköy yakınlarında ova düzlüğüne iner.Denizli ovasından gelen Çürüksu burada soldan Büyük Menderese katılır.Bundan sonra Büyük Menderes vadisi diyebileceğimiz bir oluk içinde, batıya doğru yönelir ve Aydın İli sınırları içine girer.Nehrin uzunluğu 435 Km, İl içindeki uzunluğu 170 Km.dir.Balat köyü yakınlarında bir delta ile Ege Denizine dökülür. Dandalas Çayı: Karacasu'nun güney-doğusunda toplanan suların sonuçudur.Başlangıçta Ceyre çayı adını alır.Babadağ eteklerinden gelen Işıklar deresi ve Akyar deresi sağdan katılır.Çakıllı ve kayalı bir yatakta hızla akarak düzlüğe iner ve Kuyucak yakınlarında Büyük Menderes'e kavuşur. Akçay: Muğla'nın kuzey doğusundaki dağlardan doğar.Tavas ovasına bakan yamaçlardan gelen Yenidere ile birleşir.Dar ve derin vadiler içinde hızla akmağa başlar. Bozdoğan yakınlarında,ova düzeyine inmeden önce,üzerinde Kemer Barajı kurulmuştur.Yenipazar yakınlarında Büyük Menderes' kavuşur. Çine Çayı: Yatağan ovasında toplanan Bencik ve Kamış derelerine,Bozüyük köyü kenarında "Pınarbaşı" denilen büyük bir kaynaktan çıkan suların katılmasıyla ulaşır. Sağnan Gökçay ve Madran derelerini içine alır.Eskiçine'de ova yüzeyine iner. Çine ovasını suladıktan sonra Büyük Menders'e ulaşır.(Eskiçine'ye gelmeden önce yeni bir baraj çalışması 2000 yılında başlamıştır.) Göller ve Barajlar; Bafa Gölü;İldeki tek göldür.Muğla ili sınırından Beşparmak ve Kocaorman dağlarının eteklerinde yer alır.Eski bir körfezin önünü Büyük Menderes'in doldurmasıyla oluşmuştur.Yüzölçümü 62.5 km2 dir.Denizden uzaklığı 20 km dir. Madenler; Merkez : Kuvars, feldispat, gümüş, maden kömürü, kurşun, granfit, mika. Bozdoğan : Barit, protilit, kuvars, talk, kuvarsit, mika, manganez, dolamit, maden kömürü, demir, kurşun, rutil. Çine : Kuvars kristalleri, protili, kuvars, mika, maden kömürü, talk, potasyum, altın, granit. Germencik : Alüminyum,Kuvars,maden kömürü,Mika. Karacasu : Dolamit, kuvars, disten, zımpara, kurşun, demir Koçarlı : Arsenik, maden kömürü, kuvars. Kuyucak : Kurşun, talk, mika, maden kömürü. Nazilli : Bakır, maden kömürü, kuvars, talk, civa, altın,gümüş Söke : Demir,maden kömürü,talk,çimento hammaddeleri. Sultanhisar : Maden kömürü,granit. Yenipazar : Stronsiyum, maden kömürü |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.03.2008
Mesajlar: 1 İtibar Gücü: 0 | [quote=Saripapatya;256599]Aydın Adı Nereden Geliyor? Aydın İlinin adı ilk çağlardan beri birkaç kez değişmiştir.Önceleri "Antheia"denirdi.Sonra M.Ö.13.yy da Batı Anadolu kıyılarına gelen Trak'larca ele geçirilerek yeniden yapıldı ve "Tralles" adını aldı. M.Ö. 26 da meydana gelen şiddetli depremde yerle bir olunca ,Bizans İmparatoru Andronikas kenti yeniden kurdurdu.Bundan dolayı kente "Andropolis"dendi. Selçuklular Anadoluya geldikten sonra uç beylerinden Menteş Bey çevreyi ele geçirmiş ve kente "Güzelhisar" adını vermiştir. Beylikler döneminde yöreye Aydınoğulları egemen oldu.Yöre Aydın Eli, kentede "Aydın Güzelhisarı"diye anılmaya başlandı. 15 ve 16.yy.lardaki Osmanlı sayım defterlerinde "Nefs-i Güzelhisar der Liva-i Aydın" ve "Aydın Eli" diye geçer.19.yy.da Aydın eyaletinin merkezi Güzelhisar'dı. Sonra kent Aydın adını aldı. Aydın'ın Tarihçesi Aydın, Traklar tarafından ele geçilerek yeniden yapılan Tralles kenti üzerine kurulmuştur. Tralles mamur “çiçekli” , “kuvvetli” sıfatlarıyla anılmıştır. Şehir depremle yerle bir olunca imparator Andronik şehri yeniden düzenlenmiş ve Andropolis adını vermiştir. Selçukluları’ ın yönetimine geçtikten sonra şehrin isminin Aydın Güzel Hisar olduğu görülür. Osmanlılar zamanında ise şehir “Kana-i Güzel Hisar der Liva-i Aydın”, "Nefs-i Güzel Hisar der Liva-i Aydın” ve Aydın ili olarak adlandırılmıştır. Aydın ilinin tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bölgede yapılan araştırmalarda, bulunan prehistorik izler şehrin insan oğlunun yerleşik düzene geçtiği dönemlerde kurulduğunu göstermektedir. Araştırmacıların Ege ‘de ve Orta Anadolu’da yaptıkları incelemelerde, Aydın’ın ilk tarihi bilgilerine Hitit kaynaklarında rastlandığı açıklanmaktadır. Hitit kaynaklarına göre, batıda “Seha” adında bir ırmaktan ve onun suladığı bir vadiden bahsedilmektedir. Bu hiç kuşkusuz Büyük Menderes’tir. Seha’nın kuzeyindeki topraklara ise “Lukka” ülkesi diyorlardı.Yine batıda ise yeri belli olmayan “Ahiyyawa”dan söz edilmektedir. Lukka sözcüğünün daha sonra güneydeki Teke Yarımadası’na yerleşecek olan Likyalılarla ilişkili olduğu açıkça anlaşılmaktadır. İ.Ö.1340 VE 1309 yılları arasında hüküm sürmüş olan Hitit Kralı 2. Mürşil ‘in yıllıklarına ve diğer Hitit kaynaklarına dayanarak Apasa’nın,Efes, Milavanda’nın Milet, Pariyana’nın Prien, İlyalanda’nın Alinda,Walivanda’nın Alabanda,olduğunu öğreniyoruz. Karacasu ilçesindeki Afrodisias’da durum daha da ilginçtir. Afrodisias’ın daha önceki adının Ninoe olduğunu öğreniyoruz. Bu isim, buranın Mezopotamya ile ilişkili olduğunu açıklıyor. Bu kente ait Aprodisias tapkısındaki tanrıçanın tıpkı Efes Artemis’i gibi ana tanrıça karakterli olması, bizim bu topraklarda yerleşen ilk uygarlıklar coğrafya olarak Mezopotamya’ya tarih olarakta Anadolu’nun Neolitik çağlara jadar uzanan Ana Tanrıçatapkısına bağlamamızı zorunlu kılıyor. Daha sonra Ege kıyılarına gerek deniz yoluyla, gerekse doğudan ve kuzeyden gelen kavimler bu yöreyi istila etmeleri sonucu yörede değişik medeniyetler gelişti. İ.Ö.7-8.y:y’ da Batı Anadolu’ya Trakya’dan göç eden kuzey kavimleri, İç batı Anadolu ve Menderes Vadisi’ne kadar yayıldılar. Nysa, Magnesia gibi kentleri bu boyların kurdukları ve daha önceki adı Atria olan Aydın’ı da onardıkları kabul edilmektedir. İ.Ö.400’de ise Spartalılar Aydın ve yöresini Perslerden geri almaya çalıştılar ama başaramadılar. İ.Ö.334’de ise Büyük İskender tarafından alındı ve üs olarak kullanıldı. İ.Ö. 190’da Roma İmparatorluğu tarafından Bergama Kralı Eumenes’in yönetimine bırakıldı. Neron döneminin sonuna kadar “Ceasarec” adıyla anılan Aydın, İ.S.1.yy. da “Tralles” adıyla anılmaya başlandı. Malazgirt Savaşı’nı (1071) izleyen yıllarda Türklerin eline geçenbölge, 11.yy. Başlarında 1.Haçlı Seferileri’nin ardından Bizanslılar tarafından geriye alındı. 1280 yılında Menteşe bey tarafından zaptedildi. Menteşe Bey’in egemenliğinde kalan kent daha sonra Menteşe Bey’i öldüren Aydınoğlu Mehmet Bey’in eline geçer. 1425’de 2.Murat tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan kent Anadolu eyaletine bağlı bir kültür merkezi olan 16.yy. Sonlarından başlayarak ayaklanmalara sahne oldu. 1811’de İzmir, Saruhan (Manisa), Menteşe (Muğla), Antalya, Isparta sancaklarını kapsayan eyaletin merkezi oldu. Eyalet merkezi (1857) İzmir’e taşındıysa da bu yönetim birimini adı Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar “Aydın” olarak kaldı. Anadolunun ilk demir yolu Aydın-İzmir arasında yapılıp işletmeye açıldı. 27 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edilen kent, 30 Haziran 1919’da geriye alındı. Tekrar işgal edilen kent 07 Eylül 1922’de kurtarıldı. Gerçek anlamıyla bir harabe olan kent Cumhuriyet idaresine geçer. Aydın ilinin yaralarının sarılması ve geliştirilmesine ilk günlerden itibaren özen göstermiştir. Türk ulusu’nun büyük önderi Atatürk 1924, 1931, 1937 yıllarında yöreyi ziyaret ederek, yöreye verilen önemi belirtmiştir. Türkiye genelinde incir, zeytin ve kestane üretiminde birinci, “Bizim yeryüzünde bildigimiz en güzel gökyüzünün alti ve en güzel iklimin bulundugu yer” “Daglarindan yag, ovalarindan bal akan,” I-ILIN TANITIMI Binlerce yil önce B. Menderes Irmaginin suladigi bereketli ovalar üzerine kurulmus olan Aydin, doganin kültürle kucaklastigi ve ülkemizde turizmin ilk basladigi illerden birisidir. Ünlü tarihçi Heredot tarafindan “Bizim yeryüzünde bildigimiz en güzel gökyüzünün alti” olarak nitelendirilen Aydin; tarim, turizm ve sanayi sektörlerindeki potansiyeli, vasifli insan gücüyle Ege Bölgesi ve Ülkemizin hizla gelisen illerinden biri durumundadir. Tarih boyunca çesitli uygarliklara ev sahipligi yapan Aydin Ili, ismini Aydinoglu beyliginden almistir. Kurtulus savasi yillarinda milli kuvvetler ve efelerin öncülügünde gerçeklestirilen kahramanca mücadeleler sonucu 7 Eylül 1922 yilinda Yunan isgalinden kurtarilmistir. 8007 Km2 alana sahip olan ilimizin 2000 yili Genel Nüfus Sayimi sonuçlarina göre merkez ilçe nüfusu 143.267, toplam nüfusu ise 950.757’dir. Aktif nüfusun % 30'u ticaret, % 28'i tarim, % 12'si insaat , % 9'u imalat sanayi , % 8'i devlet hizmetleri ve geri kalan % 13'ü ise diger islerde çalismaktadir. 2002 yilinda Il’de kisi basina düsen Milli Gelir 2.584 dolar iken, 2007 yilinda bu rakamin 5.500 dolari astigi tahmin edilmektedir. B.Menderes Irmaginin suladigi bereketli ovalar üzerinde kurulu olan Ilimiz, sahip oldugu toprak ve su kaynaklarinin zenginligi ile Akdeniz Iklimi sayesinde her türlü bitkisel üretimin yapilmasi için önemli bir tarim potansiyeline sahiptir. Il topraklarinin %49,3'ünü olusturan 395,494 hektar alanda tarimsal üretim yapilmaktadir. Geriye kalan arazilerin 298,000 hektari orman, 47,466 hektari çayir-mera, 14,271 hektari göl-bataklik, 45,469 hektari tarim disi arazilerdir. Sulanabilir nitelikteki 252.486 hektar alanin % 68'lik kismini olusturan 173.000 hektarda sulu tarim yapilmaktadir. Üretimde küçük ve orta boy isletmelerin agirligi görülür. Ilin en çok katma deger yaratan bitkisel ürünleri; incir, zeytin, pamuk ve kestanedir. Ilimiz; zeytin, incir, kestane üretiminde Türkiye genelinde 1. sirada, pamuk üretiminde Sanliurfa’dan sonra 2.sirada yer almaktadir. (Il’de 2006 yilinda 205.000 ton yas incir, 576.000 ton zeytin, 236.000 ton pamuk, 20.000 ton kestane üretilmistir.) Ilimizin tarimdan sonraki ikinci önemli gelir kaynagi turizmdir. 150 km’lik sahil seridine sahip olan Ilimizde, yaklasik 150.000’i bulan yatak kapasitesi mevcuttur. Ilimizi 2006 yilinda yaklasik 1 milyon turistin ziyaret ettigi tahmin edilmektedir. Ilimizde faaliyette olan Aydin ile ASTIM (Aydin Sanayi ve Ticaret Is Merkezleri) Organize Sanayi Bölgeleri vardir. Ayrica; Nazilli, Söke, Ortaklar, Çine, Buharkent Organize Sanayi Bölgeleri ve Kösk-Ege Sera Ihtisas Organize Sanayi Bölgesi çalismalari devam etmektedir. 2007 yili itibariyle AYDIN ve ASTIM Organize Sanayi Bölgelerinde isletmede olan fabrika sayisi 134'e yükselirken, istihdam edilen kisi sayisi 5 700'e ulasmistir. Kurulu haldeki 18 adet Küçük Sanayi Sitelerinde bulunan 5400 isyerinde yaklasik 10.000’e yakin kisinin istihdami saglanmaktadir. Aydin Ilinin ihracat yapisini; pamuklu dokuma, salamura zeytin, konserve, islenmis incir gibi tarimsal ürünler, tarim makinalari, zeytinyagi makinalari, otomotiv yan sanayi ürünleri, beyaz esya ürünleri, yer alti servetleri feldispat, kuvars, mermer ile siselenmis içme sulari dünyanin bir çok ülkesine ihraç edilmektedir. Ihracat tutarinin yaklasik 800 milyon ABD dolari oldugu tahmin edilmektedir. Türkiye’de üretilen feldispat, kuvars madenlerinin % 95’i Çine ile Milas arasindaki daglik bölgeden çikarilmaktadir. Ilin önemli bir gelir kaynagi olmaya aday Jeotermal kaynaklar mevcuttur. Sultanhisar Salavatli’da özel sektöre ait 8,5 Megawatt gücünde Jeotermal elektrik santrali, Türkiye’nin ilk özel sektör jeotermal elektrik santrali olup, toplam 15.450.000.-USD tutarindaki yatirimi ile elektrik enerjisi üretmektedir. Yine Germencik Ilçesinde özel sektörce 100 Megawatt Gücünde Jeotermal Elektrik Santrali kurulumu için çalismalar sürdürülmekte ve 2007 yili sonunda elektrik üretimine geçilmesi amaçlanmaktadir |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Adana ili Cografyasi | KaLpsiz | Adana | 0 | 05-06-2007 12:13 |
| Adana ilinin Tarihi bilgileri | KaLpsiz | Adana | 0 | 05-06-2007 12:12 |
| Burdur ilinin konumu | KaLpsiz | Burdur | 0 | 30-05-2007 12:24 |
| Ağrı ilinin tarihi | adLer | Ağrı | 0 | 21-05-2007 16:14 |
| Coqrafya - BÖLGELER COGRAFYASI | SweetWitch | Dersaneler Ve ÖSS | 6 | 27-09-2006 22:25 |