Orijinalini görmek için tıklayınız : Trabzon şivesi
Notheart
25-04-2007, 01:58
A
Abdesluk : Ev içinde üzerinde abdest alınan leğen.
Aca : Acaba.
Afgurmak : Havlamak.
Aha : İşte.
Amofti (homarta) : Yabani yer çileği
Analis : Yumuşama.
Ander : Değersiz,işe yaramaz.
Angona : Zehirsiz kısa boyda bir yılan türü.
Anis : Yüksek kesimlerde yetişen bodur bir ağaç türü.
Aruk : Zayıf,çelimsiz,sıska.
Aşana : Köy evlerindeki geniş yeme-içme yeri.
Avat : Geniş yapraklı bir tür diken.
Ayam : Hava durumu.
B
Badama : Köy evlerinin önündeki sofa.
Bakla : Fasulye
Bakraç : Kova.
Bansi : Hayvan yemliği
Behrenk : Üstü örtülü su kanalı.
Berinnemek : Genellikle soğuk su veya hava ile ilk temasta yaşanan ürperti-irkilme
Bezleme : Saçta pişirilen ince yassı ekmek.
Biçki (bıçkı): Odun kesmeye yarayan testere.
Bitige : Çok küçük , az.
Bolaki : İsterim ki ,dilerim ki.
Bostan : Salatalık
Buldur : Geçen yıl.
Burşunda : Kavrulmuş arpanın öğütülmesiyle elde edilen un ve sıcak sudan oluşan karışıma pekmez yada yağ karıştırılarak yapılan yemek.
C-Ç
Campil : Elfeneri ampulü.
Ceyran : Elektrik
Çakaloz : Sincap.
Çalbara : Küçük bakır tencere.
Çangal : Bitkilerin kurutulduğu, yere dikilmiş dallı ağaç gövdesi.
Çaplama : Çit.
Çapula : Ayakkabı.
Çaştak : Salatalık,kabak gibi sebzelerin yetiştirildiği,dallarla örülü yer.
Çayan (zağana) : Yengeç
Çencik : Kapı ve pencerelerin kilitlenmesine yarayan küçük çengel.
Çeten (çöten) : Mısır koymak için yapılmış derme çatma ambar.
Çıngıl : Ağaç üzerine çakılıp çekilmesini sağlayan demir aygıt.
Çıtıman : Biçilmiş mısır bitkisinden yapılmış bağ (demet).
Çivit : Meyve çekirdeği.
Çolbaz : Beceriksiz.
Çortluk : Dikenlerle kaplı, girilmesi zor yer.
Çömen : Mısır bitkisi demetlerinin birbirine dayandırılmasıyla oluşturulan küme.
Notheart
25-04-2007, 02:01
D
Daraba : Ahırdaki hayvanları birbirlerinden ayıran tahta engel.
Darı : Mısır.
Dastar : Yün veya kıl ile dokunan bir çeşit kilim
Dırmaç : Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
Dimla : Az,biraz.
Dümbelek : Davul gibi vurmalı çalgı.
Düve : 1 yada 2 yaşında genç inek
E
Ediş : Gürültü,ses.
Eğercek : Yün eğirmeye yarayan alet.
Ekşili : Turşu.
Enük : Köpek yavrusu.
Erşin (eğşin) : Köz karıştırmaya veya sac bazlama çevirmeye yarayan spatula biçiminde demir araç.
Eşka : Gölge.
Evza : Kibrit
F
Faraş : Küçük kürek
Ferbela : Entarinin etek kısmına yapılan fırfır.
Ferister : Küçük sepet.
Ferük : Piliç.
Fırçette : Hayvan gübresinin ahırdan dışarı atılması için yapılmış delik.
Firahti (fıraklı) : Bahçe ve arazi etrafını çevreleyen genellikle tahtadan yapılan çit.
Fisil : Taze soğan.
Folluk : Tavuğun üzerine çöküp yumurtladığı yardımcı yumurta.
Foti : Çukur.
Furunkurusu : Fırında kurutulmuş mısır.
Fuzan : Hububatın kepeği.
G
Gaban : Yamaç.
Gazel (gazal) : Kuruyup dökülmüş ağaç yaprağı. (genellikle ahırlarda üzerinde hayvanların yatması için serilir.)
Gelber : Toplamaya yarayan aygıt.
Gelder : Bkz. Kertel.
Gıdık : bkz.şelek
Glavu : Kesici araçların keskinlik durumu.
Gosu (gosi) : Kuluçkaya yatmış tavuk.
Gotila : Ense.
Görüm : Gelinin kocasının kız kardeşi.
Göscek : Gözlük
Notheart
25-04-2007, 02:04
H
Haçan : Madem ki.
Handoşira : Kirpi.
Harar : Büyük çuval.
Hartama : Eskinde yapılarda çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta
Hışır : İşe yaramaz,yıkık,viran.
Hızan : Çoluk-çocuk
Hızar : Büyük testere.
Horom : Bkz. Çömen.
Hoşafliza : Kertenkele.
Hurek : Baykuş.
I-İ
Iba : Nem, rutubet
İfteri: Eğrelti otu.
İlistir : Büyük süzgeç.
İs : Akıl
İskemle : Tahtadan yapılmış alçak tek kişilik oturak. Bir çeşit sandalye.
İsriç : Bir ağaç türü.
İstif : Lahana ve fasulye ile yapılan bir yemek.
İşkebit : Eşek arısı.
İşlik : Gömlek.
İşmar : El ile işaret etme,çağırma.
İvez : Sivrisinek.
İzimlang (izimlan) : Taze sürgünleri yenilebilen bir tür dikenli bitki.
K
Kafkal : Fındık tanelerini koçanından ayırma.
Kangel : Eğri.
Kapaniza (kapan) : Kuş veya fare yakalamak için kullanılan mekanizma (tuzak)
Kaput (gabut) : Ceket, kaban türü kalın giysi
Karak : Kapı veya pencerelerin kilitlenmesi için kullanılan çengelli araç.
Karavu : Meyve toplarken dalları çekmeye yarayan çengelli uzun dal(sopa)
Karganak : Değirmen taşına mısırın akmasını sağlayan,taşın üzerine sürtünen tahta.
Karniluk : İşkembe.
Kartobi : Patates.
Kaş : Yamaç,uçurum.
Kaybana : Sevilmeyen,istenmeyen.
Kelek : koyun-keçi gibi hayvanların boynuna asılan sac zil
Kelem : Bkz. Uli.
Kelep : Yumak
Kemçük : Elma, armut gibi meyveleri yenildikten sonra kalan kısım.(artık)
Kenef : Tuvalet.
Kepengi : Evden Ahıra inmek için kullanılan kapak.
Kerenti : Tırpan.
Kermone (kirman) : Yün eğirme aracı.
Kertel : İneklerin içinde yem yediği kap.
Keski : Kalemtıraş.
Kıdım : Çok az miktarda olan. Kız çocuğu anlamında da kullanılır.
Kırnap : İp, ip parçası
Kilostor : Tahtadan yapılmış kapı sürgüsü.
Kobi : Küçük köpek türü.
Kodofla : Mısır koçanı yaprağı.
Kohle : Salyangoz.
Kolik : Kerestelik ağaç.
Komar : Kısa boylu bodur çalılık.(Ormangülü)
Komri : İskemle
Kopça : Düğme.
Korkotila : Büyük bir solucan türü.
Korsa : Evin içinde köşe başında odun konulan yer.
Korzil : Hayvan yiyeceğinin üzerinde doğrandığı odun parçası.
Kosu : Kuluçkaya yatmış tavuk.
Koşa : Patlamış mısır.
Koşama : Avuç dolusu.
Kot : Mısır ve fasulye ağırlığını ölçmeye yarayan beş kiloluk ölçek.
Kotoş : Mısır koçanı.
Kozer : İçerisinde kedinin yemek yediği odundan yapılmış yontma kap.
Kozik : Kabuğu soyulmuş,taşınmaya hazır kütük.
Köhle : Pire.
Kömre (kemre) : Hayvan gübresi.
Kön : Deri
Kudal : Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun.
Kudene(güdene) : Ayıklanmış mısırdan geri kalan odunsu kısım
Kuguvak : Yenilebilen bir tür mantar.
Kukus : Tuz,dolu tanesi.
Kukuvak : Mantar.
Kuplas : Yüzüstü durma.
Kurebi : Diken kesmeye yarayan küçük balta.
Kurut : Çökeleğin kurutulmuş şekli.
Kusa : Siğil.
Kuş lastiği : Sapan.
Kuz : Kuzey
Notheart
25-04-2007, 02:06
L
Labaza : Geniş yapraklı,yabani bir ot.
Lalak : Çevresinde olup bitenlere duyarsız,zor anlayan.
Langi : Uçurum.
Lapçin(lepcük) : Yassı.
Lazıt : Mısır.
Lenger : Tabak.
Levor : Etkileyici kokusu olan yabani bir ot.
Lifoz : Dağ çileği.
Limanda : İkiz.
Longoz (langoz) : Derin, dipsiz kuyu. Kör, karanlık kuyu.
M
Madirka : Çekiç
Manca : Koyu kabak veya lahana yemeği.
Melevücen : Bkz. İzimlang.
Merek : Hayvan yiyeceği (sap, saman, ot) veya gazel konulan baraka.
Mertek : Ev yapımında kullanılan büyük kalas.
Meşebe (meştebe) : Maşrapa
Mile (misket-mıras) : Çocukların oynadığı cam yada metal küre (bilye).
Mintan : Gömlek - bluz
Mizir : Cimri
Mol : Bitki topluluğu.(Örneğin; Fındık Molü)
Mora : Çilek.
Mudara : İşe yaramaz,güçsüz.
Murç : Genellikle taş kırma yada odun yarma işinde kullanılan büyük çivi
N
Navlun : Yol parası, araç kirası-ücreti.
Nakıs : Eli sıkı (pinti, cimri).
Notheart
25-04-2007, 02:08
O-Ö
Oğli : Erkek çocuğu.
Otluk : Mısırın ineklere yedirilen kurutulmuş gövdesi ve yaprakları.
Öksoğu : Ucu yanmış,köz olmuş odun.
Ömen : Çocuk oyunlarında başlama çizgisi.
P
Panti : Bkz. Bansi
Payanda : Desteklemek amacıyla yanlardan dayanmış direk.
Pelit : Meşe ağacı.
Peşko(pöşke) : Saç soba.
Petaliza : Kelebek.
Pırtı : Elbise
Pileki (Bileki) : Üzerinde ekmek pişirilen ocak taşı.
Pitil : Buzağı kursağı.
Pontul : Pantolon
Puspuran : Büyük sıçan.
R
Rızi : Kara lahana bitkisinin gövdesinin içindeki yenilebilen kısım.
Riğoz (Verauz) : Evlerin arka tarafındaki dar aralık.
S-Ş
Sap : Biçilmiş mısır bitkisi.
Sayfan : Genellikle evden uzak arazilerde geçici barınak olarak yapılan derme çatma yapı.
Sazluk : Bataklık.
Sef : Yanlış
Sekmen : Bkz. İskemle.
Serender : Hububatın konulduğu, direkler üzerine yapılmış serin depo.
Silikta : Tavada yapılan zeytinyağlı küçük pide.
Simla : Gözün kenarında birikmiş tortu.
Sinakliza : Ateşböceği.
Sini : Üzerinde yemek yenilen genişçe tepsi
Sirke : Bit yumurtası.
Solak : Sol elini kullanan.
Somar : Yeşil renkli, geniş yapraklı bir bitki.
Suğnis etme : Yemeğin tencerenin dibine tutması,yanması.
Suluk : Eski evlerde lavabo yerine kullanılan bölüm.
Sumul : Ekmek kırıntısı.
Sumur : Sıcak mısır ekmeğinin içine yağ ve şeker konularak hazırlanan yemek.
Supramak : Yontmak.
Surgu : Fermuar.
Şafla : Ağız akıntısı,salya.
T
Taflan : Kiraza benzeyen çekirdekli bir meyve.
Teçir : Sığırların ticaretini yapan kişi.
Tekir : Bkz. Serender
Temreğü : Egzamaya benzeyen bir cilt hastalığı.
Tentene : Dantel
Terek : Kapaksız mutfak dolabı.
Tevek : Salatalık, kabak veya üzüm gibi bitkilerin uzun kolları(dal)
Tirma : Ayran ve mısır unundan yapılan muhallebi kıvamında bir yemek.
Tirmaç : Bkz Dırmaç. Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
Tirmuk : Hayvan gübresini atmaya yarayan demir aygıt.
Tohli(toklu): Bir yaşındaki erkek koyun.
Tumbi :Tümsek
Notheart
25-04-2007, 02:09
U-Ü
Uli : Bkz. Rızi.
Urba : Bkz.Pırtı.
Uşak : Çocuk
Üğleşmek : Oyalanmak suretiyle geçikmek. Eğleşmek.
Üğo : Eğe.
Üsküt : Küsmüş,sessiz
V
Varagel : Teleferik.
Vindo : Kan emici büyük sinek.
Vizora : Biberon.
Vumbura : Yaban arısı
Y
Yaba : Ucu iki çatallı dal. Genellikle çamaşır ipinin yerden yükseltilmesi için kullanılır.
Yal : Otların kazanda kaynatılmasıyla hazırlanan hayvan yiyeceği.
Yalak : Ağaçtan oyulmuş hayvanların su içtiği büyük oluk.
Yavşan : Dallarından süpürge yapılan bodur bitki.
Yaylim : Otlak.
Yazgı : Küçük saplı et doğrama baltası.
Yeygü : Çeşitli otların karışımıyla elde edilen hayvan yiyecek türü.
Yüklü : Hamile.
Notheart
25-04-2007, 15:33
Z
Zağar : Köpek.
Zefketmek : Alay etmek,küçümsemek.
Zibil : Çöp.
Zirze : Menteşe.
Ziyer : Öyle ki,öyle olsa gerek,
Zizil : Küçük solucan
Zumur : Bkz. Sumur.
carpediem
25-04-2007, 15:39
çok tanıdık geldi :p:p:p:D
firtina_cocuk
26-04-2007, 14:50
tsklerr :) Tanidikmi Yok Canim:p
Notheart
27-04-2007, 01:15
bişey değilde,çok değişik kelimelr var yaa çok ilginç geliyor insana duyunca:)
firtina_cocuk
27-04-2007, 14:37
bişey değilde,çok değişik kelimelr var yaa çok ilginç geliyor insana duyunca:)
koyde cok kullanıyorus bız bu kelımelerden eğer bır gun olurda traszona yolun duserse gorursun ama sakın sasırma tamamıı:D:)
Notheart
28-04-2007, 00:01
nasip bakalım bellimi olur:p
şaşıracak gibi bahsediyosun ama yaa sende :)
değişik bi şive başka bi dil gibi yahuu...
firtina_cocuk
29-04-2007, 18:52
ehe:) aynende ole ablasııı bıde ınsan kendı dılını konusunca daha bırahat oluyorr ben baskaturlu konustummu sıkıyor benıı:D
CoCoStar
29-04-2007, 20:41
ehuu :D..
askimda bana bi kac keLime ögretmeye caLisio :D ben tabi cok komik duruma düsüyom öle konusunca :D:D.. ben ona bagLi oLan herseyi sefiom yafuu
payLasim icin tskLerr (=
Notheart
30-04-2007, 20:01
evet zor şive yaa ,dışardan birisi konuşunca komik olabiliyor:p
yinede aşkın için uğraşman çok hoş;)
carpediem
30-04-2007, 20:12
walla bana kimse bişi öğretmiyo:D:D:D asıl o benimkini öğrensin..:bilgin: :bilgin:
aslında burada yazan kelimelerin bir çoğu türkiyenin diğer bölqelerinde kullanılan kelimeler bunları sadece karadenize bağlamamak qerekir.yukarda yazılan kelimelerden bazıları rumca olup lazca olarak yorumlanmaktadır trabzonun kökenine bakıldığı zaman asla laz bulamazsınız aksine lazlar rizededir.ve oranın şivesini demek duysanız yabancı dil kursuna qidip ben bu dili öğrnmek istiyorum dersiniz :D
firtina_cocuk
01-05-2007, 16:17
walla bana kimse bişi öğretmiyo:D:D:D asıl o benimkini öğrensin..:bilgin: :bilgin:
he onun baska ısı yok senın dılını ogrensınnnn:D:D
carpediem
01-05-2007, 16:23
he onun baska ısı yok senın dılını ogrensınnnn:D:D
:bilgin: :bilgin: :bilgin: demek öle.. sen bilirsin:bilgin: :bilgin:
:D :D :D
firtina_cocuk
01-05-2007, 16:38
:bilgin: :bilgin: :bilgin: demek öle.. sen bilirsin:bilgin: :bilgin:
:D :D :D
tabe ben bılcemmmm :D ehe
carpediem
01-05-2007, 16:44
öğrenmek isteyen birini bulurus biz de o manada sen bilirsin :D:D:D:D:D
firtina_cocuk
01-05-2007, 16:46
iyi ozamn gıtte bul ole bırısını tamamıı hıhhh
carpediem
01-05-2007, 16:49
hemen de kızar:D:D:D:D:D
Notheart
02-05-2007, 07:29
aslında burada yazan kelimelerin bir çoğu türkiyenin diğer bölqelerinde kullanılan kelimeler bunları sadece karadenize bağlamamak qerekir.yukarda yazılan kelimelerden bazıları rumca olup lazca olarak yorumlanmaktadır trabzonun kökenine bakıldığı zaman asla laz bulamazsınız aksine lazlar rizededir.ve oranın şivesini demek duysanız yabancı dil kursuna qidip ben bu dili öğrnmek istiyorum dersiniz :D
çok haklısın yaa ,rizenini artık şive olmaktan çıkmış :p başka bi dil sanki zaten lazca ona deniyor ...Trabzondaki şive ve bazları heryerde kullanılıyor ama lazca çok zor yaa dil kursuna gitmeyi gerektirecek kadar hemde :Döğrenmeye çalışmıştım bazı kelimleeri bazıları aklımda kalmış
komohdi ---gelburaya :)
en sevdiğim kelime ise
carimom şikorinu :p acıktım demek ;)
(yazım hatası olabilur)
yorumlar için teşekkürler ...
benm annemin tarafı laz ama anneannem bişi söledimi annemler bise türkçesini sölüyo anlamıyos die ne komik oluyo ya:)
Notheart
16-06-2007, 01:45
bende bi çok kez yaşadım o sorunu :p
king lord
20-07-2007, 13:19
siz demi lazsunuz hemi
SaoL Canım BiLGiLeR icİn :cicek:
GizLiDüş
01-11-2007, 02:04
Bende bi kaç tanesini biliyorum Karadenizli ve Gürcüyüm :)
Gürcüce de acayip zor ya anlıyorum ama konuşmaya gelince zor oluyor:D
saol canım paylaştığın için;)
benim memleket de trabzon ama ben bunların çoğunu duymadım
tsira_esra
13-11-2007, 21:18
trabzonda ağır şive ve lazca konuşulmuyo fazla.. ve ne güze hem şiveli hem normal hem lazca konuşabilmek..
arada rumca ve gürcüce bilenlerde var.. keşke bende bilebilseydim.. şivem gitti geri gelmiyo artık sadece normal konuşabiliyorum :agg:
sözlüğe bir sözcükde ben ekliyeyim..
zambula: ateş böceği
jan_valjan
13-11-2007, 21:25
karadenizli olmayana tuhaf gelir bu kelimeler:)ben de trabzonlu olmasamda karadenizliyim..
güzel bir çaılşma olmuş..
shok_sheker
15-02-2008, 10:16
işte memleketim benim..... ellerine emeğine sağlık;)
bak yanımda trabzonlu var bunları okuyunca kız özüne döndü ne dediğini anlamıyom:D:D
paylasım için tesekkürler:cicek:
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO