PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yok Olma Devri




Raid_IRON
27-04-2006, 11:14
Osmanlı devleti, son zamanlarında, Avrupa'ya öğrenim için talebeler ve bilgilerini, görgülerini artırmaları için de devlet adamları gönderiyordu.

Bu talebeler ve devlet adamlarından ba'zıları misyonerler tarafından aldatıldı, mason yapıldı. Fen ve teknik öğrenecek olanlara, bu maksatla Avrupa'ya gidenlere İslâmiyyeti ve Osmanlı imparatorluğunu yıkma teknikleri öğretildi.
Bunlardan imparatorluğa ve müslümanlara en büyük zararı dokunan kimse, Mustafâ Reşîd Paşa oldu. Londra'da bulunduğu zaman azılı ve sinsi bir İslâm düşmanı olarak yetiştirildi. İskoç masonları ile el ele verdi.

Sultan Mahmûd Hân, Reşîd Paşa'nın ihânetlerini görerek cezalandırılmasını istedi ise de, ömrü vefâ etmedi. Abdülmecîd Hân, henüz on sekiz yaşındaydı. Genç ve tecrübesizdi. Etrâfındaki âlimlerden, kendisini îkaz eden de olmadı.
Bu hâl, Osmanlı tarihinde korkunç bir dönüm noktası olmuş, koca İslâm devletinde "Yok olma devri" başladı. Saf, temiz kalbli padişah, azılı ve sinsi İslâm düşmanı olan İngilizlerin tatlı dillerine aldanarak, Batının yetiştirdikleri câhilleri işbaşına getirdi.

Bunların devleti içerden yıkma siyâsetlerini hemen anlıyamadı. Lord Rading İstanbul'a, İngiliz sefîri olarak gönderildi. Mustafâ Reşîd Pâşa'nın sadr-ı a'zam yapılması için, Lord Rading sultana çok dil döktü. "Bu aydın, kültürlü ve başarılı vezîri sadr-ı a'zam yaparsanız, İngiltere imparatorluğu ile Devlet-i aliyye arasındaki bütün anlaşmazlıklar kalkar. Devlet-i aliyye ekonomik, sosyal ve askerî sâhalarda ilerler" diyerek sultanı aldattı.
Londra'dan alınan plânlarla, bir yandan idârî, zirâî, askerî değişiklikler yaptılar. Bunlarla gözleri boyadılar. Öte yandan da, İslâm ahlâkını, ecdat sevgisini, millî birliği parçalamağa başladılar.

Bu senelerde Avrupa'da, fizik, kimya üzerinde dev adımlar atılıyor, yeni buluşlar, ilerlemeler oluyor, büyük fabrikalar, teknik üniversiteler kuruluyordu. Osmanlılarda bunların hiçbiri yaptırılmadı.

Hattâ, Fâtih devrinden beri medreselerde okutulmakta olan fen, hesap, geometri, astronomi derslerini büsbütün kaldırdılar. Din adamlarına fen bilgisi lâzım değildir, diyerek, bilgili kimselerin yetişmelerine mâni oldular.
Sonradan gelen İslâm düşmanları da, din adamları fen bilmez, din adamları câhildir, gericidir diyerek müslüman yavrularını İslâmiyyetten uzaklaştırmağa çalıştılar. İslâmiyyete ve müslümanlara zararlı olan şeylere asrîlik, ilericilik dediler.
Çıkardıkları her kânûn müslümanların, devletin aleyhine idi. Vatanın asıl sâhibi olan müslüman Türkler, ikinci sınıf vatandaş hâline getirildi. Vatanın ve milletin hayrına olan her işe karşı çıkıldı.

Bu vatan hâinleri ile en büyük mücâdeleyi yapan Cennet mekân Sultân Abdülhamîd Hân oldu. Bunun için, "Kızıl Sultan" ilân edildi. Sultan Abdülhamîd, Avrupalı profesörler ve fen adamlarını, çok yüksek maaş vererek İstanbul'a getirtti.

Vatanına, milletine, dînine bağlı ilim ve fen adamları yetiştirdi. Kıymetli subaylar yetiştirdi. Fakat, Balkan, Çanakkale, Rus ve Filistin cephelerinde, sinsice hâzırlanmış İngiliz plânları ile, Abdülhamîd Hânın yetiştirmiş olduğu, dünyanın birinci kara ordusu yok edildi.

Yüzbinlerce vatan evlâdı şehîd edildi. Osmanlıları arkadan vuranlar, hiç râhat yüzü görmediler. Bugün ortadoğunun hali meydanda...

Bir islâm büyüğü, İngilizleri şöyle anlatır: "İslâmın en büyük düşmanı İngilizlerdir. İslâmiyyeti bir ağaca benzetirsek, başka kâfirler, fırsat bulunca, bu ağacı dibinden keser. Müslümanlar da, bunları bilir ve bunlara düşman olur. Fakat, bu ağaç bir gün filiz verebilir. İngiliz ise ağacı kesmez, bilâkis bu ağaca hizmet eder, besler. Müslümanlar da, onu ağaca saygı gösterdiği için sever. Fakat, gece kimse anlamadan köküne zehir sıkar. Ağaç öyle kurur ki, bir dahâ süremez. İngiliz vah vah çok üzüldüm, diyerek müslümanları aldatır."




ErGeNeKoN_
27-04-2006, 12:27
ne yazıkki o içimizdeki hainler misyonerler göz göre göre içimizdeler hatta devletin başındalae
gün ola devran döne bu milletin onlara diyeceği mutlaka bir söz vardır yeterki gerçekleri
görelim...
paylaşımın için sağol allah razı olsun...